Açık ayıp
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1555 E. 2024/7464 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ garanti süresi↗ denetime elverişli bilirkişi raporu↗ esnaf↗ kazanç kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ ayıp↗ delil tespiti↗ feri müdahil↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ satım sözleşmesi↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ ticari defter↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının ... Türk A.Ş. bayisi olan davalıdan 2011 model sıfır kilometre araç satın aldığını, aracın rutin bakımlarının düzenli olarak yaptırıldığını ancak 12.11.2012 tarihinde seyir halindeyken motordan ses geldiğini ve aracın tamamen durduğu, yetkili serviste yapılan kontrolde aracın motor bloğunun patladığının anlaşıldığını ancak garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile arızanın giderilmediği, yaptırdıkları delil tespiti sonucunda motorun imalatında hata olduğunun anlaşıldığını, aracın 2 yıl ve 100.000,00 KM garantili olduğunu, aracın modifiye edilmesi nedeniyle davacının aracı 26.11.2010 tarihinde teslim aldığını, arızanın garanti süresi dolmadan meydana geldiğini belirterek, araç bedeli olan 64.484,44 TL ile araca yapılan modifiye gideri 19.000,00 TL'nin aracın çalıştırılmamasından dolayı şimdilik 3.500,00 TL olmak üzere toplam 86.981,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araçta gizli veya açık ayıp bulunmadığını arızanın davacının kusurundan kaynaklandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca ... Türk A.Ş'nin kendi yanlarında davaya katılması için ihbar talebinde bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
2.... Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tespit raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın 80.000,00 KM bakımının yapılmadığını, garati belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelikteki koşulların gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekili 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu aracın devir edilmesi nedeniyle "semenin tenziline, davacının uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek davalılardan tahsiline" karar verilmesini talep ederek davayı ıslah ettiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucu değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 231 inci maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğradığı, dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verildiği, davacının davayı ıslah etmesi nedeniyle ayıp oranında indirim, kazanç kaybı ve modifiye masraflarının hesaplanması amacıyla dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dava konusu araçta meydana gelen ayıp oranında indirim miktarının hesabına ilişkin denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ayrıca modifiye ve tamir masraflarına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan modifiye işlem bilgisini içerir evrak bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar kazanç kaybı talep edilmiş ise de davacı tarafa ait ticari defterlerin Mahkemeye sunulmadığı, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddi gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat talep edilmiş ise de davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 13.541,10TL ayıp oranında indirim bedelinin ve 19.000,00 TL modifiye masrafının 01.02.2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddine, davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların aracında meydana gelen ayıp nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli, modifiye masraflarının ve aracın çalıştırılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176,177 ve 180 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227, 228, 231 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile feri müdahil vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masrafları ve aracın çalıştırılamaması nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı sonrasında alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporları sonucunda aracın gizli ayıplı olması nedeniyle araç bedelinde ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masraflarının tahsiline, ancak; davacıların murisi ...'ın ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle yoksun kalınan kârın tespit edilemediği gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların murisi ...'ın aracıyla servis hizmeti veren bir şahıs işletmesi olduğundan, mahkemece servis hizmetine ilişkin ücretlerin tespiti amacıyla esnaf ve sanatkârlar odası veya ticaret odasından sorulduktan sonra bu alanda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden aracın çalıştırılamadığı gün kadar yoksun kalınan kazanç kaybına ilişkin rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu talep yönünden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3355 E. 2025/2243 K.
Ortak:ayıp · delil tespiti · ihbar · dosya masrafı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekili 01.02.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile davaya konu aracın devir edilmesi nedeniyle "semenin tenziline, davacının uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek davalılardan tahsiline" karar verilmesini talep ederek davayı ıslah ettiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucu değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 231 inci maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın «teslim» tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde «zamanaşımına» uğradığı, dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verildiği, davacının davayı ıslah etmesi nedeniyle «ayıp» oranında indirim, «kazanç kaybı» ve modifiye «masraflarının» hesaplanması amacıyla dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dava konusu araçta meydana gelen ayıp oranında indirim miktarının hesabına ilişkin «denetime elverişli bilirkişi raporu» hükme esas alınarak ve ayrıca modifiye ve tamir masraflarına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan modifiye işlem bilgisini içerir evrak bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar kazanç kaybı talep edilmiş ise de davacı tarafa ait «ticari defterlerin» Mahkemeye sunulmadığı, davacının «yoksun kalınan» kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddi gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat talep edilmiş ise de davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 13.541,10TL ayıp oranında indirim bedelinin ve 19.000,00 TL modifiye masrafının 01.02.2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddine, davacının man …
… ihinde seyir halindeyken motordan ses geldiğini ve aracın tamamen durduğu, yetkili serviste yapılan kontrolde aracın motor bloğunun patladığının anlaşıldığını ancak «garanti» süresinin dolduğu gerekçesi ile arızanın giderilmediği, yaptırdıkları «delil tespiti» sonucunda motorun imalatında hata olduğunun anlaşıldığını, aracın 2 yıl ve 100.000,00 KM garantili olduğunu, aracın modifiye edilmesi nedeniyle davacının aracı 26.11.2010 tarihinde «teslim» aldığını, arızanın «garanti süresi» dolmadan meydana geldiğini belirterek, araç bedeli olan 64.484,44 TL ile araca yapılan modifiye gideri 19.000,00 TL'nin aracın çalıştırılmamasından dolayı şimdilik 3.500,00 TL olmak üzere toplam 86.981,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların aracında meydana gelen «ayıp» nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli, modifiye «masraflarının» ve aracın çalıştırılmamasından kaynaklanan «kazanç kaybının» tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonrası davalının sorumluluğunun tespit edildiğinden davalıya «ihtarname» gönderildiğini belirtmiş, davalının cevabına cevap dilekçesinde de açıkça, «delil tespitinde» araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, üretim kaynaklı, dizayn ya da malzeme alaşım kaynaklı üretim hatasından kaynaklanabileceği tespitine yer verildiğini, davalının aracın servis bakımlarının zamanında yaptırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, araçtaki arızanın, üretim kaynaklı «gizli ayıp» mahiyeti itibarı ile davalı iddialarının sonuca etkili olmadığını, gizli ayıp mahiyetindeki tespite göre, davalının hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, yine davalının, arıza ve «hasarın» kendilerine bildirilmediği, «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, muayene külfetinin yerine getirilmediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetindeki arızanın 6098 sayılı Türk …
… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın 23.02.2021 tarihinde rutin bakımının yapılması için çalışır vaziyette servis hizmeti veren davalı tarafa «teslim» edildiği, servis bakımı ve hizmeti sonrası yapılan test sürüşü sırasında aracın motorunun çalışamaz duruma geldiğinin anlaşıldığı, davacının iddiasını, davalı tarafın sağladığı servis bakım hizmetindeki kusurlu ifaya dayandırdığı, başka bir ifadeyle davacının, servis hizmeti aldığı davalıya yönelik, daha önce başkasından satın aldığı dava konusu araçtaki imalattan kaynaklı açık veya «gizli ayıp» «sebebine» bağlı olarak herhangi bir talebinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının; imalatçı, ithalatçı veya satıcı olmayan davalıya karşı imalattaki ayıptan dolayı başvuramayacağı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, araçtaki motor arızasının kullanımdan kaynaklanmadığı, yetkili servis sorumluluğundaki üretimden kaynaklı olabileceği değerlendirmesi yapılmış ve mahkemece alınan 22.06.2022 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda da benzer yönde değerlendirme yapılarak araçtaki arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı ve davalının sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş ise de; davacının davasını, davalıdan aldığı rutin servis bakım «hizmetindeki kusura» dayandırması, davacıya ait araçta meydana gelen motor arızasının servis bakım hizmetinden değil, üretimden kaynaklı gizli ayıptan kaynaklanması, davalının verdiği …
Bu nedenle mahkemenin, davacının iddia ve talebini imalattan kaynaklı açık veya gizli bir «ayıp» «sebebine» dayandırmadığı gerekçesi yerinde olmayıp, yargılamanın, araçtaki arızanın imalat hatası ve «gizli ayıp» yönünden de ele alınması; ayrıca mahkemece davalının üretici, ithalatçı, satıcı olmadığı belirtilmiş ise de davalının cevap dilekçelerinde buna yönelik bir savunması bulunmadığı, temyize cevap dilekçesinde de müvekkil şirketin yetkili satıcı olduğu beyanı dikkate alınarak davalının sadece bakım hizmeti veren servis mi yoksa gizli «ayıptan sorumlu» yetkili olup olmadığı da tespit edilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · hizmet kusuru · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihtarname · kusur · dava sebebi · hasar
Benzer bu kararda… da tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın 23.02.2021 tarihinde rutin bakımının yapılması için çalışır vaziyette servis hizmeti veren davalı tarafa «teslim» edildiği, servis bakımı ve hizmeti sonrası yapılan test sürüşü sırasında aracın motorunun çalışamaz duruma geldiğinin anlaşıldığı, davacının iddiasını, davalı tarafın sağladığı servis bakım hizmetindeki kusurlu ifaya dayandırdığı, başka bir ifadeyle davacının, servis hizmeti aldığı davalıya yönelik, daha önce başkasından satın aldığı dava konusu araçtaki imalattan kaynaklı açık veya «gizli ayıp» «sebebine» bağlı olarak herhangi bir talebinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının; imalatçı, ithalatçı veya satıcı olmayan davalıya karşı imalattaki ayıptan dolayı başvuramayacağı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda, araçtaki motor arızasının kullanımdan kaynaklanmadığı, yetkili servis sorumluluğundaki üretimden kaynaklı olabileceği değerlendirmesi yapılmış ve mahkemece alınan 22.06.2022 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda da benzer yönde değerlendirme yapılarak araçtaki arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı ve davalının sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş ise de; davacının davasını, davalıdan aldığı rutin servis bakım «hizmetindeki kusura» dayandırması, davacıya ait araçta meydana gelen motor arızasının servis bakım hizmetinden değil, üretimden kaynaklı gizli ayıptan kaynaklanması, davalının verdiği …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonrası davalının sorumluluğunun tespit edildiğinden davalıya «ihtarname» gönderildiğini belirtmiş, davalının cevabına cevap dilekçesinde de açıkça, «delil tespitinde» araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, üretim kaynaklı, dizayn ya da malzeme alaşım kaynaklı üretim hatasından kaynaklanabileceği tespitine yer verildiğini, davalının aracın servis bakımlarının zamanında yaptırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, araçtaki arızanın, üretim kaynaklı «gizli ayıp» mahiyeti itibarı ile davalı iddialarının sonuca etkili olmadığını, gizli ayıp mahiyetindeki tespite göre, davalının hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, yine davalının, arıza ve «hasarın» kendilerine bildirilmediği, «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, muayene külfetinin yerine getirilmediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetindeki arızanın 6098 sayılı Türk …
Bu nedenle mahkemenin, davacının iddia ve talebini imalattan kaynaklı açık veya gizli bir «ayıp» «sebebine» dayandırmadığı gerekçesi yerinde olmayıp, yargılamanın, araçtaki arızanın imalat hatası ve «gizli ayıp» yönünden de ele alınması; ayrıca mahkemece davalının üretici, ithalatçı, satıcı olmadığı belirtilmiş ise de davalının cevap dilekçelerinde buna yönelik bir savunması bulunmadığı, temyize cevap dilekçesinde de müvekkil şirketin yetkili satıcı olduğu beyanı dikkate alınarak davalının sadece bakım hizmeti veren servis mi yoksa gizli «ayıptan sorumlu» yetkili olup olmadığı da tespit edilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… li olarak sunulan tamir ve bakım hizmetinin ayıplı olmadığı, dava konusu araçta satın alma sonrası ortaya çıkan dava konusu sorunun aracın satışı anında mevcut olup «gizli ayıp» vasfı arz eden imalat hatasından kaynaklandığı, davalı taraf satıcı, üretici ve ithalatçı konumunda olmadığından imalat nedenli ayıptan kaynaklanan dava konusu zar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1555 E. , 2024/7464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/356 Esas, 2023/777 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının ... Türk A.Ş. bayisi olan davalıdan 2011 model sıfır kilometre araç satın aldığını, aracın rutin bakımlarının düzenli olarak yaptırıldığını ancak 12.11.2012 tarihinde seyir halindeyken motordan ses geldiğini ve aracın tamamen durduğu, yetkili serviste yapılan kontrolde aracın motor bloğunun patladığının anlaşıldığını ancak garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile arızanın giderilmediği, yaptırdıkları delil tespiti sonucunda motorun imalatında hata olduğunun anlaşıldığını, aracın 2 yıl ve 100.000,00 KM garantili olduğunu, aracın modifiye edilmesi nedeniyle davacının aracı 26.11.2010 tarihinde teslim aldığını, arızanın garanti süresi dolmadan meydana geldiğini belirterek, araç bedeli olan 64.484,44 TL ile araca yapılan modifiye gideri 19.000,00 TL'nin aracın çalıştırılmamasından dolayı şimdilik 3.500,00 TL olmak üzere toplam 86.981,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araçta gizli veya açık ayıp bulunmadığını arızanın davacının kusurundan kaynaklandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca ... Türk A.Ş'nin kendi yanlarında davaya katılması için ihbar talebinde bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
2.... Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tespit raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın 80.000,00 KM bakımının yapılmadığını, garati belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelikteki koşulların gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekili 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu aracın devir edilmesi nedeniyle "semenin tenziline, davacının uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek davalılardan tahsiline" karar verilmesini talep ederek davayı ıslah ettiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucu değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 231 inci maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğradığı, dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verildiği, davacının davayı ıslah etmesi nedeniyle ayıp oranında indirim, kazanç kaybı ve modifiye masraflarının hesaplanması amacıyla dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dava konusu araçta meydana gelen ayıp oranında indirim miktarının hesabına ilişkin denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ayrıca modifiye ve tamir masraflarına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan modifiye işlem bilgisini içerir evrak bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar kazanç kaybı talep edilmiş ise de davacı tarafa ait ticari defterlerin Mahkemeye sunulmadığı, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddi gerektiği, davacı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat talep edilmiş ise de davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 13.541,10TL ayıp oranında indirim bedelinin ve 19.000,00 TL modifiye masrafının 01.02.2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kâr talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddine, davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların aracında meydana gelen ayıp nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli, modifiye masraflarının ve aracın çalıştırılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176,177 ve 180 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227, 228, 231 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile feri müdahil vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeniyle ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masrafları ve aracın çalıştırılamaması nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı sonrasında alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporları sonucunda aracın gizli ayıplı olması nedeniyle araç bedelinde ayıp oranında indirim bedeli ile modifiye masraflarının tahsiline, ancak; davacıların murisi ...'ın ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle yoksun kalınan kârın tespit edilemediği gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların murisi ...'ın aracıyla servis hizmeti veren bir şahıs işletmesi olduğundan, mahkemece servis hizmetine ilişkin ücretlerin tespiti amacıyla esnaf ve sanatkârlar odası veya ticaret odasından sorulduktan sonra bu alanda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden aracın çalıştırılamadığı gün kadar yoksun kalınan kazanç kaybına ilişkin rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu talep yönünden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile feri müdahil vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, temyiz harcı feri müdahilden peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089718900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz