Şirketin mali yapısıyla orantısız YK ücreti kararı iptal edilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4131 E. 2024/7324 K. · · İlk derece: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yönetim kurulu üyesine ödenecek ücretin belirlenmesine ilişkin genel kurul kararı, 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesindeki butlan şartlarını taşımasa bile; şirketin dönem zararı, ayrılacak amortismanlar nedeniyle yakın yıllarda kâr oluşmayacağı ve belirlenen ücretin şirketin bozuk mali yapısını daha da bozacağı ile benzer faaliyet alanındaki şirketlerin aynı dönemde ödediği ücretlerin çok daha düşük olduğu saptandığında, aynı Kanun'un 445 inci maddesi uyarınca iptal koşulları oluşur.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu üyesi ücretine ilişkin genel kurul kararının butlanla malûl olup olmadığı → ret
İddia: Davacılar, kararın sermayenin korunması ilkesine aykırı olması nedeniyle batıl olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinde düzenlenen butlan şartları somut olayda mevcut değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Yönetim kurulu başkanına belirlenen ücrete ilişkin genel kurul kararının iptali koşulları → kabul
İddia: Davalı, yatırım riskini tamamen üstlenen hâkim ortağın on yıl boyunca şirketten hiç ücret almadığını, kararlaştırılan ücretin harcanan emek ve mesainin karşılığı olduğunu, bu ücretin ödenmesi için şirketin kâr elde etmesinin gerekmediğini ve ücretin fahiş olmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Şirketin dönem zararı bulunduğu; sabit kıymetler içerisinde yer alan tesis, makine ve cihazlar için ayrılan ve sonraki dönemlerde ayrılmaya devam edecek amortismanların satışların maliyeti içerisinde yer alması ile birlikte şirkette gelecek en az üç yıl daha ana faaliyet kârının ve dönem kârının oluşmayacağı; yönetim kurulu başkanına ödenecek ücretin şirketin bozuk olan mali ve finansal yapısını daha da bozacağı saptanmıştır. Ayrıca davalı şirketle benzer faaliyet alanlarında çalışan şirketlerin aynı dönemde yönetim kurulu üyelerine ödedikleri ücretlerin belirlenen ücretten oldukça az olduğu belirlenmiştir. Bu olgular karşısında söz konusu kararın 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre iptali şartları oluşmuştur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Zarardaki bir anonim şirkette yönetim kurulu başkanına belirlenen ücretin, şirketin mali durumu ve sektör kıyaslaması esas alınarak 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi uyarınca iptal edilebileceği; butlan şartlarının bulunmamasının iptali engellemediği yönünden emsal değeri taşır. Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ genel kurul kararının iptali↗ yönetim kurulu üyesi ücreti↗ sermayenin korunması ilkesi↗ dönem zararı↗ amortisman↗ hâkim ortak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4131 E. , 2024/7324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/109 Esas, 2023/724 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/347 E., 2020/557 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat ... , birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekilleri dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 26.03.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin davalı şirkette yaklaşık %15 oranında pay sahibi olduklarını, gündemin, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 5 inci maddesi ile şirketin toplam 1.465.422 payından 1.025.796 adet payının sahibi ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın talebi gibi aylık 360.000,00 TL net ücret ödenmesine ve sonraki yıllarda ise ocak ayından itibaren yıllık tüfe oranında artış yapılmasına karar verildiğini, 439.626 adet red oyuna karşılık 1.025.796 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, kararda olumlu oy kullanan tek pay sahibinin öneride bulunan ve ücretin ödeneceği yönetim kurulu başkanı ...
olduğunu, kararın sermayenin korunması ilkesine aykırı olması nedeniyle batıl olduğunu, söz konusu kararın kanun, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle de iptale tabi olduğunu iddia ederek söz konusu kararın batıl olduğunun tespitine, batıl değil ise kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin, kurulduğunda elinde hiç bir varlığı ve projesi olmayan bir şirket iken bugün elinde bir jeotermal kaynak işletme ruhsatı, elektrik üretim lisansları, üretim ön lisansı, jeotermal elektrik üretim santrali işletmesi ile yatırımı %95 seviyelerinde tamamlanmış, Ekim 2019 tarihinde işletmeye girecek ikinci bir jeotermal elektrik üretim santrali bulunan bir şirkete dönüştüğünü, yatırım riskini tamamen %70 hissedar olan ...'ın aldığını, diğer paydaşların şirkete hiç emek koymadıklarını, ...'ın zorlukla geçen 10 yılda şirketten hiç ücret almadığını, artık yatırımlardan birinin yaklaşık 1 yıldır işletmede olduğunu, diğer yatırımın da işletmeye girmek üzere olduğu bu noktada yıllara sari yoğun emeğinin ve mesaisinin karşılığında belirlenen ücrete karşı çıkılmasının haksızlık olduğunu, kararlaştırılan ücretin harcanan emek ve mesainin karşılığı olması nedeniyle bu ücretin ödenmesi için şirketin kar elde etmesi gerekmediğini, belirlenen ücretin fahiş olmadığını, 10 yıldır yönetim kurulu başkanının hiç ücret almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 447 nci maddesinde düzenlenen butlan şartlarının mevcut olmadığı, davalı şirketin dönem zararının 14.406.801,39 TL olduğu, sabit kıymetler içerisinde yer alan tesis, makine ve cihazlar için ayrılan ve sonraki dönemlerde ayrılmaya devam edecek amortismanları, satışların maliyeti içerisinde yer alması ile birlikte şirketin gelecek en az 3 yıl daha ana faaliyet kârının ve dönem karının oluşmayacağı, YK başkanına ödenecek ücretin şirketin bozuk olan mali ve finansal yapısını daha da bozacağı dikkate alındığında söz konusu kararın aynı Kanun'un 445 inci maddesine göre iptali şartlarının oluştuğu, yine davalı şirketle benzer faaliyet alanlarında çalışan şirketlerin aynı dönemde yönetim kurulu üyelerine ödedikleri ücretlerin davalı şirket tarafından belirlenen ücretten oldukça az olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 5 numaralı kararın iptaline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketle aynı, benzer faaliyet kollarında bulunan bir kısım şirketlerde ödenen ücretlerin kıyaslandığı, elde edilen mali veriler, şirketin uzun dönem borçlarının miktarı, 2018 yılı dönem zararı, yakın zaman içinde dönem kârının oluşmayacak olması, yatırımların hepsinin faaliyete girmediği nedenleri ile belirlenen ücretin şirketin geliri ile orantılı olmadığı, örtülü kazanç aktarımı niteliği taşıdığı, aynı, benzer sektörde faaliyet gösteren şirketlere göre oldukça fahiş olduğu, hakim ortak olan yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi olumlu oyu sonucunda kararın alındığı, ücretin sadece YK başkanına takdir edilmesi hususunun dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu, kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın butlanı, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1085217500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz