Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11081 E. 2012/18354 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı Genel Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Pamukbank A.Ş. (TMSF) hakkındaki davanın kısmen kabulü ile (18.125,14) TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalı TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/15311 E,2012/5446 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle temyiz eden taraflar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1340 E. 2013/3170 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8309 E. 2018/3169 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 03/.../2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/.... maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki dosya ile aynı esas numarasını «taşıyan» 2014/1486 Esas sayılı dosyasına gönderildiği, harcın da bu mahkemenin esası belirtilmek suretiyle .../11/2015 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/470 E. 2018/1366 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaKararı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «tasfiye memuru» vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
İş Mahkemesinin 2008/125 esas sayılı dosyasında dava konusu edilen borcun davalı şirketin ihtilaflı borcu olduğu buna rağmen «tasfiye» işlemlerinin tamamlandığı, görülen davanın tamamlanmasının şirketin ihyasına bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11081 E. , 2012/18354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2011 gün ve 2008/239-2011/294 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/04/2012 gün ve 2011/15311-2012/5446
sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı Banka'dan genel kredi sözleşmesine dayanarak nakit ve teminat mektubu kredisi kullandığını, kredilerin teminatını oluşturmak amacıyla konutunu bankaya ipotek ettiğini, bankanın ipotekli konut için davalı ...'ne konut sigorta poliçesi düzenlettirdiğini ve primlerini de davacının hesabından keserek ödediğini, ancak 27.05.1998-27.05.2003 sigorta dönemine dair hiçbir poliçenin gönderilmediğini, ipotekli konutun 17.08.1999 depreminde yıkıldığını, davacının sigorta teminatları ve poliçelerden bilgisi olmadığından kredi taksitlerini ödemeye devam ettiğin, davalıların poliçeleri davacıya vermediğini, verselerdi deprem rizikosuna dayalı tazminatın, kredi borcunun bir kısmından kurtaracağını, davalı ...
şirketinin zamanaşımı müessesesinden yararlanmak istediğini, ancak bundan yararlanabilmesi için genel şartlar 7. Maddesi gereğince sigorta poliçesinin sigortalıya tebliğ edilmiş olması gerektiğini, oysa poliçelerin hiçbirinin davacıya gönderilmediğini, 17.06.2004 tarihinde fax ile gönderilmesi üzerine haberdar olduğunu, poliçenin yıllık %75 değer artışlı olarak düzenlendiğini, buna göre 17.08.1999 tarihini kapsayan sigorta poliçesi teminatından muafiyetler düşüldükten sonra bakiye 37.240.000.000 TL’nın ödenmesi gerektiğini belirterek bu tutarın 17.08.1999 tarihinden itibaren yıllık sigorta poliçe teminat artışlarının her yıl için ayrı ayrı hesap edilerek Merkez Bankası reeskont faiziyle ve %100 inkâr tazminatıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Genel Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı BDDK vekili yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davalı Genel Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Pamukbank A.Ş. (TMSF) hakkındaki davanın kısmen kabulü ile (18.125,14) TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalı TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/15311 E,2012/5446 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle temyiz eden taraflar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065970900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz