6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2785 E. 2024/4965 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki müracaat hakkı sebepten mücerretlik tanık delili yazılı delil başlangıcı temel ilişki delil başlangıcı mücerretlik icra inkâr tazminatı mutabakat yazılı delil ticari defter kayıtları ziya lehtar ikrar satım sözleşmesi kötü niyet tazminatı hamil keşideci kötü niyet ticari defter esastan ret çek yükleten (shipper) ibraz teminat teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 808

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/937 E., 2020/101 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında halı alım satımına ilişkin sözleşme yapıldığını, davalı tarafından müvekkiline 16 adet çek teslim edildiğini, halıların teslimine karşın bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, tüm malların gümrükten alındığını ve bedellerinin banka yoluyla ödendiğini, bu ödemelere karşın davacının ürünleri teslim etmediğini, özellikle 2015 yılından sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin askıya alındığı, bu süreçte davacı firmanın müvekkilinin yapmış olduğu fazla ödemelere ilişkin mutabakat yapmaktan kaçındığını, dava konusu çeklerin ise taraflar arasında yeni yapılacak bağlantılar için verilen teminat çeklerinden olduğunu ve davacının müvekkiline olan bakiye borcuna karşılık gelen ürünler teslim edilmediğinden davacı tarafından bankaya ibraz edilmediğini savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının, ilâmsız icra takibinde ibraz edilmeyen 16 adet çekten dolayı bedellerini istediği, davalı borçlunun ise bu çeklerin teminat amaçlı olduğunu ileri sürdüğü, takip dayanağı yapılan çeklerde davalı keşideci ve davacının ise lehtar olduğu, davaya konu çeklerin ibraz süresinde bankaya ibraz edilmediği, dolayısıyla davacı lehtar olan hamilin keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkının yitirdiği, davacı hamilin çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacağını tanık dâhil her türlü delil ile kanıtlayabileceği, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davacının dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, bu durumda alacağını defter ve diğer delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davalı defterine göre davacının daha fazla borçlu olduğu, davacının yasal ve yazılı delillerle daha ziyade alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, ancak takip başlatmakta da kötü niyetinin saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çekleri süresinde ibraz etmediğini, ancak çek sebepten mücerret olduğundan çekte yazılı miktar kadar alacağının bulunduğunun ve teminat çeki olmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, teslim edilen ve teslim edildiği de davalı yanca ikrar edilen çeklerin yalnızca 7 tanesinin ticari defterlere kayıtlı olması, geri kalan 9 tanesinin kayıtlı olmaması hususları da göz önüne alındığında sonradan ticari defterlere yapılan eklemelerle davalının kötü niyetli olarak kendisini alacaklı olarak göstermeye çalıştığını, düzgün tutulmamış ticari defterlere itibar edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmediği ve davacı tarafın davaya konu alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek bedelinin tahsili amaçlı yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, çeklerin niteliği ve alacak miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 202, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64, 796 ve 808 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7741 E. 2016/3058 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2785 E.  ,  2024/4965 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1070 Esas, 2023/71 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/937 E., 2020/101 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında halı alım satımına ilişkin sözleşme yapıldığını, davalı tarafından müvekkiline 16 adet çek teslim edildiğini, halıların teslimine karşın bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, tüm malların gümrükten alındığını ve bedellerinin banka yoluyla ödendiğini, bu ödemelere karşın davacının ürünleri teslim etmediğini, özellikle 2015 yılından sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin askıya alındığı, bu süreçte davacı firmanın müvekkilinin yapmış olduğu fazla ödemelere ilişkin mutabakat yapmaktan kaçındığını, dava konusu çeklerin ise taraflar arasında yeni yapılacak bağlantılar için verilen teminat çeklerinden olduğunu ve davacının müvekkiline olan bakiye borcuna karşılık gelen ürünler teslim edilmediğinden davacı tarafından bankaya ibraz edilmediğini savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının, ilâmsız icra takibinde ibraz edilmeyen 16 adet çekten dolayı bedellerini istediği, davalı borçlunun ise bu çeklerin teminat amaçlı olduğunu ileri sürdüğü, takip dayanağı yapılan çeklerde davalı keşideci ve davacının ise lehtar olduğu, davaya konu çeklerin ibraz süresinde bankaya ibraz edilmediği, dolayısıyla davacı lehtar olan hamilin keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkının yitirdiği, davacı hamilin çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacağını tanık dâhil her türlü delil ile kanıtlayabileceği, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davacının dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, bu durumda alacağını defter ve diğer delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davalı defterine göre davacının daha fazla borçlu olduğu, davacının yasal ve yazılı delillerle daha ziyade alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, ancak takip başlatmakta da kötü niyetinin saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çekleri süresinde ibraz etmediğini, ancak çek sebepten mücerret olduğundan çekte yazılı miktar kadar alacağının bulunduğunun ve teminat çeki olmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, teslim edilen ve teslim edildiği de davalı yanca ikrar edilen çeklerin yalnızca 7 tanesinin ticari defterlere kayıtlı olması, geri kalan 9 tanesinin kayıtlı olmaması hususları da göz önüne alındığında sonradan ticari defterlere yapılan eklemelerle davalının kötü niyetli olarak kendisini alacaklı olarak göstermeye çalıştığını, düzgün tutulmamış ticari defterlere itibar edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmediği ve davacı tarafın davaya konu alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek bedelinin tahsili amaçlı yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, çeklerin niteliği ve alacak miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 202, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64, 796 ve 808 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1076173800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.