Navlun bedeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12053 E. 2012/20368 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli↗ ihtirazi kayıt↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesi gereğince, taşıma işiyle iştigal eden davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya taşıma hizmeti verdiği ve vermiş olduğu taşıma hizmetlerinden dolayı BK md. 210 uyarınca alacağa hak kazandığı, takip tarihi itibariyle bakiye 2.226,53 TL asıl alacağının bulunduğu gerekçesiyle,asıl davanın kabülü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı-karşı davalı lehine %40 oranında icra inkar
tazminatına hükmedilerek, davalı-karşı davacıdan tahsiline; davalı-karşı davacının hasarlandığını idda olunan malların işçiler tarafından hurdaya atıldığını belirtmesi karşısında, taşıma konusu emtiada hasar olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, navlun bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, karşı dava ise, taşıma nedeniyle oluşan hasar tutarının davacı-karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirkete ait otomotiv yedek parçalarının davacı tarafından İstanbul'dan Kayseri'ye taşındığı, Kayseri'de malın alıcısı tarafından malın ıslanmış olması nedeniyle, teslim alınmadığı ve taşıyıcı davacı tarafından, malın geri getirildiği, taşıyıcı davacının malı teslim alırken malın ıslak olduğuna dair ihtirazi kayıt da koymadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, malın ıslanmasının hatalı taşımadan mı ambalaj hatasından mı kaynaklandığı, taşıyıcının hasar bedelinden sorumlu olup olmadığı ve hasar oluşmuşsa hasar tutarının miktarı konusundadır.Bu durumda, taşımanın yurtiçi taşıma da olduğu gözetilerek, mahkemece taşıma konusunda uzman bilirkişi ile taşınan malın otomotiv yedek parçası olduğu gözetilerek,makina mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine mülga TTK 768 vd. maddeleri gereğince inceleme yaptırılarak, karşı davada davalının talep edebileceği bir miktar varsa belirlemek ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek üzere mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11484 E. 2014/17494 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDavalı şirkete ait otomotiv yedek parçalarının davacı tarafından İstanbul'dan Kayseri'ye taşındığı, Kayseri'de malın alıcısı tarafından malın ıslanmış olması nedeniyle, «teslim» alınmadığı ve «taşıyıcı» davacı tarafından, malın geri getirildiği, taşıyıcı davacının malı teslim alırken malın ıslak olduğuna dair «ihtirazi kayıt» da koymadığı taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, malın ıslanmasının hatalı taşımadan mı ambalaj hatasından mı kaynaklandığı, «taşıyıcının» «hasar» bedelinden sorumlu olup olmadığı ve hasar oluşmuşsa hasar tutarının miktarı konusundadır.Bu durumda, taşımanın yurtiçi taşıma da olduğu gözetilerek, mahkemece taşı …
Benzer bu karardaAncak davalı «taşıyıcı», malı «teslim» alırken malın ıslak olduğuna dair «ihtirazi kayıt» koymadığına göre malın hasarsız olarak teslim alındığı yönünde bir «karine» oluşmuştur ve bu karinenin aksini «ispat külfeti» davalılardadır.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece malların «taşıyıcıya» ıslak «teslim» edildiği, ıslanmanın taşıma esnasında olmadığı ve bu konuda «ispat külfetinin» davacıda olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ayrıca mahkemece 07.12.2012 tarihli tutanağın alt kısmında her ne kadar "araç ıslak değildir, aracın içindeki mallar ıslaktır" yazılı ise de malların taşındıktan sonra «teslimi» anında düzenlenen bu tutanağın altına yazılan bu ibarenin altında herhangi bir imza bulunmamakta olup, bu beyan teslim eden alacaklı tarafın imzası ile onaylanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · karine · ispat külfeti · illiyet bağı · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece malların «taşıyıcıya» ıslak «teslim» edildiği, ıslanmanın taşıma esnasında olmadığı ve bu konuda «ispat külfetinin» davacıda olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, aracın içinde ıslaklık olmadığı, malzemelerin yüklenirken ıslak oldukları, taşımadan kaynaklı bir ıslaklığın mevcut olmadığı, bu durumun aksini «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu, «illiyet bağının» ispatlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı «taşıyıcı», malı «teslim» alırken malın ıslak olduğuna dair «ihtirazi kayıt» koymadığına göre malın hasarsız olarak teslim alındığı yönünde bir «karine» oluşmuştur ve bu karinenin aksini «ispat külfeti» davalılardadır.
Bu nedenle «ispat külfetinin» davalılarda bulunduğu ve tutanaktaki ibarenin kimin tarafından yazıldığının da belli olmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12053 E. , 2012/20368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2011 tarih ve 2009/739-2011/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi gereğince müvekkilinin vermiş olduğu taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, icra takibi başlattıklarını,davalı-karşı davacı tarafça icra dairesinin yetkisi ile birlikte borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, oysa para alacağında alacaklının ikametgahı mahkemelerinin de yetkili olduğunu, müvekkilinin müsseccel adresinin ise Zeytinburnu İlçesi'nde olduğunu, borca itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve müvekkili lehine %40 oranında icra inkar tazminatının davalı - karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir..
Davalı-karşı davacı vekili, takibin cari hesap alacağına dayandığını, müvekkilinin adresinin ise Tuzla ilçesinde olduğunu, yetkili mahkemenin Tuzla Mahkemeleri olduğunu, taşıma hizmeti nedeniyle tanzim olunan faturaların bir kısmının ödenmediği ileri sürülmüşse de davacı-karşı davalının taşıma işini hatalı ve kusurlu yaptığını, bu nedenle de taşıma konusu birçok kolinin ıslanıp, ezildiğinden malların kullanılamaz hale geldiğini, durum tespit tutanağı tutulmasına rağmen müvekkilinin hasarının karşılanmadığını savunarak asıl davanın reddine, ayrıca taşıma sırasında hasar gören kolilerde toplam 7.749,00 TL’lık otomotiv yedek parçası bulunduğunu, taşıma sırasında meydana gelen hasar bedelinin yaklaşık 5.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, karşı davanın kabulü ile şimdilik 2.500,00 TL’lık zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ve reeskont faizi ile brilikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesi gereğince, taşıma işiyle iştigal eden davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya taşıma hizmeti verdiği ve vermiş olduğu taşıma hizmetlerinden dolayı BK md. 210 uyarınca alacağa hak kazandığı, takip tarihi itibariyle bakiye 2.226,53 TL asıl alacağının bulunduğu gerekçesiyle,asıl davanın kabülü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı-karşı davalı lehine %40 oranında icra inkar
tazminatına hükmedilerek, davalı-karşı davacıdan tahsiline; davalı-karşı davacının hasarlandığını idda olunan malların işçiler tarafından hurdaya atıldığını belirtmesi karşısında, taşıma konusu emtiada hasar olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, navlun bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, karşı dava ise, taşıma nedeniyle oluşan hasar tutarının davacı-karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirkete ait otomotiv yedek parçalarının davacı tarafından İstanbul'dan Kayseri'ye taşındığı, Kayseri'de malın alıcısı tarafından malın ıslanmış olması nedeniyle, teslim alınmadığı ve taşıyıcı davacı tarafından, malın geri getirildiği, taşıyıcı davacının malı teslim alırken malın ıslak olduğuna dair ihtirazi kayıt da koymadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, malın ıslanmasının hatalı taşımadan mı ambalaj hatasından mı kaynaklandığı, taşıyıcının hasar bedelinden sorumlu olup olmadığı ve hasar oluşmuşsa hasar tutarının miktarı konusundadır.Bu durumda, taşımanın yurtiçi taşıma da olduğu gözetilerek, mahkemece taşıma konusunda uzman bilirkişi ile taşınan malın otomotiv yedek parçası olduğu gözetilerek,makina mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine mülga TTK 768 vd. maddeleri gereğince inceleme yaptırılarak, karşı davada davalının talep edebileceği bir miktar varsa belirlemek ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek üzere mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendte açıklanan nedenle, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bendte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066555400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz