Aval imzasının keşidecinin eli ürünü çıkması ve menfi tespitin reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4883 E. 2024/6617 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kambiyo senedindeki aval imzasının inkârına dayanan menfi tespit davasında, uzman bilirkişi incelemesiyle imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilirse dava reddedilir. Menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmemişse, davanın reddi hâlinde alacaklı yararına tazminata hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Bonodaki aval imzasının davacıya ait olup olmadığı → ret
İddia: Davacı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu bonodaki avalist imzasının kendisine ait olmadığını, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini istemiştir.
Gerekçe: Takibe dayanak teşkil eden bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış ve bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir; bu durumda imza inkârına dayanan menfi tespit istemi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Davalı alacaklının tazminat talebi → ret
İddia: Davalı alacaklı, menfi tespit davasının reddi hâlinde lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davada icra takibinin durmasına yönelik bir tedbir kararı verilmemiş olduğundan, davalı alacaklının tazminat talebinin koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Menfi tespit davasında takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilmemişse alacaklı yararına tazminata hükmedilemeyeceği yönünden emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bono↗ aval↗ imza incelemesi↗ kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu↗ icra takibinin durdurulması tedbiri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4883 E. , 2024/6617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/179 Esas, 2023/847 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/922 E., 2020/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine aleyhine 239.291,00 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonodaki avalist imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin davacı yönünden iptalini ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı zamanda davalı ile kredi sözleşmesi imzaladığını, kredi sözleşmesindeki imzanında bono ile aynı imza olduğunu, bonodaki imzanın oğullarından birine ya da dava dışı bir kişi tarafından atılabileceği belirtildiğinden suç duyurusunda bulunulacağını ve bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden alınmış rapora göre, bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve icra takibinin durmasına yönelik bir tedbir kararı verilmemesi dikkate alındığında davalının tazminat talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonodaki imzanın avaliste ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1078132400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz