Şirkete kayyım atanması talebinin ihtiyati tedbir yoluyla reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/94 E. 2022/107 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Talep edilen tedbir, ihtiyati tedbirin konusu olan uyuşmazlıkla (özel denetçi atanması, bilgi edinme hakkı) doğrudan ilgili olmayıp fiilen şirket yönetim yetkisine müdahale niteliğinde ise, organ boşluğu ileri sürülmediği ve yönetim yetkisinin kötüye kullanıldığına dair bir karar verilmesi o davanın konusu olmadığı sürece, kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebi HMK 389 uyarınca uyuşmazlık konusuyla sınırlılık ilkesine aykırı olduğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirket yönetimine kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, şirket müdürünün boşanma aşamasındaki eşi olduğunu, yönetimde belirsizlik ve keyfilik bulunduğunu, hisselerin muvazaalı devredildiğini, usulsüz sermaye artırımları yapıldığını, bilgi edinme hakkının kullandırılmadığını ve kâr payı ödenmemesi kararı alındığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve şirket yönetimine tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'da kayyım atanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmayıp TMK 403/2 ve 427. maddeler kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek amacıyla, tüzel kişinin organlarından yoksun kalıp yönetiminin başka türlü sağlanamadığı hallerde atanabileceğini düzenlemektedir. Ticaret şirketleri özel hukuk alanında faaliyet gösteren, genel kurulca seçilen yöneticilerce yönetilmesi gereken kurumlar olup mahkemelerce zorunluluk olmadıkça yönetim yetkisine müdahale edilmemelidir. Organ azli davası açılmadığı halde yönetim kayyımı istenmesi, aynı zamanda şirket yöneticisinin yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına gelir. HMK 389. madde uyarınca tedbir, hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği yahut ciddi zarar doğacağı hallerde uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir; HMK 390/3 uyarınca talep eden, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirterek davanın esasına ilişkin haklılığını yaklaşık ispat etmelidir. Davalı şirket müdürünün yükümlülüklerini ağır kusurlu şekilde ihlal edip etmediği ancak yapılacak tahkikat sonucu belirlenebilecektir. Şirket yönetimine müdahale çok kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılmalıdır. Somut olayda davalı şirkette organ boşluğu ileri sürülmemiş, davacının talebi özel denetçi atanması ve bilgi edinme hakkının kullandırılmasına ilişkindir. HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbire ancak uyuşmazlık konusu bakımından karar verilebileceği yerleşik olup, ne özel denetçi atanması ne de bilgi edinme hakkının kullandırılması istemlerinde, yönetim yetkisini kötüye kullandığı ileri sürülen şirket müdürünün yönetim yetkisi hakkında bir karar verilmesi söz konusu değildir. İlk derece mahkemesinin, davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde bulunmadığına dayanan gerekçesi doğru olmamakla birlikte, kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle isabetsiz değildir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İhtiyati tedbir yoluyla şirket yönetimine kayyım atanması talebinin, organ boşluğu bulunmadığı ve talebin (özel denetçi/bilgi edinme hakkı) uyuşmazlığın esasıyla doğrudan bağlantılı olmadığı hallerde HMK 389 uyarınca uyuşmazlık konusuyla sınırlılık ilkesi gereği reddedilmesi gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ uyuşmazlık konusuyla sınırlılık↗ şirket yönetim yetkisi↗ özel denetçi atanması↗ bilgi edinme hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/94
KARAR NO 2022/107
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/756 Esas
TALEP Kayyım Atanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Davacı vekili, şirket müdürü ve eşi olan ... ile arasında derdest boşanma davaları olduğunu, bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlandığını, kullandırılmadığını, boşanma aşamasındaki eşinin adına kayıtlı paylarını mal varlığını azaltma gayesi ile mal kaçırma kastıyla kız kardeşi ve önceki eşinden olan çocuğuna devrettiğini, davacının şirket maillerine bloke konulduğunu, kullandığı araca el konulduğunu, işten çıkartıldığını, derdest işçilik alacağı davası bulunduğunu, son olarak genel kurulda ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, bir çok personelin işine son verildiğini şirkette huzursuzluk olduğunu, şirket muhasebecisinin şaibeli işlerde bulunduğunu, tüm bu nedenlerle şirkete özel denetçi atanmasını ,bilgi edinme hakkının kullandırılmasını ihtiyati tedbir yolu ile şirkete kayyım tayin edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının iş bu davada ileri sürdüğü tensip aşamasında beyan edilen ancak henüz sunulmayan, ilgili yerlerden getirtilip incelenmemiş olan deliller olduğu, davacının iddiası yargılamayı gerektirme olup şirkete kayyım tayin edilmesine neden olacak mahiyette mahkemeye kanaat verecek bir düzeyde olmadığı, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinin açık olduğu, davacının iddia ettiği hususların ilgili deliller toplandıktan ve ancak bilirkişi incelemesi aşamasında anlaşılabileceği, şirketin yönetiminin ve hesaplarının onayının kayyıma tabi tutulmasının şirketin faaliyetlerini aksatabilecek nitelikte olduğu gibi şirketlere kayyım atanmasının esasen istisnai bir çözüm olduğu, temelde amacın şirketin sürekliliğini sağlamak olduğu bu sebeple şirketin yasal organlarının yerini alıp, şirketi yönetmesi ve temsil etmesi söz konusu olacak kayyımın ancak istisnai hallerde atanabileceği gerekçesiyle bu aşamada talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; davalı şirketin müdürü olan ...'un müvekkilinin boşanma aşamasında olduğu eşi olduğunu, yönetimde belirsizlik, keyfilik ve boşluk olduğunu, boşanma davası açılmadan hemen önce ...'un hisselerini muvazaalı olarak devrettiğini, üst üste usulsüz sermaye artırımları yapıldığını,yetkilerin ...'a bırakıldığını,müvekkiline tahsis edilen araca el konulduğunu, tüm maaş ve işçilik alacakları ödenmeksizin 30/04/2019 tarihinde işine son verildiğini, bilgi edinme hakkının kullandırılmadığını, kar payının ödenmemesi kararı alındığını, kararın kaldırılarak şirket yönetimine kayyım atanmasına tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TTK’da kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmayıp TMK 403/2 maddesinde kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için atanacağı, 427.madde ile de bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış ise kayyım atanır hükmünü içermektedir. Ticaret şirketleri özel hukuk alanında faaliyet gösteren ,kar elde etmek gayesiyle kurulan ve genel kurulu tarafından seçilen yöneticileri tarafından yönetilmesi gereken kurumlardır. Mahkemelerce zorunluluk olmadıkça yönetim yetkisine müdahale edilmemelidir. Organ azli davası da açılmadığı halde yönetim kayyımı atanması isteği aynı zamanda şirket yöneticisinin yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına gelmektedir.
HMK 389.madde gereği, “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden yada gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3 maddesi de, tedbir talep eden tarafın dayandığı ihtiyati tedbir sebebini, türünü açıkça belirterek davanın esasına ilişkin kendisinin haklılığını yaklaşık ispat etmesi gerekmektedir. Davalı şirket müdürünün yükümlülüklerini ağır kusurlu olarak ihlal edip etmediği yapılacak tahkikat neticesi belirlenecektir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir.
Somut olayda, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğu ileri sürülmemiştir. davacı tarafın talebi şirkete özel denetçi atanması ve bilgi edinme hakkının kullandırılmasına ilişkindir.HMK.nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak uyuşmazlık konusu bakımından karar verilebileceği yargı kararları ile sabittir. Gerek davalı şirkete özel denetçi atanması ,gerekse bilgi edinme hakkının kullandırılması istemlerinde yönetim yetkisini kötüye kullandığı ileri sürülen dava dışı şirket müdürünün yönetim yetkisi hakkında bir karar verilmesi sözkonusu değildir. Davanın bulunduğu aşama itibariyle dosyanın mevcut durumunun davacının, davanın esası bakımından haklılığının yaklaşık ispat düzeyinde bulunmadığı gerekçesine yer verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30- TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/01/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/108803 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi