Anonim şirket ortağının sicil işlemine itiraz ve terkin davasında aktif husumet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/640 E. 2025/830 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Tescil İşleminin Terkini mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir anonim şirketin ortağı veya organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyesi, TTK'nın 34. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22. maddesi kapsamında 'ilgili' sayılmaz; bu kişilerin sicil müdürlüğünce verilen tescil, değişiklik veya silinme kararlarına karşı itiraz/terkin davası açma hakkı (aktif husumeti) bulunmamaktadır.
Ele alınan sorunlar
Şirket ortağının sicil tescil işlemine itiraz/terkin davası açma hakkı (aktif husumet) → ret
İddia: Davacı vekili; müvekkilinin TTK'nın 28. maddesi uyarınca 'ilgili' sıfatına sahip olduğunu, TTK 198 maddesine aykırı yapılan tescil nedeniyle şirketler topluluğu hükümlerinden doğan haklarının kullanımının engellendiğini, terkin talebinde hukuki yararı bulunduğunu ve bu tescile karşı başvurabilecek tek ilgilinin kendisi olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22(1). maddesinde tescil başvurusunun ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yapılacağı; tacirin tüzel kişi olması halinde ilgililerin onun yetkili organları veya yetkili temsilcileri olduğu düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde tescil olunacak hususlarda (tasfiyeden çıkılması hariç) yetkili kişi yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleridir. Yönetmeliğin 30. maddesi de tescil talebinin ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yapılacağını belirtmektedir. TTK'nın 34(1). maddesi uyarınca ilgililer, sicil müdürlüğünce verilen tescil, değişiklik veya silinme kararlarına karşı sekiz gün içinde asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. Kanun ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 'ilgililer' kapsamına şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin girmediği sonucuna varılmaktadır. Ticaret Siciline tescil için başvuru hakkı olmayan, ilgililer kapsamına dahil olmayan kişilerin başvurusunun kabulüne imkan bulunmadığı gibi itiraz davası açmaları da mümkün değildir. Davacının dava dışı anonim şirketin ortağı sıfatıyla (organ sıfatıyla değil) terkin talebinde bulunduğu, bu nedenle TTK'nın 34. ve Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca sicil işlemine itiraz davası açabilecek 'ilgililer' kapsamında bulunmadığı kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
TTK 198 maddesine aykırılık, organ kararı gerekliliği ve oy haklarının donması iddialarının değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili; yapılan tescilin TTK'nın 198. maddesine ve TSY'nin 107. maddesine aykırı olduğunu, dolaylı iştirak durumunun bildirilmediğini, tescil edilen olgunun yetkili organ kararına veya pay defteri kaydına dayanması gerektiğini, hisse devralanın oy haklarının donmuş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, şirkete karşı açılmış bir dava olmadığından, davacı vekilinin davacının ilgili sayılması gerektiğine ilişkin uzman görüşü dikkate alınmamıştır. Yapılan tescilin TTK'nın 198. maddesine aykırılık içerdiğine, tescil edilen olgunun organ kararına dayanması gerektiğine ve hisse devralanın oy haklarının donduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Anonim şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22. ve TTK'nın 34. maddesi kapsamında 'ilgili' sayılmadığına ve bu nedenle sicil işlemlerine karşı itiraz/terkin davası açma haklarının bulunmadığına ilişkin tespit, benzer aktif husumet uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK'nın 34(1). maddesi uyarınca ilgililer, sicil müdürlüğünce verilecek tescil, değişiklik veya silinme kararlarına karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilir.
- Dava şartı
- aktif husumet (ilgili sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ ticaret sicil memurunun kararına itiraz↗ ilgili sıfatı↗ Ticaret Sicili Yönetmeliği 22. madde↗ TTK 34. madde↗ tescil işleminin terkini↗ organ kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/640
KARAR NO 2025/830
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2025
NUMARASI 2024/699 Esas 2025/152 Karar
DAVA
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin yönetim kurulu başkan vekili olduğunu,%35 payların sahibi ...'ün paylarının Hollanda'da bulunan yine dava dışı ... ne devredildiğini, bu şirketin tek ortağının ... Ünvanlı yine Hollanda merkezli bir şirket olduğunu, devralan şirketin pay devrinden 2 hafta önce 1.000-Euro sermaye ile kurulduğunu, TTK'nın 198. Maddesi uyarınca dolaylı iştirak halinin de bildirim yükümlülüğü kapsamında olduğunu ancak bu durumun bildirilmediğini, devir işleminin tesciline ilişkin yönetim kurulu tarafından bir karar alınmadığını bu durumun TTK'nın 198 ve TSY'nin 107 maddesine aykırı olduğunu, ticaret sicil müdürünün tescil edilecek olgunun gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığını araştırması gerektiğini, ortada geçerli bir pay devri bulunmadığını beyanla, müvekkilinin 01/11/2024 tarihinde terkin talebinde bulunduğunu, ancak tescil olunan hususların iptalinin kesinleşmiş yargı kararıyla mümkün olduğundan bahisle talebinin reddedildiğini ileri sürerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/11/2024 tarihli ...
sayılı red kararının iptaline, pay devrinin tescil işleminin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sicil kayıtlarının terkini yönünde bir karar verilebilmesi için davalı olarak gösterilmesinin şart olmadığını, davacının talebinin muhatabının dava dışı ...AŞ olduğunu, TTK'nın 198. Maddesi bildiriminin konusunu teşkil eden ... şirketi bakımından doğrudan ve tam bir hakimiyet söz konusu olmadığından ortağı olan şirket bakımından da dolaylı hakimiyet söz konusu olmayacağından davacı tarafın iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahiller ..., ..., ... İlaç.. AŞ vekilleri ; ... şirketinin ...'den ... Ticaret A.Ş.'nin %35'ni devralarak pay sahibi olduğunu, hisse satış/devrini gerçekleştiren ...
tarafından yapılan bildirimler uyarınca devrin ... pay defterine kaydedildiğini, temsile yetki ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirimde bulunulduğunu ve 25/10/2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini ve davanın reddini talep etmişlerdir.Feri müdahil ... vekili; müvekkilinin ...A.Ş.'nin paylarının %30'nun sahibi olduğunu, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 6102 sayılı TTK nın 34, TSYnin 39. maddesi uyarınca tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil tarafından verilecek kararlara karşı ancak ilgililerin itiraz edebileceği düzenlendiği, tescil edilen konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerektiği,yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yapılacağı, ilgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileri olduğu; dava konusu işleme ilişkin şirket anonim şirket olup, yönetmeliğin 22/2. maddesince tescil başvurusu yapabilecek ilgililer tahdidi olarak sayılmış olup, anonim şirket yönünden ilgililer;
şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri olduğu ilgililer kapsamına ise şirket ortaklıklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin girmediği, bu kişilerin tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicile başvuru hakları olmadığından, sicil işlemine itiraz davası açma haklarının da bulunmadığı, davacının dava dışı anonim şirketin müştereken yetkili yönetim kurulu başkan yardımcısı olup, tescilin iptali istemini organ sıfatıyla değil, ortak sıfatıyla ileri sürdüğü 6102 sayılı Kanun'un 34. ve Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca sicil işlemine itiraz davası açabilecek 'ilgililer' kapsamında bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; TTK'nın 198 maddesinin şirketin pay sahipliği yapısındaki değişiklik gerçekleşmesi halinde hakimiyet ilişkilerinin tespitini ve şirketler topluluğu hükümlerinin etkili biçimde uygulanması için gerekli şeffaflığı sağlamayı amaçladığını, yapılan hukuka aykırı tescil sebebiyle, davacı ...'ün TTK'nın şirketler topluluğu hükümlerinden doğan haklarını kullanmasının engellendiği, Sanovel'de bir hakimiyet ilişkisi kurulup kurulmadığı ve hakimiyetin hukuka aykırı kullanılması halinde açılabilecek davaların TTKnın 202 madde uyarınca kime yöneltileceğinin belirsiz olduğunu, ...'a sözde devredilen paylar da A Grubu paylar olup, bu pay grubuna tanınan yönetim kuruluna aday gösterme gibi imtiyazların pay sahipleri tarafından birlikte kullanılması gerektiğini,mevcut durumun davacının sahip olduğu A Grubu paylara tanınan imtiyazların kullanılamamasına da sebep olacağını,davacının terkin talebinde hukuki yararı bulunduğunu, TTK'nın 28 madde uyarınca da ilgili sıfatına sahip olduğunu, zarar gören ilgili üçüncü kişinin tescile karşı başvurabileceği hiçbir hukuki yol olmadığı anlamına geleceğini, 25.10.2024 tarihli bildirim, tescil ve ilan işleminin TTK'nın 198(1) maddesine aykırı yapıldığını ileri sürmesi beklenecek tek ilgilinin davacı olduğunu, feri müdahiller tarafından kontrol edilen yönetim kurulunun dava açmayacağını ...'ün 23 Ekim 2024 tarihli dilekçe ile bildirimde bulunduğunu,yönetim kurulu kararı alınmadan YK başkanı ve üyesinin 23 Ekim 2024 tarihinde tescil talep ettiklerini, bildirim Müdürlükçe tescil edilerek TTSG'nin 25.10.2024 tarihli ve 11194 sayılı nüshasında ilan edildiğini, tescilin dayanağının talep dilekçesinden ibaret olduğunu,devrin pay defterine işlendiği tespit edildiğini,tescilin TTK nın 198(1) madde bildiriminin tescil talebinin yetkili organ kararına dayanması veya pay defterinden ilgili sayfanın ibraz edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, bildirim yükümlülüğü, hükümde sayılan pay oranı eşiklerinin "doğrudan veya dolaylı olarak" aşılması ve altına düşülmesi hâlinde doğduğunu, dolaylı iştirak eden konumundaki teşebbüs veya teşebbüsler hakkında hiçbir bilgi içermeyen bildirimin içeriği TTKnın 198'e ve TSY m.
107'ye aykırı olup eksik, yanlış ve yanıltıcı olduğunu; kurulan birlikte hâkimiyetin ortak paydaşının gerçekte kim olduğunun ve bu dolaylı iştirak durumunun TTK m. 198 ve TSY m. 107(3) uyarınca tescil ve ilan edilmesi gerektiğini,devir alanın hâkimi olan yer alan teşebbüs veya teşebbüsler,devir alanı nihai olarak kontrol eden teşebbüs de dahil olmak üzere, TTK nın 198' maddenin amir hükmüne rağmen kamuya açıklanmadığını, tescil işleminin yok hükmündeki tevsik edici belgeye, yani pay defteri kaydına dayanılarak yapıldığını, davanın reddi durumunda, genel kurul toplantılarında donmuş oy hakları ve diğer haklar kullanılarak alınabilecek ve kararların yokluğunun tespiti davalarının sonuçlanması ve kesinleşmesi yıllar süreceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/11/2024 tarihli ... sayılı ret kararına itiraz ile 25/10/2024 tarihli tescil işleminin terkini istemine ilişkindir.Ticaret Sicili Yönetmeliğinin "başvuruya yetkili kişiler"başlıklı 22 (1).maddesinde; Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir.Anonim şirketlerde tescil olunacak hususlarda;tescil olunacak hususlarda tasfiyeden çıkılması hariç olmak üzere ; yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri olarak belirlenmiştir.,hükmünü haizdir.
Yönetmeliğin 30 maddesi; Tescil talebi ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılır."denilmektedir. TTK nın 34 (1) madde – İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine bakıldığında; özellikle eldeki davayı da içerecek şekilde (silinme) istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı dava açacaklarından söz edildiği, ilgililer kapsamına ise şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin bu kapsama girmediği sonucuna varılmaktadır.
Ticaret Siciline tescil için başvuru hakkı olmayan, ilgililer kapsamına dahil olmayan kişilerin başvurusunun kabulüne imkan olmadığı gibi itiraz davası açmaları da mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin, şirket ortakları ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinden birinin itiraz hakkının bulunmadığının kabulü yerinde bulunmuştur. Elde ki dava şirkete karşı açılan bir dava olmadığından, davacı vekilinin davacının ilgili sayılması gerektiğine ilişkin uzman görüşünün dikkate alınmadığı, yapılan tescilin TTK'nın 198 maddesine aykırılık içerdiği, tescil edilen olgunun organ kararına dayanması gerektiği, hisse devir alanın oy haklarının donduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle "ilgililer" kapsamında kalmayan davacının terkin talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10892 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi