İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2297 E. 2024/5054 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamlı icra takibi↗ kayıtsız şartsız borç ikrarı↗ limit ipoteği↗ yolsuz tescil↗ ilamlı icra↗ ipotek akit tablosu↗ ipotek limiti↗ hesap kat ihtarnamesi↗ borç ikrarı↗ kat ihtarnamesi↗ ipoteğin fekki↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ hesap kat↗ tahkikat↗ ikrar↗ mirasçılık↗ muacceliyet↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtar↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ terkin↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/42 E., 2021/753 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris...'ten intikal eden müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine teminat ipoteği tesis edildiğini, ipoteğin konusunu oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri ibraz edilmesine rağmen taşınmaz üzerine konan teminat ipoteğinin fek edilmediğini, dava dışı ...... ve onun yetkilisi olduğu şirketler adına başkaca kredi ilişkilerine bağlı olarak ipotek güvencesinin devam ettirildiğini, söz konusu ipoteğin paraya çevrilmek suretiyle başlatılan icra takibinden kredi sözleşmelerinde imzası ve herhangi bir kefaletleri bulunmayan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki ipotek veren kişinin de 2011 yılında vefat etmiş olması da gözetildiğinde ipoteğin yolsuz tescil haline geldiğini, tesis edilen ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, borçlulara ihtarname gönderilmeden borcun muaccel olmayacağını ve borçluya icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek icra takibinde icrai işlemlerin ve özellikle satış işeminin durdurulmasına, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine olan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava dışı... Beton ... A.Ş. ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin teminatını teşkil etmek üzere muris adına olan dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesine davalıların itiraz etmediğini, ipoteğin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davacılara ihtar gönderildiğini, hesap katına rağmen ödenmemesi üzerine ipotek veren... mirasçıları olan davacılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 150/I maddesine göre davacılar aleyhine ilamlı icra takibi yapılabileceğini, müvekkilince girişilen işlemlerin hukuki olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin dava dışı şirket lehine süresiz, azami limit ipoteği tesis ettirdiği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın ipotekle temin edilen alacağının sona ermediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883 üncü maddesinde belirtilen ipotek terkin koşulları oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde genel nitelikli ipotek tesisinin söz konusu olmadığını, söz konusu ipoteğin sebebini oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri ibraz edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi takibine konu edilen kredi sözleşmelerinde müvekkillerin imzası bulunmadığı gibi herhangi bir kefaletleri de bulunmadığını, ipotek veren kişinin 2011 yılında vefat etmiş olması da dikkate alındığında ipoteğin yolsuz tescil haline geldiğini, bu sebeple ipoteğe dayalı takip yapılamayacağını ve ipoteğin fekki gerektiğini, ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, tüm bunlar ipoteğin bir kesin borç ipoteği değil azami meblağ ipoteği olduğunu, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermesi halinde borçluya icra emri gönderilmesi gerektiğini, muacceliyet şartına uyulmadığını, bilirkişiler tarafından da bu yönde bir açıklama yapılmadığını, bu sebeple raporun karara esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bazı konularda belge olmamasına rağmen tahmini beyanlarda bulunarak rapor tanzim edildiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek akit tablosu ve diğer belgelere göre ipoteğin, süresiz, azami limit ipoteği olduğu, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın ipotekle temin edilen alacağının sona ermediği, dolayısıyla davalı alacağı sona ermediği gibi ipoteğin de süresiz olduğu, mevcut alacağın ipotek limiti dahilinde olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin dosya kapsamı delillere uygun, yerinde ve yeterli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların murisinin dava dışı dava dışı şirketin davalı bankaya olan borcunu teminat için tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki · İpoteğin fekki
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «ipoteğin fekki» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris...'ten intikal eden müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine «teminat» ipoteği tesis edildiğini, ipoteğin konusunu oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri «ibraz» edilmesine rağmen taşınmaz üzerine konan teminat ipoteğinin fek edilmediğini, dava dışı ...... ve onun yetkilisi olduğu şirketler adına başkaca kredi ilişkilerine bağlı olarak «ipotek» güvencesinin devam ettirildiğini, söz konusu «ipoteğin paraya çevrilmek» suretiyle başlatılan icra takibinden «kredi sözleşmelerinde» imzası ve herhangi bir «kefaletleri» bulunmayan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki ipotek veren kişinin de 2011 yılında vefat etmiş olması da gözetildiğinde ipoteğin «yolsuz tescil» haline geldiğini, tesis edilen ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, borçlulara «ihtarname» gönderilmeden borcun «muaccel» olmayacağını ve borçluya icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek icra takibinde icrai işlemlerin ve özellikle satış işeminin durdurulmasına, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine olan «ipoteğin fekkine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde genel nitelikli «ipotek» tesisinin söz konusu olmadığını, söz konusu ipoteğin «sebebini» oluşturan «teminat» mektuplarının davalı bankaya geri «ibraz» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» takibine konu edilen «kredi sözleşmelerinde» müvekkillerin imzası bulunmadığı gibi herhangi bir «kefaletleri» de bulunmadığını, ipotek veren kişinin 2011 yılında vefat etmiş olması da dikkate alındığında ipoteğin «yolsuz tescil» haline geldiğini, bu sebeple ipoteğe dayalı takip yapılamayacağını ve «ipoteğin fekki» gerektiğini, ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, tüm bunlar ipoteğin bir «kesin» borç ipoteği değil azami meblağ ipoteği olduğunu, «ipotek akit tablosunun» kayıtsız şartsız bir «borç ikrarını» içermesi halinde borçluya icra emri gönderilmesi gerektiğini, «muacceliyet» şartına uyulmadığını, bilirkişiler tarafından da bu yönde bir açıklama yapılmadığını, bu sebeple raporun karara esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporun …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13829 E. 2014/19903 K.
Ortak:ipoteğin fekki · teminat
İncelediğiniz karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris...'ten intikal eden müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine «teminat» ipoteği tesis edildiğini, ipoteğin konusunu oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri «ibraz» edilmesine rağmen taşınmaz üzerine konan teminat ipoteğinin fek edilmediğini, dava dışı ...... ve onun yetkilisi olduğu şirketler adına başkaca kredi ilişkilerine bağlı olarak «ipotek» güvencesinin devam ettirildiğini, söz konusu «ipoteğin paraya çevrilmek» suretiyle başlatılan icra takibinden «kredi sözleşmelerinde» imzası ve herhangi bir «kefaletleri» bulunmayan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki ipotek veren kişinin de 2011 yılında vefat etmiş olması da gözetildiğinde ipoteğin «yolsuz tescil» haline geldiğini, tesis edilen ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, borçlulara «ihtarname» gönderilmeden borcun «muaccel» olmayacağını ve borçluya icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek icra takibinde icrai işlemlerin ve özellikle satış işeminin durdurulmasına, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine olan «ipoteğin fekkine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde genel nitelikli «ipotek» tesisinin söz konusu olmadığını, söz konusu ipoteğin «sebebini» oluşturan «teminat» mektuplarının davalı bankaya geri «ibraz» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» takibine konu edilen «kredi sözleşmelerinde» müvekkillerin imzası bulunmadığı gibi herhangi bir «kefaletleri» de bulunmadığını, ipotek veren kişinin 2011 yılında vefat etmiş olması da dikkate alındığında ipoteğin «yolsuz tescil» haline geldiğini, bu sebeple ipoteğe dayalı takip yapılamayacağını ve «ipoteğin fekki» gerektiğini, ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, tüm bunlar ipoteğin bir «kesin» borç ipoteği değil azami meblağ ipoteği olduğunu, «ipotek akit tablosunun» kayıtsız şartsız bir «borç ikrarını» içermesi halinde borçluya icra emri gönderilmesi gerektiğini, «muacceliyet» şartına uyulmadığını, bilirkişiler tarafından da bu yönde bir açıklama yapılmadığını, bu sebeple raporun karara esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporun …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların murisinin dava dışı dava dışı şirketin davalı bankaya olan borcunu «teminat» için tesis edilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · maktu vekalet ücreti · taahhütname · çek · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2297 E. , 2024/5054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/104 Esas, 2022/2349 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/42 E., 2021/753 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris...'ten intikal eden müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine teminat ipoteği tesis edildiğini, ipoteğin konusunu oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri ibraz edilmesine rağmen taşınmaz üzerine konan teminat ipoteğinin fek edilmediğini, dava dışı ...... ve onun yetkilisi olduğu şirketler adına başkaca kredi ilişkilerine bağlı olarak ipotek güvencesinin devam ettirildiğini, söz konusu ipoteğin paraya çevrilmek suretiyle başlatılan icra takibinden kredi sözleşmelerinde imzası ve herhangi bir kefaletleri bulunmayan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki ipotek veren kişinin de 2011 yılında vefat etmiş olması da gözetildiğinde ipoteğin yolsuz tescil haline geldiğini, tesis edilen ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, borçlulara ihtarname gönderilmeden borcun muaccel olmayacağını ve borçluya icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek icra takibinde icrai işlemlerin ve özellikle satış işeminin durdurulmasına, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine olan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava dışı... Beton ... A.Ş. ve dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin teminatını teşkil etmek üzere muris adına olan dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesine davalıların itiraz etmediğini, ipoteğin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davacılara ihtar gönderildiğini, hesap katına rağmen ödenmemesi üzerine ipotek veren... mirasçıları olan davacılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 150/I maddesine göre davacılar aleyhine ilamlı icra takibi yapılabileceğini, müvekkilince girişilen işlemlerin hukuki olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin dava dışı şirket lehine süresiz, azami limit ipoteği tesis ettirdiği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın ipotekle temin edilen alacağının sona ermediği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883 üncü maddesinde belirtilen ipotek terkin koşulları oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde genel nitelikli ipotek tesisinin söz konusu olmadığını, söz konusu ipoteğin sebebini oluşturan teminat mektuplarının davalı bankaya geri ibraz edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi takibine konu edilen kredi sözleşmelerinde müvekkillerin imzası bulunmadığı gibi herhangi bir kefaletleri de bulunmadığını, ipotek veren kişinin 2011 yılında vefat etmiş olması da dikkate alındığında ipoteğin yolsuz tescil haline geldiğini, bu sebeple ipoteğe dayalı takip yapılamayacağını ve ipoteğin fekki gerektiğini, ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, tüm bunlar ipoteğin bir kesin borç ipoteği değil azami meblağ ipoteği olduğunu, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermesi halinde borçluya icra emri gönderilmesi gerektiğini, muacceliyet şartına uyulmadığını, bilirkişiler tarafından da bu yönde bir açıklama yapılmadığını, bu sebeple raporun karara esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bazı konularda belge olmamasına rağmen tahmini beyanlarda bulunarak rapor tanzim edildiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek akit tablosu ve diğer belgelere göre ipoteğin, süresiz, azami limit ipoteği olduğu, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın ipotekle temin edilen alacağının sona ermediği, dolayısıyla davalı alacağı sona ermediği gibi ipoteğin de süresiz olduğu, mevcut alacağın ipotek limiti dahilinde olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin dosya kapsamı delillere uygun, yerinde ve yeterli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların murisinin dava dışı dava dışı şirketin davalı bankaya olan borcunu teminat için tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077025800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz