Ödeme planındaki kayıtla kredi tek taraflı değişken faize dönüştürülemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5110 E. 2024/7892 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde ve eki belgelerde kredinin değişken oranlı olduğuna dair bir kayıt ve taraflar arasında bu yönde bir mutabakat yoksa, ödeme planı arkasındaki "kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda" biçimindeki koşullu ibare krediyi tek taraflı değişken faizli hâle getirmez; ödeme planındaki sabit faiz oranı uygulanır. Artırılmış taksitlerin bir süre ödenmiş olması, itiraz ihtarname ile bildirilmiş ve sonraki ödemeler ihtirazi kayıtla yapılmışsa, değişken faize muvafakat sayılmaz. Faiz oranının tespiti talebinde müteselsil kefillerin de hukuki yararı bulunur; buna karşılık fazla ödemeyi asıl borçlu yapmışsa istirdat talebinde kefillerin aktif husumet ehliyeti yoktur. Borçlu olunmadığının tespiti talebi menfi tespit olarak nitelendirilmeli ve kabul edilen tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Ödeme planı arkasındaki kayda dayanılarak kredinin değişken faizli sayılıp sayılamayacağı ve uygulanacak akdi faiz oranı → kabul
İddia: Davacılar, ödeme planlarında yıllık %19,50 sabit faiz kararlaştırılmasına rağmen davalı bankanın kredinin liborlu olduğunu belirterek tek taraflı faiz artırdığını, ödeme planı arkasındaki kaydın bankaya krediyi tek taraflı değişken faizli hâle getirme yetkisi vermediğini ileri sürmüştür; davalı banka ise kredilerin baştan itibaren TL Libor + %5,65 (taban %19,50) oranında değişken faizli kullandırıldığını savunmuştur.
Gerekçe: Davaya konu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğu hususunda herhangi bir kayıt bulunmamakta, taraflar arasında buna ilişkin bir mutabakat da yer almamaktadır. Fazla ödemeler yapılmış olması davacı şirketin değişken oranlı faiz miktarına muvafakat ettiği anlamına gelmez; nitekim değişken faiz oranı uygulanarak taksit miktarının artırılmasının kabul edilmediği ihtarname ile davalıya bildirilmiş ve sonraki ödemeler ihtirazi kayıtla yapılmıştır. Bu nedenle kullanılan her iki kredi açısından yıllık %19,50 oranında faiz uygulanması gerektiği yönündeki tespitte hukuka aykırılık yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Talebin hukuki nitelendirilmesi: muarazanın giderilmesi mi menfi tespit mi ve buna bağlı vekalet ücreti → kabul
İddia: Davacılar, dava tarihi itibariyle davalının sözleşmeye aykırı olarak talep ettiği tutardan borçlu olmadıklarının tespitini istemiş ve İlk Derece Mahkemesince talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenmesine karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe: Tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit isteminin, davalının fazladan talep ettiği tutar üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması ve buna bağlı olarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Müteselsil kefil davacıların faiz oranının tespiti talebinde hukuki yararı → kabul
Gerekçe: Kredi faiz oranı hususunda taraflar arasında çıkan muarazanın, kullandırılan taksitli ticari kredilerde faiz oranının yıllık %19,50 olduğunun tespiti ile giderilmesi gerekir; bu talebin ileri sürülmesinde müteselsil sorumlu kefil davacıların da hukuki yararı bulunmaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Müteselsil kefil davacıların fazla ödemenin istirdadı talebinde aktif husumet ehliyeti → ret
Gerekçe: Bilirkişi raporuyla, fazla ödemeyi asıl borçlu kredi kullanan şirketin yaptığı tespit edilmiştir. Yapılan bu ödeme açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından bunların istirdat talepleri reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ödeme planı arkasındaki koşullu ibareye dayanılarak sabit faizli kredinin tek taraflı değişken faize dönüştürülemeyeceği, ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin muvafakat sayılmayacağı ve müteselsil kefilin faiz tespiti talebinde hukuki yararı bulunmakla birlikte asıl borçlunun yaptığı fazla ödemenin istirdadında aktif husumet ehliyetinin olmadığı yönündeki tespitler bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet ehliyeti (taraf sıfatı), hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ sabit faiz↗ değişken faiz↗ ödeme planı↗ muarazanın giderilmesi↗ menfi tespit↗ istirdat↗ ihtirazi kayıt↗ müteselsil kefalet↗ aktif husumet ehliyeti↗ hukuki yarar↗ nispi vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5110 E. , 2024/7892 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/491 Esas, 2023/927 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/991 E., 2020/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... Filo Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesini diğer davacıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, her biri 1.250.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.500.000,00 TL tutarında kredi kullanıldığını, bu krediler için davalının 09.01.2018 ve 15.01.2018 tarihli 2 adet kredi ödeme planı sunduğunu, ödeme planlarının müvekkilince imzaladığını, 15.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.910,03 TL olarak belirlendiğini, 1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 aylık vade sonunda toplam 1.688.761,19 TL’ye tekabül ettiğini, 09.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.912,28 TL olarak belirlendiğini, 1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 ay vade sonunda toplam 1.688.842,32 TL’ye tekabül ettiğini, kredi faizinin sabit olarak kararlaştırılmasına rağmen davalı bankanın tek taraflı bir şekilde kredinin liborlu kredi olduğunu belirterek, faiz oranını arttırdığını ve değişken oranlarda sürekli kredi ödeme güncellemesi yaptığını, davalı bankanın müvekkili şirkete gönderdiği sonraki kredi ödeme planlarında davacı şirketin bilgisi, onayı ve kaşesi olmadığını, davalı bankanın sözlü olarak beyanında kredi ödeme planının 4 üncü maddesinde "...
kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...” şeklinde bir ibareye dayandığını, oysa madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ilgili maddenin kredinin değişken faizli kullandırılması halinde devreye gireceğini, yani bu madde ile bankaya tek taraflı olarak kredinin değişken faizli şekle dönüştürülmesi yetkisi verilmediğini ileri sürerek taraflar arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2 adet kredide uygulanacak kredi faiz oranının sabit olarak %19,50 olduğunun tespitine, dava tarihi itibariyle davalının sözleşmeye aykırı, haksız olarak talep ettiği 438.918,57 TL'den davalıya borçlu olmadığının tespitine ve dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen 34.374,51 TL'nin ticari faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 04.01.2018 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı şirkete geri ödeme planlarına bağlı olarak iki ayrı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, bu kredilerin, (00074-LO-l8010942019) numaralı 09.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 11.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi, (00074-LO-18011544617) kredi numaralı 15.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 18.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi şeklinde belirlendiğini, davacıların bu kredilere ilişkin borçlarının devam ettiğini, kredilere dair ödeme ve diğer ayrıntıların göründüğü kredi ekstrelerini sunduklarını savunarak mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket ile davalı arasında 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı taksitli ticari oto kredisi kullandırıldığı, davacı şirketçe imzalanan ödeme planlarında aylık taksitlerin, birinci kredi için aylık sabit 46.912,28 TL, ikinci kredi için aylık sabit 46.910,03 TL olduğu, ödeme planlarının arkasında "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda kredi faizi her 1M ayda bir, kredi faizi güncel 1M aylık TRY Libor/Euribor oranına göre revize edilecek ancak kredi faizi oranı hiçbir şekilde minimum taban oranı olan yıllık %19,50'in altına inmeyecektir" ibaresinin yer aldığı, davalının buna dayanarak kredilerin değişken faizli olduğundan bahisle davacı şirkete yeni ödeme planları düzenlediği, bu ödeme planlarında davacı şirketin imzasının bulunmadığı, davacının değişken faiz uygulandığını fark ettikten sonra ödemeleri ihtirazi kayıt ile yaptığı ve bu hususta davalıya 15.08.2018 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 29 uncu maddesinde taksitli ticari kredilerin düzenlendiği ve 29.3 üncü maddesinde kredi ödemesinin, sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası sayılan ödeme planına göre belirtilen vadelerde belirtilen tutarlarda yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacı şirketin sorumluluğu 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı kredi için, bu kredi sözleşmelerinin ayrılmaz parçası ve eki olan ilk ödeme planlarındaki sabit yıllık faiz oranlarına göre tespit edilen bedellerini ödemekten ibaret olduğu, davalı taraf ödeme planları arkasında yer alan yukarıda belirtilen ibareye dayalı olarak kredilerin değişken faizli olarak kullandırıldığını savunmuş ise de;
davacı şirket ile davalı arasında değişken faizli kredi kullandırıldığını gösteren bir anlaşma bulunmadığından kredi faiz oranı hususunda taraflar arasında çıkan muarazanın kullandırılan taksitli ticari kredilerde faiz oranının yıllık %19,50 olduğunun tespiti ile giderilmesi gerektiği, bu talebin ileri sürülmesinde müteselsil sorumlu davalı kefillerin de hukuki yararının bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporuyla davacı şirketin davalıya 34.354,52 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiği, yapılan bu ödeme açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde akdi faiz oranın %19,50 olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, davacı asıl borçlu ...
Filo Kiralama Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, diğer davacıların istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğu hususunda herhangi bir kayıt olmadığı, taraflar arasında buna ilişkin bir mutabakat bulunmadığı, fazla yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin değişken oranlı faiz miktarına muvafakat ettiği yolundaki savunmaya itibar edilmediği, değişken faiz oranı uygulanarak taksit miktarının artırılması hususunun kabul edilmediğinin 15.08.2018 tarihli ihtarnameyle davalıya bildirildiği, 2018 yılı Eylül ayı itibariyle de ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığı anlaşıldığından Mahkemece davacı şirketin kullandığı her iki kredi açısından yıllık %19,50 oranında faiz uygulanması gerektiği yönündeki tesbitte hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde herhangi bir hata olmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenleri açısından, Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece, tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit isteminin 404.544,06 TL üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması nedeniyle, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava konusu 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde uygulanacak akdi faiz oranının %19,50 olduğunun tesbitine, davalının fazladan talep ettiği (438.918,57-34.374,51=)404.544,06 TL alacak nedeniyle davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacı ...
Filo Kiralama Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, davacı şirketin fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, davacılar ..., ... ve ...'ın istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken kredi faiz oranının belirlenmesi, fazla ödeme talep edildiği iddia edilen miktar için borçlu olunmadığının tespiti ve ihtirazi kayıtla fazla ödendiği ileri sürülen miktarın ise istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1092928000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz