Kapatılan kredi sözleşmesinde kefaletin sona ermesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4516 E. 2024/6500 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çerçeve nitelikteki genel kredi sözleşmeleri birbirinden ayrı ve bağımsız hükümler içerdiğinden, önceki sözleşmedeki borcun kapama işlemiyle kapatılarak sözleşmeye son verilmesi hâlinde o sözleşmedeki kefalet de sona erer; sonraki sözleşmede kefalet imzası bulunmayan kişi, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumlu tutulamaz. Kefilin sözleşmelerdeki sıfatı ve kendisine alacak iddiası yöneltilip yöneltilemeyeceği esasa girilerek değerlendirilmişse dava husumet yokluğundan değil esastan reddedilmeli ve davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmelidir. Takibinde haksız çıkan alacaklının kötü niyeti kanıtlanamadıkça aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Kapatılan önceki genel kredi sözleşmesindeki kefaletin sona ermesi ve sonraki sözleşmeden doğan borçtan sorumluluk → ret
İddia: Davacı banka, davalıların genel kredi sözleşmelerini kefil olarak imzaladıklarını, bu nedenle takibe konu kredi borcundan sorumlu olduklarını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takibe konu alacak, önceki tarihli genel kredi sözleşmesinden değil sonraki tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Her iki sözleşme, birbirinden ayrı ve bağımsız hükümler ihtiva eden çerçeve niteliğinde genel kredi sözleşmesidir; önceki sözleşmedeki borç kapama işlemiyle kapatılarak sözleşmeye son verildiğinden, bu sözleşmede kefil olarak görünen davalının kefaleti de sona ermiştir. Sonraki sözleşmede bu davalının kefalete ilişkin imzası ve sorumluluğu bulunmadığından takibe konu borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Esasa girilerek incelenen kefalet ilişkisinde davanın husumet yokluğundan değil esastan reddi ve nispi vekâlet ücreti → kabul
İddia: Davalı kefil vekili, hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddedilmesinin doğru olmadığını, esastan ret kararı verilerek lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davada işin esasına girilmiş, her iki sözleşme müteselsil kefil bakımından incelenmiş, davalı kefilin sözleşmelerdeki sıfatı ve kendisine alacak iddiası yöneltilip yöneltilemeyeceği hususu ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davanın husumet yokluğundan değil uyuşmazlığın esasına yönelik olarak reddedilmesi ve davalı yararına nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Takibinde haksız çıkan alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamaması hâlinde kötü niyet tazminatı → ret
İddia: Davalı, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını ileri sürerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davalının kefaleten sorumluluğunun sona ermesi nedeniyle davacı takibinde haksız ise de, kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kapatılan genel kredi sözleşmesindeki kefaletin sona ermesi ve sonraki bağımsız sözleşmeden doğan borçtan kefilin sorumlu tutulamaması ile, kefilin sorumluluğu esasa girilerek incelenmişse davanın husumetten değil esastan reddedilmesi gerektiği yönünden emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf sıfatı (pasif husumet): kefilin sorumluluğu esasa girilerek incelenmişse ret kararı husumet yokluğuna dayandırılamaz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ çerçeve sözleşme↗ müşterek borçlu müteselsil kefalet↗ kefaletin sona ermesi↗ hesabın kapatılması↗ itirazın iptali↗ pasif husumet↗ nispi vekâlet ücreti↗ kötü niyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4516 E. , 2024/6500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1190 Esas, 2023/661 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/942 E., 2020/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı As Tekstil..Ltd.Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların genel kredi sözleşmelerini kefil olarak imzaladıklarını, borcun süresinde ödenmemesi üzerine borçlulara kat ihtarnamesi gönderildiğini, ancak ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine icra takibine başlanıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalı borçluların itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine dayanak 28.05.2013 ve 02.09.2014 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin 02.09.2014 tarihli sözleşmede imzası bulunmadığını, 28.05.2013 tarihli eski ve geçerliliğini yitirmiş sözleşmenin ise ödeme yapılması sebebiyle tüm sonuçları ile sona erdiğini, borç ödendikten sonra yeni tarihli bir GKS sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilin borçlu olmadığını, borcun sona erdiğini belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalılardan ...’ın 28.05.2013 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu, ancak 02.09.2014 tarihli sözleşmede imzasının bulunmadığı, asıl borçluya kullandırılan kredinin davalı ...'ın kefil olarak sorumlu olduğu sözleşme kapsamında kullandırılmadığı, eski sözleşmeye dayanarak kefil ...'dan talepte bulunulmasının mümkün olmadığı, 02.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde, 28/05/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine atfı yapan bir hüküm de bulunmadığı, bu nedenle icra takibine konu borcun davalı ...'dan istenemeyeceği, davalı ...'ın 28.05.2013 ve 02.09.2014 tarihli sözleşmelerde kefalet imzasının bulunduğu, diğer davalı ...’ın da 02.09.2014 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu ve kefalet limitleri dahilinde borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ...
ve ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne, alacak likit ve muayyen olduğundan icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı Yagidar Çoban hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı ... yararına tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; icra takibine konu alacağın 28.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden değil 02.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, 28.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin kapama işlemi ile sonlandırıldığı, her iki sözleşmenin birbirinden ayrı ve bağımsız hükümler ihtiva eden çerçeve niteliğindeki genel kredi sözleşmesi olduğu, ilk sözleşmede borç kapatılarak sözleşmeye son verilmiş olup bu sözleşmede kefil olarak gözüken ... yönünden kefaletin de sona erdiği, 02.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde bu davalının kefalete ilişkin imzası ve sorumluluğunun bulunmadığı, somut davada işin esasına girildiği ve her iki sözleşmenin de müteselsil kefil bakımından incelendiği, davalı kefil ...'nın sözleşmelerdeki sıfatı ve kendisine alacak iddiası yöneltilip yöneltilemeyeceği hususu ayrı ayrı değerlendirildiği için davanın husumet yokluğundan değil uyuşmazlığın esasına yönelik olarak reddedilmesi ve davalı yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde bulunduğu,
davalının kefaleten sorumluluğunun sona ermesi nedeniyle davacı takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin davalı ... yönünden istinaf sebebi yerinde görülmediği, diğer davalılar bakımından kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne davalılar ... ve ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne, davalı Yagidar Çoban hakkındaki davanın reddine, karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089290900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz