Ttk 445
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13081 E. 2012/20487 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 445↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ şirketin ihyası↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ husumet yokluğu↗ istirdat↗ ek tasfiye↗ yasal faiz↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı Tav-dan Ltd. Şti'nde tasfiye memuru olduğu, tasfiye esnasında devam eden alacak davası olmasına rağmen şirketi sicilden sildirdiği, bilahare şirketin ihya edildiği, davacının istirdat davasının kabul edildiği, davalının kusursuz olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle Kayapınar Et Entegre Ltd. Şti. tarafından açılan davanın kabulü ile 2.665,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... tarafından açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. Davacı, tasfiye memurunun, kendisinin şirkete karşı açtığı istirdat davasını bilmesine rağmen bu davayı nazara almadan tasfiye işlemlerini sonuçlandırarak davacı şirketi zarara uğrattığını iddia etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davacı şirket tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nun 445'inci maddesinin son fıkrası delaletiyle 224'üncü maddesi hükmüne göre, tasfiye memurları üçüncü şahısları ve ortakları zararlandırıcı hareketlerinden kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumludurlar. Ancak, davacı tarafından davalı tasfiye memurunun ne şekilde zararlandırıcı eylemde bulunup davacı şirketi nasıl bir zarara uğrattığı somut olarak ortaya konulmamış olup, alınan bilirkişi raporunda da tasfiye sürecinde dava konusu alacak hakkında derdest dava bulunduğu tasfiye memurunca nazara alınsaydı davacının ne miktar alacağını tahsil edebileceği hususunun hesaplanabilmesi için gerekli hiçbir verinin bulunmadığı belirtilmesine rağmen, mahkemece bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan davanın kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca, davalı tasfiye memurunun, davacının şirkete karşı açtığı istirdat davasının mevcudiyetini ne şekilde bildiği ve nasıl kusurlu davrandığı da gerekçede açıklanmamıştır. İstirdat davasının devamı sırasında da daha önceden tasfiyesine karar verilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verildiğinin mahkemece gözetilmesi gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11593 E. 2014/17979 K.
Ortak:tasfiye memurunun sorumluluğu · ek tasfiye · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» dayalı tazminat davasıdır.
6762 sayılı TTK'nun 445'inci maddesinin «son» fıkrası delaletiyle 224'üncü maddesi hükmüne göre, «tasfiye» memurları üçüncü şahısları ve ortakları zararlandırıcı hareketlerinden kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumludurlar.
Şti'nde «tasfiye memuru» olduğu, tasfiye esnasında devam eden «alacak davası» olmasına rağmen şirketi sicilden sildirdiği, bilahare «şirketin ihya» edildiği, davacının «istirdat» davasının kabul edildiği, davalının kusursuz olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle Kayapınar Et Entegre Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı «tasfiye» memurunun «kusuru» konusunda somut ve maddi yasal delilleri sunmadığı, tasfiye bilançosunun kabulü ve tasfiye memurunun «ibrası» ile ilgili karar itibariyle herhangi bir usulsüzlüğün dosya kapsamına göre saptanamadığı, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» gidilebilmesi için TTK'nın 543. maddesi kapsamında bir aykırılıktan söz edilmesinin gerekeceği, «ilan» süresi içerisinde her ne kadar alacağı bilinen kişiler ile ilgili bir ayrımın yapılması zorunlu ise de; bunun yapılmadığına ilişkin bir delilin sunulmadığı, tarafl …
Dava, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» dayalı tazminat davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 445'inci maddesinin «son» fıkrası delaletiyle 224'üncü maddesi hükmüne göre, «tasfiye» memurları üçüncü şahısları ve ortakları zararlandırıcı hareketlerinden kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumludurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur sorumluluğu · ibra · ispat yükü · ilan · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı «tasfiye» memurunun «kusuru» konusunda somut ve maddi yasal delilleri sunmadığı, tasfiye bilançosunun kabulü ve tasfiye memurunun «ibrası» ile ilgili karar itibariyle herhangi bir usulsüzlüğün dosya kapsamına göre saptanamadığı, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» gidilebilmesi için TTK'nın 543. maddesi kapsamında bir aykırılıktan söz edilmesinin gerekeceği, «ilan» süresi içerisinde her ne kadar alacağı bilinen kişiler ile ilgili bir ayrımın yapılması zorunlu ise de; bunun yapılmadığına ilişkin bir delilin sunulmadığı, tarafl …
Anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere bu türden davalarda «tasfiye» memurunun «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» söz konusudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti'nde «tasfiye memuru» olduğu, tasfiye esnasında devam eden «alacak davası» olmasına rağmen şirketi sicilden sildirdiği, bilahare «şirketin ihya» edildiği, davacının «istirdat» davasının kabul edildiği, davalının kusursuz olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle Kayapınar Et Entegre Ltd.
Dava, «tasfiye memurunun sorumluluğuna» dayalı tazminat davasıdır.
Davacı, «tasfiye» memurunun, kendisinin şirkete karşı açtığı «istirdat» davasını bilmesine rağmen bu davayı nazara almadan tasfiye işlemlerini sonuçlandırarak davacı «şirketi zarara» uğrattığını iddia etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davacı şirket tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13081 E. , 2012/20487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2009/1225-2011/1113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait teminat çekinin davalının tasfiye memurluğunu yaptığı şirket tarafından tahsile konulduğunu, müvekkili şirketin cebri icra tehditi altında çek bedelini mükerreren ödediğini, ardından açtıkları istirdat davasının kabulüyle 3.169,00 TL'nın Tav-dan Ltd. Şti'nden tahsiline karar verildiği, istirdat davası devam ederken dava dışı şirketin tasfiyesine karar verildiği, mahkeme kararı ile tasfiyeyi iptal ettirdiklerini, istirdada konu bedelin tahsili için başlattıkları icra dosyasında 500,00 TL'nın tahsil edildiğini belirterek bakiye 2.665,00 TL'nın tasfiye memuru olan davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, tasfiye aşamasında tüm ilanların yapılmasına rağmen davacıların alacaklarını memurluğa bildirmediğini, şirketin tasfiye aşamasında hiç bir mal ve hakkı bulunmadığından tasfiye edilmemiş olması halinde dahi alacaklıların alacağını tahsil edemeyecekleri, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığnı belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı Tav-dan Ltd. Şti'nde tasfiye memuru olduğu, tasfiye esnasında devam eden alacak davası olmasına rağmen şirketi sicilden sildirdiği, bilahare şirketin ihya edildiği, davacının istirdat davasının kabul edildiği, davalının kusursuz olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle Kayapınar Et Entegre Ltd. Şti. tarafından açılan davanın kabulü ile 2.665,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... tarafından açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. Davacı, tasfiye memurunun, kendisinin şirkete karşı açtığı istirdat davasını bilmesine rağmen bu davayı nazara almadan tasfiye işlemlerini sonuçlandırarak davacı şirketi zarara uğrattığını iddia etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davacı şirket tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nun 445'inci maddesinin son fıkrası delaletiyle 224'üncü maddesi hükmüne göre, tasfiye memurları üçüncü şahısları ve ortakları zararlandırıcı hareketlerinden kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumludurlar. Ancak, davacı tarafından davalı tasfiye memurunun ne şekilde zararlandırıcı eylemde bulunup davacı şirketi nasıl bir zarara uğrattığı somut olarak ortaya konulmamış olup, alınan bilirkişi raporunda da tasfiye sürecinde dava konusu alacak hakkında derdest dava bulunduğu tasfiye memurunca nazara alınsaydı davacının ne miktar alacağını tahsil edebileceği hususunun hesaplanabilmesi için gerekli hiçbir verinin bulunmadığı belirtilmesine rağmen, mahkemece bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan davanın kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca, davalı tasfiye memurunun, davacının şirkete karşı açtığı istirdat davasının mevcudiyetini ne şekilde bildiği ve nasıl kusurlu davrandığı da gerekçede açıklanmamıştır. İstirdat davasının devamı sırasında da daha önceden tasfiyesine karar verilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verildiğinin mahkemece gözetilmesi gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066645700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz