İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1191 E. 2012/18605 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine↗ itirazın iptali davası↗ ispat külfeti↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ iptal davası↗ ticari defter↗ fatura↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sözleşmesiz cari hesap biçiminde işleyen tekne kiralama hizmeti içerikli ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya yaptığı tekne kiralaması için fatura kestiği ve davalının da bu faturalara karşılık kısmi ödemelerde bulunduğu, ayrıca dava konusu olayda, davacının hizmete sunduğu teknelerin superior tekne olduğu ve klimasız hizmet verdiği, davalının müşterilerinin ise deluxe olarak adlandırılan klimalı tekne istedikleri, davacının rezervasyon yaptığı teknenin davalının müşterileri tarafından klimasız oluşu nedeniyle kullanılmadığı, davalının bu anlamda davacıdan faturaya konu hizmeti almadığı, takip sonrası davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin ise dava dışı şirketten satın alınan hizmetin daha düşük fiyattan olmasından kaynaklandığının davalı vekilinin açıklamalarından anlaşıldığı ve davacı tarafça bu açıklamalara itiraz edilmediği, bu nedenle alınmayan hizmet için borç doğmayacağından davalının takibe itirazının yerinde olduğu, davacının kötü niyetle takip yaptığının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık esas itibariyle takip konusu faturalardaki hizmetin verilip verilmediği noktasındadır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği ve tarafların da kabulünde olduğu üzere, takip konusu faturalar davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır. Faturanın deftere kaydı hizmetin yapıldığına karine teşkil ettiğinden aksinin davalı tarafından kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5274 E. 2013/8150 K.
Ortak:cari hesap · fatura · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sözleşmesiz «cari hesap» biçiminde işleyen tekne kiralama hizmeti içerikli ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya yaptığı tekne kiralaması için «fatura» kestiği ve davalının da bu faturalara karşılık kısmi ödemelerde bulunduğu, ayrıca dava konusu olayda, davacının hizmete sunduğu teknelerin superior tekne olduğu ve …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında sözleşmesiz «cari hesap» biçiminde işleyen tekne kiralama hizmeti içerikli ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya yaptığı tekne kiralaması için «fatura» kestiği ve davalının da bu faturalara karşılık kısmi ödemelerde bulunduğu, ayrıca dava konusu olayda, davacının hizmete sunduğu teknelerin superior tekne olduğu ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1191 E. , 2012/18605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 tarih ve 2008/706-2011/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalıya ulaşım, konaklama, seyahat gibi hizmetler sağlandığını, bu hizmetlere ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının bu faturalardan kaynaklı borcunu ödememesi üzerine, hakkında başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura içeriğindeki hizmetin davacı tarafından müvekkili şirket müşterilerine verilmediğini, davacının kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle vermediği hizmetin bedelini tahsil etmeye çalıştığı için kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, ayrıca davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sözleşmesiz cari hesap biçiminde işleyen tekne kiralama hizmeti içerikli ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya yaptığı tekne kiralaması için fatura kestiği ve davalının da bu faturalara karşılık kısmi ödemelerde bulunduğu, ayrıca dava konusu olayda, davacının hizmete sunduğu teknelerin superior tekne olduğu ve klimasız hizmet verdiği, davalının müşterilerinin ise deluxe olarak adlandırılan klimalı tekne istedikleri, davacının rezervasyon yaptığı teknenin davalının müşterileri tarafından klimasız oluşu nedeniyle kullanılmadığı, davalının bu anlamda davacıdan faturaya konu hizmeti almadığı, takip sonrası davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin ise dava dışı şirketten satın alınan hizmetin daha düşük fiyattan olmasından kaynaklandığının davalı vekilinin açıklamalarından anlaşıldığı ve davacı tarafça bu açıklamalara itiraz edilmediği, bu nedenle alınmayan hizmet için borç doğmayacağından davalının takibe itirazının yerinde olduğu, davacının kötü niyetle takip yaptığının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık esas itibariyle takip konusu faturalardaki hizmetin verilip verilmediği noktasındadır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği ve tarafların da kabulünde olduğu üzere, takip konusu faturalar davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır. Faturanın deftere kaydı hizmetin yapıldığına karine teşkil ettiğinden aksinin davalı tarafından kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065320300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz