Çekin bedelsizliği ve borcun yenilenmesi yazılı delille ispatlanır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5144 E. 2024/7033 K. · · İlk derece: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında bedelsizlik def'ini ileri süren borçlu bunu yazılı delille ispat etmek zorundadır; kendi ticari defterlerine göre karşı tarafa borçlu görünen ve aksini yazılı delille kanıtlayamayan davacının bedelsizlik iddiası kabul edilmez. Mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni senet düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradesi bulunmadıkça borcun yenilenmesi sayılmaz; çekin defterlerde kayıtlı kalması ve buna karşılık alacak kaydı oluşturulmamış olması açık yenileme iradesinin bulunmadığını gösterir.
Ele alınan sorunlar
Çekin bedelsiz kaldığı def'inin ispatı → ret
İddia: Davacı, ticari ilişki nedeniyle iplik alımı avansı olarak verilen çekin, davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını ve çekin iade edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının ileri sürdüğü bedelsizlik def'inin yazılı delil ile ispatı gerekir. Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıya önemli tutarda borçlu olduğu tespit edilmiş ve davacı tarafça aksi yönde yazılı bir delil sunulmamıştır; bu nedenle çekin bedelsiz kaldığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Çekin senetle değiştirilmesinin borcun yenilenmesi (tecdit) sayılıp sayılmayacağı → ret
İddia: Davacı, davalının edimlerini yerine getirmek için süre istemesi ve çekin senetle değiştirilmesini talep etmesi üzerine çekin vadeli senetle temdit edilerek değiştirildiğini, ancak çekin iade edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6098 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesi uyarınca yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesiyle olur; özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz. Somut olayda çek davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı kalmıştır; iddia edildiği gibi çekin geri verilmesi karşılığında başka bir senet verilmesi yönünde bir anlaşma olsaydı, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının senedi teslim ederken davalıdaki çeki teslim alması ve kendi defterinde çek bedeli kadar alacak kaydı oluşturması gerekirdi; böyle bir kayıt yoktur ve tarafların ticari defterleri birbirini doğrulamaktadır. İspat yükü üzerinde olan davacı, açık yenileme iradesi bulunduğunu ispata elverişli başkaca yazılı delil de sunmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Çekte bedelsizlik def'inin yazılı/kesin delille ispatı ile mevcut borç için yeni senet verilmesinin açık irade olmadıkça yenileme sayılmayacağı yönlerinden emsal değeri taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ çek↗ bedelsizlik def'i↗ borcun yenilenmesi (tecdit)↗ kambiyo taahhüdü↗ ticari defterler↗ basiretli tacir↗ ispat yükü↗ kesin delil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5144 E. , 2024/7033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/334 Esas, 2023/1150 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/383 E., 2020/424 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle iplik alımı avansı olarak verilen ... İstoç Şubesinin 22.03.2019 tarih, 7007073 seri numaralı, 150.000,00 TL bedelli çekin davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, davalının çeki iade etmediğini, yine davalıya ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çeki ise davalının çekin verilmesine sebep olan edimlerini yerine getirmek hususunda süre istemesi ve çekin senetle değiştirilmesini talep etmesi üzerine çekin 04.10.2019 vade tarihli senet ile temdit edilerek değiştirildiğini ancak davalının bu çeki de iade etmediğini ileri sürerek davanın kabulü ile davaya konu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bedelsiz olduğunu iddia ettiği çekler hakkında hiçbir başvuru ve talepte bulunmadığını ve dava açmadığını, davacının ve dava dışı ... Makine Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili firmaya yüklü miktarda borcunun olduğunu, davacının iddialarının müvekkilinin çeklerle ilgili işlem başlatmasının akabinde ileri sürdüğünü, söz konusu çekin senetle değiştirilmediğini, davacının delil olarak sunduğu e-maillerin çeliştiğini, e-mail yazışmalarında davaya konu çeklerin zaten davacıya iade edildiğinin açık şekilde yazılı olduğunu, davacının iade edilmesinin kararlaştırıldığını iddia ettiği ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin söz konusu e-maillerde belirtilen çeklerden biri olmadığını, çekin iadesine dair bir durumun söz konusu olmadığını, davacının sunduğu senet bordrolarının ise davacının müvekkiline olan borçlarından kaynaklı olduğunu, o senetlerin ödeme için verildiğini, hem çek hemde senetlerin davacının müvekkiline olan borcunu ödemek için verdiği kambiyo senetleri olduğunu, birbiriyle değiştirilmelerinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının ileri sürdüğü bedelsizlik def'inin yazılı delil ile ispatı gerektiğini, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıya 823.031,85 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden ve davacı tarafça aksi yönde yazılı bir delil sunulmadığından 22.03.2019 tarihli 7007073 seri numaralı 150.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın diğer iddiasının ise 01.03.2019 tarihli Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin başka bir senetle değiştirilerek bu çekten kaynaklı borcun sona erdiğine ilişkin olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 133'üncü maddesinde belirtildiği üzere; yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağını, özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmayacağı, davacının ticari defter ve kayıtlarında söz konusu çekin kayıtlı olduğu, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasında söz konusu çekin davacıya geri verilmesi ve bunun karşılığında davalıya başka bir senet verilmesi yönünde bir anlaşma olsaydı basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının senedi teslim ederken davalıda bulunan çeki teslim alması gerektiği, yine bu durumda davacının kendi ticari defterinde çek bedeli kadar alacak kaydı oluşturması gerektiği ancak bu yönde bir kayıt oluşturulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıya 823.031,85 TL borçlu olduğu hususları dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesi uyarınca tarafların arasında açık bir borcun yenilenmesi iradesinin bulunmadığı, söz konusu çekin senetle değiştirildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından taraflar arasında borcun yenilenmesine yönelik açık bir irade olduğu hususunu ispata elverişli başkaca bir yazılı bir delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı taraf temel borç ilişkisine dayanarak 22.03.2019 tarih ve 150.000,00 TL bedelli çeki avans olarak verdiğini ve davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini belirterek bedelsizlik def'i ileri sürdüğü, çekin bedelsizliğini ileri süren davacının bu iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 201'inci maddesi gereğince ancak kesin delille ispatlayabileceği, ancak çekin avans olarak verildiğini davacı kesin delile ispatlayamadığı, ayrıca bono ile değiştirildiği öne sürülen çek, ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çek olup her ne kadar dava dilekçesine ekli 14.09.2018 tarihli değişim yapılacak çeklere ilişkin e-maile dayanarak çekin 04.10.2019 vade tarihli senet ile değiştirildiği öne sürülmüş ise de davalı tarafın cevap dilekçesinde bu e-maile ekli çek listesi ibraz edilerek davaya konu çekin bu listede bulunmadığının beyan edildiği, bunun üzerine davacının 15.02.2019 tarihli çek-senet değişimi hakkında e-maile dayanarak borcun yenilendiğini ileri sürdüğü, bu e-mailin incelenmesinde ekli çek listesine göre çeklerin senetle değişiminin talep edildiği, ancak davacının bu talebe olumlu veya olumsuz bir yanıt vermediği, bu hususu ispat için sunulan e-mailin tek başına ispat kuvvetine haiz olmadığı, borcun yenilendiği ve çek yerine senet verildiği ispat edilemediğinden bu çek nedeniyle davanın ispatlanamadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1085886200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz