6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14111 E. 2012/20657 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru rücuan tazminat içtihadı birleştirme kararı kâr dağıtımı haksız fiil tacir sigorta poliçesi kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 3 · İYUK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, T.C. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk bölümünün 2009/184 E., 2010/76 K. sayılı 05.04.2010 tarihli içtihadı göz önüne alındığında davalının meydana gelen hasarda hizmet kusuru bulunup bulunmadığı ve sorumluluğunun saptanması gerektiği, bu hususun 2577 sayılı İYUK’nun 2. maddesi gereğince tam yargı davası olarak idari yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun l8. maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/11'inci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.

İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanunun Ek 5'inci maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, Ek 6'ncı maddesi de 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanunu 23.11.1981 de yürürlükten kaldırmış bulunmaktadır. Böylece, ASKİ de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu tarihten sonra 2560 sayılı Kanuna tabi olan ASKİ'nin, gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK’nun l8/l'inci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK’nun 3'üncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini 2l.09.l983 gün ve Esas l980/11-272l Karar, l983/323 sayılı kararında benimsemiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17 Esas 1959-15 Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı mevcutsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasa'nın hükümleri karşısında anılan içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu hususlar, YHGK'nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında da aynen kabul edilmiştir.

Bu durum karşısında, TTK’nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1'inci maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ASKİ’nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak, işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10537 E. 2011/2910 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10980 E. 2012/14277 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8496 E. 2012/14666 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6779 E. 2010/12601 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7798 E. 2011/6874 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9027 E. 2012/15677 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hizmet kusuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6428 E. 2011/17029 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2392 E. 2013/10613 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14111 E.  ,  2012/20657 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.11.2010 tarih ve 2010/1565-2010/2433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili nezdinde konut sigorta poliçesi ile sigortalı konutta ASKİ'nin bakım sorumluluğunda olan ana gider borusundaki suların geri tepmesi sonucu meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 1.648,00 TL'nın faizi ile birlikte rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya bakma görevinin idari yargının görev alanında olduğu savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, T.C. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk bölümünün 2009/184 E., 2010/76 K. sayılı 05.04.2010 tarihli içtihadı göz önüne alındığında davalının meydana gelen hasarda hizmet kusuru bulunup bulunmadığı ve sorumluluğunun saptanması gerektiği, bu hususun 2577 sayılı İYUK’nun 2. maddesi gereğince tam yargı davası olarak idari yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun l8. maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/11'inci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.

İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanunun Ek 5'inci maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, Ek 6'ncı maddesi de 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanunu 23.11.1981 de yürürlükten kaldırmış bulunmaktadır. Böylece, ASKİ de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu tarihten sonra 2560 sayılı Kanuna tabi olan ASKİ'nin, gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK’nun l8/l'inci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK’nun 3'üncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini 2l.09.l983 gün ve Esas l980/11-272l Karar, l983/323 sayılı kararında benimsemiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17 Esas 1959-15 Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı mevcutsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasa'nın hükümleri karşısında anılan içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır.

Nitekim bu hususlar, YHGK'nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında da aynen kabul edilmiştir.

Bu durum karşısında, TTK’nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1'inci maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ASKİ’nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak, işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066715800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.