Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12962 E. 2012/20496 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil yetkisi↗ aktif husumet ehliyeti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üstün hak sahipliğine dayanılarak markanın hükümsüzlüğü yönündeki davanın ancak marka üzerinde hak sahibi veya usulünce yetkilendirilen temsilci tarafından açılabileceği, davacının bu yönde bir temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde, mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine tarifede belirtilen 1.650,00 TL ücreti vekalete hükmetmek gerekirken 825,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12962 E. , 2012/20496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2011 tarih ve 2010/316-2011/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "Techart" ibareli markayı 25.07.2007 tarihinde 12.39 nolu sınıflar için adına tescil ettirdiğini, sözkonusu markanın Almanya'da faaliyet gösteren "Techart Automobildesign Gmbh" adlı şirket tarafından kullanılıp tüm dünyaya tanıtıldığını, davalının kötü niyetle markayı adına tescil ettirdiğini, bununla da yetinmeyerek dava konusu marka hakkına dayanarak müvekkili aleyhine tazminat davası açtığını belirterek davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu markanın dava dışı firmaya ait olduğu davacı tarafından iddia edildiğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üstün hak sahipliğine dayanılarak markanın hükümsüzlüğü yönündeki davanın ancak marka üzerinde hak sahibi veya usulünce yetkilendirilen temsilci tarafından açılabileceği, davacının bu yönde bir temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde, mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine tarifede belirtilen 1.650,00 TL ücreti vekalete hükmetmek gerekirken 825,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki “825 TL maktu” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "1.650,00 TL maktu” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066024500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz