6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmasının alacağa etkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5595 E. 2024/7119 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Satıcının, karşı tarafça düzenlenen iade faturalarını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malların kısmen iadesi konusunda anlaşma bulunmadığı savunmasını zayıflatır; karşılıksız kalan çeklerin cari hesap borcuna yansıtılmasına rağmen bu çeklerin defterlere karşılıksız çıkışından sonra kaydedilmemesinden doğan fark da hesaba katıldığında, kayıtlarında alacaklı görünen tarafın gerçekte bakiye alacağının kalmadığı sonucuna varılırsa alacak istemi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Protokole konu malların kısmi iadesi ve cari hesap bakiyesine göre alacağın bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, taraflar arasında malların kısmen iadesine ilişkin bir anlaşma bulunmadığını ve protokol konusu malların ayrı ayrı iadesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna göre, davalı tarafından davacı adına düzenlenen son iade faturaları davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacı tarafından davalı adına keşide edilen ileri tarihli çeklerin karşılıksız kalması üzerine bu tutar davacının cari hesap borcuna ilave edilmiş; ancak karşılıksız kalan çekler davacının ticari defterlerine karşılıksız çıkışından sonra kaydedilmediğinden taraflar arasında bu tutar kadar farklılık oluşmuştur. Karşılıksız kalan tutar dikkate alındığında davacının kendi kayıtlarında görünen alacaklılık hâli ortadan kalkmakta, davacı davalıya borçlu duruma gelmektedir. İade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olması ile birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan herhangi bir alacağı kalmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Karşı tarafça düzenlenen iade faturalarının kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının ve karşılıksız çeklerin cari hesaba yansıtılmasının bakiye alacağın belirlenmesindeki etkisi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği iade faturası cari hesap karşılıksız çek protokol ıslah bilirkişi ek raporu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5595 E.  ,  2024/7119 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/435 Esas, 2023/1292 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/568 E., 2020/559 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 10.09.2018 tarihli protokole dayalı olarak gerçekleştirilen makine satımı nedeni ile 17.10.2018 tarihli ve 4.720.000 TL bedelli faturanın düzenlenip, malzemelerin davalı şirkete teslim edildiğini, davalının 22.10.2018 tarihinde 5 adet batil makinesi ile 1 adet enjeksiyon makinesinin iadesine ilişkin 637.200,00 TL bedelli, 01.11.2018 tarihinde ise 1 adet batil makinesinin iadesine dair 90.000,00 TL bedelli fatura kestiğini, ancak taraflar arasında bu yönde yapılmış bir anlaşmanın bulunmadığını, protokol konusu malların ayrı ayrı iadesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, şimdilik bakiye 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.07.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini artırarak 690.569,75 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile imzalanan 10.09.2018 tarihli protokol uyarınca malların tesliminin yapıldığını, sonrasında bir kısım malların devrinden vazgeçildiğini ve bu doğrultuda davacı tarafa 22.10.2018 tarihinde 637.200,00 TL tutarlı iade faturasının kesildiğini, davacı yanla yapılan görüşmeler sonucunda bir kısım makinelerin alımından vazgeçilmesi hususundaki anlaşma doğrultusunda, önce kabul edilmeyen faturanın yerine 24.10.2018 ve 01.11.2018 tarihli iade faturalarının kesildiğini, 10.09.2018 tarihli protokole konu malların bir kısmının iadesi konusunda anlaşma sağlanmış olmasına karşın davacı tarafın sağlanan bu mutabakattan yaklaşık 9 ay sonra keşide ettiği ihtarname ile kısmi iade yapılamayacağından bahisle sözleşmeden kaynaklı 743.000,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davacının varılan mutabakata rağmen iadeye konu malları teslim almadığını, davacının müvekkilinin iade faturalarını kabul ederek kayıtlarına işlediğini, bu nedenle davacının protokolden kaynaklanan bedel talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan 05.06.2020 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, davalı yanca davacı adına düzenlenen son iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı adına keşide edilen ileri tarihli her biri 100.000,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız kalması ile davacının cari hesap borcuna ilave edildiği, ancak karşılıksız kalan işbu 400.000,00 TL tutarındaki çeklerin davacı ticari defterlerinde karşılıksız sonrası kayda alınmadığından, taraflar arasında 400.000,00 TL tutarında farklılık oluştuğu, davacı kayıtlarında tespit edilen 347.169.25 TL alacaklı halinin, karşılıksız kalan 400.000,00 TL'nin dikkate alınması durumunda bu kez davalı şirkete 52.830.75 TL borçlu kaldığı, iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmayacağı, aksine davalıya 52.830,75 TL borçlu bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan protokol doğrultusunda davalıya satışı yapılan makinelerin bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089162200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/435 E. 2023/1292 K.

Protokole aykırı iade faturalarının davacı defterine kaydedilmesi ve alacaktan mahsubu

Gerekçe özeti

Bir tarafça düzenlenen ve karşı tarafça kabul edilerek kendi ticari defterlerine kaydedilen faturalar (iade faturası dahil), taraf için bağlayıcı hale gelir; bu faturaları kabul ederek defterine işleyen taraf, sonradan söz konusu faturanın sözleşmeye/protokole aykırı düzenlendiğini ileri sürerek bundan kaynaklanan bir alacak talep edemez. Ayrıca, karşılıksız kalan çeklerin alacaklı tarafça kendi ticari defter kayıtlarına borç olarak yansıtılmaması, taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin hesaplanmasında bu tutarın ilgili tarafın alacağından mahsup edilmesini gerektirir.

Emsal değeri

Kararın, bir tarafça kabul edilip ticari deftere kaydedilen faturanın (iade faturası dahil) o taraf için bağlayıcı olduğu ve sonradan bu faturanın dayandığı ilişkiye aykırılık iddiasıyla çelişkiye düşülemeyeceği yönündeki değerlendirmesi, ticari defter kayıtlarının ispat gücüne ve çelişkili davranış yasağına ilişkin benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticari defter kaydı iade faturası protokol cari hesap mahsup karşılıksız çek bilirkişi raporu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/435

KARAR NO 2023/1292

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/11/2020

NUMARASI 2019/568 Esas - 2020/559 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/09/2023

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen 10.09.2018 tarihli protokole dayalı olarak davalıya makine satışı yapılarak 17.10.2018 tarihli 4.720.000-TL bedelli faturanın düzenlendiğini ve faturaya konu malların davalı şirkete teslim edildiğini, davalının protokole aykırı olarak 22.10.2018 tarihinde 5 adet batil makinesi ile 1 adet enjeksiyon makinesinin iadesine ilişkin 637.200-TL bedelli, 01.11.2018 tarihinde ise 1 adet batil makinesinin iadesine ilişkin 90.000-TL bedelli fatura kestiğini, ancak taraflar arasında bu yönde yapılmış bir anlaşma bulunmadığını, protokol konusu malların ayrı ayrı iadesinin mümkün olmadığını, davalının protokole aykırı hareket etmiş olması nedeniyle davalı şirkete Beyoğlu ...

Noterliğinin 08.07.2019 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı ile imzalanan protokole aykırı davranılması nedeniyle müvekkili şirkete olan bakiye borcun ödenmediğini belirterek, şimdilik bakiye 100.000-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH Davacı vekili 02.07.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini artırarak 690.569,75-TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP

Davalı vekili, davacı şirket ile imzalanan 10.09.2018 tarihli protokol uyarınca malların tesliminin yapıldığını, malların teslimi akabinde bir kısım malların devrinden vazgeçildiğini ve bu doğrultuda davacı tarafa 22.10.2018 tarihinde 637.200-TL tutarlı iade faturası kesildiğini, davacı tarafla yapılan görüşmeler sonucunda bir kısım makinelerin alımından vazgeçilmesi hususundaki anlaşma doğrultusunda, önce kabul edilmeyen faturanın yerine 24.10.2018 tarihli iade faturası ve akabinde yine varılan anlaşma gereğince 01.11.2018 tarihli iade faturası kesildiğini, 10.09.2018 tarihli protokole konu malların bir kısmının iadesi konusunda anlaşma sağlanmış olmasına karşın davacı tarafın sağlanan bu mutabakattan yaklaşık 9 ay sonra keşide ettiği ihtarname ile kısmi iade yapılamayacağından bahisle sözleşmeden kaynaklı 743.000-TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davacının varılan mutabakata rağmen iadeye konu malları teslim almadığını, davacının müvekkilinin iade faturalarını kabul ederek kayıtlarına işlediğini, bu nedenle davacının protokolden kaynaklanan bedel talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, hükme elverişli bulunan 05.06.2020 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davalı tarafından davacı adına düzenlenen son iade faturalarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı adına keşide edilen ileri tarihli her biri 100.000-TL bedelli çeklerin karşılıksız kalması ile işbu çeklerin, davacı cari hesap borcuna ilave edildiği, ancak karşılıksız kalan işbu 400.000-TL tutarındaki çekler davacı ticari defterlerinde karşılıksız sonrası kayda alınmadığından, taraflar arasında 400.000-TL tutarda farklılık olduğu, davacı kayıtlarında tespit edilen 347.169.25-TL alacaklı halinin, karşılıksız kalan 400.000-TL'nin dikkate alınması durumunda bu kez davalı şirkete 52.830.75-TL borçlu kaldığı, iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmayacağı, aksine davalıya 52.830,75-TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davalının iade faturası düzenlemesinin sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirildiği anlamına gelmediğini, iade faturalarının, öncesinde içeriğine itiraz edilmiş faturalar olduğunu, iade faturaları müvekkili şirket kayıtlarına alınmışsa da müvekkilince düzenlenen 08.07.2019 tarihli ihtarname ile iade faturalarının kabul edilmediğinin davalıya bildirildiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak aynı içeriğe sahip iade faturasını tekrar kestiğini, iade faturası tarihi itibariyle malların müvekkiline iade edilmediğini, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, müvekkili tarafından verilen 400.000-TL bedelli çeklerin ayrı bir borç kalemi gibi mükerrer hesaplama yapıldığını, ayrıca rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan protokol doğrultusunda davacı tarafından davalıya satışı yapılan makinelerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında akdedilmiş olan 10.09.2018 tarihli protokol ile davacı tarafından davalıya toplam 4.720.000-TL bedelli makinelerin satışının kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda davacı tarafından davalıya hitaben 17.10.2018 tarihli 4.720.000-TL tutarlı faturanın düzenlenerek makinelerin davalıya teslim edildiği, davalı tarafından bir kısım makinenin alımından vazgeçilerek 22.10.2018 tarihli 637.200-TL tutarlı iade faturası düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafından kayıtlarına işlenmediği, sonrasında bu kez 24.10.2017 tarihli aynı tutarlı iade faturası ile 01.11.2018 tarihli 106.200-TL tutarlı iade faturasının düzenlendiği, iade faturalarına konu malların davacı tarafından teslim alınmadığı anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının ticari defter kayıtlarında 16.10.2018 itibariyle davalıya 3.629.077,80-TL borçlu olduğu, 10.09.2018 tarihli protokol gereği davacının 4.720.000-TL makine satışının borcuna mahsubu ile davalıdan 1.090.922,20-TL alacaklı duruma geldiği, davalının iki ayrı iade faturasına konu 743.400-TL'nin alacak hesabına kaydı ile davacının bakiye 347.169,25-TL alacaklı bulunduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise 16.10.2018 tarihi itibariyle karşılıksız kalan çeklerin davacıya iade edilmesiyle davalının 3.929,076,85-TL alacaklı bulunduğu, protokol konusu malların satışı ile bu kez davacının 790.923,15-TL alacaklı duruma geçtiği, 17.10.2018 tarihli 300.000-TL'lik farkın davacının davalıya vermiş olduğu üç adet çekin karşılıksız kalması ve davacı cari hesabına borç kaydedilmesinden kaynaklandığı, protokol konusu malların bir kısmının 743.400-TL'lik iki iade faturasına konu edilmesi ve davacının vermiş olduğu 100.000-TL'lik çekin karşılıksız kalmasıyla bu kayıtlar sonrasında davalının davacıdan 52.829,80-TL alacaklı bulunduğu, davacının 347.169,25-TL alacaklı gözükmesinin, davalıya vermiş olduğu 400.000-TL tutarlı çeklerin karşılıksız kalmasına rağmen bunu kayıtlarına yansıtmamasından kaynaklandığı, davaya dayanak protokol konusu bir kısım malların davacıya iadesine dair toplam 743.400-TL tutarlı davalının iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının bakiye alacağı bulunmamakta olup aksine davalıya 52.830,75-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Tarafların ticari defterleri arasındaki fark, davacının davalıya vermiş olduğu toplam 400.000-TL tutarlı çeklerin karşılıksız çıkmış olmasına rağmen davacının kendi defterlerinde davalı borcu olarak gösterilmesinden kaynaklanmakta olup, çeklerin ödenmemiş olması nedeniyle bu tutarın davacı alacağından mahsubu gerekmektedir. Yine davalının düzenlemiş olduğu toplam 743.400-TL tutarlı iade faturaları da davacı tarafından benimsenerek kendi ticari defterine kaydedilmiştir. İade faturalarını kabul ederek kendi ticari defterlerine davalı alacağı olarak kaydeden davacının, söz konusu faturaların protokole aykırı olduğunu ve bu nedenle alacaklı bulunduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle iade faturalarına konu 743.400-TL'nin de davacının alacağından mahsubu gerekmekte olup, bunun sonucunda davacının bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 268,50-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 209,20‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/09/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.