6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7528 E. 2024/4599 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi ticari teamül hak ediş hakediş birim fiyat hizmet alım sözleşmesi cari hesap alacağı ihtirazi kayıt teamül icra inkâr tazminatı itirazın iptali davası bloke cari hesap ara karar cy/cy şerhi cezai şart muacceliyet mahsup iptal davası işlemiş faiz taşıyıcı havale fatura iflas asıl alacak kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme yükleten (shipper) dahili dava avans faizi teslim kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 04.11.2015 tarih, 2014/403 E. ve 2015/860 K. sayılı kararı ile asıl dava, davacı tarafça dava konusu taşıma işi nedeniyle hakediş ücretlerinin metreküp üzerinden ödenmesi gerektiği halde kg üzerinden hakediş ödemesi yapıldığı belirtilmiş olup, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda da taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan şartnamelerde birim fiyat teklif cetvellerinde ve diğer tüm belgelerde ölçü birimi olarak metreküp belirtildiği, bu nedenle hakediş ödemelerinde de metreküpün esas alınması gerektiği belirtilmiş olup bu husus mahkemece de esas alınmış, buna göre kg ölçüsü üzerinden yapılan ödemenin 1,201 katının alınması gerektiği anlaşılmakla davacının asıl davada 250.285,56 TL alacaklı olduğu, icra takibinin bu miktar asıl alacak ve 411,42 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, takibe konu alacak likit olduğundan davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği, birleşen davada ise davacı tarafın cari hesap alacağı nedeniyle yaptığı icra takibine davalı tarafın davacının taşıdığı akaryakıt tahlillerinin standart dışı olması nedeniyle davacıdan ceza kesintisi yapılacağı gerekçesiyle itirazda bulunup cari hesap alacaklarına bloke konulmasından dolayı itiraz edildiği, ancak davalının dava konusu akaryakıtı teslim ettiği EÜAŞ tarafından her ne kadar daha önce kükürt oranının yüksek çıkması nedeniyle 15.375,26 TL ceza düşülüp hak ediş ödemesi yapılacağı belirtilmiş ise de; mahkemece EÜAŞ’a yazılan yazı sonrasında verilen cevapta davalı şirketten herhangi bir ceza kesintisi yapılmadığının bildirildiği, cari hesap alacağının da herhangi bir mahsup işlemi yapılmaksızın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 260.042,29 TL üzerinden icra takibinin devamına, davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 25.12.2017 tarih, 2016/8589 E. ve 2017/7578 K. sayılı kararıyla ''...Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 07.01.2011 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 8.2 maddesinde sözleşmenin eklerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ve ekleri gözönüne alındığında, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42 maddesinde Hakediş ödemeleri ile hakedişlere itirazın süresi ve şeklinin düzenlendiği görülmektedir. Yine Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin "Fiyatı Belli Olmayan İşlerde Yeni Birim Fiyat Tespiti" başlıklı 37. maddesinde idare tarafından ilave olarak yaptırılacak işlerde fiyatın nasıl belirleneceği hükme bağlanmıştır. Taraflar arasında bağıtlanan Sözleşme ile belirlenen ücretin metre küp olarak belirlenmesine rağmen, taşımayı yerine getiren davacı tarafından düzenlenen ve davalıya gönderilen bir çok faturanın kg üzerinden düzenlendiği ve ödendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davacının düzenlediği tüm faturalar ve hakedişler dosyaya getirilerek, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda sözleşme ve ekleri uyarınca hakedişlere süresinde usulüne uygun olarak itiraz olup olmadığı, davacının düzenlediği faturaların sözleşmedeki bedeli değiştirip değiştirmediği, yapılan taşıma ilave iş ise, bu fatura bedellerinin ilave iş bedeli olarak benimsenmiş olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış asıl davanın bu gerekçeler ile bozulması gerekmiştir.

Birleşen davaya gelince, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri göz önüne alındığında, sözleşmenin 20.3 maddesinde, teslim, muayene ve kabul işlemlerine ilişkin şartlarının ilgili teknik şartnamenin cezai işlemler başlıklı 2. maddesinde de ceza uygulama koşullarının Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 32. maddesinde de, hatalı, kusurlu ve eksik olarak edim yerine getirildiğinde uygulanması gereken yaptırımlar düzenlenmiştir. Davacının 04.07.2011 tarihinde yaptığı taşımada, kükürt oranının üst sınır değerinin üstünde çıkması sonucu, bu taşımaya konu ürünün 197.200,04 TL bedelinin dava dışı EÜAŞ tarafından bloke edildiği, kükürt oranının yüksek çıkmasından dolayı kesilen 15.375,26 TL düşüldükten sonra, kalan 181.824,78 TL davalı hesabına havale edilmesi üzerine, davalınında 15.11.2011 tarihinde 183.289,98 TL'yi davacıya ödediği, dava dışı EÜAŞ'ın 19.10.2011 tarihli yazısı ve davalının beyanlarından anlaşılmasına rağmen, mahkemece dava dışı EÜAŞ'a yazılan yazı üzerine davalıya herhangi bir ceza kesilmediği bildirilmiştir. Bu durum karşısında, dava dışı EÜAŞ'a dosya içinde bulunan 19.10.211 tarihli yazı ile 17.10.2011 tarihli fatura gönderilerek, bu yazı ve faturadan belirtilen kesintinin yapılıp yapılmadığının kesin olarak belirlenmesi, davalının yukarıda belirtilen sözleşme ve ekleri uyarınca davacıdan cezai şart isteme ve bu bağlamda davacı hakedişlerini EÜAŞ'ın blokesi üzerine tutma hakkına haiz olup olmadığı, EÜAŞ'ın bloke koyduğu miktar ile bunun davalıya iadesi ve davalı alacağının buna göre takip tarihi itibarı ile muaccel olup olmadığı ve sonucuna göre inkar tazminatı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamış ve birleşen davanın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yaptırılan taşıma işleri ile ilgili olarak düzenlenen faturalara ve ödemlere yönelik olarak, hesaplamada, kg değil m3 üzerinde hesap yapılması gerektiği, eksik hesap ve ödeme yapıldığı, yine kg / m3 farkından kaynaklı ek ödeme yapılması gerektiği yönünde, sözleşme ve şartname hükümlerine uygun ve geçerli bir ihtirazi kayıt açıklamasının bulunmadığından ara hakedişlerin, davacı taşıyıcı aleyhinde kesinleştiği, yine davacı yüklenici tarafın sözleşme ve şartnameye uygun ve geçerli itirazları gösterir belge ve kayıtlar olsa dahi; dosyada her iki tarafça da benimsenen, yazı ve yazışmalarda referans gösterilen, çizelgelere de yer verilerek, hesaplamaya esas alınan iş birim fiyatlarının, Dörtyol-Batman nakliyeleri 0,115 km/kg, Dörtyol Kırıkkale nakliyetleri 0,93 km/kg olarak tespit ve kabul edildiği, yine bilirkişilerce sektörde yapılan araştırmaya göre motorin cinsi akaryakıt türevlerinin taşınması işlerinde taşıma ücret hesabında ''ton değil, m3 cinsinde hesaplama yapılıp yapılmadığı'' konusunda ticari teamülün bulunmadığı, olsa dahi sözleşmede açıkça düzenlenen konularda teamülün uygulanmayacağı anlaşılmakla asıl davaya konu alacağın bulunmadığı nazara alınarak bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise EÜAŞ yazı cevabında, davalı ...'ye, davacının yaptığı hatalı taşımalar nedeniyle KDV dahil 15.375,26 TL ceza kesildiği ve TP'nin bu kesintiye istinaden Kaçmazlar'a 16.09.2011 icra takip tarihi sonrasında 05.10.2011 tarihinde 200.000,00 TL cezai işlem uyguladığı, bu nedenle 16.09.2011 takip tarihi itibarıyla davacının muaccel hale gelmiş ve istenebilir alacağının 260.042,29 TL - 200.000,00 TL = 60.042,29 TL olduğu, EÜAŞ nin blokajı 19.10.2011 tarihinde çözdüğünden 16.09.2011 takip tarihi itibarıyla tutulan 200.000,00 TL meblağ için alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla, bu miktar dışındaki 60.042,29 TL'ye davalının yaptığı itirazın iptaline, fazla kısma ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, yine kabul edilen kısım için alacak likit olduğundan davalı itirazı haksız olduğundan aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2011/10887 sayılı dosyasında 60.042,29 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin bu kısım alacak yönünde devamına, bu miktar alacağı takip talebinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 12.008,46 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, itirazları karşılar nitelikte bilirkişi raporu alınmadan davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafından dava konusu işlemlerde 3 konuda hatalı işlem yapıldığını, motorin taşımalarının tamamının miktarlarını m3 yerine kg cinsinden hesaplandığını, Dörtyol-Kırıkkale motorin taşımasında birim fiyat (km) çarpanı 0,115 olması gerekirken feul oil taşıma çarpanı olan 0,093 üzerinden kesildiğini, hem Dörtyol-Kırıkkale hem Dörtyol-Batman motorin taşımasında m3 yerine kg üzerinden işlem yapıldığını, birleşen dava yönünden davalı tarafından sözleşme ve şartnameye tamamen aykırı şekilde müvekkili lehine cezai işlem tesis edildiğini ve taraflar arasında tutulan cari hesaba işlendiğini, yerel mahkeme tarafından söz konusu cezai işlemin hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ve işbu dava konusu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olduğu gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece müvekkili şirketin cari hesap borcunun bulunduğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8589 E. 2017/7578 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7528 E.  ,  2024/4599 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/464 Esas, 2022/434 Karar

BİRLEŞEN DAVA

Ankara (Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/458 E.

HÜKÜM

Asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında akaryakıt taşıma işine ait sözleşme imzalandığını, yapılan taşıma işinde davalının davacıya yaptığı hakediş ödemelerinde hesaplama hataları nedeniyle noksanlıklar olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki işin ödemelerinin davalı tarafça kg üzerinden hesaplanıp yapıldığını, oysa şartname uyarınca hesaplamaların metreküp üzerinden yapılması gerektiğini, eksik yapılan ödeme nedeniyle davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2011/10888 sayılı dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, birleşen davada ise cari hesap alacakları sebebiyle Ankara 13. İcra Müdürlüğü 2011/10887 sayılı dosyada icra takibi yaptıklarını ancak davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek her iki takibe yapılan itirazın iptaline, icra takiplerinin devamına, davalının %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa yapılan ödemelerin bugüne kadar mutabık kalınarak gerçekleştirildiğini, davacının ödemeleri alırken herhangi bir itiraz şerhi koymadığını, bu nedenle hakediş alacaklarını kabul etmiş sayılacağını, davacı faturayı ne şekilde düzenlemiş ise ödemenin de ona göre yapıldığını, birleşen davada ise davacının taşıdığı yakıttan alınan numunenin tahlil ettirilmesi sonucu standart dışı olduğunun tespit edildiğini, bu hususun davacıya bildirilmesi üzerine davacının hakedişlerine bloke konulduğunu, bu sebeple davacının kötüniyetli olarak bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 04.11.2015 tarih, 2014/403 E. ve 2015/860 K. sayılı kararı ile asıl dava, davacı tarafça dava konusu taşıma işi nedeniyle hakediş ücretlerinin metreküp üzerinden ödenmesi gerektiği halde kg üzerinden hakediş ödemesi yapıldığı belirtilmiş olup, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda da taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan şartnamelerde birim fiyat teklif cetvellerinde ve diğer tüm belgelerde ölçü birimi olarak metreküp belirtildiği, bu nedenle hakediş ödemelerinde de metreküpün esas alınması gerektiği belirtilmiş olup bu husus mahkemece de esas alınmış, buna göre kg ölçüsü üzerinden yapılan ödemenin 1,201 katının alınması gerektiği anlaşılmakla davacının asıl davada 250.285,56 TL alacaklı olduğu, icra takibinin bu miktar asıl alacak ve 411,42 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, takibe konu alacak likit olduğundan davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği, birleşen davada ise davacı tarafın cari hesap alacağı nedeniyle yaptığı icra takibine davalı tarafın davacının taşıdığı akaryakıt tahlillerinin standart dışı olması nedeniyle davacıdan ceza kesintisi yapılacağı gerekçesiyle itirazda bulunup cari hesap alacaklarına bloke konulmasından dolayı itiraz edildiği, ancak davalının dava konusu akaryakıtı teslim ettiği EÜAŞ tarafından her ne kadar daha önce kükürt oranının yüksek çıkması nedeniyle 15.375,26 TL ceza düşülüp hak ediş ödemesi yapılacağı belirtilmiş ise de;

mahkemece EÜAŞ’a yazılan yazı sonrasında verilen cevapta davalı şirketten herhangi bir ceza kesintisi yapılmadığının bildirildiği, cari hesap alacağının da herhangi bir mahsup işlemi yapılmaksızın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 260.042,29 TL üzerinden icra takibinin devamına, davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 25.12.2017 tarih, 2016/8589 E. ve 2017/7578 K. sayılı kararıyla ''...Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 07.01.2011 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 8.2 maddesinde sözleşmenin eklerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ve ekleri gözönüne alındığında, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42 maddesinde Hakediş ödemeleri ile hakedişlere itirazın süresi ve şeklinin düzenlendiği görülmektedir. Yine Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin "Fiyatı Belli Olmayan İşlerde Yeni Birim Fiyat Tespiti" başlıklı 37. maddesinde idare tarafından ilave olarak yaptırılacak işlerde fiyatın nasıl belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Taraflar arasında bağıtlanan Sözleşme ile belirlenen ücretin metre küp olarak belirlenmesine rağmen, taşımayı yerine getiren davacı tarafından düzenlenen ve davalıya gönderilen bir çok faturanın kg üzerinden düzenlendiği ve ödendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davacının düzenlediği tüm faturalar ve hakedişler dosyaya getirilerek, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda sözleşme ve ekleri uyarınca hakedişlere süresinde usulüne uygun olarak itiraz olup olmadığı, davacının düzenlediği faturaların sözleşmedeki bedeli değiştirip değiştirmediği, yapılan taşıma ilave iş ise, bu fatura bedellerinin ilave iş bedeli olarak benimsenmiş olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış asıl davanın bu gerekçeler ile bozulması gerekmiştir.

Birleşen davaya gelince, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri göz önüne alındığında, sözleşmenin 20.3 maddesinde, teslim, muayene ve kabul işlemlerine ilişkin şartlarının ilgili teknik şartnamenin cezai işlemler başlıklı 2. maddesinde de ceza uygulama koşullarının Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 32. maddesinde de, hatalı, kusurlu ve eksik olarak edim yerine getirildiğinde uygulanması gereken yaptırımlar düzenlenmiştir. Davacının 04.07.2011 tarihinde yaptığı taşımada, kükürt oranının üst sınır değerinin üstünde çıkması sonucu, bu taşımaya konu ürünün 197.200,04 TL bedelinin dava dışı EÜAŞ tarafından bloke edildiği, kükürt oranının yüksek çıkmasından dolayı kesilen 15.375,26 TL düşüldükten sonra, kalan 181.824,78 TL davalı hesabına havale edilmesi üzerine, davalınında 15.11.2011 tarihinde 183.289,98 TL'yi davacıya ödediği, dava dışı EÜAŞ'ın 19.10.2011 tarihli yazısı ve davalının beyanlarından anlaşılmasına rağmen, mahkemece dava dışı EÜAŞ'a yazılan yazı üzerine davalıya herhangi bir ceza kesilmediği bildirilmiştir.

Bu durum karşısında, dava dışı EÜAŞ'a dosya içinde bulunan 19.10.211 tarihli yazı ile 17.10.2011 tarihli fatura gönderilerek, bu yazı ve faturadan belirtilen kesintinin yapılıp yapılmadığının kesin olarak belirlenmesi, davalının yukarıda belirtilen sözleşme ve ekleri uyarınca davacıdan cezai şart isteme ve bu bağlamda davacı hakedişlerini EÜAŞ'ın blokesi üzerine tutma hakkına haiz olup olmadığı, EÜAŞ'ın bloke koyduğu miktar ile bunun davalıya iadesi ve davalı alacağının buna göre takip tarihi itibarı ile muaccel olup olmadığı ve sonucuna göre inkar tazminatı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamış ve birleşen davanın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yaptırılan taşıma işleri ile ilgili olarak düzenlenen faturalara ve ödemlere yönelik olarak, hesaplamada, kg değil m3 üzerinde hesap yapılması gerektiği, eksik hesap ve ödeme yapıldığı, yine kg / m3 farkından kaynaklı ek ödeme yapılması gerektiği yönünde, sözleşme ve şartname hükümlerine uygun ve geçerli bir ihtirazi kayıt açıklamasının bulunmadığından ara hakedişlerin, davacı taşıyıcı aleyhinde kesinleştiği, yine davacı yüklenici tarafın sözleşme ve şartnameye uygun ve geçerli itirazları gösterir belge ve kayıtlar olsa dahi; dosyada her iki tarafça da benimsenen, yazı ve yazışmalarda referans gösterilen, çizelgelere de yer verilerek, hesaplamaya esas alınan iş birim fiyatlarının, Dörtyol-Batman nakliyeleri 0,115 km/kg, Dörtyol Kırıkkale nakliyetleri 0,93 km/kg olarak tespit ve kabul edildiği, yine bilirkişilerce sektörde yapılan araştırmaya göre motorin cinsi akaryakıt türevlerinin taşınması işlerinde taşıma ücret hesabında ''ton değil, m3 cinsinde hesaplama yapılıp yapılmadığı'' konusunda ticari teamülün bulunmadığı, olsa dahi sözleşmede açıkça düzenlenen konularda teamülün uygulanmayacağı anlaşılmakla asıl davaya konu alacağın bulunmadığı nazara alınarak bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise EÜAŞ yazı cevabında, davalı ...'ye, davacının yaptığı hatalı taşımalar nedeniyle KDV dahil 15.375,26 TL ceza kesildiği ve TP'nin bu kesintiye istinaden Kaçmazlar'a 16.09.2011 icra takip tarihi sonrasında 05.10.2011 tarihinde 200.000,00 TL cezai işlem uyguladığı, bu nedenle 16.09.2011 takip tarihi itibarıyla davacının muaccel hale gelmiş ve istenebilir alacağının 260.042,29 TL - 200.000,00 TL = 60.042,29 TL olduğu, EÜAŞ nin blokajı 19.10.2011 tarihinde çözdüğünden 16.09.2011 takip tarihi itibarıyla tutulan 200.000,00 TL meblağ için alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla, bu miktar dışındaki 60.042,29 TL'ye davalının yaptığı itirazın iptaline, fazla kısma ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, yine kabul edilen kısım için alacak likit olduğundan davalı itirazı haksız olduğundan aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile;

davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2011/10887 sayılı dosyasında 60.042,29 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin bu kısım alacak yönünde devamına, bu miktar alacağı takip talebinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 12.008,46 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, itirazları karşılar nitelikte bilirkişi raporu alınmadan davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafından dava konusu işlemlerde 3 konuda hatalı işlem yapıldığını, motorin taşımalarının tamamının miktarlarını m3 yerine kg cinsinden hesaplandığını, Dörtyol-Kırıkkale motorin taşımasında birim fiyat (km) çarpanı 0,115 olması gerekirken feul oil taşıma çarpanı olan 0,093 üzerinden kesildiğini, hem Dörtyol-Kırıkkale hem Dörtyol-Batman motorin taşımasında m3 yerine kg üzerinden işlem yapıldığını, birleşen dava yönünden davalı tarafından sözleşme ve şartnameye tamamen aykırı şekilde müvekkili lehine cezai işlem tesis edildiğini ve taraflar arasında tutulan cari hesaba işlendiğini, yerel mahkeme tarafından söz konusu cezai işlemin hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ve işbu dava konusu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olduğu gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece müvekkili şirketin cari hesap borcunun bulunduğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075735500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.