Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/464 E. 2024/7219 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket hisse devri↗ kısmi kabul↗ müddeabih↗ hisse devri sözleşmesi↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ davadan feragat↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ eş rızası↗ zamanaşımı def'i↗ hisse devir sözleşmesi↗ iş bölümü↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ mahsup↗ def'i↗ protokol↗ feragat↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ıslah↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketlerin kurucu ortağı olduğunu, şirketlere ortak olmak isteyen davalı ... ile 15.10.2008 tarihli hisse devir sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin "madde 3 protokol maddeler" başlığı altındaki 1, 3 ve 6. maddeleri ile müvekkilinin davalı üç şirketteki hisselerinin bir kısmının devrine karşılık 150.000,00 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye uygun olarak hisse devirlerinin yapıldığını ancak bedellerin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 20.01.2009 tarihli protokol gereğince 250.000,00 TL alacaklı olduğunu ve iki adet aracın borçları bittiğinde bedelsiz olarak kendisine devredileceğinin kabul edildiğini, ancak bu bedelin ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili gerek asıl davada gerekse birleşen davada bir kısım davalılardan ... Özel Güv. Korm. ve Eğt. Hizm. Ltd. Şti, ... Temz. Met. Kap. İlaç Gıda Taş. Hiz. Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... hakkındaki davadan feragat ettiğini, diğer davalılar ... ve ... Oto Par. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davaya devam ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeterli, açıklayıcı ve hükme esas almaya yeterli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile davacı vekiline taraflar arasında yapılan hisse devrinden kaynaklı 150.000,00 TL'ye karşılık yapılan ödemeleri gösterir belgelerinin dava dosyasına sunulmasının istenilmesi üzerine davalı vekili tarafından taraflar arasında hisse devirlerini gösterir ticaret sicili gazetelerinin sunulduğu ve davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesinde bu hisse devir sözleşmelerine istinaden toplam 43.000,00 TL ödemelerinin olduğunun belirtildiği, ancak hesaplama davacı ile ... arasında olan alacağa konu olduğundan, ticaret sicil gazetesinde yer alan ve aynı tarihte yapılan işlemlerde davalının şirketlerin diğer ortaklarından almış olduğu hisse devirlerine ilişkin ödemelerinin de hesaplamaya katılmış olmasından kaynaklı olarak tutarın 43.000,00 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, dava dosyasına sunulan Ticaret Sicili gazetelerinin incelenmesi sonucunda davacı tarafından davalı tarafa noter huzurunda yapılan Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmeleri içeriğinde bedellerinin haricen ve nakden tahsil edildiğinin karşılıklı beyan edildiği, Ticaret Sicili gazeteleri içeriğinde yer alan davacı ... tarafından davalı ...'ye yapılan devirleri neticesinde toplam 22.675,00 TL ödeme tahsilat beyanının olduğunun tespit edildiği, Yargıtay ilamında belirtildiği üzere davacının 150.000,00 TL alacağından söz konusu 22.675,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalı ...'den 127.325,00 TL olacağının hesaplandığı gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davacının davalılar ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti ve ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davalarının feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacının davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın reddine, davacının davalı ...'ye yönelik davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile 127.325,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen dosya yönünden davacının davalılar ..., ..., ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti ile ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davalarının feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacının davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'ye yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin kısmi olarak açılan davanın bozma sonrası yapılan ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda toplanmaktadır .
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece bozma ilamı sonrasında yukarıda açıklanan gerekçeyle asıl dava yönünden davalılar ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın reddine, davalı ...'ye yönelik davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden de, davalılar ..., ..., ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'ye yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmî dava denir. Bir davanın kısmî dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Başka bir anlatımla bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan dava "kısmi dava" olarak adlandırılır. Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 E., 2022/1574 K.; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 E., 2021/971 K.; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 E., 2016/207 K. sayılı ilamları).
Islah Kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı Kanun md. 176). Islah müessesesi, davayı değiştirme başka anlatımla iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Zira bu suretle aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık itiraza uğramaksızın yapılabilmektedir. Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir. İddia ve savunmayı değiştirme ya da genişletme sayılmayan hâllerde veya karşı tarafın genişletme ve değiştirmeye rıza gösterdiği hâllerde ıslaha başvurmaya gerek olmadığı açıktır.
Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. Ancak ıslahın yapılma zamanı 6100 sayılı Kanun’da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un“Islahın zamanı ve şekli” başlıklı 177 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine ıslahın sayısı da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7251 sayılı Kanun) 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine eklenen 2 nci fıkrasında “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Kısmi davalarda zamanaşımı definde bulunulması durumunda, dava tarihinde; ancak dava konusu yapılan miktar bakımından zamanaşımı kesileceğinden zamanaşımı sürelerinin hesabında dava ve ıslah tarihlerinin dikkate alınması gerekir.
Davacı 11.12.2009 tarihli dava dilekçesiyle 10.000,00 TL değer göstermek suretiyle sözleşmeden kaynaklanan alacağı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle kısmi dava açmış, akabinde 03.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 150.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, alacağın ıslah edilen tutarı bakımından zamanaşımı definde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapmaksızın karar verildiği görülmüştür. Bu durumda somut olayda; davalı ... vekilince ileri sürülen alacağın ıslah edilen miktarına ilişkin zamanaşımı def'i mahkemece değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5791 E. 2020/5187 K.
Ortak:davadan feragat · hisse devir sözleşmesi · protokol · feragat · limited şirket · dava sebebi · Alacak
İncelediğiniz karardaDAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketlerin kurucu ortağı olduğunu, şirketlere ortak olmak isteyen davalı ... ile 15.10.2008 tarihli «hisse devir sözleşmesinin» imzalandığını, sözleşmenin "madde 3 «protokol» maddeler" başlığı altındaki 1, 3 ve 6. maddeleri ile müvekkilinin davalı üç şirketteki hisselerinin bir kısmının devrine karşılık 150.000,00 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye uygun olarak hisse devirlerinin yapıldığını ancak bedellerin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti., ... ve ... hakkındaki «davadan feragat» ettiğini, diğer davalılar ... ve ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin kısmi olarak açılan davanın «bozma sonrası» yapılan «ıslah» ile arttırılan miktarın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığı hususunda toplanmaktadır .
Benzer bu karardaŞti., ... ve ... hakkındaki «davadan feragat» ettiğini, diğer davalılar ... ve İlbe Oto Par.
2-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, asıl ve birleşen dava yönünden davalılar hakkındaki davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Şti. hakkındaki davaya devam ettiğini beyan ettiği, 15.10.2008 tarihli «hisse devir sözleşmesine» göre, şirket hisse devrinden doğan alacağın ödenmesini «taahhüt» edenin davalı şahıs değil davalı şirket olduğu, ödemeye ilişkin olarak şirket ekonomik olarak rahatlandığında bedelin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ancak ödeme ko …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenkis · kesinleşen ilam · ticaret sicilinden terkin · taahhütname · terkin
Benzer bu karardaŞti'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiği ve artık davalı sıfatının kalmadığı gerekçeleriyle, davacının davalılar İlbe Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti. ve İlbe Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic.
Şti. hakkındaki davaya devam ettiğini beyan ettiği, 15.10.2008 tarihli «hisse devir sözleşmesine» göre, şirket hisse devrinden doğan alacağın ödenmesini «taahhüt» edenin davalı şahıs değil davalı şirket olduğu, ödemeye ilişkin olarak şirket ekonomik olarak rahatlandığında bedelin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ancak ödeme ko …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/272 Esas, 2014/21 Karar sayılı «kesinleşmiş ilamı» ile zaten hüküm altına alınmış olduğu, bu nedenle aynı hususta yeniden talepte bulunamayacağı, davalılardan İlbe Otomotiv Ltd.
… davacı ile davalı ... arasında yapılan 15.10.2008 tarihli Hisse Devir Protokolü/Sözleşmesi ile; davacının diğer davalı şirketlerdeki hisselerinin bir kısmının devri «sebebi» ile davalı ...’nin hisseleri devir konusu yapılan şirkete 300.000.-TL ödeme yapma yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu meblağın 150.000.-TL’sinin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığının anılan sözleşmeden anlaşılıyor olması karşısında, davalı ...’nin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacıya karşı 150.000.-TL’den sorumlu olduğunun kabulü ile, mahkemece bu miktardan, varsa davacının daha önce bu borç yönünden yaptığı tahsilatların «tenkis» edilerek bakiye miktar yönünden davalı ...'in sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16678 E. 2015/6191 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10436 E. 2018/5592 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/464 E. , 2024/7219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/601 Esas, 2023/831 Karar
DAVA TARİHİ 11.12.2009 (Asıl), 14.05.2010 (Birleşen)
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
BİRLEŞEN DOSYA Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/277 E.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketlerin kurucu ortağı olduğunu, şirketlere ortak olmak isteyen davalı ... ile 15.10.2008 tarihli hisse devir sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin "madde 3 protokol maddeler" başlığı altındaki 1, 3 ve 6. maddeleri ile müvekkilinin davalı üç şirketteki hisselerinin bir kısmının devrine karşılık 150.000,00 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye uygun olarak hisse devirlerinin yapıldığını ancak bedellerin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde;
20. 01.2009 tarihli protokol gereğince 250.000,00 TL alacaklı olduğunu ve iki adet aracın borçları bittiğinde bedelsiz olarak kendisine devredileceğinin kabul edildiğini, ancak bu bedelin ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili gerek asıl davada gerekse birleşen davada bir kısım davalılardan ... Özel Güv. Korm. ve Eğt. Hizm. Ltd. Şti, ... Temz. Met. Kap. İlaç Gıda Taş. Hiz. Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... hakkındaki davadan feragat ettiğini, diğer davalılar ... ve ... Oto Par. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davaya devam ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeterli, açıklayıcı ve hükme esas almaya yeterli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile davacı vekiline taraflar arasında yapılan hisse devrinden kaynaklı 150.000,00 TL'ye karşılık yapılan ödemeleri gösterir belgelerinin dava dosyasına sunulmasının istenilmesi üzerine davalı vekili tarafından taraflar arasında hisse devirlerini gösterir ticaret sicili gazetelerinin sunulduğu ve davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesinde bu hisse devir sözleşmelerine istinaden toplam 43.000,00 TL ödemelerinin olduğunun belirtildiği, ancak hesaplama davacı ile ... arasında olan alacağa konu olduğundan, ticaret sicil gazetesinde yer alan ve aynı tarihte yapılan işlemlerde davalının şirketlerin diğer ortaklarından almış olduğu hisse devirlerine ilişkin ödemelerinin de hesaplamaya katılmış olmasından kaynaklı olarak tutarın 43.000,00 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, dava dosyasına sunulan Ticaret Sicili gazetelerinin incelenmesi sonucunda davacı tarafından davalı tarafa noter huzurunda yapılan Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmeleri içeriğinde bedellerinin haricen ve nakden tahsil edildiğinin karşılıklı beyan edildiği, Ticaret Sicili gazeteleri içeriğinde yer alan davacı ...
tarafından davalı ...'ye yapılan devirleri neticesinde toplam 22.675,00 TL ödeme tahsilat beyanının olduğunun tespit edildiği, Yargıtay ilamında belirtildiği üzere davacının 150.000,00 TL alacağından söz konusu 22.675,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalı ...'den 127.325,00 TL olacağının hesaplandığı gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davacının davalılar ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti ve ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davalarının feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacının davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın reddine, davacının davalı ...'ye yönelik davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile 127.325,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen dosya yönünden davacının davalılar ..., ..., ...
Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti ile ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davalarının feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacının davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'ye yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin kısmi olarak açılan davanın bozma sonrası yapılan ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda toplanmaktadır .
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece bozma ilamı sonrasında yukarıda açıklanan gerekçeyle asıl dava yönünden davalılar ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd Şti yönünden davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın reddine, davalı ...'ye yönelik davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden de, davalılar ..., ..., ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile ... Temizlik Metal Kaplama İlaç Gıda Taş Ürünleri Hizmetleri Turizm İnşaat San.
ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davalı ... Oto. Par. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'ye yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmî dava denir. Bir davanın kısmî dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Başka bir anlatımla bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan dava "kısmi dava" olarak adlandırılır. Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır.
(Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 E., 2022/1574 K.;
07. 07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 E., 2021/971 K.;
02. 03.2016 tarihli ve 2014/15-439 E., 2016/207 K. sayılı ilamları).
Islah Kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı Kanun md. 176). Islah müessesesi, davayı değiştirme başka anlatımla iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Zira bu suretle aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık itiraza uğramaksızın yapılabilmektedir. Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir.
İddia ve savunmayı değiştirme ya da genişletme sayılmayan hâllerde veya karşı tarafın genişletme ve değiştirmeye rıza gösterdiği hâllerde ıslaha başvurmaya gerek olmadığı açıktır.
Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. Ancak ıslahın yapılma zamanı 6100 sayılı Kanun’da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un“Islahın zamanı ve şekli” başlıklı 177 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine ıslahın sayısı da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7251 sayılı Kanun) 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine eklenen 2 nci fıkrasında “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Kısmi davalarda zamanaşımı definde bulunulması durumunda, dava tarihinde; ancak dava konusu yapılan miktar bakımından zamanaşımı kesileceğinden zamanaşımı sürelerinin hesabında dava ve ıslah tarihlerinin dikkate alınması gerekir.
Davacı 11.12.2009 tarihli dava dilekçesiyle 10.000,00 TL değer göstermek suretiyle sözleşmeden kaynaklanan alacağı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle kısmi dava açmış, akabinde 03.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 150.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, alacağın ıslah edilen tutarı bakımından zamanaşımı definde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapmaksızın karar verildiği görülmüştür. Bu durumda somut olayda; davalı ... vekilince ileri sürülen alacağın ıslah edilen miktarına ilişkin zamanaşımı def'i mahkemece değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bend uyarınca davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089275800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz