6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14708 E. 2012/21612 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harç yapılmamış sayılma kıyasen uygulama olumsuz oy içtihadı birleştirme kararı havale ıslah harç iltibas e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 388HUMK 434

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacıya ait redde mesnet marka arasında ilişkilendirme yoluyla da olsa iltibas tehlikesinin bulunduğu, markaların kapsadıkları malların kısmen benzediği, davacı markasının tanınmış olduğuna dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, tek başına değişik ülkelerde gerçekleştirilen marka tescillerinin ve reklam broşürlerinin markanın tanınmış olduğunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 2007-M-6388 sayılı kararının 03/2, 3, 6, 9. sınıf mallar yönünden iptaline, sair sınıflar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup mahkemece hükmün gerekçesinde taraf markalarının, tescil kapsamlarında "Diş bakım ürünleri: diş macunları, diş pastaları, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları, anti tartar diş macunları" malları yönünden benzer olduğu açıklanmasına rağmen hüküm kısmında bu mallar yönünden hükümsüzlük kararı verilmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 388. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, birbirine sıkı sıkıya bağlı olan hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Öte yandan, davacı tarafça 29.09.2008 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilmiş ve tescil edilmiş olması halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğü de istenilmiş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı TPE vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

4-Davalı Giz Kozmetik Pazarlama Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davalı vekilince verilen temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği görüldüğü gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.

Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.

Anılan davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14708 E.  ,  2012/21612 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/07/2011 tarih ve 2008/38-2011/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin birçok ülkede ve Türkiye'de tescilli bulunan ve tanınmış marka statüsüne kavuşan “SEBAMED” markasının sahibi olduğunu, birçok kişinin müvekkiline ait markanın tanınmışlığından faydalanmak amacıyla marka başurusu yaptıklarını, davalı şirketin de “SEBUME” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın markalar arasında benzerlik bulunmadığından bahisle reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait marka ile başvuruya konu marka arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2007-M-6388 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.09.2008 tarihinde davasını ıslah ederek tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesini istemiştir.

Davalı TPE vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davacının YİDK'de ileri süemediği iddiaları dava aşamasında ileri sürmesinin mümkün bulunmadığını, dolayısıyla bu davada tanınmışlık iddiasına dayanılamayacağını, davacı markasının tanınmış marka da olmadığını, taraf markalarının alıcılarının farklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacıya ait redde mesnet marka arasında ilişkilendirme yoluyla da olsa iltibas tehlikesinin bulunduğu, markaların kapsadıkları malların kısmen benzediği, davacı markasının tanınmış olduğuna dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, tek başına değişik ülkelerde gerçekleştirilen marka tescillerinin ve reklam broşürlerinin markanın tanınmış olduğunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 2007-M-6388 sayılı kararının 03/2, 3, 6, 9. sınıf mallar yönünden iptaline, sair sınıflar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup mahkemece hükmün gerekçesinde taraf markalarının, tescil kapsamlarında "Diş bakım ürünleri: diş macunları, diş pastaları, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları, anti tartar diş macunları" malları yönünden benzer olduğu açıklanmasına rağmen hüküm kısmında bu mallar yönünden hükümsüzlük kararı verilmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 388. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, birbirine sıkı sıkıya bağlı olan hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.

Bu itibarla mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Öte yandan, davacı tarafça 29.09.2008 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilmiş ve tescil edilmiş olması halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğü de istenilmiş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı TPE vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

4-Davalı Giz Kozmetik Pazarlama Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davalı vekilince verilen temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği görüldüğü gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.

Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.

Anılan davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda, (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. madde hükmü uyarınca REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davalı Giz Kozmetik Paz. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına, 26/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067138800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.