6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Akreditif

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/899 E. 2024/6550 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif yönetim kurulu üyeliği esas sözleşme kusur sorumluluğu ticari defter ve kayıtlar 3095 sayılı kanun ticari dava niteliği olağanüstü genel kurul şirket zararı mahsup temerrüt faizi ticari defter yetki geçersizlik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yönetim kurulu kararı yasal faiz kusur avans faizi karar verilmesine yer olmadığına temerrüt e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK · TTK — TTK 338

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2024/899 E.  ,  2024/6550 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2018/133 Esas, 2022/590 Karar

HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü

Taraflar arasındaki asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ...’nun şirket genel kurulundan izin almadan şirketle bir takım hukuki işlemler yaparak şirketi zarara uğrattıklarını, bu kişilerin yönetim kurulu üyeliklerinin şirketin olağanüstü genel kurul toplantısını yaptığı 06.01.2001 tarihine kadar devam ettiğini ve bu toplantıda genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinden azledildiklerini, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan bir kararla davalılar aleyhine usulsüzlüğün tespit edilmesi durumunda sorumluluk ve yapılan işlemlerin geçersizliği davası açılması için mevcut yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden olan davalıların şirket genel kurulundan izin almadan davacı şirket ile yapmış olduğu hukuki işlemlerin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

2.Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ...'nun 1991 yılından itibaren, ... ile ...’nun ise 10.10.1998 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davranıp, özen ödevlerini ihlal ederek şirketi ağır mali zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte şirkete tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin aleyhine ve zararına olacak hiçbir işlem ve eyleme ortak olmadığını, imza atmadığını, çalışmada bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada, davalı ...-... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf, yönetim kurulu üyesi olan davalıların şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüş, akreditifini Türkiye Kalkınma Bankasının açtığı İtalya'dan getirtilen iş makineleri için ilgili firmanın yapmış olduğu peşin ödeme indiriminin sanki ... ve ...'nun ortak oldukları ve yönetiminde bulunduğu Bronz Ltd. Şti.'nin kendisinde alacağı varmış gibi göstererek şirketi zarara uğrattıklarını, buna ilişkin ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmediğini, diğer bir taraftan bu tutar oranında sermaye borcuna mahsup yoluna gidilerek alacağın dolaylı bir şekilde ve kısa yoldan tahsili yoluna gidildiğini, oysa bu alacağın gerçek bir alacak değil, şirket yararına yapılmış olan peşin Ödeme İndirimi olduğunu, Yönetim Kurulunun 11.06.1999 tarih ve 99/0501 no.lu toplantısında yönetim kurulu üyelerinden ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu Inter B şirketi ile diğerlerine göre gerek almadan farklı fiyat uygulayarak Leasing sözleşmesi yaptıklarını, yine aynı toplantıda herhangi bir üretimi bulunmayan şirketin üretmediği mallarının satımını yapmak üzere de İstanbul'da ...'ya ait olan 250 metrekarelik bir büroyu aylığı 2.000 dolardan şirkete kiraladıklarını ve şirketi borçlandırdıklarını, aynı kişilerin ortağı ve yöneticisi olduğu Inter B şirketi tarafından Doğu Halk Holding şirketine iş makineleri kiralanmış gibi gösterilerek şirketin kanuna aykırı şekilde davalılara sebepsiz olarak borçlandırıldığını, davalıların bu eylemleriyle zararın doğduğunu dava dilekçesinde açıklamış, yapılan incelemede davalıların şirketi zarara uğrattıkları anlaşılmış, TTK’nın 338. maddesi de göz önüne alınarak yönetim kurulu üyeleri davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile, Doğu Halk Holding AŞ. Yönetim Kurulu üyelerinden ..., ..., ...’nun şirket genel kurulundan izin almadan yapmış oldukları; İtalya’dan getirilen iş makineleri için yapılan peşin ödeme indiriminin Bronz ltd. şti’ne aktarılması, yönetim kurulunun 11.06.1999 tarihli toplantısında ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu İnter B isimli şirket ile farklı fiyat üzerinden yapılan leasing sözleşmesinin ve ...’ya ait taşınmazın kiralanması işlemlerinin geçersizliğine karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL (Yeni Türk lirası) tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 334 üncü ve 336 devamı maddeleri 3095 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı vekili ile davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş faizin niteliğini belirtmemiştir. Bu durumda dava konusunun niteliğine uygun faiz türüne hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki dava ticari dava konusu eylem ise ticari iş niteliğindedir. Hal böyle olunca ticari işleme uygulanması gereken avans faize hükmedilmesi gerekirken 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 inci maddesine aykırı olarak yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Dolaylı zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6861 E. 2014/13701 K.

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/899 E.  ,  2024/6550 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/133 Esas, 2022/590 Karar

HÜKÜM

Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü

Taraflar arasındaki asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ...’nun şirket genel kurulundan izin almadan şirketle bir takım hukuki işlemler yaparak şirketi zarara uğrattıklarını, bu kişilerin yönetim kurulu üyeliklerinin şirketin olağanüstü genel kurul toplantısını yaptığı 06.01.2001 tarihine kadar devam ettiğini ve bu toplantıda genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinden azledildiklerini, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan bir kararla davalılar aleyhine usulsüzlüğün tespit edilmesi durumunda sorumluluk ve yapılan işlemlerin geçersizliği davası açılması için mevcut yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden olan davalıların şirket genel kurulundan izin almadan davacı şirket ile yapmış olduğu hukuki işlemlerin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

2.Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ...'nun 1991 yılından itibaren, ... ile ...’nun ise 10.10.1998 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davranıp, özen ödevlerini ihlal ederek şirketi ağır mali zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte şirkete tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin aleyhine ve zararına olacak hiçbir işlem ve eyleme ortak olmadığını, imza atmadığını, çalışmada bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada, davalı ...-... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf, yönetim kurulu üyesi olan davalıların şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüş, akreditifini Türkiye Kalkınma Bankasının açtığı İtalya'dan getirtilen iş makineleri için ilgili firmanın yapmış olduğu peşin ödeme indiriminin sanki ... ve ...'nun ortak oldukları ve yönetiminde bulunduğu Bronz Ltd. Şti.'nin kendisinde alacağı varmış gibi göstererek şirketi zarara uğrattıklarını, buna ilişkin ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmediğini, diğer bir taraftan bu tutar oranında sermaye borcuna mahsup yoluna gidilerek alacağın dolaylı bir şekilde ve kısa yoldan tahsili yoluna gidildiğini, oysa bu alacağın gerçek bir alacak değil, şirket yararına yapılmış olan peşin Ödeme İndirimi olduğunu, Yönetim Kurulunun 11.06.1999 tarih ve 99/0501 no.lu toplantısında yönetim kurulu üyelerinden ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu Inter B şirketi ile diğerlerine göre gerek almadan farklı fiyat uygulayarak Leasing sözleşmesi yaptıklarını, yine aynı toplantıda herhangi bir üretimi bulunmayan şirketin üretmediği mallarının satımını yapmak üzere de İstanbul'da ...'ya ait olan 250 metrekarelik bir büroyu aylığı 2.000 dolardan şirkete kiraladıklarını ve şirketi borçlandırdıklarını, aynı kişilerin ortağı ve yöneticisi olduğu Inter B şirketi tarafından Doğu Halk Holding şirketine iş makineleri kiralanmış gibi gösterilerek şirketin kanuna aykırı şekilde davalılara sebepsiz olarak borçlandırıldığını, davalıların bu eylemleriyle zararın doğduğunu dava dilekçesinde açıklamış, yapılan incelemede davalıların şirketi zarara uğrattıkları anlaşılmış, TTK’nın 338.

maddesi de göz önüne alınarak yönetim kurulu üyeleri davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulü ile, Doğu Halk Holding AŞ. Yönetim Kurulu üyelerinden ..., ..., ...’nun şirket genel kurulundan izin almadan yapmış oldukları; İtalya’dan getirilen iş makineleri için yapılan peşin ödeme indiriminin Bronz ltd. şti’ne aktarılması, yönetim kurulunun 11.06.1999 tarihli toplantısında ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu İnter B isimli şirket ile farklı fiyat üzerinden yapılan leasing sözleşmesinin ve ...’ya ait taşınmazın kiralanması işlemlerinin geçersizliğine karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL (Yeni Türk lirası) tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ...

vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 334 üncü ve 336 devamı maddeleri 3095 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı vekili ile davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş faizin niteliğini belirtmemiştir. Bu durumda dava konusunun niteliğine uygun faiz türüne hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki dava ticari dava konusu eylem ise ticari iş niteliğindedir. Hal böyle olunca ticari işleme uygulanması gereken avans faize hükmedilmesi gerekirken 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 inci maddesine aykırı olarak yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekili ile davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde “yasal faizi” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1084165400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.