6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3727 E. 2024/5979 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak derdestlik uyuşmazlık konusu esastan ret ilk derece kararının kaldırılması cy/cy kaydı yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/357 E., 2020/278 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2017/111660 sayılı ve "Hayat" ibareli başvurusunun, davalı gerçek kişinin "Hayat" ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu 32. sınıf “sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” malları yönünden dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1984’ten beri “Hayat” markası altında gıda/yiyecek ve içecek sektöründe faaliyetlerini yürüttüğünü, anılan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğu gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markaların seri mahiyetinde bulunduğunu, ayrıca davalının redde mesnet markasını uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar bakımınından kullanmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-7277 sayılı kararının iptalini ve müvekkilinin 2017/111660 sayılı markasının başvurulan tüm emtialarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; redde mesnet marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin redde mesnet markasını 1957 tarihinden beri kullandığını, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü bir kısım markalarının kullanılmaması nedeniyle açtıkları hükümsüzlük davalarının derdest olduğunu, davacının önceki markalarını uyuşmazlık konusu mallarda kullanıldığına ilişkin hiçbir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlık konusu "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." emtiaları ile davalı şahsa ait redde mesnet 141399 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan ve kullanım külfeti yerine getirilen "Meyve suyu" emtiaları aynı/aynı tür/benzer bulunduğu, her iki markanın da "Hayat" ibaresinden oluştuğu, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının bulunduğu, diğer taraftan davacıya ait 99 018043, 2002 21703, 2005 12663, 2005 22324, 2009 00465 ve 2011 00995 sayılı markalar haricinde kalan markalarının bir kısmının dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle en az beş yıldır tescilli olmadığı, diğer bir kısmının tescil kapsamının eldeki davaya konu emtiaları kapsamadığı anlaşıldığından müktesep hak iddiasına mesnet olamayacakları, 99 018043, 2002 21703, 2005 12663, 2005 22324, 2009 00465 ve 2011 00995 sayılı markaların davaya konu "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." emtiaları bakımından fiilen kullanıldığının ispatlanamadığı, önceki tarihli tescilli markaların fiilen kullanılmaksızın salt eski tarihli tescil kaydı bulunmasının müktesep hak iddiasını ispatlayamayacağı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.01.2020 tarih 2019/2269 E., 2020/16 K. sayılı kararında da, önceki markanın fiilen kullanılmasının, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görüldüğü, ayrıca davacının anılan markalarının hiçbirinde “HAYAT” ibaresinin tek başına yer almadığı, başkaca kelime ve şekil unsurlarıyla bir arada, genel görünümü itibariyle farklı bir kompozisyon oluşturdukları, karşılaştırılan markaların görselleri farklı olduğundan, davacının dava konusu edilen 2017/111660 numaralı marka başvurusunun, bu markaların zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğunun da kabul edilemeyeceği, bu hale göre davacının davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hakkının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Hayat" ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, dava konusu ibare üzerinde önceki markalarından kaynaklı kazanılmış hakkı bulunduğunu, önceki markalarının tescil kapsamında uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf malların bulunduğunu, ayrıca taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşulları oluşmadığı gibi redde mesnet markanın uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallarda kullanılmadığını, davalı gerçek kişinin marka kullanımlarının 43 üncü sınıf hizmetlere ilişkin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, davacının "HAYAT" ibareli marka başvurusu ile davalı gerçek kişiye ait "HAYAT" ibareli redde mesnet markası arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 32 nci sınıf "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." malları yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira taraf markalarının asli unsuru "HAYAT" ibaresinden oluştuğu gibi uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet marka kapsamında 32 nci sınıfta yer alan "Meyve Suyu" emtiasının benzer bulunduğu, dava konusu başvuru sahibi davacının itiraz aşamasında kullanım ispatı talebi üzerine, redde mesnet markanın tescilli bulunduğu 32 nci sınıf "Meyve Suyu" mallarında kullanıldığının usulünce ispatlandığı, davacının önceki tarihli markalarının bir kısmının uyuşmazlık konusu mallarda tescilli bulunmaması bir kısmı yönünden de uzun süreli kullanım şartını sağlamaması nedeniyle dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve marka başvurusunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3727 E.  ,  2024/5979 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/330 Esas, 2023/321Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/357 E., 2020/278 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2017/111660 sayılı ve "Hayat" ibareli başvurusunun, davalı gerçek kişinin "Hayat" ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu 32. sınıf “sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” malları yönünden dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1984’ten beri “Hayat” markası altında gıda/yiyecek ve içecek sektöründe faaliyetlerini yürüttüğünü, anılan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğu gibi dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markaların seri mahiyetinde bulunduğunu, ayrıca davalının redde mesnet markasını uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar bakımınından kullanmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-7277 sayılı kararının iptalini ve müvekkilinin 2017/111660 sayılı markasının başvurulan tüm emtialarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; redde mesnet marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin redde mesnet markasını 1957 tarihinden beri kullandığını, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü bir kısım markalarının kullanılmaması nedeniyle açtıkları hükümsüzlük davalarının derdest olduğunu, davacının önceki markalarını uyuşmazlık konusu mallarda kullanıldığına ilişkin hiçbir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlık konusu "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." emtiaları ile davalı şahsa ait redde mesnet 141399 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan ve kullanım külfeti yerine getirilen "Meyve suyu" emtiaları aynı/aynı tür/benzer bulunduğu, her iki markanın da "Hayat" ibaresinden oluştuğu, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının bulunduğu, diğer taraftan davacıya ait 99 018043, 2002 21703, 2005 12663, 2005 22324, 2009 00465 ve 2011 00995 sayılı markalar haricinde kalan markalarının bir kısmının dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle en az beş yıldır tescilli olmadığı, diğer bir kısmının tescil kapsamının eldeki davaya konu emtiaları kapsamadığı anlaşıldığından müktesep hak iddiasına mesnet olamayacakları, 99 018043, 2002 21703, 2005 12663, 2005 22324, 2009 00465 ve 2011 00995 sayılı markaların davaya konu "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." emtiaları bakımından fiilen kullanıldığının ispatlanamadığı, önceki tarihli tescilli markaların fiilen kullanılmaksızın salt eski tarihli tescil kaydı bulunmasının müktesep hak iddiasını ispatlayamayacağı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.01.2020 tarih 2019/2269 E., 2020/16 K.

sayılı kararında da, önceki markanın fiilen kullanılmasının, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görüldüğü, ayrıca davacının anılan markalarının hiçbirinde “HAYAT” ibaresinin tek başına yer almadığı, başkaca kelime ve şekil unsurlarıyla bir arada, genel görünümü itibariyle farklı bir kompozisyon oluşturdukları, karşılaştırılan markaların görselleri farklı olduğundan, davacının dava konusu edilen 2017/111660 numaralı marka başvurusunun, bu markaların zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğunun da kabul edilemeyeceği, bu hale göre davacının davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hakkının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Hayat" ibareli markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, dava konusu ibare üzerinde önceki markalarından kaynaklı kazanılmış hakkı bulunduğunu, önceki markalarının tescil kapsamında uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf malların bulunduğunu, ayrıca taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşulları oluşmadığı gibi redde mesnet markanın uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallarda kullanılmadığını, davalı gerçek kişinin marka kullanımlarının 43 üncü sınıf hizmetlere ilişkin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı, davacının "HAYAT" ibareli marka başvurusu ile davalı gerçek kişiye ait "HAYAT" ibareli redde mesnet markası arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 32 nci sınıf "Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar." malları yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira taraf markalarının asli unsuru "HAYAT" ibaresinden oluştuğu gibi uyuşmazlık konusu 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet marka kapsamında 32 nci sınıfta yer alan "Meyve Suyu" emtiasının benzer bulunduğu, dava konusu başvuru sahibi davacının itiraz aşamasında kullanım ispatı talebi üzerine, redde mesnet markanın tescilli bulunduğu 32 nci sınıf "Meyve Suyu" mallarında kullanıldığının usulünce ispatlandığı, davacının önceki tarihli markalarının bir kısmının uyuşmazlık konusu mallarda tescilli bulunmaması bir kısmı yönünden de uzun süreli kullanım şartını sağlamaması nedeniyle dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve marka başvurusunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075746000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.