6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konkordatoda kabul edilen yabancı para alacağının kur farkında daire iş bölümü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5926 E. 2024/7660 K. · · İlk derece: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Görev/iş bölümü yönünden gönderildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Konkordato projesi tasdik edilen borçlu şirketin konkordato komiserince düzenlenen alacak kaydında kabul edilen yabancı para alacağının vadesinde ödenmesinden doğan kur farkının tahsili istemine ilişkin dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararı uyarınca 11. Hukuk Dairesine değil 6. Hukuk Dairesine aittir; bu hâlde dosya esasa girilmeden ilgili daireye gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Temyiz incelemesinin hangi Yargıtay Hukuk Dairesine ait olduğu (daireler arası iş bölümü) → kabul

Gerekçe: 2797 sayılı Kanun'un 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede, uyuşmazlığın; konkordato projesi tasdik olunan davalı şirketin konkordato komiseri tarafından düzenlenen alacak kaydında kabul edilen alacağın yabancı para alacağı olması ve vadelerinde ödenmesi sebebiyle doğan kur farkının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dosyanın ilgili daireye gönderilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konkordatoda kabul edilen yabancı para alacağının kur farkına ilişkin uyuşmazlıklarda temyiz incelemesinin hangi Hukuk Dairesine ait olduğunun belirlenmesi bakımından emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Konkordato projesi tasdik edilen şirketin konkordato komiserince kabul edilen yabancı para alacağının kur farkının tahsili istemli davaların temyiz incelemesi, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararı uyarınca Yargıtay 6. Hukuk Dairesine aittir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato konkordato komiseri alacak kaydı yabancı para alacağı kur farkı daireler arası iş bölümü ön inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu — 2797 sayılı Yargıtay Kanunu 402797 sayılı Yargıtay Kanunu 60(3) · Yargıtay İç Yönetmeliği — Yargıtay İç Yönetmeliği 18

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5926 E.  ,  2024/7660 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1241 Esas, 2024/1196 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/299 E., 2022/677 K.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, konkordato projesi tasdik olunan davalı şirketin konkordato komiseri tarafından düzenlenen alacak kaydında kabul edilen alacağın yabancı para alacağı nedeniyle vadelerinde ödenmesi sebebiyle doğan kur farkının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Dosyanın YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1087010400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Görev/iş bölümü yönünden gönderildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1241 E. 2024/1196 K.

Konkordatoda kur farkı talebinde hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Konkordato sürecinde komiser tarafından yabancı para alacağının belirli bir kur üzerinden TL'ye çevrilerek nisaba dahil edilmesine ve bu tutar üzerinden konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmişse; alacaklı, konkordato tasdik kararına karşı istinaf yoluna başvurmamış olduğu takdirde, ödeme vadeleri içinde yabancı paranın değerinin artması nedeniyle doğan kur farkını ayrı bir davada talep edemez. Zira konkordatonun tasdiki kararı tüm alacaklılar için bağlayıcıdır ve yabancı para alacağının hangi kur üzerinden TL'ye çevrileceğinin çözümü konkordato yargılamasına aittir; konkordatonun feshine karar verilmedikçe bu hususta ayrı dava açmakta hukuki yarar bulunmaz.

Emsal değeri

Karar, konkordato sürecinde komiser tarafından belirlenen ve tasdik kararıyla kesinleşen yabancı para alacağının TL karşılığı üzerinden konkordatoya tabi tutulmasının, alacaklının sonradan kur artışına dayalı fark talebiyle ayrı dava açmasına engel olduğu yönünde bölgesel ikna edici bir kural ortaya koymaktadır; özellikle tasdik kararının tüm alacaklılar için bağlayıcı olduğu ve hukuki yarar bulunmadığı tespitleri açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: konkordato hukuki yarar yabancı para alacağı kur farkı nisap alacaklılar arasında eşitlik ilkesi komiserin yetkisi konkordato tasdik kararının bağlayıcılığı munzam zarar

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1241

KARAR NO 2024/1196

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2022

NUMARASI 2022/299 Esas - 2022/677 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2024

Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Davalı şirketin, İstanbul 2. ATM'nin 2019/389 Esas numaralı dosyasında konkordato başvurusu üzerine 3 aylık geçici, sonra1 yıllık kesin mühlet verildiği, kesin mühlet içinde konkordato komiserleri tarafından alacaklılara yapılan “alacaklarını kaydettirme” çağrısı üzerine müvekkili şirket tarafından alacak tutarı 07.09.2020 tarihinde 1.148.907,77-USD olarak konkordato komiser heyeti nezdinde kaydettirildiğini, müvekkili şirkete 01.02.2021 tarihinde tebliğ olunan 03.02.2021 tarihli konkordato komiserliği yazısında davalı şirketin 1.148.908,68-USD borcu kabul ettiği belirtildiğini, konkordato komiser heyeti tarafından söz konusu miktarın o tarihteki kur üzerinden hesaplaması yapılarak 1.148.908,68-USD nin TL karşılığı 6.488.801,30-TL olarak belirtilerek, bu kapsamda alacaklılar toplantısında yapılacak oylamada müvekkili şirketin alacak tutarının nisap hesabında 6.488.801,30-TL olarak dikkate alınacağı belirtildiği, bu miktarın alacaklılar toplantısında öngörülecek nisap açısından bir değer teşkil ettiğini, yine davalı şirket ile diğer konkordato borçlusu ...

Şirketi ile müvekkil şirketi arasında 12.06.2019 tarihinde temlik sözleşmesi akdedildiğini,temlik sözleşmesinde de davalı firma müvekkil şirkete 1.148.907,77-USD tutarında borcu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, İstanbul 2.ATM'nin 2019/389 esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, söz konusu kararda tüm davacı şirketlerin İİKnın 406 madde uyarınca ve 21.06.2021 tarihli revize proje gereğince konkordatoya tabi adi borçlarının %100'ünün, konkordatonun ilgili mahkemesinde tasdikinden itibaren 6 ay ödemesiz geçecek süreden sonra ve 3 yılda 6 aylık taksitler halinde olmak üzere ve ödemesiz dönemden sonra adi alacağı toplamda 3 yıl için toplam %12 faiz ilave edilmek suretiyle, taksit ödemesi yapılacağı ayın en geç son iş günü itibariyle ödenmesine karar verildiğini, davalı şirketin konkordato teklifinde, yabancı para cinsinden borçların TL ye dönüştürülerek sabitleneceği ve sabitlenmiş bu tutar üzerinden borcun ifa edileceğine yönelik olarak hiçbir ibare bulunmadığını,alacaklıların oyuna sunulan teklifte bu yönde hiçbir teklif bulunmadığını, oylama toplantısına sunulan nisap listesinde yer alan alacak tutarının TL ifadesi sadece oylama nisabının belirlenmesi yönünden konkordato komiser heyeti tarafından esas alındığını, bu tutarın borcun ödenmesine esas alınan tutar olmadığını, alacağın kaydettirildiği tarihteki TL karşılığının sabitlenmesi ve bu tutar üzerinden ödenilmek istenilmesi hem alacaklılara eşit davranma prensibinin ihlal edilmesi ve hem de müvekkil şirket yönünden alacağımızdan tenzilat yapılması anlamına geldiğini, alacaklarının kayıt tarihindeki TL karşılığının, sabitlenerek ödenmesi durumunda alacaklarının ortalama %50 oranında tenzilat yapılması anlamına geldiğini, ancak borçlu şirketin konkordato teklifinde tenzilat talebi de bulunmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunun mahkeme ilamında belirtilen taksitler halinde ödeme günündeki geçerli olan TCMB efektif satış kuru ile TL karşılığında ödenmesine, eğer davalı şirket tarafından müvekkil şirkete olan borcun 6.488.801,30-TL üzerinden taksitler halinde ödenmesi durumunda ödeme yapılacağı günkü kur üzerinden oluşacak olan farkın/farkların müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin fabrika binasında 06.06.2019 tarihinde çıkan yangın sonucu müvekkili şirket İstanbul 2. ATM'nin 2019/389E. Sayılı dosyası ile konkordatoya başvurmak durumunda kalmış, 03.07.2019 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı, 09.09.2019 tarihli celse neticesinde 2 aylık geçici mühlet uzatma kararı ve 29.11.2019 tarihinde 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı almış, sonrasında 18.02.2022 tarihinde konkordato projesinin tasdik olunduğunu,davalı şirket ile diğer konkordato borçlusu ... şirketi ile davacı şirket arasında 12.06.2019 tarihinde temlik sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu temlik sözleşmesinde de davalı firmanın davacı şirkete 1.148.907,77-USD tutarında borcu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini belirtmiş ise de, söz konusu temlik sözleşmesi geçersiz olduğu, işbu temlik sözleşmesinin geçersiz olduğuna dair İstanbul Anadolu 12.

ATM'nin 2020/547E.-2021/137K. Sayılı dosyası ile karara bağlandığını, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte; yukarıda açıkça izah edildiği üzere davacının asıl alacağı konusunda taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunmadığını, davacının alacağını, konkordato dosyasında kayıt ettirdiği, konkordato hükümleri uyarınca da konkordato mahkemesince alacağın ne şekilde tahsil edileceğine karar verildiğini, davacının davası alacak miktarına ilişkin itiraz değil, alacağın ne şekilde tahsil edileceğine ilişkin olup bu hususa konkordato tasdik kararı veren mahkemenin karar verdiğini beyanla; öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, İstanbul 2. ATM'nin 2019/389 Esas sayılı dosyasında, davalı şirketin konkordato talep ettiği, 03.07.2019 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı, 09.09.2019 tarihinde 2 aylık geçici mühlet uzatma kararı ve 29.11.2019 tarihinde 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı aldığı, 18.02.2022 tarihinde konkordatonun tasdik olduğu, konkordato süreci içerisinde yasanın öngördüğü şekilde, öncelikle alacaklılar alacaklarını bildirmeye davet edildiği (İİK. m. 299), komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemede bulunarak bunun neticesini raporladığı (İİK. M. 300), alacaklıların konkordato projesini müzakere etmek üzere alacaklılar toplantısına davet edildiği, (İİK.

M. 301) 03.05.2021 tarihli "Konkordato Komiser Heyeti ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Açısından alacaklılar kaydına ilişkin raporda"; Davacının da yer aldığı "Alacakları bildirmeye davet ilanının bir sureti gönderilen adi alacaklılar listesi" dosyaya ibraz edildiği, işbu aynı komiser heyet raporunda Konkordato talep eden davalı ... şirketi tarafından alacak kaydına itiraz edilen adi alacaklılar listesinde davacının da yer aldığı, ancak;

28. 06.2021 tarihli "Konkordato Komiseri Heyet Raporu-Çekişmeli Alacaklılara İlişkin Değerlendirme Raporu-... San. Ve Tic. Ltd. Şti." raporunda davacı şirketin talebi bakımından inceleme ve değerlendirme yapılmış ve bu değerlendirmede; davacı şirket tarafından Konkordato Komiserliğine 7.180.673-TL (1.148.907,77-USD) tutarında alacak kaydı yaptırıldığı, borçlu şirket, kaydettirilen alacağın 6.488.801,30TL'sini (1.148.907,77 USD * 5,6478) kabul ettiğini, yani borçlu şirket ile davacı şirket arasında 691.871,70-TL bakımından ihtilaf bulunduğu belirtildiği, yine bu raporda, davacı şirketin Komiserliğe sunduğu belgeler ile döviz borç tutarı üzerinden mutabık olunduğu, ancak davacı şirketin döviz kuru hesaplamasında geçici mühlet tarihi olan 03.07.2019 tarihindeki TCMB döviz kurunu (1 USD:5.6478TL) dikkate almadığı görüldüğü, İstanbul 2.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/389E. Sayılı dosyasından 02.07.2021 tarihinde verilen ara karar tutanağı ile; Borçlu şirket ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden, ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden çekişmeli hale gelen alacağın 6.488.801,30-TL üzerinden konkordato nisabına dahil edilmesine kesin olarak karar verildiği, davacının davasının alacak miktarına ilişkin itiraz değil, alacağın ne şekilde tahsil edileceğine ilişkin olup bu kararı da konkordato mahkemesi vermiş olup, buna ilişkin itiraz da ancak konkordato tasdik kararını veren mahkeme dosyasında ileri sürülebileceği, davacının konkordato tasdik kararını istinaf etmesi ile mümkün olup, davacı tarafın, konkordato tasdik kararını istinaf etmeyip, mahkememizdeki işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı sonucuna varıldığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkeme her ne kadar davacı müvekkilin huzurdaki davadaki kur farkı talebinin İstanbul 2. ATM'nin 2019/389 esas numaralı konkordato davasının konusu olduğunu ve bu mahkemeden talep edilmesi gerektiğini gerekçe göstermiş olsa da,tasdik kararında kur farkı talepleri ile ilgili herhangi bir karar verilmediğini, “alacaklarını kaydettirme” çağrısına istinaden müvekkil şirket tarafından alacak tutarı 07.09.2020 tarihinde 1.148.907,77-USD olarak konkordato komiser heyeti nezdinde kaydettirildiğini, müvekkili şirkete 01.02.2021 tarihinde tebliğ olunan 03.02.2021 tarihli konkordato komiserliği yazısında konkordato borçlusu davalı şirketin 1.148.908,68- USD borcu kabul ettiği belirtildiği,ancak konkordato komiser heyeti tarafından söz konusu miktarın o tarihteki kur üzerinden hesaplaması yapılarak 1.148.908,68-USD'nin TL karşılığı 6.488.801,30-TL olarak belirtilmiş bu kapsamda alacaklılar toplantısında yapılacak oylamada müvekkil şirketin alacak tutarının nisap hesabında 6.488.801,30-TL olarak dikkate alınacağı belirtildiğini, görüleceği üzere 6.488.801,30-TL lik miktar alacaklılar toplantısında öngörülecek nisap açısından bir değer teşkil ettiğini, tasdik kararında tüm davacı şirketlerin İİK m.406 hükmü uyarınca ve 21.06.2021 tarihli revize proje gereğince konkordatoya tabi adi borçlarının %100'ünün, konkordatonun ilgili mahkemesinde tasdikinden itibaren 6 ay ödemesiz geçecek süreden sonra ve 3 yılda 6 aylık taksitler halinde olmak üzere ve ödemesiz dönemden sonra adi alacağı toplamda 3 yıl için toplam %12 faiz ilave edilmek suretiyle, taksit ödemesi yapılacağı ayın en geç son iş günü itibariyle ödenmesine karar verildiğini, davalı şirketin konkordato teklifinde, yabancı para cinsinden borçların TL'ye dönüştürülerek sabitleneceği ve sabitlenmiş bu tutar üzerinden borcun ifa edileceğine yönelik olarak hiçbir ibare bulunmadığını, alacaklılar oylama toplantısında da alacaklıların oyuna sunulan teklifte bu yönde hiçbir teklif bulunmadığını, alacağın kaydettirildiği tarihteki TL karşılığının sabitlenmesi ve bu tutar üzerinden ödenilmek istenilmesi hem alacaklılara eşit davranma prensibinin ihlal edilmesi ve hem de müvekkil şirket yönünden alacağımızdan tenzilat yapılması anlamına geldiğini, alacağın kayıt tarihindeki TL karşılığının, TL olarak sabitlenerek ödenmesi durumunda alacakdan ortalama %50 oranında tenzilat yapılması anlamına geldiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın; konkordato projesi tasdik olunan davalı şirketin konkordato komiseri tarafından düzenlenen alacak kaydında kabul edilen alacağın yabancı para alacağı nedeniyle vadelerinde ödemesi sebebiyle doğan kur farkının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacının USD cinsi bildirdiği alacağı kayıt tarihindeki kur karşılığı üzerinden kaydedilmiş, mahkemece de bu miktarın esas alınmasına karar verilmiştir. Konkordato alacaklısı alacağını TL olarak talep etmek zorundadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 299. maddesi gereğince, konkordato komiseri, alacaklılara alacaklarını bildirmeye davet eder, 300. madde kapsamında, alacaklar hakkında borçlu beyana davet edilir, komiser alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302’nci madde çerçevesinde alacaklılar toplantısına sunacağı raporda belirtmek ve alacaklıların bilgi ve takdirlerine sunmak zorundadır.

Borçlu, komiserin daveti üzerine, kendisine bildirilen her alacak hakkında cevap vermek zorundadır. Konkordato komiserlerinin kendisine bildirilen alacakları kabul etmek veya reddetmek yetkisi bulunmamaktadır. Bu yetki borçluya aittir. Komiserin borçlunun kabul ettiği bir alacağı reddetme yetkisi yoktur, alacağı kabul etmek zorundadır. Yabancı para alacaklarının, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi bakımından Türk Lirasına çevrilmesi zorunludur. Davacının yabancı para alacağının borçlu tarafından kabul edildiği, çekişmeli alacak niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın zaman içinde kurun artmasından kaynaklandığı, davacı alacaklının konkordato prosedürü içinde, yabancı para alacağının komiserin çevirdiği miktar üzerinde nisaba alınmasına karar verildiği, konkordato tasdik kararını istinaf etmediği anlaşılmaktadır.

Yabancı para alacağının Türk Lirasına çevrilme tarihinin hangi tarih olacağı hususunda farklı görüşler bulunduğu, bir kısım görüşün geçici mühlet, bir kısım görüşün de konkordato tasdik tarihi olduğunu savunulmaktadır. "Yabancı para alacaklısı, yabancı para biriminin tasdikten (veya konkordato tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale gelecekse tasdik kararının kesinleşmesinden) sonra değerinin artmış olması nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek tazminat talep edebilir mi? İflâsta yabancı para alacaklısının tasfiye sırasında tazminat talep edemeyeceği ancak iflâsın kapanmasından sonra, kur farkı nedeniyle oluşan munzam zararın tazminini talep edebileceği kabul edilmektedir. Konkordato tasdik edilirse yabancı para alacaklısı alacağını artık konkordatoya göre tahsil edebilme imkanına sahip olduğundan, borcun ödenmesi için öngörülen vadeler içinde yabancı paranın değeri artsa dahi, zarar gördüğü iddiasıyla tazminat talep edemez.

Alacaklının, yabancı paranın Türk lirası karşısında değerinin artması ve konkordato projesine göre alacağını tahsil etmesi nedeniyle munzam zarar talep etme imkânı yoktur. Yabancı para alacaklısının alacağını mühlet içinde komisere bildirip bildirmemesi veya konkordato alacaklılar toplantısında olumlu oy kullanıp kullanmaması önemli değildir. Borçlunun konkordato teklifi yeterli çoğunluk tarafından kabul edilir ve mahkeme tarafından tasdik edilirse, yabancı para alacaklısı olumsuz oy kullanmış olsa dahi alacağını tasdik edilen konkordatodaki ödeme planına göre tahsil edebilir. Zira konkordatonun tasdiki kararı, konkordatoya tâbi tüm alacaklılar için bağlayıcıdır." (İstanbul Hukuk Mecmuası -Konkordatoda yabancı para alacakları-Doç Dr Tolga Akkaya ) Açıklanan nedenlerle;

davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi konkordatonun tasdiki ile tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hale geldiği anlaşılmakla, konkordatonun tasdikine karar veren mahkemece alacağın TL ye çevrilerek nisapda değerlendirilmesine ve pirojenin tasdikine karar verildiği, yabancı para alacağının TL'ye çevrilmesinde hangi kurun esas alınacağının konkordato yargılamasında çözümü gerektiği, yabancı para olarak konkordato projesinde ödenmesinin mümkün olmadığı, davacı bakımından bu kararın kesinleştiği, konkordatonun feshine karar verilmedikçe vadelerde oluşan kur farkı için ayrı bir dava açmakta hukuki yararı olmayacağından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmış, istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/09/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.