Zayi belge verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4344 E. 2024/6186 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muarazanın giderilmesi↗ saklama yükümlülüğü↗ afet↗ zayi belgesi↗ hırsızlık↗ vekalet ücreti takdiri↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari işletme↗ tasdik kararı↗ ziya↗ cy/cy şerhi↗ zayi↗ pay defteri↗ istinaf incelemesi↗ yenileme↗ hak düşürücü süre↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/913 E., 2022/631 K.
Taraflar arasındaki zayi belgesinin verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.10.2019 tarihinde genel kurul toplantı ve müzakere defterini ve pay defterini kaybettiği gerekçesi ile zayi belgesi verilmesini istediğini, ilk derece mahkemesinin hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verdiği, yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve kararın kesinleştiği, noterliklerin müvekkil şirketin yeni pay defterine onay verilmesi için zayi belgesi ve eski defterin getirilmesi gerektiği şeklinde vermiş olduğu şifahi ret beyanları nedeni ile ortaya çıkan muarazanın giderilmesi, bu anlamda müvekkil şirketinin zayi belgesi almak için yapmış olduğu mahkeme ilamının burada zayi belgesi niteliğinde olduğunun kabul ve tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapıldığı, her tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defter ve kayıtlarını 10 yıl saklamakla yükümlü olduğu, pay ve yönetim kurulu karar defterinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defterin, kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ'in ilgili maddesi gereğince alacağı zayi belgesi ile birlikte notere ibraz etmesi gerektiği, tebliğde noterin bu başvuru üzerine eski deftere veya zayi belgesine yapılan onayın tarih ve yazısını şerh edeceği de açıkça belirttiği, belirtilen nedenlerle davacı şirketin yeni pay defteri müvekkil karşı taraf noter tarafından tasdik edilmediği, uyuşmazlık konusunun müvekkil noterlikçe re'sen yapılabilecek bir işlem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemitşir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir..." hükmü uyarınca bu davayı açmak için yasal 15 günlük hak düşürücü sürenin belirlendiği, dava dilekçesinde belirtilen 10.07.2019 tarihinde davanın açıldığı 08.10.2019 tarihine kadar 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde işbu dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.10.2019 tarihinde genel kurul, toplantı ve müzakere defter ile pay defterini kaybettiği gerekçesi ile zayi belgesi verilmesini talep ederek dava açtığını ve davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddedildiğini, kararın istinaf incelemesi ile kesinleştiğini, müvekkili tarafından notere yapılan başvurulardan netice alınamadığını, bu sebeple ilgili noter ile ortaya çıkan muarazanın giderilmesi için eldeki davayı açtığını, mahkemece yapılan araştırma ile kurumlara vadesi geçen borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, Noterler Birliğine cevabi yazısında kanun boşluğunun bulunduğunun belirtildiği, bu hususta Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin emsal kararı uyarınca davanın kabulünün gerektiğini, söz konusu durumun şirket işleyişini sekteye uğrattığını, ayrıca davalının vekalet ücreti talebinin bulunmamasına rağmen lehine ücret takdirinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yolun 6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenleme olduğu, söz konusu düzenleme gözetilmeksizin muarazanın giderilmesi davası ile talep edilen menfaatin sağlanmasının mümkün olmadığı, mahkemece davanın bu nedenlerle esastan reddine ve istemi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken gerekçeli hata ile süre aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zayi belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4344 E. , 2024/6186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1719 Esas, 2023/622 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/913 E., 2022/631 K.
Taraflar arasındaki zayi belgesinin verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.10.2019 tarihinde genel kurul toplantı ve müzakere defterini ve pay defterini kaybettiği gerekçesi ile zayi belgesi verilmesini istediğini, ilk derece mahkemesinin hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verdiği, yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve kararın kesinleştiği, noterliklerin müvekkil şirketin yeni pay defterine onay verilmesi için zayi belgesi ve eski defterin getirilmesi gerektiği şeklinde vermiş olduğu şifahi ret beyanları nedeni ile ortaya çıkan muarazanın giderilmesi, bu anlamda müvekkil şirketinin zayi belgesi almak için yapmış olduğu mahkeme ilamının burada zayi belgesi niteliğinde olduğunun kabul ve tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapıldığı, her tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defter ve kayıtlarını 10 yıl saklamakla yükümlü olduğu, pay ve yönetim kurulu karar defterinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defterin, kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ'in ilgili maddesi gereğince alacağı zayi belgesi ile birlikte notere ibraz etmesi gerektiği, tebliğde noterin bu başvuru üzerine eski deftere veya zayi belgesine yapılan onayın tarih ve yazısını şerh edeceği de açıkça belirttiği, belirtilen nedenlerle davacı şirketin yeni pay defteri müvekkil karşı taraf noter tarafından tasdik edilmediği, uyuşmazlık konusunun müvekkil noterlikçe re'sen yapılabilecek bir işlem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemitşir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir..." hükmü uyarınca bu davayı açmak için yasal 15 günlük hak düşürücü sürenin belirlendiği, dava dilekçesinde belirtilen 10.07.2019 tarihinde davanın açıldığı 08.10.2019 tarihine kadar 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde işbu dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.10.2019 tarihinde genel kurul, toplantı ve müzakere defter ile pay defterini kaybettiği gerekçesi ile zayi belgesi verilmesini talep ederek dava açtığını ve davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddedildiğini, kararın istinaf incelemesi ile kesinleştiğini, müvekkili tarafından notere yapılan başvurulardan netice alınamadığını, bu sebeple ilgili noter ile ortaya çıkan muarazanın giderilmesi için eldeki davayı açtığını, mahkemece yapılan araştırma ile kurumlara vadesi geçen borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, Noterler Birliğine cevabi yazısında kanun boşluğunun bulunduğunun belirtildiği, bu hususta Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin emsal kararı uyarınca davanın kabulünün gerektiğini, söz konusu durumun şirket işleyişini sekteye uğrattığını, ayrıca davalının vekalet ücreti talebinin bulunmamasına rağmen lehine ücret takdirinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yolun 6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenleme olduğu, söz konusu düzenleme gözetilmeksizin muarazanın giderilmesi davası ile talep edilen menfaatin sağlanmasının mümkün olmadığı, mahkemece davanın bu nedenlerle esastan reddine ve istemi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken gerekçeli hata ile süre aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zayi belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1070633400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz