Örtülü kazanç aktarımında dava açma yetkisi SPK'ya aittir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5796 E. 2024/7337 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
6362 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 21 inci maddesi kapsamında tespit edilen hukuka aykırılıklar (örtülü kazanç aktarımı) nedeniyle dava açma yetkisi düzenleyici idari otorite olarak Sermaye Piyasası Kurulu'na tanınmış olup, malvarlığı azaldığı ileri sürülen şirketin bu istemle dava takip yetkisi bulunmaz; dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Ayrıca aynı nedene dayalı olarak Kurulca açılmış derdest davada istenen hukuki sonuç elde edilebilecekken açılan ikinci davada, davacıların farklılığı nedeniyle derdestlikten söz edilemese de hukuki yarar bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Örtülü kazanç aktarımına dayalı istemde dava takip yetkisinin münhasıran Sermaye Piyasası Kurulu'na ait olması → ret
İddia: Davacı banka, iştirakinin hisselerinin belirlenen bedelin üzerinde satın alınması nedeniyle zarara uğratıldığını ileri sürerek zararın tazmini için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.
Gerekçe: Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olup, Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir. Dava takip yetkisinin bulunması 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dava şartlarından olup, aynı Kanun'un 115 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemece re'sen dikkate alınır. Bu istemle ilgili dava takip yetkisi münhasıran Sermaye Piyasası Kurulu'na ait olduğundan davacının dava takip yetkisi bulunmamaktadır; bu nedenle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
6362 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi uyarınca dava açma yetkisinin kapsamı ve malvarlığı azalan şirketin durumu → ret
İddia: Davacı banka, dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6362 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, aynı Kanun'un 21 inci maddesi kapsamında tespit edilen hukuka aykırılıklarla ilgili dava açma yetkisi düzenleyici idari otorite olarak Sermaye Piyasası Kurulu'na tanınmıştır; bu düzenlemede, örtülü kazanç aktarımı niteliğindeki işlemler sonucunda malvarlığı azaldığı ileri sürülen ilgili şirkete dava açma yetkisi tanınmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Aynı hukuki sonucun elde edilebileceği derdest dava karşısında hukuki yarar → ret
Gerekçe: Davacının Sermaye Piyasası Kurulu ile birlikte dava takip yetkisinin bulunduğu kabul edilse dahi, aynı nedene dayalı olarak daha önce açılmış ve derdest olan davada aynı paranın davacıya iadesi talep edilmiştir. Davacı, istediği hukuki sonucu bu derdest davada alabilecek durumdayken aynı istemle ikinci kez dava açmış olacaktır; davacıların farklı olması nedeniyle derdestlikten söz edilemese de, bu davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığından yine dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Örtülü kazanç aktarımı nedeniyle dava açma yetkisinin münhasıran Sermaye Piyasası Kurulu'na ait olduğu ve malvarlığı azalan şirketin dava takip yetkisi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği yönünden emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava takip yetkisi, hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kazanç aktarımı↗ dava takip yetkisi↗ dava şartı↗ Sermaye Piyasası Kurulu↗ hukuki yarar↗ derdestlik↗ itirazın iptali↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5796 E. , 2024/7337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1080 Esas, 2023/1355
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/176 E., 2022/198 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın doğrudan ve dolaylı olarak ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (... GYO) hisselerinin yaklaşık olarak % 70'ini elinde bulundurduğunu, müvekkili bankanın yönetim kurulunun 26.04.2013 tarih ve 1244/2614 sayılı kararıyla, banka iştiraki ... GYO’nun banka dışındaki ortakları üzerinde bulunan hisseleri bir hisse en fazla 1,69 TL olmak üzere banka adına satın almaya karar verdiğini, davalının 333.325 adet hissesinin 1,6588 TL birim bedel karşılığında toplam 552.925,00 TL bedelle 30.07.2013 tarihinde satın alındığını, 26.04.2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla 1 adet hissenin 1,00 TL nominal bedelden alım kararından yaklaşık 3 ay sonra 12.07.2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla bu bedelin 1,69 TL olarak değiştirildiğinin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tespit edildiğini, hisse bedelinin SPK'nın onayı beklenmeksizin ödendiğini, 23.06.2014 tarihli yazı ile SPK'nın pay devrine onay vermediğini, SPK'nın tespiti ile davalı borçlunun 333.325 adet hissesine karşılık olarak ödenen 1,6588 TL bedel yerine 1,00 TL nominal bedel üzerinden toplamda 333.325,00 TL bedel ödenmesi gerektiğinden, müvekkili bankanın 219.600,00 TL zarara uğratıldığını, zararın tazmini için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davalının hisseleri değerleme raporu verileri içinde satın aldığını, davalının 1,6588 TL'den hisse satışı yaptığını, bu bedelin değerleme raporunun üzerinde olmadığını, ayrıca SPK'nin ... GYO'nun 30.9.2014 tarihli kararı ile gayrimenkul yatırım ortaklığı statüsünden çıkmak için SPK'ye yaptığı başvurunun olumlu karşılandığının 20.10.2014 tarihinde bildirildiği, bunun üzerine ... GYO'nun statüsünün değiştirildiğini, 15.04.2015 tarihinde hisse devirlerinin pay defterine işlendiğini, müvekkilinin satıştan zarar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava takip yetkisinin talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olduğu, bu yetkinin Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edileceği, dava takip yetkisinin bulunmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dava şartlarından olup aynı Kanun’un 115 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme tarafından re'sen dikkate alınacağı, işbu istemle ilgili dava takip yetkisi münhasıran SPK’ya ait olduğu, davacının dava takip yetkisinin bulunmadığı, davacının da SPK ile birlikte dava takip yetkisinin bulunduğu kabul edilse dahi, 2018/461 E.
sayılı dosyasında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun (6362 sayılı Kanun) 94 üncü maddesi uyarınca müsnet davanın davalısı ile birlikte diğer davalılara aktarılan paranın ... Katılım Bankası A.Ş.'ye iadesini talep ettiği, bu durumda da aynı nedenle farklı davacılar tarafından önce 2018/461 E. sayılı dosyadaki dava açtığı, ... Katılım Bankası A.Ş.'nin istediği hukuki sonucu SPK 2018/461 E. sayılı dosyada alabilecek durumdayken aynı istemle ilgili ikinci kez dava açılmış olacağı, bu durumda da davacıların farklılığından derdest davadan söz edilemeyeceği, işbu davanın bu kez davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle yine dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava takip yetkisine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 6362 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, aynı kanunun 21 inci maddesi kapsamında tespit edilen hukuka aykırılıklarla ilgili dava açma yetkisinin düzenleyici idari otorite olarak SPK'ya tanındığı, bahsi geçen düzenlemede örtülü kazanç aktarımı niteliğindeki işlemler sonucunda malvarlığı azaldığı ileri sürülen ilgili şirketin dava açma yetkisi bulunmadığı, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.6362 sayılı Kanun'un 21 inci ve 94 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı banka'ya iadesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1091115300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz