Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/459 E. 2024/6127 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birlikte ifa kuralı↗ birlikte ifa↗ yazılı delil başlangıcı↗ başvurunun yapılmamış sayılması↗ delil başlangıcı↗ yapılmamış sayılma↗ tasdik kararı↗ yazılı delil↗ satış sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ifa↗ yenileme↗ sebepsiz zenginleşme↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/231 E., 2017/452 K. sayılı kararı ile taraflar arasında minibüs satımı ile ilgili akdi ilişkinin varlığının ispat edildiği, akdi ilişkiye göre de dekontta belirtilen 400.000,00 TL’nin davalı ...'e gönderilmek üzere anlaşıldığı, minibüs hattının verilen bedele rağmen davacıya intikalinin sağlanmadığı, davalıların bu miktarla sebepsiz zenginleştikleri, geri kalan kısım yönünden yazılı delil başlangıcı ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2018/1288 E., 2021/535 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ... plakalı aracın davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara aracın tesliminden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
2. Dairemizin 03.05.2023 tarih, 2021/9002 E. ve 2023/2680 K. sayılı kararı ile davalı yanca istinaf aşamasında, dava konusu olan araç hakkında 28.09.2020 tarihinde çekme işlemi yapıldığını, sonrasında ... plaka sayılı tescil numarasını aldığını, bundan sonra da müvekkillerinden ... tarafından davacıya dava konusu olup ... plakalı iken sonrasında ... plakaya tescil edilen aracın satışı konusunda vekalet verildiğini, bu vekalete istinaden dava konusu aracın davacı tarafından satıldığını, bedelinin de davacı tarafından tahsil edildiğini bildirmiş, davalılar vekilince sunulan belgeler arasında yer alan 09.10.2020 tarihli "Belge" başlıklı evrakta çekme belgeli ... Plakalı aracın ...'dan alınan vekalet gereğince satıldığı, araç bedeli 100.000,00 TL'nin davacı ...'te kaldığı, aracın satışından dolayı bu plakayla ilgili davacı ...'ün davalı ...'dan alacağı bulunmadığının belirtildiği, borcu sona erdiren sebeplerin mahkemece verilen karar kesinleşinceye kadar gözönüne alınabileceği, bu durumda davalılar vekilinin temyiz dilekçesindeki açıklamaları ve temyiz dilekçesine ekli belgeler incelenip dava konusu borcun sona erip ermediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde, dava konusu aracın, ... plakalı iken 28.09.2020 tarihinde Çorlu 7. Noterliğinin 28.09.2020 tarihli kararı ile trafikten çekilmesi yönünde işlem yapıldığı, söz konusu araca ... plakası tahsisinin yapıldığı, aracın sahibi ... tarafından bu aracın satışı konusunda Çorlu 7. Noterliğinin 09.10.2020 tarihli ve 14317 yevmiye nolu işlemi ile davacı ...'e vekalet verildiği, vekalete istinaden söz konusu aracın 100.000,00 TL'ye satıldığı, bedelinin ...'e kaldığı, 09.10.2020 tarihli belgeye göre davacının, davalıdan bir alacağının kalmadığını belirterek imzası ile tasdik ettiği, böylelikle dava konusu plaka ile ilgili davacının davalıdan bir alacağının kalmadığı söz konusu belgelerden anlaşıldığı ve borcun sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hatlı minibüsün 460.000,00 TL'ye satımına ilişkin anlaşma yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirmesine rağmen davalıların aracın devrini gerçekleştirmediklerini, aracın yenilenmesi gerektiğini belirtmeleri nedeni ile müvekkilinin kredi çekerek aracı yenilediğini, davacının olay sebebi ile ekonomik durumunun bozulması üzerine araya aracılar koyarak aracın ve hattın bir başkasına satılması için vekaletname alarak aracı sattığını, davalılara iyi niyetli olarak bu çekme plakalı araçtan alacağının kalmadığına dair evrak verdiğini, oysa ki aracın parasının müvekkili tarafından verildiğini, davacının 460.000,00 TL'yi hat bedeli olarak ödemesine rağmen buna ilişkin alacağını alamadığını, davalıların müvekkilini bir kez daha kandırdıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9002 E. 2023/2680 K.
Ortak:birlikte ifa kuralı · birlikte ifa · yazılı delil başlangıcı · başvurunun yapılmamış sayılması · delil başlangıcı · yapılmamış sayılma · yazılı delil · satış sözleşmesi · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ilen 400.000,00 TL’nin davalı ...'e gönderilmek üzere anlaşıldığı, minibüs hattının verilen bedele rağmen davacıya intikalinin sağlanmadığı, davalıların bu miktarla «sebepsiz zenginleştikleri», geri kalan kısım yönünden «yazılı delil başlangıcı» «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, «birlikte ifa kuralı» gereğince dava konusu ... plakalı aracın davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara aracın «tesliminden» itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile minibüs hattının «satımı sözleşmesinin» noter önünde «resmi şekilde» yapılmadığından «geçersiz» olduğu, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, hattın davalılardan ... adına kayıtlı olduğu, minibüs hattının satımı konusunda mahkemede tanık olarak dinlenen davacı tanığı ...’nin aracılık yaptığı, tarafların yüz yüze bir araya gelmediği, paranın banka hesabına gönderildiği, dekont olarak sunulan 400.000,00 TL paranın davalı ...’in hesabına gönderildiğine dair taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı, sunulan dekontun «yazılı delil başlangıcı» niteliği taşıdığı, tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında minibüs satımı ile ilgili akdi ilişkinin varlığının ispat edildiği, akdi ilişkiye göre de dekontta belirtilen 400.000,00 TL’nin davalı ...'e gönderilmek üzere anlaşıldığı, minibüs hattının verilen bedele rağmen davacıya intikalinin sağlanmadığı, davalıların bu miktarla sebepsiz zenginleştikleri, geri kalan kısım yönünden yazılı delil başlangıcı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile minibüsün davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacının 400.000,00 TL'lik ödemeyi davalı ... hesabına gönderdiği, «husumete» ilişkin istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, noterde yapılmayan «satım sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu, «sebepsiz zenginleşme» kurallarına göre tarafların aldıklarını birbirlerine iade ile yükümlü tutuldukları, satım sözleşmesinin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğramadığı, «birlikte ifa kuralı» gereğince bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi nedeniyle aracın da davalı tarafa iadesine karar verilmemesinin yerinde görülmediği, davacı aracı, diğer taraf da verilen bedeli kullandığından faizin başlangıcı yönünden de kararın hatalı olduğu, reddedilen kısım yönünden davacının alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, 60.000,00 TL'nin davalıya verildiğini ispatlayamadığı, ayrıca bankadan kredi çekilmiş olmasının araç için harcama yapıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ...plakalı aracın davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara aracın «tesliminden» itibaren «yasal faiz» işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resmi şekil · yemin teklifi · yemin delili · yemin · satım sözleşmesi · kaldırma ve yeniden hüküm · taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak talepte bulunduğunu, ancak müvekkillerine bir para göndermediğini, 400.000,00 TL tutarındaki dekontta gönderenin dava dışı... olduğunu, bu paranın da dava konusu aracın satış bedeli olarak gönderilmediğini, böylece davacının bir «hukuki yararı» ile taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, tarafların yazılı bir araç «satış sözleşmesi» düzenlemediğini, bu yönde anlaşmadıklarını, davacının araç hususunda ... ile anlaşma yaptığını, aracın fiili ve hukuki durumunu bildiğini, mahkemenin ...’nin aracılık ettiği yönündeki kabulünün gerçeği yansıtmadığını, ...’nin aracı kendisinin aldığını ve davacıya sattığını ifade ettiğini, dosyadaki beyanlardan müvekkilleri ile davacı arasında yazılı ya da sözlü bir satış sözleşmesinin bulunmadığının ortaya konduğunu, kayıt maliki müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, davacının ...’ye ve üçüncü başka bir kişiye ödeme yaptığını söylediğini, «yemin deliline» dayandıkları halde bu hususta mahkemenin kendilerine «yemin teklif» edip etmeyeceklerini sormadığını, sebepsiz zenginleşme için «zamanaşımı» süresinin dolduğuna dair defilerinin gerekçesiz reddedildiğini, aracın halen davacının elinde bulunduğunu, işlemleri vekalet ile yaptığını, aracın semeresinden yar …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile minibüs hattının «satımı sözleşmesinin» noter önünde «resmi şekilde» yapılmadığından «geçersiz» olduğu, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği, hattın davalılardan ... adına kayıtlı olduğu, minibüs hattının satımı konusunda mahkemede tanık olarak dinlenen davacı tanığı ...’nin aracılık yaptığı, tarafların yüz yüze bir araya gelmediği, paranın banka hesabına gönderildiği, dekont olarak sunulan 400.000,00 TL paranın davalı ...’in hesabına gönderildiğine dair taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı, sunulan dekontun «yazılı delil başlangıcı» niteliği taşıdığı, tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında minibüs satımı ile ilgili akdi ilişkinin varlığının ispat edildiği, akdi ilişkiye göre de dekontta belirtilen 400.000,00 TL’nin davalı ...'e gönderilmek üzere anlaşıldığı, minibüs hattının verilen bedele rağmen davacıya intikalinin sağlanmadığı, davalıların bu miktarla sebepsiz zenginleştikleri, geri kalan kısım yönünden yazılı delil başlangıcı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dekontta gönderen olarak dava dışı...’in göründüğünü, dava açmakta davacının «hukuki yararının» bulunmadığını, taraflar arasında bir alım satım anlaşmasının gerçekleşmediğini, davacı tanığı ...’nin beyanında aracı kendisinin alıp davacıya sattığının ifade ettiğini, müvekkillerine «husumet» yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...’in kayden malik olmasına rağmen davacının kayıt malikine ödeme yapmadığını, davacının aracı ...’den alıp müvekkili Abidin’e ve dava dışı ...’ye ödeme yaptığını ileri sürmesinin ortaya koyduğu üzere taraflar arasında bir sözleşme olmadığı halde müvekkillerine dava yöneltilmesinin yerinde olmadığını, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı davanın «zamanaşımına» uğradığını, dekontun bir borcun ödendiğini gösterdiğini, itirazlarına rağmen tanık dinlenmesinin yerinde olmadığını, aracın halen davacıda bulunduğunu, işlemleri v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4943 E. 2015/12322 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/519 E. 2025/1185 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihdas nedeni · nakden kaydı · talil · cebri icra · yazılı delille ispat · istirdat davası · menfi tespit davası · davadan feragat
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın verdiği cevap dilekçesinde «bononun» plakalı hatlı otobüsün muris ya devri nedeniyle alındığının savunulduğu, ancak davaya konu edilen bonoda “«nakden” kaydı» bulunmakta olup, yazılı «ikrar» olan bu beyanın aksini yani «talil» nedenini değiştiren davalının iddiasını «yazılı delillerle ispat» etmesi gerektiği, sunulan deliller dikkate alındığında davalının iddiasını yazılı bir şekilde ispat edemediği, mahkemece davanın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiği, eldeki olayda davalının «ihdas nedenini» talil edip ispat yükünü üzerine aldığı ve dosya kapsamıyla alacak iddiasını ispat edemediği nazara alındığında mahkemenin «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının «kamu düzeni» yönünden «kaldırılarak yeniden» hüküm tesis edilmek suretiyle; davanın kabulüne, davacıların Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1817 E. sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiş, kararı davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiş; diğer davacı ... ise bu aşamada «davadan feragat» etmiş; Dairemizce bu hususta ek karar verilmek üzere dosya geri çevrilmiş, bu defa hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince 18.12.2024 tarihli ek kararla davacı ...’n …
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6 hükmünde borçlunun «menfi tespit davası» zımmında tedbir kararı almamış ve borcun da ödenmiş olması halinde menfi tespit davasına «istirdat davası» olarak devam edileceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un 72/7 hükmünde ise «cebri icra» baskısı altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, genel hükümler çerçevesinde mahkem …
Somut olayda 500.000,00 TL bedelli «bonoya» dayalı kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla yapılan takipte, 14.03.2017 tarihinde davacılara murisleri 'dan mirasen intikal eden plakalı ticari minibüs ve ticari plakasının dava dışı şahsa dosya borcunu kapatmayacak şekilde satıldığı; eldeki davanın ise tüm bu takibe ilişkin olarak bu satış işleminden sonra «menfi tespit davası» olarak 11.12.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde anılan hükümler ve açıklamalar ışığında Mahkemece; «menfi tespit davası» açıldıktan sonra icra takip dosyasına, cebri satış suretiyle olması farketmeksizin, bir ödeme olması halinde ödeme miktarınca menfi tespit davası kanunen «istirdat» talebine dönüşecekse de, menfi tespit davasından önce yapılan ödemelerin ancak müstakil istirdat davasına konu edilebileceği ve bu doğrultuda davadan önce yapılan ödemeler yönünden menfi tespit talebinde bulunulmasında «hukuki yarar» bulunmadığı dikkate alınıp; somut olayda da davadan önce yapıldığı anlaşılan ödemeyi de kapsayacak şekilde menfi tespit talebinde bulunulmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, bu kısma yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle «usulden reddi» yerine anılan şekilde bir ayrıma gidilmeksizin hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/459 E. , 2024/6127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1179 Esas, 2023/1691 Karar
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in ruhsat sahibi olduğu ... plakalı hatlı minibüsün, müvekkiline 460.000,00 TL'ye satımı hususunda anlaşıldığını, 400.000,00 TL’nin davalı ...’in hesabına yatırıldığını, bakiyesinin dava dışı ...’ye elden ödendiğini, 114.919,30 TL masraf yapılıp aracın yenilendiğini, davalıların devri vermediğini, belediyenin bu minibüs hattıyla ilgili dava açtığını, dava açan kişiler arasında davalıların bulunduğunun öğrenildiğini, davalıların aslında çalışma ruhsatı olmayan bir minibüsü müvekkiline sattıklarını, bu itibarla sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek 574.919,20 TL’nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’e bir ödeme yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, motorlu taşıtların satış sözleşmelerinin resmî yapılması gerektiğini, davacının araç satışı hususunda dava dışı ... ile anlaştığını, bu nedenle de 60.000,00 TL’yi ...’ye ödediğini, davacının oğlu ve kardeşlerinin M plakalı araç sahibi olduklarını, dava konusu ... plakalı aracın durumunu bilmediğini iddia edemeyeceğini, aracın halen davacının elinde bulunduğunu, işlemleri müvekkilinin verdiği vekalet ile yaptığını, bundan sonra aracı çalıştıran davacının kazancı da kendisine aldığını, bu kadar süre aracı çalıştırdıktan sonra idari ve kazai kararlar ile aracın çalıştırılmasının durdurulmasından müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/231 E., 2017/452 K. sayılı kararı ile taraflar arasında minibüs satımı ile ilgili akdi ilişkinin varlığının ispat edildiği, akdi ilişkiye göre de dekontta belirtilen 400.000,00 TL’nin davalı ...'e gönderilmek üzere anlaşıldığı, minibüs hattının verilen bedele rağmen davacıya intikalinin sağlanmadığı, davalıların bu miktarla sebepsiz zenginleştikleri, geri kalan kısım yönünden yazılı delil başlangıcı ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin 03.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2018/1288 E., 2021/535 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince dava konusu ... plakalı aracın davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine, davacı lehine hükmedilen tutara aracın tesliminden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
2. Dairemizin 03.05.2023 tarih, 2021/9002 E. ve 2023/2680 K. sayılı kararı ile davalı yanca istinaf aşamasında, dava konusu olan araç hakkında 28.09.2020 tarihinde çekme işlemi yapıldığını, sonrasında ... plaka sayılı tescil numarasını aldığını, bundan sonra da müvekkillerinden ... tarafından davacıya dava konusu olup ... plakalı iken sonrasında ... plakaya tescil edilen aracın satışı konusunda vekalet verildiğini, bu vekalete istinaden dava konusu aracın davacı tarafından satıldığını, bedelinin de davacı tarafından tahsil edildiğini bildirmiş, davalılar vekilince sunulan belgeler arasında yer alan 09.10.2020 tarihli "Belge" başlıklı evrakta çekme belgeli ... Plakalı aracın ...'dan alınan vekalet gereğince satıldığı, araç bedeli 100.000,00 TL'nin davacı ...'te kaldığı, aracın satışından dolayı bu plakayla ilgili davacı ...'ün davalı ...'dan alacağı bulunmadığının belirtildiği, borcu sona erdiren sebeplerin mahkemece verilen karar kesinleşinceye kadar gözönüne alınabileceği, bu durumda davalılar vekilinin temyiz dilekçesindeki açıklamaları ve temyiz dilekçesine ekli belgeler incelenip dava konusu borcun sona erip ermediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde, dava konusu aracın, ... plakalı iken 28.09.2020 tarihinde Çorlu 7. Noterliğinin 28.09.2020 tarihli kararı ile trafikten çekilmesi yönünde işlem yapıldığı, söz konusu araca ... plakası tahsisinin yapıldığı, aracın sahibi ... tarafından bu aracın satışı konusunda Çorlu 7. Noterliğinin 09.10.2020 tarihli ve 14317 yevmiye nolu işlemi ile davacı ...'e vekalet verildiği, vekalete istinaden söz konusu aracın 100.000,00 TL'ye satıldığı, bedelinin ...'e kaldığı, 09.10.2020 tarihli belgeye göre davacının, davalıdan bir alacağının kalmadığını belirterek imzası ile tasdik ettiği, böylelikle dava konusu plaka ile ilgili davacının davalıdan bir alacağının kalmadığı söz konusu belgelerden anlaşıldığı ve borcun sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hatlı minibüsün 460.000,00 TL'ye satımına ilişkin anlaşma yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirmesine rağmen davalıların aracın devrini gerçekleştirmediklerini, aracın yenilenmesi gerektiğini belirtmeleri nedeni ile müvekkilinin kredi çekerek aracı yenilediğini, davacının olay sebebi ile ekonomik durumunun bozulması üzerine araya aracılar koyarak aracın ve hattın bir başkasına satılması için vekaletname alarak aracı sattığını, davalılara iyi niyetli olarak bu çekme plakalı araçtan alacağının kalmadığına dair evrak verdiğini, oysa ki aracın parasının müvekkili tarafından verildiğini, davacının 460.000,00 TL'yi hat bedeli olarak ödemesine rağmen buna ilişkin alacağını alamadığını, davalıların müvekkilini bir kez daha kandırdıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083587600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz