Limit ipoteğinde sorumluluğun ipotek bedeliyle sınırlı olması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5792 E. 2024/7550 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Limit (azami meblağ) ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte alacaklı, ipotek limitini borcun tüm eklentileri, icra masrafı ve vekâlet ücreti dâhil olmak üzere talep edebilir; limiti aşan alacak bu takipte ve buna bağlı itirazın iptali davasında talep edilemez ve takibin şekli nedeniyle bu kısım yönünden istem reddedilir. Alacaklı limiti aşan kısım için diğer takip ve dava yollarına başvurabilir. İpotek veren üçüncü kişinin sorumluluğu taşınmazının ihale bedeliyle sınırlı olup, rehin açığı belgesi asıl borçlu adına düzenlenir.
Ele alınan sorunlar
İpotek borçlusunun sorumluluğunun ipotek bedeliyle sınırlı olması → kısmi kabul
İddia: Davacı banka, davalının kredi borcunun tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek takip talebindeki tutar üzerinden itirazın iptalini istemiştir.
Gerekçe: İpotek bedelinin belirli bir tutarla sınırlı olması sebebiyle ipotek borçlusu ancak bu tutarla sorumlu tutulabilir; takip talebinde bu tutarı aşan miktar talep edilmiş olsa da itirazın iptaline ipotek bedeli üzerinden karar verilmeli, fazla istem reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
İpotek limitini aşan alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte itirazın iptali istenememesi → ret
İddia: Davacı banka, davalının tüm borçtan sorumlu tutulması gerektiğini ve limiti aşan kısım yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Limit ipoteklerine dayalı takipte alacaklı, ipotek limitini borcun tüm eklentileri, icra masrafı ve vekâlet ücreti dâhil olmak üzere talep edebilir; limit tutarını aşan alacağını bu takip ve davada talep etmesi mümkün değildir. Takibin şekli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu olduğundan ipotek limitini aşan kısım için itirazın iptali isteminde bulunulamaz; ancak ipotek limiti kadar paraya çevirme işlemi yapılacağından limiti aşan kısım için istemin bu gerekçeyle reddedilmesi hukuka uygundur. Alacaklının, ipotek limitini aşan kısım için diğer takip ve dava yollarını kullanması mümkündür. Limit ipoteğinin üzerinde takip yapılması kamu düzenine aykırıdır. Ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 152 nci maddesi gereğince rehin açığı belgesinin asıl borçlu adına düzenlenmesi gerekir ve ipotek veren üçüncü kişinin borçtan sorumluluğu taşınmazının ihale bedeli ile sınırlıdır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Limit ipoteğine dayalı takipte alacaklının limitle bağlı olması, limiti aşan kısım için itirazın iptali istenememesi ve ipotek veren üçüncü kişinin sorumluluğunun ihale bedeliyle sınırlı olması yönünden emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limit ipoteği↗ azami meblağ ipoteği↗ ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip↗ itirazın iptali↗ ipotek veren üçüncü kişi↗ rehin açığı belgesi↗ kamu düzeni↗ eklentiler↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5792 E. , 2024/7550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1617 Esas-2023/1254Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/169 E., 2023/244 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi kredi müşterisi ... Gıda..Ltd. Şti. ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden krediler verildiği, iş bu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalı ... adına kayıtlı olan Sultangazi ilçesi, Gazi Mah., 1149 ada, 2 parselde kayıtlı 25/211 arsa paylı, ikinci kat, 6 No.lu daire niteliğinde bağımsız bölüm üzerinde 1. Dereceden 440.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, kredi ödemelerinin süresinde yapılmaması üzerine Beyoğlu 48. Noterliği'nin 15.09.2021 tarih ve 74320 yevmiye no.lu kat ihtarnamesinin keşide edildiği, geçen süre zarfında ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsilini teminen İstanbul Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/1492 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalı/borçluların haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının borca ilişkin itirazının iptaline, davalıların %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, müvekkilin eşinin rızası olmadığından ipoteğin geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin borçlu olduğu iddia edilen sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) sayılan kefalet sözleşmesinin şartlarını içermediğinden kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin kefaletinin 400.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ancak müvekkilin, 867.307,05 TL ile sorumlu tutulduğunu, dolayısıyla 467.307,05 TL'lik kısım için sorumlu tutulamayacağını, davacının şirketin borçlarına yönelik birden fazla icra takibi yaptığı ve bu takiplerde tahsilat da yaptığını, bilinen icra dosyalarının İstanbul 8.İcra Dairesi'nin 2021/23971 E.
İstanbul 9. İcra Dairesi'nin 2021/25696 E. İstanbul 8. İcra Dairesi'nin 2021/23976 Esas sayılı dosyaları olduğunu, bu dosyalarda yapılan tahsilatların ne kadar olduğunun ve ne kadar alacak kaldığının tespitinin yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı ile dava dışı/borçlu ... Gıda..Ltd. Şti. arasında 16.04.2015 tarihli 200.000,00 TL, 19.12.2016 tarihinde 500.000,00 TL, 20.03.2017 tarihinde 250.000,00TL limitle Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, 16.12.2016 tarihli resmi senet ile davalı ...'ın sahibi olduğu gayrimenkulün şirket. lehine 1. Dereceden 440.000,00 TL bedel ile ipotek edildiği, davalı hakkında İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2021/1492 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip başlatıldığı, davacı tarafından Beyoğlu 48. Noterliği'nin 15.09.2021 tarih ve 74320 yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek, kat tarihi itibariyle toplam 798.554,70 TL kredi borcundan kaynaklanan alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar hesap edilecek faizi ile birlikte ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davalı ...'ın 22.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi raporu ile 19.10.2021 takip tarihi itibariyle toplam borç miktarının 876.991,09 TL olarak hesaplandığı, takip talebinde 867.307,05 TL talep edildiği, ipotek bedelinin 440.000,00TL ile sınırlı olması sebebiyle davalı borçlunun bu tutarla sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/1492 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 440.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip koşulları ile devamına, fazla istemin reddine gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklı tarafından borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde 867.307,05 TL talep edildiği, davacının limit ipoteklerine dayalı takibinde 440.000,00 TL yi borcun tüm eklentileri icra masrafı ve vekalet ücreti dahil olmak üzere talep edebileceği, limit ipotek tutarını aşan miktarda alacaklarının bu takip ve davada talep etmesi mümkün olmadığı, takibin şekli "ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla "olduğundan ipotek limitini aşan kısım için itirazın iptali isteminde bulunulamayacağı, ancak ipotek limiti kadar paraya çevirme işlemi yapılacağından limiti aşan kısım için bu gerekçeyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının, ipotek limitini aşan kısım için diğer takip ve dava yollarını kullanmasının mümkün olduğu, icra takibinde ipotek limiti ile sınırlı olduğu belirtilen ipotek borçlusu hakkında limiti aşar tutarda karar verilmesi talepli itirazın iptaline ilişkin açılan dava ve bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığı, limit ipoteğinin üzerinde takip yapılmasının kamu düzenine aykırı olduğuna ilişkin yerleşik yargı kararlarının mevcut olduğu 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 152 inci maddesi gereğince rehin açığı belgesinin asıl borçlu adına düzenlenmesi gerektiği, ipotek veren üçüncü kişinin borçtan sorumluluğu taşınmazının ihale bedeli ile sınırlı olduğu, davacı vekilinin davalının tüm borçtan sorumlu tutulması isteği takibin şekli nedeniyle mümkün olmadığından istinaf nedenleri yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 851, 875 ve 881 inci maddelerinde
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089555000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz