6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3675 E. 2024/6014 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici terkin kötüniyet ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK · SMK — SMK 5SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/67 E., 2020/165 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “akıllı finansman” ibareli marka tescil başvurusunun 5/1-a-c-d, 6/f-9 ve 18/f-1 maddeleri uyarınca tescil başvurusu yapılan sınıflarda tanımlayıcı ibare olması nedeni ile tescilinin mümkün bulunmadığını, dava konusu “akıllı finansman” ibaresinin sektöründeki pek çok firma tarafından kullanılan bir ibare olduğunu, bu ibarenin tüketiciler tarafından müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı finans, bankacılık ve tüm mal ile hizmetlerde yatırım ve kredi verilmesi olarak algılanacağını, tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacağını, bu nedenle davalının başvurusunun reddinin gerektiğini, davalının 09. sınıfta “akıllı” ibaresini içeren pek çok marka başvurunun ret edildiğini ileri sürerek YİDK’in 2018-M-10304 sayılı kararının iptaline, 2017/55804 başvuru numaralı “AKILLI FİNANSMAN” ibareli marka başvurusunun iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “AKILLI FİNANSMAN” ibareli markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu, tanımlayıcı olmadığını, Türkçe’de kullanılan alışılagelmiş bir kombinasyon olmadığını, kelimelerin bir araya gelerek gerçek manasını terk ettiğini, müvekkilinin kötüniyetli bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin "Akıllı Finansman" ibareli marka başvurusu ile davacının YİDK kararında geçen tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki açısından iltibas ihtimali oluşmadığı, davalı başvurusunun aynı kanunun 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci anlamında kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı, diğer yönden başvuru ibaresinin somut/soyut ayırtediciliği bulunduğu, cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak da belirtmediğinden tanımlayıcı olmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler kapsamına da girmediğinden davalı ... başvurusunun 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri yönünden mutlak ret engeli de oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin "akıllı finansman" ibaresinin tanımlayıcı olmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, bu ibarenin sektörde pek çok firma tarafından kullanıldığını, bir kimsenin tekeline verilemeyeceğini, söz konusu ibarenin tanımlayıcı olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davanın reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve başvuru konusu "Akıllı Finansman" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, başvuru, "Akıllı" ve "Finansman" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup, başvuruda yer alan şekil unsuru, herhangi bir ayırt edicilik içermemektedir. "Akıllı" kelimesi "gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil" anlamlarına gelmekte olup "Finansman" kelimesinin ise, bir girişime, bir işletmeye, işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken parayı ve krediyi sağlamak işi anlamında olduğu, dava konusu "Akıllı Finansman" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde, ortalama tüketiciler nezdinde, bilişim yoluyla verilen bir hizmeti çağrıştıracağı ve marka algısı yaratmayacağı gibi 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri uyarınca tescil engeli bulunduğu da anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece; dava konusu "Akıllı Finansman" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği durumlarda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... diğer davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayırt edici olduğunu tanımlayıcı olmadığını, TÜRKPATENT nezdince akıllı ibareli 855 adet tescil, Finansman ibareli 67 adet tescilli marka mevcut olduğunu, dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkraları, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15124 E. 2012/13533 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3675 E.  ,  2024/6014 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/436 Esas, 2023/335 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/67 E., 2020/165 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “akıllı finansman” ibareli marka tescil başvurusunun 5/1-a-c-d, 6/f-9 ve 18/f-1 maddeleri uyarınca tescil başvurusu yapılan sınıflarda tanımlayıcı ibare olması nedeni ile tescilinin mümkün bulunmadığını, dava konusu “akıllı finansman” ibaresinin sektöründeki pek çok firma tarafından kullanılan bir ibare olduğunu, bu ibarenin tüketiciler tarafından müşterilere ve abonelere çağın gereklerine uygun şekilde akıllı finans, bankacılık ve tüm mal ile hizmetlerde yatırım ve kredi verilmesi olarak algılanacağını, tanımlayıcı bir ibare olarak algılanacağını, bu nedenle davalının başvurusunun reddinin gerektiğini, davalının 09. sınıfta “akıllı” ibaresini içeren pek çok marka başvurunun ret edildiğini ileri sürerek YİDK’in 2018-M-10304 sayılı kararının iptaline, 2017/55804 başvuru numaralı “AKILLI FİNANSMAN” ibareli marka başvurusunun iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “AKILLI FİNANSMAN” ibareli markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu, tanımlayıcı olmadığını, Türkçe’de kullanılan alışılagelmiş bir kombinasyon olmadığını, kelimelerin bir araya gelerek gerçek manasını terk ettiğini, müvekkilinin kötüniyetli bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin "Akıllı Finansman" ibareli marka başvurusu ile davacının YİDK kararında geçen tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki açısından iltibas ihtimali oluşmadığı, davalı başvurusunun aynı kanunun 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci anlamında kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı, diğer yönden başvuru ibaresinin somut/soyut ayırtediciliği bulunduğu, cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak da belirtmediğinden tanımlayıcı olmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler kapsamına da girmediğinden davalı ...

başvurusunun 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri yönünden mutlak ret engeli de oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin "akıllı finansman" ibaresinin tanımlayıcı olmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, bu ibarenin sektörde pek çok firma tarafından kullanıldığını, bir kimsenin tekeline verilemeyeceğini, söz konusu ibarenin tanımlayıcı olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davanın reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve başvuru konusu "Akıllı Finansman" ibaresi, ilişkin olduğu mal ve hizmetlerden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, başvuru, "Akıllı" ve "Finansman" ibarelerinin düz yazı ile yazılmasından ibaret olup, başvuruda yer alan şekil unsuru, herhangi bir ayırt edicilik içermemektedir. "Akıllı" kelimesi "gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil" anlamlarına gelmekte olup "Finansman" kelimesinin ise, bir girişime, bir işletmeye, işleyebilmesi, gelişebilmesi için gereken parayı ve krediyi sağlamak işi anlamında olduğu, dava konusu "Akıllı Finansman" ibaresi ilk kez duyulduğunda ya da görüldüğünde, ortalama tüketiciler nezdinde, bilişim yoluyla verilen bir hizmeti çağrıştıracağı ve marka algısı yaratmayacağı gibi 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri uyarınca tescil engeli bulunduğu da anlaşıldığı, bu itibarla mahkemece;

dava konusu "Akıllı Finansman" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği durumlarda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... diğer davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayırt edici olduğunu tanımlayıcı olmadığını, TÜRKPATENT nezdince akıllı ibareli 855 adet tescil, Finansman ibareli 67 adet tescilli marka mevcut olduğunu, dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkraları, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066137700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.