Opsiyon şartında sözleşmede belirlenen spot piyasa fiyatının esas alınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4107 E. 2024/6732 K. · · İlk derece: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Döviz opsiyon sözleşmesinde opsiyon (barrier/down and out) şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmede kararlaştırılan ölçüte göre belirlenir; sözleşmede spot piyasadaki spot alış fiyatının esas alınacağı yazılıysa banka yalnızca kendi kayıtlarının geçerli olacağını ileri süremez. Vade süresi içinde kurun sözleşmede belirlenen down and out seviyesine eşit ya da bu seviyenin altına inmesiyle opsiyon, ayrıca ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden değersiz olarak sona erer; buna rağmen opsiyonu kullanan banka sözleşmeye aykırı davranmış olur ve ihtirazi kayıtla ödenen bedeli iade etmekle yükümlüdür.
Ele alınan sorunlar
Opsiyon şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin hangi kayıtlara göre belirleneceği ve sonucu → kabul
İddia: Davalı banka, opsiyon şartının belirlenmesinde yalnız banka kayıtlarının geçerli olacağını, vade süresi içinde birinci opsiyon şartının gerçekleşmediğini ve ikinci opsiyon şartının gerçekleştiğini, bu nedenle opsiyon hakkını kullanmakta haklı olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Taraflar arasındaki opsiyon ek sözleşmesinde döviz çiftinin spot piyasadaki spot alış fiyatının baz alınacağı kararlaştırıldığından, bankanın bu şartın belirlenmesinde yalnız kendi kayıtlarının geçerli olacağı yönündeki beyanına itibar edilemez. Sözleşmede birinci opsiyon şartı, işlem tarihinden vade sonu tarihine kadar geçecek sürede herhangi bir zamanda döviz çiftinin spot piyasadaki spot alış fiyatının down and out fiyatına eşit veya altında olması olarak belirlenmiştir. Borsa İstanbul'dan gelen veri seti ve bilirkişi raporuna göre vade süresi içinde kur sözleşmede belirtilen seviyeye eşit ya da altına düşmüş, böylece bu şart gerçekleşmiştir; bu durumda alıcı durumundaki banka opsiyonu kullanma hakkını kaybetmiş ve opsiyon değersiz olarak, başkaca ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ermiştir. Bankanın, birinci opsiyon şartının gerçekleşmediğinden bahisle opsiyon hakkını kullanması sözleşmeye aykırıdır ve bu nedenle uğranılan zarar kapsamında, ihtirazi kayıtla ödenen bedelin bankaca iadesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Temyizde duruşma isteğinin parasal sınır nedeniyle reddi → ret
İddia: Davalı vekili temyiz istemini duruşmalı olarak yapmıştır.
Gerekçe: Dava konusu meblağ, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ve o tarih itibarıyla 358.160,00 TL olan duruşma sınırının altında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Opsiyon şartının gerçekleşmesinin sözleşmede belirlenen piyasa verisine göre saptanacağı ve şartın gerçekleşmesiyle opsiyonun kendiliğinden sona ereceği yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
döviz opsiyon sözleşmesi↗ opsiyon şartı↗ down and out (knock out) seviyesi↗ spot piyasa alış fiyatı↗ ihtirazi kayıtla ödeme↗ sözleşmeye aykırılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4107 E. , 2024/6732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1102 Esas, 2023/664 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/464 E., 2020/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile banka arasında 09.05.2013 tarihli 600.000,00 euro tutarlı 1 yıl vadeli opsiyon ek sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre, 09.05.2013 - 09.05.2014 tarihleri arasında euro/TL kurunun spot piyasadaki spot alış fiyatı 1 euro≤2,3350-TL olması halinde bankanın opsiyonu kullanma hakkını kaybedeceğini ve opsiyon değersiz olarak kendiliğinden başkaca ihbar ve/veya ihtara gerek kalmaksızın sona ereceğini, 09.05.2013 - 09.05.2014 tarihleri arasında euro/TL kurunun spot piyasadaki spot alış fiyatı 2,5350 TL < 1 euro < 2,4800 TL olması halinde opsiyonun işlev kazanmayacağını, 09.05.2013 - 09.05.2014 tarihleri arasında euro/TL kurunun spot piyasadaki spot alış fiyatı 2,4800 TL≤ 1 euro olması halinde bankanın opsiyon kullanım fiyatından baz döviz miktarını müşteriden satın alıp karşılığı döviz miktarını müşteriye satacağını, bunun karşılığında müşteriye 3.500,00 euro prim ödeneceği kararlaştırıldığını, gerek Reuters ve gerekse spot piyasada euro/TL kurunun down and out fiyatının altına inmesine rağmen bankanın kötü niyetli olarak işlemi kapatmadığını, haksız ve hukuka aykırı kazanç elde ettiğini, knock out ve knock in kriterlerinin gerçekleşmesi durumunda mümkün olan en kısa süre içinde müşteriye bildirim yapılacağı hükmüne rağmen bankanın Knock Out kriterinin gerçekleştiğini müvekkile bildirmediğini, işlemin knock out olduğu ve bittiği işlemin otomatik kapanması gerektiği müvekkili şirket tarafından Noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameyle davalıya bildirildiğini ancak davalı bankanın cevabi ihtarnamesinde işlemi kapatmayacaklarını ve alım yapılacağını belirttiğini, müvekkili şirketin ihtirazi kayıtla ve zarureten 09.05.2014 vadeli opsiyon kapama işlemi yaptığını ve 281.400,00 TL ödemek zorunda bırakıldığını, hemen ardından müvekkili şirket adına davalı bankaya gönderilen ihtarname ile ödenen tutarın ticari temerrüt faiziyle geri verilmesi talep edildiğini ileri sürerek davalıya ödenen 281.400,00 TL'nin 23.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın opsiyon hakkını kullanma koşullarının, vade süresinde Opsiyon Şartı l'in gerçekleşmemiş olması ve Opsiyon Şartı 2'nin gerçekleşmesi ile oluştuğunu, opsiyon alım hakkının müvekkili bankaca kullanılabilmesi için işlemin yapıldığı 09.05.2013 tarihinden vade tarihi olan 09.05.2014 saat 14:00'e kadar euro/TL kurunun 2,3350 ve altında işlem görmemesi (Opsiyon Şartı 1) ile yine aynı süre içinde euro/TL kurunun 2,4800 ve üzerinde işlem görmesi (Opsiyon Şartı 2) koşullarına bağlı olduğu, vade suresi içinde Opsiyon Şartı 1 gerçekleşmediği ve Opsiyon Şartı 2'nin gerçekleştiğini, müvekkili bankaca 06.06.2013 saat 10:23:29'da kayıtlı telefondan yapılan bildirim ile davacı şirket yetkilisine euro/TL kurunun 2,4800 seviyesini görmüş olması nedeni ile işlemin yaşamaya başladığı ve vadeye kadar euro/TL kuru 2,3350'nin altında işlem görmez ve vade tarihinde euro/TL'nin 2,4000'ın üzerinde olması durumunda müvekkili bankanın 2,4000'dan davacı şirketten 600,000,00 euro alma hakkını kullanacağı bilgisi verilerek opsiyon işlemleri çerçeve Sözleşmesinin 7.
maddesine uygun olarak hareket edildiğini, müvekkili bankanın bu işlemden karının JP Morgan'dan aldığı ve müşteriye ödediği prim farkı ile sınırlı olduğunu, yani müvekkili bankanın bu işlemden karının 7182-3500=3.682,00 euro olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın opsiyon-1 şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ve de opsiyon-1 şartının belirlenmesinde hangi kayıtların esas alınacağı noktasında toplandığı, davalının bu şartın belirlenmesinde yalnız banka kayıtlarının geçerli olacağını beyan etmekte ise de taraflar arasında akdedilen Opsiyon Ek Sözleşmesinde döviz çiftinin spot piyasadaki spot alış fiyatının baz alınacağının kararlaştırıldığı, taraflar arası opsiyon ek sözleşmesinde opsiyon şartı 1; işlem tarihinden vade sonu tarihi 12:00 Londra saati sonuna kadar geçecek sürede herhangi bir zamanda bu ek sözleşmedeki döviz çiftinin spot piyasadaki spot alış fiyatının Down and Out fiyatına eşit veya altında olması hali olarak belirtildiği, Borsa İstanbul'dan gelen veri seti ve 17.01.2020 tarihli raporda yapılan araştırmalar sonucunda 09.05.2013-09.05.2014 tarihlerindeki euro/TL kurunun sözleşmede belirtilen seviyeye (euro/TL kuru 2,3350) eşit ya da altına düştüğü ve bu şartın gerçekleştiği, alıcı durumundaki bankanın opsiyonu kullanma hakkını kaybettiği ve opsiyonun değersiz olarak kendiliğinden başkaca ihbar ve/veya ihtara gerek kalmaksızın sona erdiği anlaşılmakla, bankanın opsiyon şartı 1'in gerçekleşmediğinden bahisle opsiyon hakkının kullanmasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, banka tarafından sözleşmeye aykırı olarak kullanılan opsiyon nedeniyle davacının zarara uğradığı, davacı tarafça ihtirazı kayıtla ödenen 281.400,00 TL'nin banka tarafından davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 281.400,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 23.05.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki akdedilen sözleşmeye göre opsiyon-1 şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve opsiyon-1 şartının belirlenmesinde hangi kayıtların esas alınacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080679600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz