Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2852 E. 2024/6968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların toplam tahsilatının 216.805,87 TL, davalı ...'e yapılan ödemenin 125.112,87 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının (216.805,87/125.112,87=) %57,707 olduğu, davalı ...'a yapılan ödemenin 91.693,00 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının (216.805,87/91.693.00=) %42,293 olduğu, iadesi gereken tutarın asıl davada 95.240,40 TL olduğu, hesaplanan oranlar üzerinden yapılan değerlendirmede (95.240,40*%57,707 - 95.240,40*%42,293) 54.960,39 TL'sinin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerekeceği, birleşen davada 15.291,55 TL olduğu, hesaplanan oranlar üzerinden yapılan değerlendirmede (15.291,55*%57,707 - 15.291,55*%42,293) 8.824,29 TL'sinin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerekeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 20.09.2023 tarihli, 2023/585 E. ve 2023/5180 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sebepsiz zenginleşme istemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Sebepsiz zenginleşme | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/585 E. 2023/5180 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sebepsiz zenginleşme» istemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece 26.12.2017 tarih, 2016/233 E. ve 2017/844 K. sayılı kararıyla; davalılara yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» kapsamında kaldığı, davalı ...’ın alacağının Avukatlık Kanunu'nun 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olmadığından rüçhanlı alacak olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından «yasal faiz» talep edilebileceği, davalıların mahkeme kararına istinaden ödemeyi aldıkları, bu durumda sebepsiz zenginleşmede «iyiniyetli» oldukları ve dava tarihinden önce «temerrüde» düşmediklerinden faize dava tarihinden itibaren hükmedildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 95.240,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi il …
… abetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile asıl ve birleşen dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup Mahkemece asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan miktarların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacının tevdii mahalli olarak kendisine yatırılan paranın aslında öncelikle dava dışı ... ...'e ödenmesi gerekirken, 70.000,00 USD'nin davalı ...'a, 107.513,30 USD'nin davalı ... ile «temlik» ettiği dava dışı kişilere ödendiğini, bu sebeple davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek mahkeme kararı ile sonradan ... ...'e yaptığı ödemelerin davalılardan tahsilini istediği, davacının isteminin ileri sürülüş şekline göre davalılar arasında «müteselsil sorumluluğu» gerektiren bir husus bulunmadığından Mahkemece asıl ve birleşen davada hükmedilen tutarların davalıların bankadan haklı bir sebep olmaksızın tahsil ettiği tutarlar …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · müteselsil sorumluluk · temlik · ihbar · yargılama gideri · asıl alacak · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ğini, buna göre yapılan hesaplamaya göre toplam tutar üzerinden müvekkilinin %39,43, diğer davalının da %60,57 sini ödemesi gerektiği, asıl davada 95.240,40 TL olan «asıl alacaktan» müvekkilinin sorumlu olduğu kısmın %39,43 oranı dikkate alındığında 37.143,76 TL olması gerekirken Mahkemece 40.280,01 TL olarak tespit edilmesinin ve yine birleşen davada toplam 15.291,55 TL olan asıl alacağın müvekkilinin sorumlu olduğu kısmın 6.029,45 TL olması gerekirken mahkemece 6.467,26 TL olduğu yönündeki tespitinin bozma ilamından uzak ve hatalı olduğunu, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kesinleşmiş Mahkeme kararına dayalı alacağını tahsil ettiğini, aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ancak hükmedilecekse dahi %39,43 oranında hükmedilmesi gerektiğini, «yargılama gideri» ve harçların da bu oran üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının müşterek ve müteselsilen tahsili talebine istinaden müvekkili lehine reddedilen miktar üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 26.12.2017 tarih, 2016/233 E. ve 2017/844 K. sayılı kararıyla; davalılara yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» kapsamında kaldığı, davalı ...’ın alacağının Avukatlık Kanunu'nun 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olmadığından rüçhanlı alacak olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından «yasal faiz» talep edilebileceği, davalıların mahkeme kararına istinaden ödemeyi aldıkları, bu durumda sebepsiz zenginleşmede «iyiniyetli» oldukları ve dava tarihinden önce «temerrüde» düşmediklerinden faize dava tarihinden itibaren hükmedildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 95.240,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi il …
… abetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile asıl ve birleşen dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup Mahkemece asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan miktarların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacının tevdii mahalli olarak kendisine yatırılan paranın aslında öncelikle dava dışı ... ...'e ödenmesi gerekirken, 70.000,00 USD'nin davalı ...'a, 107.513,30 USD'nin davalı ... ile «temlik» ettiği dava dışı kişilere ödendiğini, bu sebeple davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek mahkeme kararı ile sonradan ... ...'e yaptığı ödemelerin davalılardan tahsilini istediği, davacının isteminin ileri sürülüş şekline göre davalılar arasında «müteselsil sorumluluğu» gerektiren bir husus bulunmadığından Mahkemece asıl ve birleşen davada hükmedilen tutarların davalıların bankadan haklı bir sebep olmaksızın tahsil ettiği tutarlar …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların aynı «temliknameye» göre talepte bulunduklarını bu nedenle müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmaları gerektiğini belirterek ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4054 E. 2011/5511 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3846 E. 2011/5517 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2852 E. , 2024/6968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/41 Esas, 2022/315 Karar
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Asıl ve birleşen davada davacı vekili,
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı reddeden-bozan Dairenin kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; T.C. Merkez Bankasının talebi üzerine Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen tevdi mahalli kararı sonucunda açılan hesaba 177.513,30 USD yatırıldığını, hesap üzerinde hacizler ve temlikler bulunduğunu, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ek kararında paranın gerçek hak sahibi olduğunu kanıtlayana ödeneceğinin belirtildiğini, davalı ... tarafından açılan diğer davalının müdahil ve müvekkiline de ihbar olunan dava sonucunda 70.000,00 USD'nin ...'a, 107.513,30 USD'nin ...'e ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkilinin hesaptaki parayı ilgililerine ödediğini, bu kez dava dışı ...'ün, hesap sahibinden vekalet ücreti alacaklısı olduğunu, tevdi mahallindeki paranın öncelikle kendisine ödenmesi gerektiği iddiasıyla müvekkili banka aleyhine açtığı davada fer'ileri ile birlikte 61.132,77 TL'nin anılan kişiye ödenmesine karar verildiğini, bu kararın da kesinleşmesi üzerine bankanın ...'e 95.240,40 TL ödediğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 95.240,40 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, dava dışı ...'ün bu kez vekalet ücretinin geç ödendiği iddiasıyla faiz talebiyle açtığı davada verilen karar üzerine de müvekkilinin fer'ileriyle birlikte toplam 15.291,55 TL'yi hak sahibine ödediğini ileri sürerek bu tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hesaptaki parayı vekalet ücreti alacağı olarak ve kesinleşmiş Mahkeme kararı uyarınca tahsil ettiğini, müvekkili alacağının dava dışı ...'ün alacağından önce geldiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., parayı Mahkeme kararına istinaden tahsil ettiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların toplam tahsilatının 216.805,87 TL, davalı ...'e yapılan ödemenin 125.112,87 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının (216.805,87/125.112,87=) %57,707 olduğu, davalı ...'a yapılan ödemenin 91.693,00 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının (216.805,87/91.693.00=) %42,293 olduğu, iadesi gereken tutarın asıl davada 95.240,40 TL olduğu, hesaplanan oranlar üzerinden yapılan değerlendirmede (95.240,40*%57,707 - 95.240,40*%42,293) 54.960,39 TL'sinin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerekeceği, birleşen davada 15.291,55 TL olduğu, hesaplanan oranlar üzerinden yapılan değerlendirmede (15.291,55*%57,707 - 15.291,55*%42,293) 8.824,29 TL'sinin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerekeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı ...
vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 20.09.2023 tarihli, 2023/585 E. ve 2023/5180 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sebepsiz zenginleşme istemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı 1.220,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1092677800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz