YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3859 E. 2024/6345 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başvurma harcı↗ kısıtlılık↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/178 E., 2020/228 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, müvekkili adına tescilli birçok "KÜLTÜR" ibareli markanın bulunduğunu, 2008/04472 nolu "İKEK İstanbul Kültür Eğitim Kurumları" ibareli kullanımlarının olduğunu, "KÜLTÜR" ibareli birçok marka tescillerinin yanında bu ibarenin unvanlarında da yer aldığını, müvekkilinin İstanbul Kültür Üniversitesi ve Kültür Hizmetleri AŞ ile özdeşleşmiş ve alanında maruf, hatta tanınmış marka niteliği kazandığını, davalı Şirketin ise 2018/84123 sayılı "AKVEV-ANADOLU KÜLTÜR VE EĞİTİM KURUMLARI" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarıyla dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını, marka kapsamlarında yer alan hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkilinin "kültür" ibaresinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-6573 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunun ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olmadığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ve markalar arasında ilişkilendirilme ihtimalinin de bulunmadığını, davacı iddialarının ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/84123 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan 41. sınıftaki hizmetlerin, davacıya ait markaların koruma kapsamı altında bulunan 41. sınıftaki hizmetler oldukları, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı Şirkete ait markanın esas unsurunun "AKVEK" ibaresi olduğu, davacının "KÜLTÜR" ibaresi çevresinde oluşturulan seri markalarının bulunduğu, bu işaretlerin gerek görsel, gerek işitsel ve gerek kavramsal olarak farklı oldukları, "Kültür" ibaresinin davaya konu 41. sınıftaki hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.05.2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, dava konusu 41. sınıfta bulunan hizmetlerin hitap ettiği dikkatli ve seçici tüketici kitlesinin dava konusu "AKVEK" ibareli hizmetler ile karşılaştığında, hemen ve ilk bakışta bu markanın davacıya ait "KÜLTÜR" ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacının, davalı Şirkete ait marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede önceki tarihli tescilsiz kullanımına konu gerçek hak sahibi olduğuna ilişkin delil bulunmadığından, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullarının somut olayda oluşmadığı, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı anlaşıldığından, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı Şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek TÜRKPATENT gerekse ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve savunma haklarının kısıtlanması suretiyle karar oluşturulduğunu, tescilsiz ama fiilen kullandıkları markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas değerlendirmesi yapılmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm tesis edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının işaretsel olarak karşılaştırılmasının markaların bütününe bakılarak yapılması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta irdelenmesi gereken bir diğer hususun da, sınıfsal benzerlik olduğunu, taraf markalarının kapsamlarında 41. sınıf hizmetlerin yer aldığını, markalar arasında da hem işitsel, hem anlam hem de sınıf bakımından ayniyet ve/veya büyük benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili Kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin olduğunu, bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından iltibasın meydana geleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince davacının bu iddialarının değerlendirildiği ve 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullarının oluşmadığının kabul edildiği, bu değerlendirmede bir isabetsizlik olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih, 2014/11 E. ve 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporu alınmamasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8568 E. 2016/6125 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÖ.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, “......” eseri ile ilgili olarak 5.000 TL manevi tazminat, “............” isimli eser için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalı .....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3859 E. , 2024/6345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/427 Esas, 2023/426 Karar
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/178 E., 2020/228 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, müvekkili adına tescilli birçok "KÜLTÜR" ibareli markanın bulunduğunu, 2008/04472 nolu "İKEK İstanbul Kültür Eğitim Kurumları" ibareli kullanımlarının olduğunu, "KÜLTÜR" ibareli birçok marka tescillerinin yanında bu ibarenin unvanlarında da yer aldığını, müvekkilinin İstanbul Kültür Üniversitesi ve Kültür Hizmetleri AŞ ile özdeşleşmiş ve alanında maruf, hatta tanınmış marka niteliği kazandığını, davalı Şirketin ise 2018/84123 sayılı "AKVEV-ANADOLU KÜLTÜR VE EĞİTİM KURUMLARI" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarıyla dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını, marka kapsamlarında yer alan hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkilinin "kültür" ibaresinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-6573 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunun ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olmadığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ve markalar arasında ilişkilendirilme ihtimalinin de bulunmadığını, davacı iddialarının ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/84123 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan 41. sınıftaki hizmetlerin, davacıya ait markaların koruma kapsamı altında bulunan 41. sınıftaki hizmetler oldukları, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı Şirkete ait markanın esas unsurunun "AKVEK" ibaresi olduğu, davacının "KÜLTÜR" ibaresi çevresinde oluşturulan seri markalarının bulunduğu, bu işaretlerin gerek görsel, gerek işitsel ve gerek kavramsal olarak farklı oldukları, "Kültür" ibaresinin davaya konu 41. sınıftaki hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 25.05.2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, dava konusu 41. sınıfta bulunan hizmetlerin hitap ettiği dikkatli ve seçici tüketici kitlesinin dava konusu "AKVEK" ibareli hizmetler ile karşılaştığında, hemen ve ilk bakışta bu markanın davacıya ait "KÜLTÜR" ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacının, davalı Şirkete ait marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede önceki tarihli tescilsiz kullanımına konu gerçek hak sahibi olduğuna ilişkin delil bulunmadığından, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullarının somut olayda oluşmadığı, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı anlaşıldığından, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı Şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek TÜRKPATENT gerekse ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve savunma haklarının kısıtlanması suretiyle karar oluşturulduğunu, tescilsiz ama fiilen kullandıkları markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas değerlendirmesi yapılmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm tesis edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının işaretsel olarak karşılaştırılmasının markaların bütününe bakılarak yapılması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta irdelenmesi gereken bir diğer hususun da, sınıfsal benzerlik olduğunu, taraf markalarının kapsamlarında 41. sınıf hizmetlerin yer aldığını, markalar arasında da hem işitsel, hem anlam hem de sınıf bakımından ayniyet ve/veya büyük benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili Kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin olduğunu, bu markaların seri marka imajı yaratmasından dolayı tüketiciler açısından iltibasın meydana geleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince davacının bu iddialarının değerlendirildiği ve 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullarının oluşmadığının kabul edildiği, bu değerlendirmede bir isabetsizlik olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih, 2014/11 E. ve 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporu alınmamasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089122100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz