Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14544 E. 2012/19024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar olunan↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ maddi ve manevi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının projede eser sahibi olarak gözüken ...’e karşı dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının bu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi bulunan ...’ten muvafakat aldıkları, projenin üzerinden 20 yıla yakın süre geçmesine rağmen davacının herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının restorasyon projesinde eser sahibi olarak ismi geçen dava dışı ... hakkında dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının işbu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi geçen ...’ten muvafakat aldıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 5856 Sayılı Kanun’un 11. maddesi “Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. “ hükmünü haiz olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu proje üzerinde imzası olan ve işbu davada dava kendisine ihbar olunan ... tarafından mahkemeye yapılan beyanda dahi tarafların proje üzerinde birlikte eser sahibi oldukları kabul edildiği gibi, dosyada bulunan yazışma ve belge örneklerinde de dava konusu proje üzerinde davacı ve ...’in birlikte ortak oldukları sabit olup, bu durumda artık 5846 Sayılı Kanun’un 11. maddesindeki eser sahipliğine ilişkin karinenin davacı yararına kanıtlandığının kabulü gerekir.
Öte yandan, 5846 sayılı Kanun’un 54. maddesi “Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olamayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.” hükmünü haiz olup, davacı taraf dava dışı ...’le proje üzerinde birlikte eser sahibi olduğuna göre, eser üzerindeki tasarrufun da birlikte yapılması gerekmekte olup, bu bağlamda davalı Mimar ...’ın projesine dava dışı ... tarafından verilen 27.05.2008 tarihli muvafakat belgesinin geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilip, işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2702 E. 2013/6112 K.
Ortak:muvafakat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının projede eser sahibi olarak gözüken ...’e karşı dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının bu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi bulunan ...’ten «muvafakat» aldıkları, projenin üzerinden 20 yıla yakın süre geçmesine rağmen davacının herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 5846 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının restorasyon projesinde eser sahibi olarak ismi geçen dava dışı ... hakkında dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının işbu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi geçen ...’ten «muvafakat» aldıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… öre, eser üzerindeki tasarrufun da birlikte yapılması gerekmekte olup, bu bağlamda davalı Mimar ...’ın projesine dava dışı ... tarafından verilen 27.05.2008 tarihli «muvafakat» belgesinin geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Benzer bu kararda… acının projede eser sahibi olarak gözüken ...’e karşı dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının bu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi bulunan ...’ten «muvafakat» aldıkları, projenin üzerinden 20 yıla yakın süre geçmesine rağmen davacının herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Menfi tespit | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14659 E. 2011/7428 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz kararda… mse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. “ hükmünü haiz olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu proje üzerinde imzası olan ve işbu davada dava kendisine «ihbar olunan» ... tarafından mahkemeye yapılan beyanda dahi tarafların proje üzerinde birlikte eser sahibi oldukları kabul edildiği gibi, dosyada bulunan yazışma ve belge örnekl …
Benzer bu karardaDavalı ve «ihbar» edilen kurumların, ödenek yetersizliği veya projenin ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle proje üzerinde tadilat yaptıkları belirtildiğine göre uyuşmazlığın çözü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaDavacı ile davalı yan arasında kampus projesi yapılması için sözleşme yapıldığı ve davacının sözleşme uyarınca projeyi oluşturarak davalıya «teslim» ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9176 E. 2015/6174 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2410 E. 2011/5440 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… akkını ihlal ettikleri bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu, davalı tarafça yapılan ihlalin davalıların projesinin belediyece «tasdik» tarihi olan 08.06.2001 tarihinde başlaması nedeniyle davacı vekili tarafından 17.07.2008 tarihinde yapılan davanın «ıslahı» işlemine konu talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14544 E. , 2012/19024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/177-2010/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Kapalıçarşı Sarrafhan projesinin müellifi olduğunu, bu projede dava dışı ...’in kendisine yardımcı olduğunu, projenin kurula sunulması sırasında şehir dışında işi olması nedeniyle projeyi ...’in imzaladığını, bu esere ilişkin olarak 1994 yılında ödül aldığını, davalıların ise proje yapılan yerin maliki ve tadilat projesini hazırlayan mimar olduğunu, kendisinden izin almadan eserde değişiklik yaptıklarını, müvekkili ile anlaşma sağlayamayan davalıların projede imzası bulunan ...’ten projeye ilişkin muvafakat belgesi aldıklarını, olay nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, 25.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, projenin müellifinin muvafakatini aldıklarını, projelerinin diğer proje ile aynı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının projede eser sahibi olarak gözüken ...’e karşı dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının bu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi bulunan ...’ten muvafakat aldıkları, projenin üzerinden 20 yıla yakın süre geçmesine rağmen davacının herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının restorasyon projesinde eser sahibi olarak ismi geçen dava dışı ... hakkında dava açmadığı, eser sahipliği iddiasının işbu davada tartışılamayacağı, davalıların projede ismi geçen ...’ten muvafakat aldıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 5856 Sayılı Kanun’un 11. maddesi “Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. “ hükmünü haiz olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu proje üzerinde imzası olan ve işbu davada dava kendisine ihbar olunan ...
tarafından mahkemeye yapılan beyanda dahi tarafların proje üzerinde birlikte eser sahibi oldukları kabul edildiği gibi, dosyada bulunan yazışma ve belge örneklerinde de dava konusu proje üzerinde davacı ve ...’in birlikte ortak oldukları sabit olup, bu durumda artık 5846 Sayılı Kanun’un 11. maddesindeki eser sahipliğine ilişkin karinenin davacı yararına kanıtlandığının kabulü gerekir.
Öte yandan, 5846 sayılı Kanun’un 54. maddesi “Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olamayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.” hükmünü haiz olup, davacı taraf dava dışı ...’le proje üzerinde birlikte eser sahibi olduğuna göre, eser üzerindeki tasarrufun da birlikte yapılması gerekmekte olup, bu bağlamda davalı Mimar ...’ın projesine dava dışı ... tarafından verilen 27.05.2008 tarihli muvafakat belgesinin geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilip, işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065648400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz