İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1796 E. 2024/4859 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetim kayyumu↗ fon kurulu kararı↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ menfaat çatışması↗ kayyum atanması↗ yetkisizlik itirazı↗ ödeme emri↗ davadan feragat↗ vekâlet ücreti↗ münhasırlık↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ tmsf↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ feragat↗ yönetim kurulu kararı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/42 E., 2019/678 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davadan feragat beyanı sunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile davacının feragat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile tüm davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ortaklardan alacaklı olduğunu, bu borçlarının tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz edildiğini, itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılara karşı birlikte takip yapılamayacağını, icra müdürlüğünün yetkili olmadığını, yabancı para üzerinden takip yapılamayacağını, davacının iddia ettiği borçların senede bağlı borçlar olup borcun henüz muaccel hale gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların Sesli Tekstil San.Tic.A.Ş.nin ortakları oldukları, şirkete Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığı, şirkete kayyum atanması neticesinde şirket ortağı olan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, itirazın haksız olduğu, davalıların şirkete borçlandıkları tarih itibariyle şirketin 7.234.232,83 TL zarar ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve takip tarihi itibariyle likit olmaması nedeniyle inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada borçlu tarafından davanın başından itibaren borç miktarına itiraz edilmediğini, borç miktarı tarafların kabulünde olduğunu, itirazın haksız olduğunu, icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu borç müteselsil ve müşterek bir borç olmamasına rağmen tek bir ödeme emri ile icra takibine girişildiğini, davalıların davacı şirkete karşı muaccel olmuş bir borçları mevcut olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali ve takibin devamı yanında takibe konu alacağın belirlenebilir olup takibe haksız yere itiraz edilmiş olması nedeniyle davacı lehine asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken icra inkar tazminatına yönelik aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine davanın kabulüne, davalıların takibe itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20 oranına karşılık gelen tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2. Davacı vekili 27.01.2023 tarihli dilekçesi ile davadan kayıtsız şartsız feragat edildiğine dair yönetim kurulu kararını sunmuş ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2023 tarihli ek karar ile hali hazırda TMSF'nin şirket üzerindeki ilişkisinin devam ettiği, feragate ilişkin yönetim kurulu kararında ismi bulunan ... ile ...'nin aynı zamanda eldeki dava dosyasında davalı olduğu, karar da imzası bulunan yönetim kurulu başkanı ... ile üye ...'nin kendisi ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımı olan diğer davalılar ile şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 393 üncü maddesi gereğince feragate ilişkin yönetim kurulu kararının müzakeresine katılmalarının da mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TMSF'nin şirket üzerindeki yönetim yetkisini denetim kayyumlarına devrettiğini, şirketin yeniden kendi yönetim kurulunu oluşturduğunu, alınan kararların denetim kayyumunun da onayından geçtiğini, yönetim kurulu kararı ile davadan kayıtsız şartsız feragat edildiğini, mahkemece bu yöndeki talebin reddine karar verilemeyeceğini ileri sürerek mahkemenin ek kararının bozularak kaldırılması ve taleplerine uygun karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket alacağının tahsili için ortaklara karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TMSF'nin denetim kayyumları davacı şirket üzerindeki yönetim yetkisi devam ederken, şirket yönetim kurulunca yine yönetimdeki kişilerin de davalı olarak yer aldığı işbu davadan feragate ilişkin karar alınıp alınamayacağı alınan kararın geçerliliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74, 307, 309 ve 310 uncu maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 358 ve 393 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, davacı şirketin ortaklarından olan alacaklarının tahsil için başlatılan icra takibine itirazın iptal istemine ilişkindir. Davacı şirketin TMSF tarafından atanan kayyum heyeti tarafından yönetildiği dönemde açılan dava devam ederken 21.04.2022 tarihli 2022/202 sayılı Fon Kurulu Kararı ile şirket yönetim kurulunun Fon tarafından oluşturulmasının sonlandırılmasına ve atanan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin görevlerine son verilmesine, şirkete yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliği onaylarına bağlı olmak üzere ve münferiden işlem yapmaya yetkili olarak yönetim kurulu üyeleri olarak atanmasına karar verilmiştir. Şirketin 22.04.2022 tarih ve 2022/8 sayılı yönetim kurulu kararıyla ... yönetim kurulu başkanı, ... ve ... yönetim kurulu üyesi olacak şekilde üç kişilik yeni yönetim kurulu oluşturulmuştur. Yeni yönetim kurulu, işbu davadan kayıtsız şartsız feragat edildiği yönünde oy çokluğu karar almış ve talep doğrultusunda karar alınmasını istemiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir.
2.İşbu davada davalı sıfatıyla yer alan ... ve ...'nin yargılama devam ederken davacı şirkete yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak atandığı ve davadan feragata ilişkin yönetim kurulu kararı altında imzaları bulunduğu anlaşılmakla, artık taraflar arasında menfaat çatışması olduğu nazara alınarak davacı şirketi münhasıran bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyumu atanması ve kayyumun davadan feragata dair verilen dilekçeye karşı beyanına göre bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğinden ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9737 E. 2015/12044 K.
Ortak:kayyum atanması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığı, şirkete «kayyum atanması» neticesinde şirket ortağı olan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve «icra dairesinin yetkisine itiraz» ettikleri, itirazın haksız olduğu, davalıların şirkete borçlandıkları tarih itibariyle şirketin 7.234.232,83 TL zarar ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve takip tarihi itibariyle likit olmaması nedeniyle «inkar tazminatının» reddine karar verilmiştir.
… lan dava devam ederken 21.04.2022 tarihli 2022/202 sayılı Fon Kurulu Kararı ile şirket yönetim kurulunun Fon tarafından oluşturulmasının sonlandırılmasına ve atanan «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin görevlerine «son» verilmesine, şirkete yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliği onaylarına bağlı olmak üzere ve münferiden işlem yapmaya yetkili olarak yönetim kurulu üye …
2.İşbu davada davalı sıfatıyla yer alan ... ve ...'nin yargılama devam ederken davacı şirkete «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi olarak atandığı ve «davadan feragata» ilişkin yönetim kurulu kararı altında imzaları bulunduğu anlaşılmakla, artık taraflar arasında «menfaat çatışması» olduğu nazara alınarak davacı şirketi «münhasıran» bu davada «temsil» etmek üzere bir temsil «kayyumu atanması» ve kayyumun davadan feragata dair verilen dilekçeye karşı beyanına göre bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğinden ek kararın bozulmasına karar vermek ger …
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/286 Esas sayılı dosyasında 12/08/2010 tarihinde kayyum olarak atandıkları ancak mahkemece 26/11/2010 tarihinde görevlerine «son» verildiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin kayyum «görevlendirme» kararında davalıların her biri için aylık 500 TL kayyum ücret öngörüldüğü halde davalıların mahkeme görevlendirme kararına aykırı hareket ederek bu dönemde fazlada …
Somut olayda, «limited şirkete» «kayyum atanması» 6102 sayılı TTK'da düzenlendiğinden, atanan kayyumların aldığı ücretin iadesi talebine ilişkin dava da «ticari nitelikte» bir dava olacağından, mahkemece, bu nedenlerle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen inceleme · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · kamu düzeni · limited şirket · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaYine, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde de tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Somut olayda, «limited şirkete» «kayyum atanması» 6102 sayılı TTK'da düzenlendiğinden, atanan kayyumların aldığı ücretin iadesi talebine ilişkin dava da «ticari nitelikte» bir dava olacağından, mahkemece, bu nedenlerle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup, görev hususu davanın her aşamasında re'«sen incelenmesi» gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1796 E. , 2024/4859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/254 Esas, 2022/1841 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/42 E., 2019/678 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davadan feragat beyanı sunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile davacının feragat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile tüm davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ortaklardan alacaklı olduğunu, bu borçlarının tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz edildiğini, itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılara karşı birlikte takip yapılamayacağını, icra müdürlüğünün yetkili olmadığını, yabancı para üzerinden takip yapılamayacağını, davacının iddia ettiği borçların senede bağlı borçlar olup borcun henüz muaccel hale gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların Sesli Tekstil San.Tic.A.Ş.nin ortakları oldukları, şirkete Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ve 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığı, şirkete kayyum atanması neticesinde şirket ortağı olan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, itirazın haksız olduğu, davalıların şirkete borçlandıkları tarih itibariyle şirketin 7.234.232,83 TL zarar ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve takip tarihi itibariyle likit olmaması nedeniyle inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada borçlu tarafından davanın başından itibaren borç miktarına itiraz edilmediğini, borç miktarı tarafların kabulünde olduğunu, itirazın haksız olduğunu, icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu borç müteselsil ve müşterek bir borç olmamasına rağmen tek bir ödeme emri ile icra takibine girişildiğini, davalıların davacı şirkete karşı muaccel olmuş bir borçları mevcut olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali ve takibin devamı yanında takibe konu alacağın belirlenebilir olup takibe haksız yere itiraz edilmiş olması nedeniyle davacı lehine asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken icra inkar tazminatına yönelik aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine davanın kabulüne, davalıların takibe itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20 oranına karşılık gelen tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2. Davacı vekili 27.01.2023 tarihli dilekçesi ile davadan kayıtsız şartsız feragat edildiğine dair yönetim kurulu kararını sunmuş ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince 02.03.2023 tarihli ek karar ile hali hazırda TMSF'nin şirket üzerindeki ilişkisinin devam ettiği, feragate ilişkin yönetim kurulu kararında ismi bulunan ... ile ...'nin aynı zamanda eldeki dava dosyasında davalı olduğu, karar da imzası bulunan yönetim kurulu başkanı ... ile üye ...'nin kendisi ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımı olan diğer davalılar ile şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 393 üncü maddesi gereğince feragate ilişkin yönetim kurulu kararının müzakeresine katılmalarının da mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TMSF'nin şirket üzerindeki yönetim yetkisini denetim kayyumlarına devrettiğini, şirketin yeniden kendi yönetim kurulunu oluşturduğunu, alınan kararların denetim kayyumunun da onayından geçtiğini, yönetim kurulu kararı ile davadan kayıtsız şartsız feragat edildiğini, mahkemece bu yöndeki talebin reddine karar verilemeyeceğini ileri sürerek mahkemenin ek kararının bozularak kaldırılması ve taleplerine uygun karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket alacağının tahsili için ortaklara karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TMSF'nin denetim kayyumları davacı şirket üzerindeki yönetim yetkisi devam ederken, şirket yönetim kurulunca yine yönetimdeki kişilerin de davalı olarak yer aldığı işbu davadan feragate ilişkin karar alınıp alınamayacağı alınan kararın geçerliliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74, 307, 309 ve 310 uncu maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 358 ve 393 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, davacı şirketin ortaklarından olan alacaklarının tahsil için başlatılan icra takibine itirazın iptal istemine ilişkindir. Davacı şirketin TMSF tarafından atanan kayyum heyeti tarafından yönetildiği dönemde açılan dava devam ederken 21.04.2022 tarihli 2022/202 sayılı Fon Kurulu Kararı ile şirket yönetim kurulunun Fon tarafından oluşturulmasının sonlandırılmasına ve atanan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin görevlerine son verilmesine, şirkete yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliği onaylarına bağlı olmak üzere ve münferiden işlem yapmaya yetkili olarak yönetim kurulu üyeleri olarak atanmasına karar verilmiştir. Şirketin 22.04.2022 tarih ve 2022/8 sayılı yönetim kurulu kararıyla ...
yönetim kurulu başkanı, ... ve ... yönetim kurulu üyesi olacak şekilde üç kişilik yeni yönetim kurulu oluşturulmuştur. Yeni yönetim kurulu, işbu davadan kayıtsız şartsız feragat edildiği yönünde oy çokluğu karar almış ve talep doğrultusunda karar alınmasını istemiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir.
2.İşbu davada davalı sıfatıyla yer alan ... ve ...'nin yargılama devam ederken davacı şirkete yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak atandığı ve davadan feragata ilişkin yönetim kurulu kararı altında imzaları bulunduğu anlaşılmakla, artık taraflar arasında menfaat çatışması olduğu nazara alınarak davacı şirketi münhasıran bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyumu atanması ve kayyumun davadan feragata dair verilen dilekçeye karşı beyanına göre bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğinden ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075923300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz