Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4728 E. 2024/6152 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak arama özgürlüğü↗ davanın yenilenmesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ delil değerlendirmesi↗ işlemden kaldırma↗ kamu düzenine aykırılık↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ kamu düzeni↗ esastan ret↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/44 E., 2023/541 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 30.06.2016 tarihli Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekteştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi kapsamında davalının müvekkiline ana para risturn bedeli ödemesi gerektiğini belirterek 1.125.754,60 TL risturn bedelinin 19.07.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, risturn tutarının hangi satışlar üzerinden hesaplandığı ve hangi usule göre hesaplandığının dava dilekçesinde açık olmadığını, risturn bedelinin yanlış hesaplandığını, sözleşme süresinin dolduğu tarihten sonra yapılan satışlar gereğince aktif bir sözleşme olmamasına rağmen risturn bedeli talap edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.05.2023 tarihli duruşmaya davacının mazeretsiz katılmadığı için yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, aradan geçen 3 aydan fazla zamana rağmen davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 28.03.2023 tarihli duruşmaya katıldıklarını, devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya katılamadıklarını, mahkemece 09.05.2023 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, işbu işlemden kaldırma kararının dosyada masraf bulunmasına rağmen müvekkili kuruma veya vekil olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, icra takibi yapılması nedeniyle nihai karardan haberdar olduklarını, aynı mahiyette verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, kararın hak arama özgürlüğüne engel olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı vekilinin 28.03.2023 tarihli duruşmaya katılmasına rağmen devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmaması ve davalının davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmış olmasına, işlemden kaldırma kararından sonra 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca 3 ay içinde dosyanın yenilenmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına, yasada işlemden kaldırma kararlarının taraflara tebliğ edileceğine dair düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle aynı mahiyette dilekçesi ile kararın bozularak kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1695 E. 2023/4696 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 30.06.2016 tarihli Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekteştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi kapsamında davalının müvekkiline ana para risturn bedeli ödemesi gerektiğini belirterek 1.125.754,60 TL risturn bedelinin 19.07.2019 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.05.2023 tarihli duruşmaya davacının «mazeretsiz» katılmadığı için «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, aradan geçen 3 aydan fazla zamana rağmen «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı vekilinin 28.03.2023 tarihli duruşmaya katılmasına rağmen devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» katılmaması ve davalının davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine «dosyanın işlemden kaldırılmış» olmasına, işlemden kaldırma kararından sonra 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca 3 ay içinde dosyanın «yenilenmemiş» olması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına, yasada işlemden kaldırma kararlarının taraflara tebliğ edileceğine dair düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvur …
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5522 E. 2022/7505 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.05.2023 tarihli duruşmaya davacının «mazeretsiz» katılmadığı için «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, aradan geçen 3 aydan fazla zamana rağmen «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı vekilinin 28.03.2023 tarihli duruşmaya katılmasına rağmen devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» katılmaması ve davalının davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine «dosyanın işlemden kaldırılmış» olmasına, işlemden kaldırma kararından sonra 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca 3 ay içinde dosyanın «yenilenmemiş» olması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına, yasada işlemden kaldırma kararlarının taraflara tebliğ edileceğine dair düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvur …
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekilince, 17.12.2020 tarihli duruşmadan önce 15.12.2020 tarihinde UYAP üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderilmiş olmasına rağmen mahkemece mazeret hakkında olumlu veya «olumsuz» karar verilmeden dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», sonrasında ise dava üç ay içinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle «maddi tazminat» talepli dava, davacı vekilinin 17/12/2020 tarihli duruşmaya gelmemesi üzerine, dosya «işlemden kaldırılmış» ve aradan geçen süreye rağmen dosyanın üç ay içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · olumsuz oy · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle «maddi tazminat» talepli dava, davacı vekilinin 17/12/2020 tarihli duruşmaya gelmemesi üzerine, dosya «işlemden kaldırılmış» ve aradan geçen süreye rağmen dosyanın üç ay içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı vekilince, 17.12.2020 tarihli duruşmadan önce 15.12.2020 tarihinde UYAP üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderilmiş olmasına rağmen mahkemece mazeret hakkında olumlu veya «olumsuz» karar verilmeden dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», sonrasında ise dava üç ay içinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1743 E. 2010/12901 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · yönetim kurulu üyeliği · iyiniyet kuralı · kişilik hakları · kâr mahrumiyeti · iyiniyet · infaz · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kooperatif «yönetim kurulu üyeliğine» haksız «son» verilmesi nedeni ile istenen «huzur hakkı», risturn ve üyelik ücretinin tahsiline ve manevi tazminat verilmesine ilişkin bulunduğu, davacının yönetim kurulu üyeliğine son verilmesine ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 05.02.2005 tarih ve 52/10 sayılı kararının Kanuna, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» uygun bulunmaması nedeniyle iptaline karar verilip karar düzeltme isteğinin reddi kararı ile 01.05.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının net 36.789,71 TL huzur hakkı alacağının bulunduğu, bunun brüt olarak 49.920,36 TL olduğu, hesaplamanın emsal bordrolar, emsal üyenin harcırah ve avanslarına bağlı olarak yapıldığı, % 15 artan gelir vergisi matrahı ve % 06 damga vergisinin yapılan hesaplamada dikkate alındığı, 1163 sayılı kanunun 56/son maddesinde ve ana sözleşmenin 44.maddesinde, yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamayacağının öngörüldüğü, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile üyeliğine son verilmesinin hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığı, davacının hukuka aykırı bir şekilde yönetim kurulu üyeliğine son verildiği 05.02.2005 tarihinden yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği 28.04.2007 tarihine kadar yönetim kurulu toplantılarına katılamadığı ve bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde toplam brüt 49.920,36 TL gelirden «mahrum» kaldığı anlaşılmakla bu kadar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, BK'nun 49. maddesinde, şahsi hakları saldırıya uğrayan kişilerin manevi tazminat isteyebilecekleri belirtilmiş olup, davacının yönetim kurulu üyeliğine haksız olarak son verildiği mahkeme kararı ile sabit olduğundan davacının «kişilik haklarından» olan TMK'nun 24. maddesinde düzenlenen onur ve saygınlığının zedelenmesine yol açıldığı, davalı kooperatifin ortak sayısı, davacının bulunduğu görev, görevden alınma tarzı, tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak, davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açmayacak, manevi tazminatı özendirme- yecek, manevi tatminine yarayacak şekilde 5.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davacının «ıslah» edilen «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 49.920,36 TL brüt tazminatın 05.02.2005 ile 28.04.2007 tarihleri arasında her ay tahakkuk edecek alacak miktarına «vade» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, yıllar itibarı ile vergi matrahına göre değişen ve ödenmesi gereken gelir vergisi ve damga vergisinin ilamın «infazı» sırasında icra dairesince dikkate alınmasına,davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davacının görevine son verme tarih …
2-Mahkemece, emsal bir yöneticinin aynı dönemde kesintiler sonrası aldığı nihai (net) ücrete davacının hak ettiği tazminat olarak hükmedilmesi gerekirken, emsal yöneticiden aynı dönem için yapılan kesintilerin «dahil» olduğu brüt ücretin davalıdan tahsiline karar verilip, sonra kesintilerin «infaz» sırasında icra dairesince dikkate alınmasına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, TMK'nun 24. ve BK'nun 49. maddesi koşullarından olan «kişilik haklarının» zedelenmesi olgusunun gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı gerekçelerle aksi yönde sonuca varılıp, manevi tazminata hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4728 E. , 2024/6152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1678 Esas, 2024/585 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/44 E., 2023/541 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 30.06.2016 tarihli Katalog Kapsamındaki Firmalardan Gerçekteştirilecek Açık Satışlara Ait Satın Alma Sözleşmesi kapsamında davalının müvekkiline ana para risturn bedeli ödemesi gerektiğini belirterek 1.125.754,60 TL risturn bedelinin 19.07.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, risturn tutarının hangi satışlar üzerinden hesaplandığı ve hangi usule göre hesaplandığının dava dilekçesinde açık olmadığını, risturn bedelinin yanlış hesaplandığını, sözleşme süresinin dolduğu tarihten sonra yapılan satışlar gereğince aktif bir sözleşme olmamasına rağmen risturn bedeli talap edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.05.2023 tarihli duruşmaya davacının mazeretsiz katılmadığı için yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, aradan geçen 3 aydan fazla zamana rağmen davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
28. 03.2023 tarihli duruşmaya katıldıklarını, devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya katılamadıklarını, mahkemece 09.05.2023 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, işbu işlemden kaldırma kararının dosyada masraf bulunmasına rağmen müvekkili kuruma veya vekil olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, icra takibi yapılması nedeniyle nihai karardan haberdar olduklarını, aynı mahiyette verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, kararın hak arama özgürlüğüne engel olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı vekilinin 28.03.2023 tarihli duruşmaya katılmasına rağmen devam eden 09.05.2023 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmaması ve davalının davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmış olmasına, işlemden kaldırma kararından sonra 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca 3 ay içinde dosyanın yenilenmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına, yasada işlemden kaldırma kararlarının taraflara tebliğ edileceğine dair düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle aynı mahiyette dilekçesi ile kararın bozularak kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088265300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz