Yabancı para alacağında tercih hakkının kullanılıp tükenmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/326 E. 2025/332 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yabancı para alacağı için icra takibi başlatan alacaklı, takip talebinde alacağını takip/vade tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevirip bu şekilde talepte bulunmuş ve bunu takip talebinde belirtmişse, TBK 99. maddede tanınan seçimlik haktan (fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödeme isteme hakkından) yararlanmayarak vade tarihindeki kurdan tahsil etme yönündeki tercih hakkını kullanmış ve tüketmiş sayılır; bu tercihinden sonradan dönerek fiili ödeme günündeki kur üzerinden fark talep edemez.
Ele alınan sorunlar
Yabancı para alacağının TL'ye çevrilerek takibe konulmasının sonradan fiili ödeme günü kuruna dönülmesine engel olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin alacağının Euro cinsinden sabit olduğunu, TBK 99. madde uyarınca fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödeme isteme hakkının bulunduğunu, mahkemenin 818 sayılı BK'nın 83. maddesine dayanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi marifetiyle fiili ödeme günkü kur üzerinden hesap yapılarak aradaki farkın tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacaklı, takip talebinde vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine fiili ödeme günündeki rayice göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir; ancak bunun için yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ettiğini de takip talebinde belirtmesi gerekir. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz talep edebilir. Somut olayda alacaklı, takip talebinde asıl alacağı ve işlemiş faizi TL olarak göstermiş, 22.01.2016 tarihindeki euro kurunu belirterek alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmiş halini talep etmiş, alacağının yabancı para alacağı olduğunu belirtip fiili ödeme tarihindeki karşılığını istediğini belirtmemiştir. Buna göre davacı, TBK'nın 99. maddesi uyarınca kendisine tanınan seçimlik haklardan vade (takip) tarihindeki kurdan talep etme yönündeki tercih hakkını kullanmış ve bu hakkı tüketmiştir; bu tercihinden dönerek sonradan fiili ödeme günündeki kur üzerinden fark talep edemez. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında mülga BK'nın 83. maddesine dayanılması maddi hata olup, doğru dayanak TBK 99. maddedir; ancak bu maddi hata sonucu etkilememektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı para alacaklarında alacaklının icra takip talebinde vade/takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası talepte bulunmasının, TBK 99. maddedeki seçimlik hakkın kullanılıp tükenmesi anlamına geldiği ve sonradan fiili ödeme günü kuruna dönülemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ TBK 99↗ seçimlik hak↗ tercih hakkının tüketilmesi↗ itirazın iptali↗ icra takibi↗ avans faizi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/326
KARAR NO 2025/332
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/12/2024
NUMARASI 2024/247 Esas - 2024/1260 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili Euro olarak alacaklı olduğu davalıya karşı başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 6. ATM'nin 2017/654 esas, 2021/1189 karar sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verildiğini ,temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 11. HD nin 2022/2547 esas, 2023/2446 karar sayılı 26.04.2023 tarihli kararıyla kararınn onanarak kesinleştiğini, müvekkili Euro cinsinden alacaklı iken, Türk Lirası olarak bir miktar tahsilat yaptığını, ancak alacağın tahsil tarihindeki Euro kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alması gereken parayı alamayıp hak kaybına uğradığını, iş bu dava ile müvekkilinin euro alacağı ile tahsil ettiği Türk Lirası alacak arasındaki kurdan kaynaklı farkın,eksik aldığı miktarın bilirkişi marifeti ile tespiti ve tahsilini talep ettiğini bilirkişi incelemesi sonunda ıslah ile artırılmak üzere şimdilik 100.000-TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya konu edilen yabancı para cinsinden alacakların ödenmesi hususu TBK nın 99. maddesinde düzenlendiğini, buna göre "borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde seçimlik hakka sahip iken davacı açtığı icra takibi ve devamındaki davada vade tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası alacağın tahsilini talep ettiği,artık geriye dönük olarak bu kararından dönerek kur farkı veya adı ne olursa olsun buna ilişkin talepte bulunamayacağını, konuyla ilgili Yargıtay'ın içtihadı yerleşik olup emsal kararların bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafından açılan davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından istihdam ve ikale sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için, Küçükçekmece ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 326.650-TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine icra takibine vaki itirazın iptali için açılan davada Bakırköy 6.ATMnin 24.12.2021 tarih 2017/654 esas 2021/1189 karar sayılı kararı ile ''1-Asıl davanın kabulü ile; Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, taleple bağlı kalınarak 336.506,28 TL alacak üzerinden takip tarihindeki işlemiş avans faizi uygulanarak takibin devamına'' karar verildiği, 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerektiği, Bakırköy 6.ATM inde açılan ilk davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıdan olan alacağını Euro para birimi üzerinden tahsil etmesi gerekirken davalı ödemelerin bir kısmını Türk Lirası olarak yaptığını, Türkiye'deki yüksek kur hareketliliği nedeniyle ciddi anlamda mağdur olduğunu, müvekkilinin davalı ile yaptığı anlaşmada yabancı para biriminden doğan alacağını 6098 sayılı TBK nın 99. Maddesi uyarınca "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.''şeklinde düzenlendiğini, mahkemenin gerekçeli kararında zikrettiği 818 sayılı BK nın 83.
maddesinin olayla bir ilgisi olmadığını, huzurda görülen davada da 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesinin hükme esas alınması gerektiğini, müvekkilinin alacağı Euro para birimi üzerinden sabit olduğu için maaş alacağını aynen istediğini, müvekkilin alacağı yabancı para olduğuna göre bilirkişi marifeti ile hesap yaptırılmalı; fiili ödeme günkü kur üzerinden tahsil edilen Türk Lirası tutarın Euro'a çevrilmeli ve müvekkilin EURO cinsi alacağından düşülmeli, bakiye alacak için müvekkile ıslah hakkı tanınmalı ve buna göre de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; yabancı para alacağı nedeniyle başlatılan icra takibinde ödemelerin TL üzerinden yapıldığı ileri sürülerek; arada ki farkın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık somut olayda olduğu üzere; yabancı para alacağını icra takip tarihi itibariyle Türk Lirasına çevirip alacağını tahsil ettikten sonra; sözleşmeye geri dönülerek alacağın euro olarak hesaplanıp yapılan ödemelerin euroya çevrilip arada ki farkın istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır.
Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 sayılı Kanun m. 4/a) talep edebilir(İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.)(Yargıtay 12 HD nin 2024/3398 esas , 2024/9345 karar sayılı ilamı ) Somut olayda alacaklı takip talebinde 326.650-TL asıl alacak, 2.067,29-TL (31.12.2015-22.01.2016 tarihleri arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 328.717,29-TL alacağın asıl alacağına (326.650-TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 avans faizi işletilerek ve 22.01.2016 tarihinde euro kurun 3.2665-olduğunu belirterek alacağın tahsilini talep etmiş, borcun sebebi kısmına da 31.12.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 100.000-euro alacak olduğunu belirtmiştir.
Davacı alacaklı, alacağının yabancı para alacağı olduğunu belirtmediğinden fiili ödeme tarihinde ki karşılığını istediğini de belirtmemiş, 22.01.2016 tarihinde ki kurdan Türk lirasına çevirerek, vade tarihi 31.12.2015 tarihinden (22.01.2016) takip tarihine kadar avans faizi hesaplayarak toplam 328.717,29-TL alacağın asıl alacağına avans faizi işletilerek tahsilini talep etmiştir, buna göre TBK'nın 99. maddesi uyarınca, tercih hakkını vade (takip tarihi) kurdan çevirerek icra takibi başlatmış ve talebi uyarınca Türk Lirası alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ve bu karar Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında mülga BK nın 83. maddesine dayanılması maddi hata olarak kabulü gerekir.
Davacı alacaklı TBK'nın 99 maddesinde kendisine tanınan haklardan vade tarihindeki kurdan talep ederek tercih hakkını kullanmış ve tüketmiştir. Açıklanan nedenlerle; Davacının, takipte yabancı para alacağının fiili ödeme tarihinde ki karşılığını talep etmediği, takip tarihinde ki kurdan Türk Lirası'na çevirerek Türk Lirası alacak talep ettiği gözetildiğinde davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10741 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi