6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari satım ilişkisinin ispatında tek yanlı fatura ve defter kaydı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6264 E. 2024/7675 K. · · İlk derece: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari satım ilişkisine dayalı alacak davasında, yalnızca davacının kendi düzenlediği ve karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan faturalar ile karşı tarafın kayıtlarında ve BA formlarında hiçbir izi bulunmayan iddialar, satım ilişkisini ve alacağı ispata yeterli değildir; teslim adreslerinin karşı tarafın adresleriyle uyuşmaması ve aracı olduğu ileri sürülen kişilerle karşı taraf arasındaki bağın kanıtlanamaması hâlinde, mahkemece hatırlatılmasına rağmen yemin de teklif etmeyen davacı ispat yükünü yerine getirmiş sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Ticari satım ilişkisinin ve buna dayalı alacağın ispatı → ret

İddia: Davacı, ürünlerin hileli hareketlerle yurt dışına çıkarıldığını, düzenlenen faturalar ve sevk irsaliyeleri ile ticari ilişkinin bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı taraflar arasında herhangi bir satış sözleşmesi ibraz edememiş, davalı davacının kayıtlarını kabul etmemiş, davalının kayıtlarında da davacıya ilişkin bir bilgi bulunmamıştır. Davacı yalnızca kendi düzenlediği ve davalının defterlerinde kayıtlı olmayan faturaları sunmuş, mal teslimi yapıldığı belirtilen adresler davalının adresleriyle uyuşmamış, davacının işaret ettiği kişilerin davalının çalışanı veya davalıyla ilgili kişiler olduğu hususunda delil bulunmamıştır. Davacı, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin de teklif etmediğinden iddiasını ispat edememiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Bilirkişi incelemesine yönelik istinaf itirazlarının sonuca etkisi → ret

İddia: Davacı, bilirkişi incelemesine yönelik itirazlarını istinaf sebebi yapmıştır.

Gerekçe: Davacının defterlerinde dava konusu iki fatura kayıtlı olmakla birlikte, davalının defterleri ile BA formlarında davacıya, dava konusu satım ilişkisine veya davacının işaret ettiği şirket ve kişilere ilişkin hiçbir kayıt bulunmamış; davacının sunduğu e-posta ve whatsapp yazışmalarında da davalıdan sadır olan ya da davalıyla yapılmış bir yazışmaya rastlanmamıştır. Dosyadaki açık bilgi ve belgeler karşısında bilirkişi incelemesine yönelik itirazlar sonuca etkili değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tek yanlı düzenlenen ve karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan faturanın ticari satım ilişkisini ispata yetmeyeceği ve yemin teklif edilmemesinin ispat yükü bakımından sonucu yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satım ispat yükü ticari defterlerin delil niteliği fatura BA formu yemin teklifi sevk irsaliyesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6264 E.  ,  2024/7675 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/772 Esas, 2023/1427 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/716 E., 2021/125 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; imal ettiği ve pazarlamasını yaptığı tekstil ürünlerinin Rusya'ya ihracatı için bir kısım dava dışı kişilerle görüştüğünü, sonrasına o kişilerin kendisini dava dışı ... ... isimli bir kişiye yönlendirdiklerini, ...'ın ihracat işlemini davalı şirket aracılığıyla gerçekleştirileceğini söylediğini, alıcının da "..." isimli bir şirket olduğunu, satıma konu mallar için 02.12.2016 tarihli ve 171.462,97 TL ile 05.12.2016 tarihli ve 69.689,95 TL bedelli faturalarla sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, yabancı plakalı araçların ürünleri teslim aldığını, ... tarafından ürünlerin İstanbul'da olduğu bilgisi verilmesine rağmen 09.12.2016'da ürünlerin Moskova'ya gönderildiğinin öğrenildiğini, ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini ve davalının da cevabi ihtarında ticari ilişkiyi kabul etmediğini ve davalının organize bir şekilde hileli hareketler sonucu ürünleri yurt dışına çıkardığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şimdilik 1.500-USD'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı şirket ve yetkililerini tanımadığını ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının taraflar arasındaki her hangi bir satış sözleşmesi ibraz edemediği, davalı tarafından davacının kayıtlarının kabul edilmediği, davalının kayıtlarında da davacıya ilişkin bir bilginin bulunmadığı, davacının sadece kendi düzenlediği ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaları sunduğu, mal teslimi yapıldığı belirtilen adreslerin davalının adresleriyle uyumlu olmadığı, davacının belirttiği kişilerin davalının çalışanı veya davalıyla ilgili kişiler olduğu hususunda herhangi delil olmadığı ve davacı davalıya yemin teklifinde de bulunmadığından davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece hem davacı hem de davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olup, davacının defterlerinde söz konusu 2 faturanın kayıtlı olduğu ancak davalının defterleri ile BA formlarında ise davacıya, davaya konu satım ilişkisine veya davacının iddialarında belirttiği şirketler ile kişilere ilişkin hiç bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği, davacının, dosyaya sunduğu e-posta ile whatsapp mesajlarında da davalıdan sadır olan veya davalıyla yazışmaların yapıldığına dair bir bilgiye de rastlanılmadığı, buna göre davacı taraf, davalıdan davaya konu alacağı olduğunu kanıtlayan delil sunamamış ve mahkemece hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin de teklif etmediğinden ret kararının yerinde olduğunun anlaşıldığı, davacının istinaf başvurusunda değindiği, bilirkişi incelemesine ilişkin itirazlarının dosyadaki açık bilgi belgelere göre sonuca etkili olmayıp anlatılan gerekçelerle;

davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari satım sözleşmesi iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1086164600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/772 E. 2023/1427 K.

Ticari satım iddiasına dayalı alacak davasında ispat yükü ve delil yetersizliği

Gerekçe özeti

Ticari satım ilişkisine dayalı alacak davasında, davacının ticari defterlerinde kayıtlı fatura bulunması tek başlı ispat aracı değildir; karşı tarafın defter ve kayıtlarında (BA formları dahil) davaya konu ilişkiye dair hiçbir kayıt bulunmaması ve davacının iddialarını destekleyecek başka yazışma/delil sunamaması halinde, ispat yükü kendisinde olan davacı, hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde de bulunmamışsa iddiasını ispat edemediği kabul edilir.

Emsal değeri

Ticari satım iddiasına dayalı alacak davalarında, davacının kendi defterlerinde kayıtlı fatura sunmasının yeterli olmadığı, karşı tarafın defter ve BA formlarında ilişkiye dair kayıt bulunmaması halinde başka ispat aracı (yazışma, yemin teklifi vb.) gerekliliği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticari defter kaydı BA formu ispat yükü yemin teklifi bilirkişi raporu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/772

KARAR NO 2023/1427

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/02/2021

NUMARASI 2018/716 Esas - 2021/125 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/09/2023

Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin Denizli'de tekstil ürünleri imalatı ve pazarlaması işiyle iştigal eden ... Tekstil firmasını işlettiğini, dava dışı ..., ..., ... ve soyismi bilinmeyen ... isimli şahısların müvekkilinin iş yerine gelerek Rusya'ya ihracat yapmak için aracı olduklarını, ihracata konu ürünler beğenildikten sonra belirtilen şahısların yönlendirmesiyle dava dışı ... isimli kişinin müvekkiliyle iletişime geçtiğini ve ihracatın davalı tarafından gerçekleştirileceğinin, alıcı şirketin "..." isimli şirket olduğunun ve taşıma işinin de Bulgaristan menşeli ... şirketi tarafından yapılacağınının bildirildiğini; malların İstanbul'a gönderildiğini, müvekkiline ödeme yapılmadan malların yurtdışına gönderilmeyeceğinin söylenmesine rağmen ödeme yapılmadan 09/12/2016 tarihinde başka bir kargo şirketiyle Moskova'ya gönderildiğinin öğrenildiğini, ödeme hususunda davalıya noterden 28/12/2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının da 02/01/2017 tarihli cevabi ihtarnamesiyle ürünlerin kendilerince teslim almadığından borcun kabul edilmediğinin bildirildiğini ve davalının organize bir şekilde hileli hareketler sonucu ürünleri yurt dışına çıkardığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şimdilik 1.500-USD'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirket ve yetkililerini tanımadığını ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının taraflar arasındaki her hangi bir satış sözleşmesi ibraz edemediği, davalı tarafından davacının kayıtlarının kabul edilmediği, davalının kayıtlarında da davacıya ilişkin bir bilginin bulunmadığı, davacının sadece kendi düzenlediği ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaları sunduğu, mal teslimi yapıldığı belirtilen adreslerin davalının adresleriyle uyumlu olmadığı, davacının belirttiği kişilerin davalının çalışanı veya davalıyla ilgili kişiler olduğu hususunda her hangi delil olmadığı ve davacı davalıya yemin teklifinde de bulunmadığından davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınmış bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, objektif olmadığını, bilirkişinin iddialarının ispat edilemediği hususunda hukuki değerlendirme yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve geçici yetkili hâkimin karar vermesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı, imal ettiği ve pazarlamasını yaptığı tekstil ürünlerinin Rusya'ya ihracatı için bir kısım dava dışı kişilerle görüştüğünü, sonrasına o kişilerin kendisini dava dışı ... isimli bir kişiye yönlendirdiklerini, ...'ın ihracat işlemini davalı şirket aracılığıyla gerçekleştirileceğini söylediğini, alıcının da "..." isimli bir şirket olduğunu, satıma konu mallar için 02/12/2016 tarihli ve 171.462,97-TL ile 05/12/2016 tarihli ve 69.689,95-TL bedelli faturalarla sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, yabancı plakalı araçların ürünleri teslim aldığını, ...

tarafından ürünlerin İstanbul'da olduğu bilgisi verilmesine rağmen 09/12/2016'da ürünlerin Moskova'ya gönderildiğinin öğrenildiğini, ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini ve davalının da cevabi ihtarında ticari ilişkiyi kabul etmediğini beyan ettiğini belirtmiştir. Yargılama aşamasında, mahkemece hem davacı hem de davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olup, davacının defterlerinde söz konusu 2 faturanın kayıtlı olduğu ancak davalının defterleri ile BA formlarında ise davacıya, davaya konu satım ilişkisine veya davacının iddialarında belirttiği şirketler ile kişilere ilişkin hiç bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının, dosyaya sunduğu e-posta ile whatsapp mesajlarında da davalıdan sadır olan veya davalıyla yazışmaların yapıldığına dair bir bilgiye de rastlanılmamıştır.

Buna göre davacı taraf, davalıdan davaya konu alacağı olduğunu kanıtlayan delil sunamamış ve mahkemece hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin de teklif etmediğinden ret kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacının istinaf başvurusunda değindiği, bilirkişi incelemesine ilişkin itirazlarının dosyadaki açık bilgi-belgelere göre sonuca etkili olmadığı ve duruşmaya çıkan hâkimin nihai karar verebileceğinin tabii olduğu gözetildiğinde davacı vekilinin itirazları kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.28/09/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.