Ortaklık uyuşmazlığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12528 E. 2012/20772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defteri kaydı↗ hazirun cetveli↗ haksız fiil sorumluluğu↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ hisse senedi↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ ticari defter↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek kâr payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı ...Ş. ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık
ilişlisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 49.100,58 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Yimpaş Holding A.Ş. dışındaki davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup davalılar, davacının davalı ... Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların zamanaşımı def''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine hisse senedi verildiğini ve geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait pay defterleri, mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla bu belgeleri incelemek suretiyle davacının ortaklar pay defterinde kaydı bulunduğundan bahisle pay senedi almak suretiyle ortak olduğunu bildirmişler, davalıların haksız fiil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun ise yabancı mahkeme kararlarındaki iddiaların varit görülüp görülmemesine göre değişeceğini ve mahkemenin taktirinde olduğunu belirtmişlerdir. Oysa, mahkemenin kararının gerekçesinde de özetlenen SPK raporunda davalı şirketin resmi kayıtlardan ayrı olarak ikincil kayıtlar tuttuğu belirtilmekte olup, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Davacının dayandığı Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesine göre davacı bu hisseleri Yimpaş Holding AŞ.’den devralmış olup bilirkişi kurulu bu yönden bir inceleme yapmamış, davacının devir aldığı bu payların davalı şirketin sermayesi içinde temsil edilip edilmediğini, hisse devreden bu şirketin devir tarihi itibariyle hisselerini devrettiği şirketin ortağı olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalarda da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi dolandırıcılık olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ...Ş'nin temyizine gelince, bu davalı hakkındaki dava husumetten ret edilmiş olup davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. HUMK'nun 427/1. maddesi gereğince davada haklı çıkmış taraf ancak hukuki yararı bulunmak şartıyla hükmü temyiz edebilir. Mümeyyiz davalının temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12538 E. 2012/20775 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı ...
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12525 E. 2012/20770 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda A.Ş’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı ...Ş. ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 16.200,00 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12552 E. 2012/20780 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davalı ...
5 benzer karar daha
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12543 E. 2012/20804 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ı gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş A.Ş.'nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup davalılar, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişlisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 54.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9225 E. 2012/20201 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ildiğinde evvelemirde davacıların sahih bir şekilde davalı şirketlere ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihi olan 1999 yılından dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacılara verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketlerin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacıların hisse devir aldığı Yimpaş Holding A.Ş.'nin devir tarihi itibariyle davalı şirketlerde ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacıların ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacıların ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, davalılar davacıların ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu hususun tesbiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketlerin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirketlere ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla bu belgeleri incelemek suretiyle davacıların ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi almak suretiyle ortak olduğunu bildirmişler, davalıların «haksız fiil sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı hususunun ise yabancı mahkeme kararlarındaki iddiaların varit görülüp görülmemesine göre değişeceğini ve mahkemenin taktirinde olduğunu belirtm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yöneticisinin yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, davacıların davalı ...Ş. ile hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davada, taraflar arasında ortaklık ilişlisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve 100.831,87 TL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11900 E. 2012/20219 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacılara verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacıların hisse devir aldığı Yimpaş Gıda A.Ş.'nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacıların ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup davalılar, davacı ...’ın her iki davalı şirketin, davacı ...’nın ise davalı Yimpaş Gıda AŞ.’nin ortağı olduklarını ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacıların ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacıların davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Pay defteri kaydı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9215 E. 2012/20196 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… etildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirketlere ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihi olan 2004 yılından dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketlerin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding A.Ş'nin devir tarihi itibariyle davalı şirketlerde ortak olup olmadıkları, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu hususun tesbiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketlerin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirketlere ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla bu belgeleri incelemek suretiyle davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi almak suretiyle ortak olduğunu bildirmişler, davalıların «haksız fiil sorumluluğunun» bulunup bulunmadığı hususunun ise yabancı mahkeme kararlarındaki iddiaların varit görülüp görülmemesine göre değişeceğini ve mahkemenin taktirinde olduğunu belirtm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11780 E. 2012/20213 K.
Ortak:pay defteri kaydı · hazirun cetveli · haksız fiil sorumluluğu · hisse senedi · zamanaşımı def'i · pay defteri · dolandırıcılık · def'i · zamanaşımı var · Ortaklık uyuşmazlığı
İncelediğiniz kararda… gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ı gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihi olan 2000 yılından dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacıya verilen «hisse senedinin» bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş A.Ş.'nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, «haksız fiil sorumlulukları» bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi «dolandırıcılık» olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup davalılar, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli «dolandırıcılık» olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların «zamanaşımı def»''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12528 E. , 2012/20772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2011/613-2012/512 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/12/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalılar vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile (26.401) Euro tahsil edildiğini, daha sonra müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve dava dışı diğer yöneticiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik (26.401) Euro karşılığı (49.100,58) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek kâr payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı ...Ş.
ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık
ilişlisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 49.100,58 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Yimpaş Holding A.Ş. dışındaki davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup davalılar, davacının davalı ... Gıda AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların zamanaşımı def''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine hisse senedi verildiğini ve geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait pay defterleri, mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla bu belgeleri incelemek suretiyle davacının ortaklar pay defterinde kaydı bulunduğundan bahisle pay senedi almak suretiyle ortak olduğunu bildirmişler, davalıların haksız fiil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun ise yabancı mahkeme kararlarındaki iddiaların varit görülüp görülmemesine göre değişeceğini ve mahkemenin taktirinde olduğunu belirtmişlerdir.
Oysa, mahkemenin kararının gerekçesinde de özetlenen SPK raporunda davalı şirketin resmi kayıtlardan ayrı olarak ikincil kayıtlar tuttuğu belirtilmekte olup, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Davacının dayandığı Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesine göre davacı bu hisseleri Yimpaş Holding AŞ.’den devralmış olup bilirkişi kurulu bu yönden bir inceleme yapmamış, davacının devir aldığı bu payların davalı şirketin sermayesi içinde temsil edilip edilmediğini, hisse devreden bu şirketin devir tarihi itibariyle hisselerini devrettiği şirketin ortağı olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalarda da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş Holding AŞ.’nin devir tarihi itibariyle davalı şirkette ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi dolandırıcılık olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ...Ş'nin temyizine gelince, bu davalı hakkındaki dava husumetten ret edilmiş olup davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. HUMK'nun 427/1. maddesi gereğince davada haklı çıkmış taraf ancak hukuki yararı bulunmak şartıyla hükmü temyiz edebilir. Mümeyyiz davalının temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenle Yimpaş Holding A.Ş. dışındaki mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle kararın adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte gösterilen nedenle Yimpaş Holding A.Ş'nin temyiz isteminin reddine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş dışındaki davalılara verilmesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin ise Yimpaş Holding A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ... ve Yimpaş Gıda A.Ş.'ne iadesine, alınmadığı anlaşılan 21.15 TL temyiz ilam harcının davalı ...Ş.'den alınmasına, 14/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067113200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz