Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13338 E. 2012/19709 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ limited şirket hisse devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ bedel iadesi↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ilan↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı hisse devrinin ilan edilmediğini belirterek tazminat talep etmiş ise de, hisse devri sözleşmesi yapıldığı, hisse bedelinin davacı tarafından ödendiği, devrin pay defterine işlendiği, bu halde TTK 520. maddesi gereğince devrin geçerli olduğu, ilan hususunun 3. şahıslara bildirim mahiyetinde olup devri etkilemediği, devir gerçekleşmiş olduğundan davacının devrin ilan edilmemesini gerekçe göstererek parasını istemesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devri karşılığında ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, hisse devrinin pay defterine tescil edildiğini, ancak ilan edilmediğini, ilan için Ticaret Sicil Memurluğuna yapılan başvurunun ilgili ortaklar kurulu kararındaki 5 imzanın sahte olduğundan bahisle reddedildiğini iddia etmiş, mahkemece limited şirket hisse devrine muvafakati içeren ortaklar kurulu kararındaki imzaların ortaklara ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, dosyada mevcut 05.11.2008 tarih ve 2008/10 sayılı ortaklar kurulu kararında davalı ...’ın payının devrine ilişkin bir muvafakat bulunmadığından, davacıdan muvafakatin bulunduğu ortaklar kurulu kararı ve hangi ortakların imzalarının sahte olduğu hususlarının sorulması, bildirdiği ortakların imzaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortaklar kurulu kararının geçerli olup olmadığının belirlenmesi, ortada geçersiz bir ortaklar kurulu kararı var ise davacının talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13338 E. , 2012/19709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2011 tarih ve 2009/156-2011/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında noterde yapılan 17.09.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalıya ait Mar Grup Org. Ltd Şti’deki 150 adet hissesinin 18.750,00 TL bedel karşılığında müvekkiline devredildiğini, satış bedelinin davalıya ödendiğini, pay defterine işlenmiş olsa da ilan için yapılan başvuruda ortaklar kurulu kararında imzası olan 14 ortaktan 5 ortağın imzalarının tutmaması nedeniyle Ticaret Sicil Memurluğunun ilan yapmadığı, şirket ortaklarının imza sirkülerini sunmaktan kaçındıklarını ileri sürerek, devir bedelinden şimdilik 18.750,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya hisselerin usulen devredildiğini, müvekkiline hisse devir bedelinin ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı hisse devrinin ilan edilmediğini belirterek tazminat talep etmiş ise de, hisse devri sözleşmesi yapıldığı, hisse bedelinin davacı tarafından ödendiği, devrin pay defterine işlendiği, bu halde TTK 520. maddesi gereğince devrin geçerli olduğu, ilan hususunun 3. şahıslara bildirim mahiyetinde olup devri etkilemediği, devir gerçekleşmiş olduğundan davacının devrin ilan edilmemesini gerekçe göstererek parasını istemesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devri karşılığında ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, hisse devrinin pay defterine tescil edildiğini, ancak ilan edilmediğini, ilan için Ticaret Sicil Memurluğuna yapılan başvurunun ilgili ortaklar kurulu kararındaki 5 imzanın sahte olduğundan bahisle reddedildiğini iddia etmiş, mahkemece limited şirket hisse devrine muvafakati içeren ortaklar kurulu kararındaki imzaların ortaklara ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, dosyada mevcut 05.11.2008 tarih ve 2008/10 sayılı ortaklar kurulu kararında davalı ...’ın payının devrine ilişkin bir muvafakat bulunmadığından, davacıdan muvafakatin bulunduğu ortaklar kurulu kararı ve hangi ortakların imzalarının sahte olduğu hususlarının sorulması, bildirdiği ortakların imzaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortaklar kurulu kararının geçerli olup olmadığının belirlenmesi, ortada geçersiz bir ortaklar kurulu kararı var ise davacının talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066063100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz