Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12003 E. 2012/18877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ derdestlik↗ görevsizlik kararı↗ maddi tazminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın denizde batan geminin verdiği zararlar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği tarihten önceki olaylarla ilgili olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya, görevsizlik ya da gönderme kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine olanak bulunmamaktadır.
Somut olayda; dava 20.09.2000 tarihlerinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış; dava görülmekte iken, 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurularak, 20.07.2004 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Asliye (Ticaret) Mahkemesi olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde davaya bakılması olanaklı olmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9528 E. 2011/10237 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · deniz ticareti · kira sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26.08.2005 tarihli teklifte kira süresi 2 yıl olarak gösterilmişse de, taraflar arasında imzalanmış süresi belirli, yazılı bir «kira sözleşmesi» bulunmadığından taraflar arasındaki «kira ilişkisinin» belirsiz süreli olarak kabulünün gerektiği ve davalı tarafça yapılan feshin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2004 gün ve 5136 sayılı yasa ile değişik 6762 sayılı T.T.K.’ nın 4. maddesi gereğince aynı yasanın 4. kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin kurulacağına ilişkin hüküm getirilmiş olmakla, dava tarihinden önce İstanbul’da Denizcilik İhtis …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12003 E. , 2012/18877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2008/4-2010/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların donatanı ve kaptanı bulundukları (4365) ton ağır fuel oil yüklü tankerin 29.12.1999 tarihinde Ambarlı açıklarında fırtına nedeniyle ikiye ayrılarak bir kısmının dibe oturduğunu, tankerdeki (1279) ton yakıtın denize yayıldığını, lodosun etkisiyle 5-6 km.’lik alana yayılarak deniz yüzeyinde kalın tabaka oluşturduğunu, bir kısmının deniz dibine çöktüğünü, zamanla buharlaşma ve çözülme yolu ile çevre kirliliği yarattığını ileri sürerek, şimdilik 690.000,00 milyar TL çevre zararının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uzatılan süre içerisindeki cevabında, davacı hazinenin sürücülerine ilişkin doğrudan uğradığı zarar ve bundan doğan aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilince zararını ispatlayan balıkçılara sulh yolu ile tazminat ödendiğini tek yanlı tespit raporunun varsayımsal ve geçersiz olduğunu, ekolojik hasar hesabının bilimsel olmayan veri ve yönteme dayandığını, Çevre Kanunu’nun 3/2 maddesince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın denizde batan geminin verdiği zararlar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği tarihten önceki olaylarla ilgili olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya, görevsizlik ya da gönderme kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine olanak bulunmamaktadır.
Somut olayda; dava 20.09.2000 tarihlerinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış; dava görülmekte iken, 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurularak, 20.07.2004 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Asliye (Ticaret) Mahkemesi olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde davaya bakılması olanaklı olmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065591700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz