Kayyım TMSF'nin satış kararında yargı yolu idari yargıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6504 E. 2024/7488 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ceza mahkemesi kararıyla yönetimine el konulan şirkete kayyım olarak atanan TMSF bir kamu kurumu olup, kayyım sıfatıyla aldığı ticari ve iktisadi bütünlük kararı ile buna dayalı satış kararı idari işlem niteliğindedir; bu işlemlerin denetlenmesi ve iptali istemlerinde yetki ve görev idare mahkemelerine aittir. Adli yargıda açılan dava, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Kayyım olarak atanan TMSF'nin ticari ve iktisadi bütünlük ile satışa ilişkin kararlarının denetiminde yargı yolu → ret
İddia: Davacı, kayyım olarak atanan TMSF ve kayyım sıfatıyla tasarruf yetkisini haiz yöneticiler tarafından şirketin satışı hakkında alınan Fon Kurulu kararı, ihale şartnamesi ve satış işlemlerinin denetlenerek hukuka aykırılıklarının tespitini ve kararın iptalini istemiştir.
Gerekçe: Ceza mahkemesi kararıyla yönetimine el konulan şirkete kayyım olarak atanan davalı TMSF kamu kurumu olup, diğer davalılar da TMSF adına kayyım olarak hareket etmektedir; şirkete ait hisselerin satışına ilişkin karar idari işlem niteliğindedir. TMSF'nin kayyım olarak atandıktan sonra aldığı ticari ve iktisadi bütünlük kararı ile bu karar gereğince malvarlığının satılmasına ilişkin kararın iptali talebi yönünden inceleme yapma yetki ve görevi idare mahkemelerine aittir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki yargı yolunun caiz olması dava şartı gerçekleşmemiş olup, aynı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kayyım olarak atanan TMSF'nin ticari ve iktisadi bütünlük ile satışa ilişkin kararlarının idari işlem sayılıp idari yargıda denetleneceği, adli yargıda açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddedileceği yönünden emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Kayyım olarak atanan TMSF'nin ve kayyım sıfatıyla hareket eden yöneticilerin aldığı ticari ve iktisadi bütünlük ile satış kararlarının iptali istemlerinde inceleme yetki ve görevi idare mahkemelerine aittir.
- Dava şartı
- yargı yolunun caiz olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TMSF↗ kayyım↗ Fon Kurulu kararı↗ ticari ve iktisadi bütünlük↗ idari işlem↗ yargı yolu↗ dava şartı↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6504 E. , 2024/7488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2159 Esas, 2023/1620 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/8 E., 2022/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;18.08.2016 tarihinde müvekkili hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/93584 soruşturma sayılı dosya üzerinden malvarlığı değerlerine el konulmasına dair karar verildiğini, ardından İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafindan 2016/7525 D. İş sayılı kararla el konulan tüm malvarlığı değerleri yönünden davalı TMSF'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, müvekkilinin malvarlığı değerlerine el konulması ve kayyım atanması kararlarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu ... Gaz Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye kayyım olarak atanan davalı TMSF ve kayyım sıfatıyla tasarruf yetkisini haiz yöneticiler olan diğer davalılar tarafından ... Gaz A.Ş.'nin satışı hakkında alınan Fon Kurulu Kararı, İhale Şartnamesi ve satış işlemlerinin denetlenerek, davalıların söz konusu işlemlerinin hukuka aykırı olduklarının tespiti ile alınan Fon Kurulu kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar TMSF, ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin adli yargıda görülemeyeceğini, davada görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacının hissedarı olduğu ... Gaz A.Ş.'nin satışına ilişkin olarak 21.12.2021 tarihli TMSF Fon Kurulu kararının ve satışa ilişkin şartnamenin iptali talebiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nde 2022/14 E. sayılı dosyasıyla davacının Kurum aleyhine dava açtığını, belirtilen davanın derdest olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, TMSF'nin kayyım atandığı şirketler ve mal varlıkları hakkında ticari iktisadi bütünlük oluşturma ve satış kararı alma yetkisi bulunduğunu, davacı iddialarının haksız, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, mülkiyet hakkı ihlalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu kararlar bakımından yetki ve görevleri doğrultusunda hukuka uygun şekilde hareket ettiğini, davacının dava ehliyeti bulunmadığını, TMSF tarafından kayyım olarak atanan müvekkilinin dava konusu talep ve iddiaların bireysel anlamda muhatabı olamayacağını, davacı hakkında devam eden kovuşturma kapsamında alınan kararlar ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, somut olayda ceza mahkemesi kararıyla yönetimine el konularak davacının hissedarı olduğu dava konusu şirkete kayyım olarak atanan davalı TMSF'nin kamu kurumu olduğu, diğer davalıların da TMSF adına kayyım olarak hareket ettiği, dava konusu şirkete ait hisselerin satışına ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olduğu, TMSF'nin kayyım olarak atandıktan sonra aldığı ticari ve iktisadi bütünlük kararı ile bu karar gereğince davacının şahsi mal varlığının satılmasına ilişkin davalı TMSF ve kayyım olan diğer davalılar tarafından alınan kararın iptali talebi yönünden inceleme yapma yetki ve görevinin idare mahkemelerine ait olduğu ve dava şartı olan yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince yargı yolu caiz olmadığından aynı Kanun'un 115 nci maddesinin ikinci fıkras gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının ortağı olduğu dava dışı şirkete kayyım olarak atanmış olan TMSF'nin ve kayyım sıfatıyla tasarruf yetkisini haiz yöneticiler tarafından dava dışı şirketin satışına ilişkin olarak alınan Fon Kurulu Kararı, ihale şartnamesi ve satış işlemlerinin denetlenmesi, bu işlemlerin durdurulması, hukuka aykırı olduklarının tespiti ile iptalleri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 114, 115 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089744200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz