Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16436 E. 2012/21158 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muacceliyet↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacakların iki yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, zarara neden olan olayın 17-18 Mart 2010 tarihinde gerçekleştiği, zararın tespiti işleminin mahkeme aracılığıyla 23.03.2010 tarihinde yapıldığı, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
1- Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacaklar iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Anılan maddede öngörülen zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı düzenlenmemiş olup bu husus genel hükümlere bırakılmıştır. Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 128. maddesinde ise zamanaşımının, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, davaya konu alacağın hangi tarihte muaccel olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. 6762 sayılı TTK'nun 1299. maddesinde, işbu davaya da konu olan sigorta bedeli ödeme borcunun, rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun aynı Kanun'un 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihten itibaren muaccel olacağı düzenlenmiş ise de bu maddedeki düzenlenmenin aksinin, sigorta ettirenin aleyhine olmamak şartıyla kararlaştırılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup taraflar arasındaki sigorta poliçesinde de 02.07.2010 tarihi ilk hasat tarihi olarak gösterilmiştir. Bu durumda, davaya konu sigorta bedeli, en erken 02.07.2010 tarihinde muaccel olacağından dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16436 E. , 2012/21158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yazıhan(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2012 tarih ve 2012/40-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı ürününün, don rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta edildiğini, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 16.524 TL'nın zarar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacakların iki yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, zarara neden olan olayın 17-18 Mart 2010 tarihinde gerçekleştiği, zararın tespiti işleminin mahkeme aracılığıyla 23.03.2010 tarihinde yapıldığı, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
1- Dava, devlet destekli bitkisel ürün sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacaklar iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Anılan maddede öngörülen zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı düzenlenmemiş olup bu husus genel hükümlere bırakılmıştır. Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 128. maddesinde ise zamanaşımının, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, davaya konu alacağın hangi tarihte muaccel olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
6762 sayılı TTK'nun 1299. maddesinde, işbu davaya da konu olan sigorta bedeli ödeme borcunun, rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun aynı Kanun'un 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihten itibaren muaccel olacağı düzenlenmiş ise de bu maddedeki düzenlenmenin aksinin, sigorta ettirenin aleyhine olmamak şartıyla kararlaştırılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup taraflar arasındaki sigorta poliçesinde de 02.07.2010 tarihi ilk hasat tarihi olarak gösterilmiştir. Bu durumda, davaya konu sigorta bedeli, en erken 02.07.2010 tarihinde muaccel olacağından dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067228900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz