6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kamu alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12811 E. 2012/18331 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı kanuni temsilci dava açma ehliyeti gecikme cezası yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ttk 309/4 yönetim kurulu üyeliği temsil yetkisi sorumluluktan kurtulma toplantı tutanağı istifa olağanüstü genel kurul müteselsil sorumluluk ek prim rücu anonim şirket taraf ehliyeti yönetim kurulu kararı ihtarname kusur avans faizi temsil i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK · TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 27.08.2002 tarihinde yapılan son olağan genel kurul toplantısında şirket yönetim kuruluna genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesi ile ..., ..., ..., ... ve Hülay Biren'in seçilmelerine ve görev sürelerinin 3 yıl olarak belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği, genel kurulun 7. maddesi ile de davacılardan ...’in şirketin murakıplığına seçildiği, davacı ...’nin 08.02.2006 tarihli, davacı ...’nin 16.01.2006 tarihli ve davacı ...’in 25.05.2004 tarihli ihtarnameler ile görevlerinden istifa ettikleri, şirketin 27.08.2002 tarihinden sonra olağan ve olağanüstü genel kurul toplantısını yapmadığı ve bu nedenle davalıların yönetim kurulu üyeliklerinin devam ettiği, dava dilekçesinde talep edilen tazminatın şirkete ödenmesi dava edildiğinden dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, dava dışı şirketin 468.902,26 TL tutarındaki vergi ve gecikme zammı ile faizinden kaynaklanan borcun 213.864,82 TL'lık kısmının şirket kaynaklarından, 255.037,44 TL'lık kısmının ise davacılardan ... tarafından ödendiği, şirketin SGK'na olan 225.598,56 TL prim borcunun ise ödenmediğinin saptandığı, 468.902,26 TL’nın 317.843 TL'sı vergi aslı olup, 151.059,26 TL'lik miktarın ise gecikme zammından oluştuğu ve şirket yönetim kurulu üyelerinin vergi borçlarını süresinde ödemeyerek gecikmeye düşüp, şirketin gecikme zammı toplamı olan 151.059.26 TL zarara kusurları ile birlikte zarar verdikleri anlaşılmış olup, kusura dayalı bu sorumluluğun yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğunu gerektirdiği ve davalıların bu zararın doğumunda kusurlu olmadıklarını kanıtlamayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile 121.255 TL'nın avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş'ye verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, TTK’nun 309 maddesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar ... ve Hülya Biren Makzume dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin 27.08.2002 tarihli genel kurulunda diğer davalılarla birlikte yönetim kurulu üyeliğine seçilmişlerdir. İşbu davada tarafların ortağı olduğu dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin vergi borçlarının ve SSK borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle oluşan zararın davalılardan tahsili talep edilmiştir. Anonim şirketlerde şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nun 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumludur. Ancak TTK.’nun 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin kanuni temsil yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir. Böyle bir durumda kamu alacaklarından da sadece anılan yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.Tüm bu hallerde temsilcilerin, sadece görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir. Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan belgelerden yönetim kurulu üyesi olanların görev süreleri mahkemece incelenmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, yönetim kurulu üyesi olanların görev sürelerinin belirlenmesi ve dava konusu kamu alacağının bu sürelere karşılık gelen miktarının araştırılması ile eğer davacı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu dönemde vergi ve SSK gecikme cezası doğmuş ise kendileri de bu borçlardan sorumlu olacaklarından MK.2 maddesi uyarınca o döneme ilişkin zararı davalılardan talep etme haklarının olmadığı da dikkate alınarak davalıların sorumlu oldukları miktarların tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Ayrıca, vergi ve SSK cezasının temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişi tarafından gecikme cezasının ödenmiş olması gerekir. Mahkemece dava dışı şirketin 468.902,26 TL tutarındaki vergi ve gecikme zammı ile faizinden kaynaklanan borcunun 213.864,82 TL'lık kısmının şirket kaynaklarından, 255.037,44 TL'lık kısmının ise davacılardan ... tarafından ödendiği, bu miktarın 317.843 TL'sının vergi aslı, 151.059,26 TL'sının ise gecikme zammından oluştuğu ve şirket yönetim kurulu üyelerinin vergi borçlarını süresinde ödemeyerek gecikme zammı olarak 151.059.26 TL zarara kusurları ile birlikte zarar verdikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 121.255 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş'ne verilmesine karar verilmiş ise de, 468.902.26 TL toplam bedelden 317.843 TL’lik kısmı vergi aslı olduğuna göre şirket 213.864,82 TL ödeme yapmış olmakla halen vergi ve SSK gecikme cezasının aslını dahi ödememiş durumda olacaktır. Bu itibarla mahkemece ayrı bir dava konusu olan davacı ...‘in ve dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin ödemelerinin ne kadarının asıl borç ne kadarının gecikme cezası olduğunun tesbiti ile buna göre davalılardan rücu edilecek miktarın olup olmadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10564 E. 2014/795 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12811 E.  ,  2012/18331 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

(BEYOĞLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2008/396-2010/298 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/11/2012 günü hazır bulunan davacılardan ..., ... .... vekili Av. ..... ile davacı ... vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalıların, murahhas üye ve yönetim kurulu üyesi oldukları ... ile ilgili sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davacı ...'in 08.02.2006 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden zararının 339.200TL’na ulaşması nedeniyle istifa ettiğini, şirketin parası olmasına rağmen vergi borçlarının ödenmediğini, davacılardan Hülya Biren’nin 16.1.2006 tarihinde, ...’in 25.5.2004 tarihinde şirketteki görevlerinden istifa ettiklerini, şirket defterlerinin ve belgelerinin çektikleri ihtarlara rağmen kendilerine gösterilmediğini, davacıların istifalarının İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmemesi nedeniyle davacı ... hakkında Vergi Mahkemelerinde davalar açıldığını ve ...'in de bir kısım davalar açtığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri ile şirket ve davacıları zarara uğrattıklarını ileri sürerek, davalıların şirkete ve davacılara verdikleri zararlar için şimdilik 7.000 TL'nın davalılardan tahsili ile dava dışı Reklam Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi’ne verilmesini, davalıların şirketin doğmuş ve doğacak borçlarından kusurları oranında sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 20.01.2010 tarihli dilekçesi ile davayı 114.255 TL ıslah ederek toplam 121.255 TL’nın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, davacıların şirket namına dava açması nedeniyle, genel kurulun toplanıp bu hususta karar vermiş olmasının dava şartı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların başka bir davada Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketinin organsız olması nedeniyle fesih ve tasfiyesini istediklerini, şirket yönetim kurulunun görev süresinin 27.08.2005 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra yönetim kurulu teşekkül ettirilmediğinden şirketin organsız kaldığını, davacıların 08.02.2006 ve 16.01.2006 tarihlerinde istifa ettiklerini bildirdiklerini, davacıların görev sürelerinin bitmesine karşın yönetim kurulu üyesi olarak görevlerini sürdürdüklerini, yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumlu olduğunu, sorumluluk varsa bunda davacıların da payı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 27.08.2002 tarihinde yapılan son olağan genel kurul toplantısında şirket yönetim kuruluna genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesi ile ..., ..., ..., ... ve Hülay Biren'in seçilmelerine ve görev sürelerinin 3 yıl olarak belirlenmesine oybirliği ile karar verildiği, genel kurulun 7. maddesi ile de davacılardan ...’in şirketin murakıplığına seçildiği, davacı ...’nin 08.02.2006 tarihli, davacı ...’nin 16.01.2006 tarihli ve davacı ...’in 25.05.2004 tarihli ihtarnameler ile görevlerinden istifa ettikleri, şirketin 27.08.2002 tarihinden sonra olağan ve olağanüstü genel kurul toplantısını yapmadığı ve bu nedenle davalıların yönetim kurulu üyeliklerinin devam ettiği, dava dilekçesinde talep edilen tazminatın şirkete ödenmesi dava edildiğinden dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, dava dışı şirketin 468.902,26 TL tutarındaki vergi ve gecikme zammı ile faizinden kaynaklanan borcun 213.864,82 TL'lık kısmının şirket kaynaklarından, 255.037,44 TL'lık kısmının ise davacılardan ...

tarafından ödendiği, şirketin SGK'na olan 225.598,56 TL prim borcunun ise ödenmediğinin saptandığı, 468.902,26 TL’nın 317.843 TL'sı vergi aslı olup, 151.059,26 TL'lik miktarın ise gecikme zammından oluştuğu ve şirket yönetim kurulu üyelerinin vergi borçlarını süresinde ödemeyerek gecikmeye düşüp, şirketin gecikme zammı toplamı olan 151.059.26 TL zarara kusurları ile birlikte zarar verdikleri anlaşılmış olup, kusura dayalı bu sorumluluğun yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğunu gerektirdiği ve davalıların bu zararın doğumunda kusurlu olmadıklarını kanıtlamayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile 121.255 TL'nın avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş'ye verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, TTK’nun 309 maddesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar ... ve Hülya Biren Makzume dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin 27.08.2002 tarihli genel kurulunda diğer davalılarla birlikte yönetim kurulu üyeliğine seçilmişlerdir. İşbu davada tarafların ortağı olduğu dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin vergi borçlarının ve SSK borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle oluşan zararın davalılardan tahsili talep edilmiştir. Anonim şirketlerde şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nun 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumludur. Ancak TTK.’nun 319.

maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin kanuni temsil yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir. Böyle bir durumda kamu alacaklarından da sadece anılan yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.Tüm bu hallerde temsilcilerin, sadece görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir. Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan belgelerden yönetim kurulu üyesi olanların görev süreleri mahkemece incelenmemiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, yönetim kurulu üyesi olanların görev sürelerinin belirlenmesi ve dava konusu kamu alacağının bu sürelere karşılık gelen miktarının araştırılması ile eğer davacı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu dönemde vergi ve SSK gecikme cezası doğmuş ise kendileri de bu borçlardan sorumlu olacaklarından MK.2 maddesi uyarınca o döneme ilişkin zararı davalılardan talep etme haklarının olmadığı da dikkate alınarak davalıların sorumlu oldukları miktarların tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Ayrıca, vergi ve SSK cezasının temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişi tarafından gecikme cezasının ödenmiş olması gerekir. Mahkemece dava dışı şirketin 468.902,26 TL tutarındaki vergi ve gecikme zammı ile faizinden kaynaklanan borcunun 213.864,82 TL'lık kısmının şirket kaynaklarından, 255.037,44 TL'lık kısmının ise davacılardan ... tarafından ödendiği, bu miktarın 317.843 TL'sının vergi aslı, 151.059,26 TL'sının ise gecikme zammından oluştuğu ve şirket yönetim kurulu üyelerinin vergi borçlarını süresinde ödemeyerek gecikme zammı olarak 151.059.26 TL zarara kusurları ile birlikte zarar verdikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 121.255 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş'ne verilmesine karar verilmiş ise de, 468.902.26 TL toplam bedelden 317.843 TL’lik kısmı vergi aslı olduğuna göre şirket 213.864,82 TL ödeme yapmış olmakla halen vergi ve SSK gecikme cezasının aslını dahi ödememiş durumda olacaktır.

Bu itibarla mahkemece ayrı bir dava konusu olan davacı ...‘in ve dava dışı Mirage Reklam Hizmetleri ve Ticaret A.Ş’nin ödemelerinin ne kadarının asıl borç ne kadarının gecikme cezası olduğunun tesbiti ile buna göre davalılardan rücu edilecek miktarın olup olmadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065313900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.