6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13056 E. 2012/19867 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nemalandırma zorunlu dava arkadaşlığı rücuen tahsil dahili dava husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, çalışanları Tasarrufa Teşvik Kanunu gereğince ve yasal süresi içinde ödemelerini yapmak suretiyle yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı Ziraat Bankası'nın tutulması gereken hesapları usulüne uygun tutmadığı ve kayıtlara işlemediği, davalı Banka'nın kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, yasanın uygulanması ve yürürütülmesi ile tasarrufu teşvik hesaplarının tasfiyesi işlemini Hazine Müsteşarlığı adına T.C. Ziraat Bankası şubelerince yerine getirildiği ve bu konuda Hazine Müsteşarlığı adına görev üstlendiği, asıl sorumluluğun Hazine Müsteşarlığı'na ait olup TC Ziraat Bankasının birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.726,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve dahili davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Ziraat Bankası vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, davacı şirket tarafından çalıştırdığı işçilere ait tasarruf kesinti ve nemaların davalı Banka'ya yatırılmasına rağmen davalı Banka'nın işçiye ödeme yapmaması nedeniyle mahkeme kararıyla işçiye ödemek zorunda kaldığı tutarın davalı Banka'dan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Hazine Müsteşarlığı aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde resen Hazine Müsteşarlığı' da davaya dahil edilerek hem banka hem de Hazine Müsteşarlığı hakkında dava kabul edilmiştir. Ancak, gerek yargılama aşamasında yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK gerekse halen yürürlükte bulunan 6100 Saylı HMK'da zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili davalı adında bir müessese bulunmamakta olup davaya husumetin yöneltildiği kişi dışında bir başka kişinin davaya ithali mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın kabulü doğru olmamış mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13056 E.  ,  2012/19867 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2011 tarih ve 2008/633-2011/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve dahili davalı vekil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekili olan şirketin işçisi ...'ın çalıştığı döneme ilişkin olarak 3417 sayılı yasanın yürürlüğünün sona erdiği tarihe kadar 3417 Sayılı yasa uyarınca kesinti yaptığını, kendi katkılarını da ilave ederek bu kesintileri muntazaman Ziraat Bankası A.Ş'nin Sinop Şubesi'ne yatırıldığını, işten ayrılan ...'ın tasarruf kesintisi ve nemalarını alamadığı iddiasıyla müvekkil şirket aleyhine Sinop İş Mahkemesi'nde dava açtığını, mahkemece müvekkil şirketin tasarruf kesintilerini ve işveren katkılarını banka şubesine yatırmadığının kabul edilerek 99,05 TL kesinti ile 1.313,44 TL nema olmak üzere toplam 1.412,49 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, müvekkil şirketin bu karara dayalı olarak Sinop İcra Müdürlüğü'nün 2006/1462 sayılı dosyasına 13/11/2007 tarihinde 2.726,00 TL ödediğini, bu miktar paranın müvekkilinden haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.726,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil bankanın Hazine Müsteşarlığı'nın emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, işçi ...'a ait iki adet hesabın tek hesap altında birleştirildiğini, adı geçenin 4853 Sayılı Kanun çerçevesinde 1207046373 T.T personel hesap numarasıyla işyerlerince bildirilen 10,10 YTL ana para ve (T.T Kesinti ve katkı tutarları toplamı) ve 102,36YTL nema tutarını aldığını, hesabında 91,49 YTL ve 926,79YTL nema tutarı bulunduğunu, davalı şirketin T.T İşyeri sicil numarasının 23071679 olduğunu, ancak bu T.T İşyeri Sicil numarası ile, çalışanı adına yatırdığı belirtilen T.T kesinti ve katkı tutarlarının hak sahibi bazında müvekkil banka kayıtlarına intikali için 3417 Sayılı Kanun ile ilgili tebliğler gereğince işyerince düzenlenerek gönderilmesi gereken T.T.B.Üç Aylık İcmal ve Şahıs Bildirim Formalarının intikal etmediğini, kesinti ve katkı tutarları müvekkil banka kayıtlarına intikal etmediği için hak sahibi görünmeyen çalışana ödeme yapılması mümkün olmadığını, davacının ödediğini belirttiği kesinti ve katkı tutarını 4853 Sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara göre hazırlanan form ve belgeler ile kanıtlayamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı vekili, 4857 Sayılı Kanuna 5568 Sayılı Kanun ile eklenen Ek.1. maddesine göre Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabına ait tüm varlık ve yükümlülükler, 31/12/2007 tarihine kadar Hazineye devrolunacağının öngörüldüğünü, bu maddenin Hazine Müsteşarlığı'nın yükümlülüğünün 31/12/2007 tarihi itibariyle hazineye intikal eden varlıklara bağlı ve onunla sınırlı bir yükümlülük olduğunu belirttiğini, müvekkil idarenin, o tarihte hesapta bulunmayan tutarlarla yükümlü olması ve adlarına tasarrufu teşvik hesabı açılmamış veya açılmasına rağmen kesinti ve katkı payları yatırılmamış olanlara karşı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davaya bakmakla idari yargı mercilerinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, çalışanları Tasarrufa Teşvik Kanunu gereğince ve yasal süresi içinde ödemelerini yapmak suretiyle yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı Ziraat Bankası'nın tutulması gereken hesapları usulüne uygun tutmadığı ve kayıtlara işlemediği, davalı Banka'nın kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, yasanın uygulanması ve yürürütülmesi ile tasarrufu teşvik hesaplarının tasfiyesi işlemini Hazine Müsteşarlığı adına T.C. Ziraat Bankası şubelerince yerine getirildiği ve bu konuda Hazine Müsteşarlığı adına görev üstlendiği, asıl sorumluluğun Hazine Müsteşarlığı'na ait olup TC Ziraat Bankasının birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.726,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve dahili davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Ziraat Bankası vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, davacı şirket tarafından çalıştırdığı işçilere ait tasarruf kesinti ve nemaların davalı Banka'ya yatırılmasına rağmen davalı Banka'nın işçiye ödeme yapmaması nedeniyle mahkeme kararıyla işçiye ödemek zorunda kaldığı tutarın davalı Banka'dan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Hazine Müsteşarlığı aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde resen Hazine Müsteşarlığı' da davaya dahil edilerek hem banka hem de Hazine Müsteşarlığı hakkında dava kabul edilmiştir. Ancak, gerek yargılama aşamasında yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK gerekse halen yürürlükte bulunan 6100 Saylı HMK'da zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili davalı adında bir müessese bulunmamakta olup davaya husumetin yöneltildiği kişi dışında bir başka kişinin davaya ithali mümkün bulunmamaktadır.

Bu nedenle Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın kabulü doğru olmamış mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ziraat Bankası vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın dahili davalı ... yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru ile 162,00 TL temyiz ilam harcının davalı Ziraat Bankası'ndan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Müşteşarlığı'na iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066146000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.