6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tespit | Men | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4172 E. 2024/6066 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi erişimin engellenmesi yerleşim yeri ticari itibar avukatlık asgari ücret tarifesi kusur oranı usuli kazanılmış hak temerrüt tarihi bayilik sözleşmesi vekâlet ücreti ticari faiz ikrar zamanaşımı def'i denetime elverişlilik üçüncü kişi kazanılmış hak ticaret unvanı def'i marka hakkına tecavüz kaldırma ve yeniden hüküm kötü niyet bilirkişi incelemesi hukuki yarar maddi ve manevi tazminat havale ıslah harç ayırt edicilik yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat ilan kusur cy/cy kaydı haksız rekabet yükleten (shipper) vekalet ücreti avans faizi temerrüt zamanaşımı teminat iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 50 · HMK · TTK — TTK 55

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Mahkemesi

SAYISI : 2017/184 E., 2019/181 K.

Taraflar arasındaki tespit, men, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; orijinal ve tanınmış “TRIMBLE” markasının koordinat belirleme ve 3D modelleme alanında binlerce patenti bulunan uluslararası ölçekli müvekkiline ait olduğunu, davalı ...’in adına tescil ettirdiği “trimblegnss.net” alan adlı internet sitesinde müvekkilinin marka ve ticaret unvanı kullanılmak suretiyle davalı şirketin ticari ürünlerinin pazarlandığını, alan adındaki “gnss” ibaresinin “global navigation satellite systems” ibaresinin kısaltmasından oluştuğunu, yaygın kullanıldığını, tarafların iş kolunu tanımladığını, davalıların kötü niyetle müvekkilinin tanınmış markasından yararlanmaya çalıştığını, davacı ürünlerinin Türkiye’de de satıldığını, davalıların kötü niyetle müvekkilinin marka hakkını ve ticaret unvanını ihlal ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men’ini, davalının www.trimblegnss.net ibareli alan adlarını kullanımının yasaklanmasını, davacının maddi zararının tespitini, şimdilik 1.000,00 maddi tazminatın tecavüz tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, 30.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 98.477,42 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat yatırması gerektiğini, Türk mahkemelerinde dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkillerinin yerleşim yeri olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, tanınmış marka iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının marka tescilinden önce müvekkilinin alan adını tescil ettirdiğini, davalıların bu işlemden hiçbir kazanç sağlamadığını, davacının bir uyarısı olması halinde müvekkilinin sitenin yayından kaldırılması için gereğini yapacağını, davacının bir zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2013/82769 sayı ile 07, 09, 37, 38, 41 ve 42. sınıfta tescilli “TRİMBLE” ibareli markanın 03.10.2013 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu, davaya konu ve davacıya ait tescilli markayı içeren www.trimblegnss.net adlı internet sitesinin 14.12.2012 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden önce) davalı tarafından açıldığı, 14.12.2014 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden sonra) kapatıldığının yapılan bilirkişi incelemesiyle belirlendiği, davaya konu www.trimblegnss.net adlı internet sitesine erişilemediği, eski tarihlerde iki yıl süreyle sitenin yayında kaldığı, sitenin yayında olduğu zamanlarda sayfada “Trimble GNSS Özellikleri”, “Trimble GNSS Teknik Özellikleri” ve “Trimble GNSS Aksesuarları” linklerinin bulunduğu, bu linklerin yönlendirdiği www.dogaelektronik.com‘un davalı tüzel kişiye ait olduğu, sitede farklı markalarda haritacılık alanında kullanılan ölçme cihazlarının bulunduğu, bu cihazlar arasında davaya konu “TRIMBLE” markalı ürünlerin yapılan arşiv araştırması sonucunda sitede yer almadığı, ancak ikinci el “TRIMBLE” marka cihazlar satıldığı, davacının açıkça yetkilendirmediği sürece bu markayı kendi adına alan adı olarak kullanmasının markaya tecavüz teşkil edeceği, zira bu şekildeki kullanımın davalıyı davacının tek yetkili satıcısı olduğu izlenimi verdiği, davacıya ait markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin www.trimblegnss.net alan adı olarak kullanılmasının davacı markasına tecavüz etmekle birlikte, verilen linklerle yine davalıya ait bir başka site olan www.dogaelektronik.com adlı siteye yönlendirilmenin de davacı markasından haksız yararlanma teşkil ettiği, her ne kadar davaya konu alan adı davacının markasını TÜRKPATENT nezdinde koruma altına almasından önceki tarihlerde davalı tarafından kullanılmaya başlanılmış ise de, davalının bu alan adını oluşturan esas unsur “TRIMBLE” markasının davacıya aidiyetini, bu markanın ülkemizde koruma altına alınmadan evvel bildiği, bu marka ile ilgili davacıyla lisans sözleşmesi akdettiği, hal böyle iken, davalının başkasına ait olduğunu bildiği markayı alan adı olarak almasının ve kullanmasının davacının haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)’nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bu kullanımı engelleyebileceği, davalının işi gereği kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere daha önceden lisans ilişkisine girdiği davacıya ait dava konusu markanın davacı tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka olduğunu bildiği veya en azından bilmesi gerektiği, bunun sonucu olarak da davalının alan adını kötü niyetle aldığı, davalının fiili kullanımlarının davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye ve haksız yararlanmaya çalıştığı, iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılamayacağı, farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı, dosya kapsamı kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın taktir edildiği gerekçesiyle davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı açmış olduğu davanın kabulü ile; davalıların “www.trimblegnss.net” isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi gereğince taktir hakkı kullanılırken, bilirkişi raporlarının esas teşkil etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, takdir edilen miktarın düşük olduğunu, anılan madde gereğince re’sen tazminata hükmolunduğunu, bu durum karşısında reddedilen tutar üzerinden aleyhe vekalet ücreti tayin edilemeyeceğini ileri sürerek kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin anlaşmalı satıcısı olduğu hususunun dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin alan adı üzerinden kendi ürünlerini satmadığını, güncel ve feshedilmemiş bayi sözleşmesinin bulunduğunu, somut olayın 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediğini, davacı iddialarının hangi mevzuat hükümlerine dayandırıldığının tespiti ve manevi tazminat talebi açısından da davacıya açıklama yaptırılması taleplerinin dikkate alınmadığını, sitenin çok kısa süreliğine aktif olduğunu, sonra sitenin kaydının silindiğini, davalı şirketin davacıya ait hiçbir ürünü satmadığını, bu site yüzünden de herhangi bir fayda elde etmediğini, davacının müvekkili ...’e bir kusur veya kasıt yükletemediğini, fahiş tazminata hükmedildiğini, davacı markasının tescil tarihinin dikkate alınmadığını, eylemli kullanım olduğu iddia edilen markanın kullanıldığı sektörün belirlenmediğini, bu sektör ile tescilli sınıf arasında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer veya benzer mal/ hizmetlerin olup olmadıklarının da değerlendirilmediğini, manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf nedenleri incelendiğinde; teknik bilirkişi raporuna göre, davaya konu www.trimblegnss.net isimli internet sitesinin sorgulamasında davalı ... adına kaydedildiği, 14.12.2012 tarihinde kurulduğu ve 14.12.2014 tarihinde ise kapandığı, davalının tecavüz iddiasına konu eylemlerinin, söz konusu internet sitesi alan adı üzerinden ve site içeriğinde gerçekleştiği dikkate alındığında, davalı ... hakkında husumet şartının gerçekleştiği, somut olayda marka tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra başlayıp, dava tarihine kadar gerçekleşen süredeki tecavüz eylemleri nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunabileceği, bu durumun tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti taleplerini de kapsayacağı, davalının ”tescilsiz marka” ile ilgili ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, 556 sayılı KHK'nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki doğuracak biçimde alan adı olarak kullanımının aynı KHK'nin 62 nci maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkı sahibinin üçüncü kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebileceği, davacı markasının salt internet alan adı içeriğinde kullanılması bir tecavüz eylemi teşkil etmese de, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, internet sitesinin yayında olduğu zamanlarda sayfadaki “Trimble GNSS Özellikleri”, “Trimble GNSS Teknik Özellikleri” ve “Trimble GNSS Aksesuarları” linklerinin www.dogaelektronik.com adresine yönlendirme yaptığı, yönlendirilen sitenin davalı şirkete ait olduğu, farklı markalarda haritacılık alanında kullanılan ölçme cihazlarının bulunduğu, bu cihazlar arasında davaya konu TRIMBLE markalı ürünlerin yapılan arşiv araştırması sonucunda sitede yer almadığı, ancak ikinci el TRIMBLE marka cihazlar satıldığının anlaşıldığı, eylemin 556 sayılı KHK'nin 62 nci maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturduğu, marka hakkına tecavüz eyleminin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 nci maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, davalı tarafından sözleşme genişletilerek, davacı markasını içerecek şekilde alan adıyla internet sitesi oluşturulması ve site içeriğinde davacı markasını içeren ürünler bulundurulmasının, davacının markadan ... haklarına tecavüz oluşturduğu, davalı yanca, dosyaya İngilizce dilinde hazırlanmış bir örneği sunulan bayilik sözleşmesi içeriğinde, internet sitesi kullanımına ilişkin hüküm yer aldığına dair bir iddiada bulunulmadığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, www.trimblegnss.net alan adının davacıya ait “TRIMBLE” markası ve “GNSS” ibaresinden oluştuğu, alan adları ile markalar arasındaki ayniyetin tespitinde alan adlarının ayırt edici unsuru olan ikincil seviye alan adları kısmı esas alınmaması gerektiği, www.trimblegnss.net alan adının davacı markası ile iltibas oluşturacak derecede benzerlik taşıdığı, marka hakkını ihlal eden eylemin özelliği, markanın tanınmışlık durumu, tarafların kusur oranı, sıfatları ve ihlalin boyutu dikkate alındığında, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı vekilinin istinaf nedenleri incelendiğinde; hükmedilen maddi tazminatın tarafların ekonomik durumuna, ihlalin derecesine ve kusur durumuna göre uygun olduğu, ancak Mahkemece maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesine göre taktiren tayin edilmesi nedeniyle, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekâlet ücreti hükmedilemeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı davasının kabulüne, davalıların “www.trimblegnss.net” isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, taktiren 20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin 98.477,42 TL maddi tazminat belirledikleri halde neredeyse bu miktarın %20’sinin hükme bağlandığını, davalıların müvekkile ait olduğunu bildiği markayı tecavüz eder şekilde alan adı olarak alıp uzun süre kullanmalarının kötü niyeti gösterdiğini, müvekkilinin markası üzerinden haksız gelir elde etmeyi amaçlayan ve haksız gelir elde eden davalılara yönelik tazminat miktarında takdir hakkının verilen kararlar gibi davalılar koruyacak şekilde değil, tam tersine gerçek hak sahibi olan müvekkil lehine olacak şekilde kullanılması gerektiğini, manevi tazminatı isteminin reddinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin Trimble markasının içinde yer aldığı bir alan adının ele geçirilerek satışa arzının kötü niyete karşılık geldiğini, davalıların haksız rekabete sebebiyet veren eylemlerinin müvekkilinin işletmesel olarak zarara uğramasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının anlaşmalı satıcısı olduğunun dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin alan adı üzerinden kendi ürününü ve davacıya ait ürün satmadığını, bir ürün de imal etmediğini, güncel ve feshedilmemiş güncel bayi sözleşmesinin bulunduğunu, “trimble” markalı ürünleri satma yetkisini taşıdığını, 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesinin değerlendirilmediğini, Mahkemece tazminat dayanağı sorulduğunda sadece maddi tazminat yönünden beyanda bulunan davacının eksik açıklama yaptığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, dava konusu internet sitesinin müvekkilinin iradesi dışında alındığını, çok kısa süre aktif olup sonradan kaydının silindiğini, bir fayda elde etmediğini, davacının sadece davalı şirket yetkilisi olan müvekkili ... yönünden iddialarını kanıtlayamadığını, ıslaha itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, fahiş maddi tazminata hükmedildiğini, hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğunu, davacı markasının tescil tarihinin dikkate alınmadığını, marka hakkının ihlali için öncelikle tescil edilmiş bir markanın bulunmasının gerektiğini, davanın ise tescil tarihinden önce açıldığını, davacının ancak tescil yılı 2014 için tazminat isteyebileceğini, 2014 yılında sitenin yayında olmadığını, iki yıl süre ile yayında kaldığı kabulünün gerçeği yansıtmadığını, bilirkişilerin markanın kullanıldığı sektörü belirlemediğini, mal ve hizmetleri değerlendirmediklerini, “gnss” ibaresinin ayırt edicilik sağladığını, müvekkillerinin aleyhine birden fazla vekalet ücreti taktirinin bozma nedeni sayılması gerektiğini, reddedilen maddi tazminat için müvekkilleri lehine hesaplanması gereken ücretin hesaplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tespit, men, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci ve 66 ncı maddeleri.

3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.

4. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, tespit, men, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmişse de dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 62 inci maddesinde marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkemeden tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davacının markası ile iltibas oluşturacak alan adının kullanılması sebebiyle hukuka aykırılık ve davacının marka hakkının ihlal edildiği tespit edildiğine göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Davacı dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsili istemiş, 04.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 98.477,42 TL'ye çıkarmış, davalılar vekili ise ıslaha karşı beyanlarını sunduğu dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunmuştur. Bu durumda ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince kabul olunan markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı istinaf başvurusunda reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazda bulunmuşsa da markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin bir itiraz ileri sürmediğinden bu kalemler açısından tek vekalet ücreti verilmesi davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince markaya tecavüz ve haksız rekabet davaları yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri doğru olmamış, kararın bu yönden de davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6062 E. 2015/13423 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4172 E.  ,  2024/6066 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1572 Esas, 2023/550 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Mahkemesi

SAYISI 2017/184 E., 2019/181 K.

Taraflar arasındaki tespit, men, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; orijinal ve tanınmış “TRIMBLE” markasının koordinat belirleme ve 3D modelleme alanında binlerce patenti bulunan uluslararası ölçekli müvekkiline ait olduğunu, davalı ...’in adına tescil ettirdiği “trimblegnss.net” alan adlı internet sitesinde müvekkilinin marka ve ticaret unvanı kullanılmak suretiyle davalı şirketin ticari ürünlerinin pazarlandığını, alan adındaki “gnss” ibaresinin “global navigation satellite systems” ibaresinin kısaltmasından oluştuğunu, yaygın kullanıldığını, tarafların iş kolunu tanımladığını, davalıların kötü niyetle müvekkilinin tanınmış markasından yararlanmaya çalıştığını, davacı ürünlerinin Türkiye’de de satıldığını, davalıların kötü niyetle müvekkilinin marka hakkını ve ticaret unvanını ihlal ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men’ini, davalının www.trimblegnss.net ibareli alan adlarını kullanımının yasaklanmasını, davacının maddi zararının tespitini, şimdilik 1.000,00 maddi tazminatın tecavüz tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, 30.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 98.477,42 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat yatırması gerektiğini, Türk mahkemelerinde dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkillerinin yerleşim yeri olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, tanınmış marka iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının marka tescilinden önce müvekkilinin alan adını tescil ettirdiğini, davalıların bu işlemden hiçbir kazanç sağlamadığını, davacının bir uyarısı olması halinde müvekkilinin sitenin yayından kaldırılması için gereğini yapacağını, davacının bir zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2013/82769 sayı ile 07, 09, 37, 38, 41 ve 42. sınıfta tescilli “TRİMBLE” ibareli markanın 03.10.2013 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu, davaya konu ve davacıya ait tescilli markayı içeren www.trimblegnss.net adlı internet sitesinin 14.12.2012 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden önce) davalı tarafından açıldığı, 14.12.2014 tarihinde (marka tescil ve dava tarihinden sonra) kapatıldığının yapılan bilirkişi incelemesiyle belirlendiği, davaya konu www.trimblegnss.net adlı internet sitesine erişilemediği, eski tarihlerde iki yıl süreyle sitenin yayında kaldığı, sitenin yayında olduğu zamanlarda sayfada “Trimble GNSS Özellikleri”, “Trimble GNSS Teknik Özellikleri” ve “Trimble GNSS Aksesuarları” linklerinin bulunduğu, bu linklerin yönlendirdiği www.dogaelektronik.com‘un davalı tüzel kişiye ait olduğu, sitede farklı markalarda haritacılık alanında kullanılan ölçme cihazlarının bulunduğu, bu cihazlar arasında davaya konu “TRIMBLE” markalı ürünlerin yapılan arşiv araştırması sonucunda sitede yer almadığı, ancak ikinci el “TRIMBLE” marka cihazlar satıldığı, davacının açıkça yetkilendirmediği sürece bu markayı kendi adına alan adı olarak kullanmasının markaya tecavüz teşkil edeceği, zira bu şekildeki kullanımın davalıyı davacının tek yetkili satıcısı olduğu izlenimi verdiği, davacıya ait markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin www.trimblegnss.net alan adı olarak kullanılmasının davacı markasına tecavüz etmekle birlikte, verilen linklerle yine davalıya ait bir başka site olan www.dogaelektronik.com adlı siteye yönlendirilmenin de davacı markasından haksız yararlanma teşkil ettiği, her ne kadar davaya konu alan adı davacının markasını TÜRKPATENT nezdinde koruma altına almasından önceki tarihlerde davalı tarafından kullanılmaya başlanılmış ise de, davalının bu alan adını oluşturan esas unsur “TRIMBLE” markasının davacıya aidiyetini, bu markanın ülkemizde koruma altına alınmadan evvel bildiği, bu marka ile ilgili davacıyla lisans sözleşmesi akdettiği, hal böyle iken, davalının başkasına ait olduğunu bildiği markayı alan adı olarak almasının ve kullanmasının davacının haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)’nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bu kullanımı engelleyebileceği, davalının işi gereği kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere daha önceden lisans ilişkisine girdiği davacıya ait dava konusu markanın davacı tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka olduğunu bildiği veya en azından bilmesi gerektiği, bunun sonucu olarak da davalının alan adını kötü niyetle aldığı, davalının fiili kullanımlarının davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye ve haksız yararlanmaya çalıştığı, iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılamayacağı, farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı, dosya kapsamı kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın taktir edildiği gerekçesiyle davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı açmış olduğu davanın kabulü ile;

davalıların “www.trimblegnss.net” isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi gereğince taktir hakkı kullanılırken, bilirkişi raporlarının esas teşkil etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, takdir edilen miktarın düşük olduğunu, anılan madde gereğince re’sen tazminata hükmolunduğunu, bu durum karşısında reddedilen tutar üzerinden aleyhe vekalet ücreti tayin edilemeyeceğini ileri sürerek kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin anlaşmalı satıcısı olduğu hususunun dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin alan adı üzerinden kendi ürünlerini satmadığını, güncel ve feshedilmemiş bayi sözleşmesinin bulunduğunu, somut olayın 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediğini, davacı iddialarının hangi mevzuat hükümlerine dayandırıldığının tespiti ve manevi tazminat talebi açısından da davacıya açıklama yaptırılması taleplerinin dikkate alınmadığını, sitenin çok kısa süreliğine aktif olduğunu, sonra sitenin kaydının silindiğini, davalı şirketin davacıya ait hiçbir ürünü satmadığını, bu site yüzünden de herhangi bir fayda elde etmediğini, davacının müvekkili ...’e bir kusur veya kasıt yükletemediğini, fahiş tazminata hükmedildiğini, davacı markasının tescil tarihinin dikkate alınmadığını, eylemli kullanım olduğu iddia edilen markanın kullanıldığı sektörün belirlenmediğini, bu sektör ile tescilli sınıf arasında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer veya benzer mal/ hizmetlerin olup olmadıklarının da değerlendirilmediğini, manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf nedenleri incelendiğinde; teknik bilirkişi raporuna göre, davaya konu www.trimblegnss.net isimli internet sitesinin sorgulamasında davalı ... adına kaydedildiği, 14.12.2012 tarihinde kurulduğu ve 14.12.2014 tarihinde ise kapandığı, davalının tecavüz iddiasına konu eylemlerinin, söz konusu internet sitesi alan adı üzerinden ve site içeriğinde gerçekleştiği dikkate alındığında, davalı ... hakkında husumet şartının gerçekleştiği, somut olayda marka tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra başlayıp, dava tarihine kadar gerçekleşen süredeki tecavüz eylemleri nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunabileceği, bu durumun tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti taleplerini de kapsayacağı, davalının ”tescilsiz marka” ile ilgili ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, 556 sayılı KHK'nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla markanın bir başkası tarafından internet ortamında ticari etki doğuracak biçimde alan adı olarak kullanımının aynı KHK'nin 62 nci maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkı sahibinin üçüncü kişinin bu eylemlerinin yasaklanmasını isteyebileceği, davacı markasının salt internet alan adı içeriğinde kullanılması bir tecavüz eylemi teşkil etmese de, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, internet sitesinin yayında olduğu zamanlarda sayfadaki “Trimble GNSS Özellikleri”, “Trimble GNSS Teknik Özellikleri” ve “Trimble GNSS Aksesuarları” linklerinin www.dogaelektronik.com adresine yönlendirme yaptığı, yönlendirilen sitenin davalı şirkete ait olduğu, farklı markalarda haritacılık alanında kullanılan ölçme cihazlarının bulunduğu, bu cihazlar arasında davaya konu TRIMBLE markalı ürünlerin yapılan arşiv araştırması sonucunda sitede yer almadığı, ancak ikinci el TRIMBLE marka cihazlar satıldığının anlaşıldığı, eylemin 556 sayılı KHK'nin 62 nci maddesine göre marka hakkına tecavüz oluşturduğu, marka hakkına tecavüz eyleminin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 nci maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, davalı tarafından sözleşme genişletilerek, davacı markasını içerecek şekilde alan adıyla internet sitesi oluşturulması ve site içeriğinde davacı markasını içeren ürünler bulundurulmasının, davacının markadan ...

haklarına tecavüz oluşturduğu, davalı yanca, dosyaya İngilizce dilinde hazırlanmış bir örneği sunulan bayilik sözleşmesi içeriğinde, internet sitesi kullanımına ilişkin hüküm yer aldığına dair bir iddiada bulunulmadığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, www.trimblegnss.net alan adının davacıya ait “TRIMBLE” markası ve “GNSS” ibaresinden oluştuğu, alan adları ile markalar arasındaki ayniyetin tespitinde alan adlarının ayırt edici unsuru olan ikincil seviye alan adları kısmı esas alınmaması gerektiği, www.trimblegnss.net alan adının davacı markası ile iltibas oluşturacak derecede benzerlik taşıdığı, marka hakkını ihlal eden eylemin özelliği, markanın tanınmışlık durumu, tarafların kusur oranı, sıfatları ve ihlalin boyutu dikkate alındığında, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı vekilinin istinaf nedenleri incelendiğinde;

hükmedilen maddi tazminatın tarafların ekonomik durumuna, ihlalin derecesine ve kusur durumuna göre uygun olduğu, ancak Mahkemece maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesine göre taktiren tayin edilmesi nedeniyle, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekâlet ücreti hükmedilemeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı davasının kabulüne, davalıların “www.trimblegnss.net” isimli site üzerinden yapmış olduğu kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ilgili internet sitesi ve alan adına erişimin engellenmesine, kullanımların önlenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, taktiren 20.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin 98.477,42 TL maddi tazminat belirledikleri halde neredeyse bu miktarın %20’sinin hükme bağlandığını, davalıların müvekkile ait olduğunu bildiği markayı tecavüz eder şekilde alan adı olarak alıp uzun süre kullanmalarının kötü niyeti gösterdiğini, müvekkilinin markası üzerinden haksız gelir elde etmeyi amaçlayan ve haksız gelir elde eden davalılara yönelik tazminat miktarında takdir hakkının verilen kararlar gibi davalılar koruyacak şekilde değil, tam tersine gerçek hak sahibi olan müvekkil lehine olacak şekilde kullanılması gerektiğini, manevi tazminatı isteminin reddinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin Trimble markasının içinde yer aldığı bir alan adının ele geçirilerek satışa arzının kötü niyete karşılık geldiğini, davalıların haksız rekabete sebebiyet veren eylemlerinin müvekkilinin işletmesel olarak zarara uğramasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının anlaşmalı satıcısı olduğunun dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin alan adı üzerinden kendi ürününü ve davacıya ait ürün satmadığını, bir ürün de imal etmediğini, güncel ve feshedilmemiş güncel bayi sözleşmesinin bulunduğunu, “trimble” markalı ürünleri satma yetkisini taşıdığını, 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesinin değerlendirilmediğini, Mahkemece tazminat dayanağı sorulduğunda sadece maddi tazminat yönünden beyanda bulunan davacının eksik açıklama yaptığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, dava konusu internet sitesinin müvekkilinin iradesi dışında alındığını, çok kısa süre aktif olup sonradan kaydının silindiğini, bir fayda elde etmediğini, davacının sadece davalı şirket yetkilisi olan müvekkili ...

yönünden iddialarını kanıtlayamadığını, ıslaha itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, fahiş maddi tazminata hükmedildiğini, hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğunu, davacı markasının tescil tarihinin dikkate alınmadığını, marka hakkının ihlali için öncelikle tescil edilmiş bir markanın bulunmasının gerektiğini, davanın ise tescil tarihinden önce açıldığını, davacının ancak tescil yılı 2014 için tazminat isteyebileceğini, 2014 yılında sitenin yayında olmadığını, iki yıl süre ile yayında kaldığı kabulünün gerçeği yansıtmadığını, bilirkişilerin markanın kullanıldığı sektörü belirlemediğini, mal ve hizmetleri değerlendirmediklerini, “gnss” ibaresinin ayırt edicilik sağladığını, müvekkillerinin aleyhine birden fazla vekalet ücreti taktirinin bozma nedeni sayılması gerektiğini, reddedilen maddi tazminat için müvekkilleri lehine hesaplanması gereken ücretin hesaplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tespit, men, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci ve 66 ncı maddeleri.

3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.

4. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, tespit, men, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmişse de dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 62 inci maddesinde marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkemeden tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davacının markası ile iltibas oluşturacak alan adının kullanılması sebebiyle hukuka aykırılık ve davacının marka hakkının ihlal edildiği tespit edildiğine göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Davacı dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsili istemiş, 04.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 98.477,42 TL'ye çıkarmış, davalılar vekili ise ıslaha karşı beyanlarını sunduğu dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunmuştur. Bu durumda ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince kabul olunan markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı istinaf başvurusunda reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazda bulunmuşsa da markaya tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin bir itiraz ileri sürmediğinden bu kalemler açısından tek vekalet ücreti verilmesi davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince markaya tecavüz ve haksız rekabet davaları yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri doğru olmamış, kararın bu yönden de davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088843100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.