Kıymetli Evrak İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13451 E. 2012/19491 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '2 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nin 53. maddesi gereğince YİDK’nun itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, somut uyuşmazlıkta iptali talep edilen YİDK kararının (TPE'nin 24.03.2010 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere) davacı vekiline 01.10.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu tebliği takip eden 2 aylık süre içinde davasını açması gerekirken 08.12.2009 tarihinde davayı açtığı, bu suretle yasal hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK tarafından verilen kararın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 2 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece söz konusu karar davalı TPE tarafından sunulan “Posta gönderileri izlenimi” adlı tebligata çıkarılan Kurum kararlarının yazılı olduğu listede gösterilen tarih esas alınarak verilmiş ise de söz konusu tarihin Kurum tarafından alınan kararın davacı tarafa tebliğine ilişkin olup olmadığı belli değildir.Bu durumda mahkemece davaya konu iptali istenen YİDK kararının davacı tarafa tebliğ edildiği tarihin araştırılması, bunun için de kararın tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenerek sonucuna göre davanın yasal sürede açılıp açılmadığının tespiti gerekirken, davacı tarafın imzasını içermeyen ve davacıya tebliğ edilip edilmediği belli olmayan gönderim listesindeki tarih esas alınarak yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13451 E. , 2012/19491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2009/300-2010/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından tescili istenilen “ALSATAL” markasının müvekkili adına tescilli “SATAL” markası ile benzer olup, anılan marka başvurusunun müvekkiline ait markanın tescil kapsamında bulunan 35. sınıfta tescilinin istendiğini, davalı şirkete ait marka başvurusunun tescili halinde bu durumun tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, bu nedenle davalı şirkete ait marka tescil başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken davalı Kurum tarafından tesciline karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK tarafından alınan kararın iptali ile “ALSATAL” markasının iptaline ve kayıtlardan terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nin 53. maddesi gereğince YİDK’nun itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, somut uyuşmazlıkta iptali talep edilen YİDK kararının (TPE'nin 24.03.2010 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere) davacı vekiline 01.10.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu tebliği takip eden 2 aylık süre içinde davasını açması gerekirken 08.12.2009 tarihinde davayı açtığı, bu suretle yasal hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK tarafından verilen kararın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 2 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece söz konusu karar davalı TPE tarafından sunulan “Posta gönderileri izlenimi” adlı tebligata çıkarılan Kurum kararlarının yazılı olduğu listede gösterilen tarih esas alınarak verilmiş ise de söz konusu tarihin Kurum tarafından alınan kararın davacı tarafa tebliğine ilişkin olup olmadığı belli değildir.Bu durumda mahkemece davaya konu iptali istenen YİDK kararının davacı tarafa tebliğ edildiği tarihin araştırılması, bunun için de kararın tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenerek sonucuna göre davanın yasal sürede açılıp açılmadığının tespiti gerekirken, davacı tarafın imzasını içermeyen ve davacıya tebliğ edilip edilmediği belli olmayan gönderim listesindeki tarih esas alınarak yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065749700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz