YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10837 E. 2012/17837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava↗ uyuşmazlık konusu↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların görsel olarak yeterince farklı olmadıkları, orta düzey tüketicilerin markaları karıştırabilecekleri, taraf markaları kapsamında yer alan 3. sınıf emtialar nedeniyle markalar arasında ekonomik bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğu, markaların Türkçe olmaması nedeniyle anlamsal farklılık kriterinin öneminin azaldığı gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TPE vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/55 esas sayılı dava dosyasında davalı ... & Gamble Company aleyhine açılan davada TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesinin istendiği, işbu dava dosyasındaki dava dilekçesinde açıkça uyuşmazlık konusu başvurunun davalı adına tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin talep ve bu yolda açılmış terditli bir dava bulunmadığı halde, mahkemece davalı adına tescilli “SWASH” markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... & Gamble Company lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14062 E. 2017/1974 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · dürüstlük kuralı · pasif husumet · marka hakkına tecavüz · taraf ehliyeti · ihtarname · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu markaların ...Company adına tescilli olduğu, davalıların davada «pasif husumetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK’nın 74. maddesi uyarınca menfaati olan herkesin marka sahibine karşı dava açarak fiillerinin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebileceği, ancak bu davanın marka sahibi aleyhine açılması gerektiği, dava konusu markaların “...
Company” adına tescilli olduğu, bu durumda davalıların pasif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz kararda… yasında davalı ... & Gamble Company aleyhine açılan davada TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesinin istendiği, işbu dava dosyasındaki dava dilekçesinde açıkça «uyuşmazlık konusu» başvurunun davalı adına tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin talep ve bu yolda açılmış «terditli» bir dava bulunmadığı halde, mahkemece davalı adına tescilli “SWASH” markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... & Gamble Comp …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4417 E. 2023/2250 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kapalı fatura · fatura alacağı · cari hesap ilişkisi · isticvap · ticari defter incelemesi · hizmet bedeli
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi marifetiyle davacı ve davalı tarafın «ticari defterlerinin incelendiğini», 46.672,74 TL ve 746,23 TL bedelli 2 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, ancak faturaların «kapalı fatura» olarak düzenlendiği, kapalı fatura düzenlenmesinin bedelin peşin ödendiğine «karine» teşkil ettiği, aksini iddia edenin bu iddiasını ispatlaması gerektiği, faturalar davalı defterlerinde kayıtlı olsa dahi yürüyen «cari hesap ilişkisinde» davalı defterlerinde görünen borcun bu 2 faturaya ilişkin olup olmadığının belli olmadığı, davacının söz konusu 2 fatura bedelinin ödenmediğini ispatlayamadığı, davacının 908 adet ürün bedelinin davalı yanca ödenmediği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının bu ürünleri davalıya emaneten «teslim» ettiğine dair fatura veya başkaca bir delil sunamadığı, iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında 27.02.2006 tarihinde «yetkili servis sözleşmesi» imzalandığını ve sözleşmenin aynı koşullarla 02.04.2010 tarihinde «yenilendiğini», müvekkilinin sözleşme gereğince Braun marka ürünlerin yetkili servisi olarak satış sonrası hizmetlerini yürüttüğünü, yetkili servis sözleşmesinde ödemelerin nasıl yapılacağının düzenlediğini, sözleşme doğrultusunda «görevlendirilen» kurum olarak tüm ödeme işlemlerinin davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince Braun marka her türlü cihaz ve yedek parçaları deposunda sürekli olarak bulundurduğunu, davalı şirketin kendi deposunda bulunmadığı ve temin edemediği durumlarda müvekkilinden ürün talep ettiğini, müvekkilinin de bu çerçevede davalı şirkete ürün gönderdiğini, Procter&Gamble Şirketi tarafından 19.08.2013 tarihinde yetkili servis sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, «sözleşmenin feshi» nedeniyle daha önceki çalışma usulü çerçevesinde davalı şirkete gönderilen ürün bedelleri ile servis hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenemeyen «fatura» bedellerinin «ihtarname» keşide edilerek talep edildiğini, ancak davalı şirkete gönderilen 908 adet ürün bedeli olan 422.741,80 TL ile 21.05.2013 tarihli 46.672,74 TL tutarlı, 30.07.2013 t …
… ı olduğu teknik servis hizmeti sunan firmalara yedek parça ürünlerin temini hizmetlerini sunduğunu, yetkili servislerin yaptıkları hizmetler karşılığında alacakları «hizmet bedellerini» P&G ile olan anlaşması çerçevesinde müvekkiline «fatura» ettiğini, müvekkilinin P&G tarafından verilen onay akabinde hizmet bedelini P&G'den alarak teknik servislere ödediğini, davacının ise P&G firması ile teknik servis hizmetlerinin sunumu konusunda anlaşma yaparak Türkiye’de Braun ürünlerinin tüketici «şikayetleri» ile ilgili teknik, bakım, onarım, destek hizmetlerini «ifa» eden teknik servis firması olduğunu, davacının verdiğini iddia ettiği hizmetlere karşılık gerekli bilgi ve belgeleri Ares bilgi sistemine gereği gibi girmediğini, dolayısıyla davacının servis hizmeti verdiğini ispat edemediğini, bu nedenle P&G firmasının ödeme yapmayacağını müvekkiline bildirdiğini, ayrıca davacının teknik servis hizmeti veren, müvekkilinin ise ürünlerin «dağıtımını» yapan firmalar olması karşısında müvekkilinin davacıdan ürün temin etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının asıl muhatabının P&G firması olduğunu bu nedenle müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava konusu 2 adet faturaya davalı tarafça hiçbir itiraz ileri sürülmediğini, gönderilen maillerde «fatura alacağının» kabul edildiğini ve fatura bedellerinin ödendiği iddiasının olmadığını, her iki bilirkişi raporunda faturadan kaynaklı alacaklarının varlığı tespit edilmesine rağmen, mahkemece resen müvekkilinin kestiği faturaların kapalı olduğundan bahisle «karine» olarak ödendiği kanaatine ulaşılıp aksinin ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğununu ileri sürerek davan …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4417 E. 2023/2250 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kapalı fatura · fatura alacağı · cari hesap ilişkisi · isticvap · ticari defter incelemesi · hizmet bedeli
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi marifetiyle davacı ve davalı tarafın «ticari defterlerinin incelendiğini», 46.672,74 TL ve 746,23 TL bedelli 2 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, ancak faturaların «kapalı fatura» olarak düzenlendiği, kapalı fatura düzenlenmesinin bedelin peşin ödendiğine «karine» teşkil ettiği, aksini iddia edenin bu iddiasını ispatlaması gerektiği, faturalar davalı defterlerinde kayıtlı olsa dahi yürüyen «cari hesap ilişkisinde» davalı defterlerinde görünen borcun bu 2 faturaya ilişkin olup olmadığının belli olmadığı, davacının söz konusu 2 fatura bedelinin ödenmediğini ispatlayamadığı, davacının 908 adet ürün bedelinin davalı yanca ödenmediği iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının bu ürünleri davalıya emaneten «teslim» ettiğine dair fatura veya başkaca bir delil sunamadığı, iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında 27.02.2006 tarihinde «yetkili servis sözleşmesi» imzalandığını ve sözleşmenin aynı koşullarla 02.04.2010 tarihinde «yenilendiğini», müvekkilinin sözleşme gereğince Braun marka ürünlerin yetkili servisi olarak satış sonrası hizmetlerini yürüttüğünü, yetkili servis sözleşmesinde ödemelerin nasıl yapılacağının düzenlediğini, sözleşme doğrultusunda «görevlendirilen» kurum olarak tüm ödeme işlemlerinin davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince Braun marka her türlü cihaz ve yedek parçaları deposunda sürekli olarak bulundurduğunu, davalı şirketin kendi deposunda bulunmadığı ve temin edemediği durumlarda müvekkilinden ürün talep ettiğini, müvekkilinin de bu çerçevede davalı şirkete ürün gönderdiğini, Procter&Gamble Şirketi tarafından 19.08.2013 tarihinde yetkili servis sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, «sözleşmenin feshi» nedeniyle daha önceki çalışma usulü çerçevesinde davalı şirkete gönderilen ürün bedelleri ile servis hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenemeyen «fatura» bedellerinin «ihtarname» keşide edilerek talep edildiğini, ancak davalı şirkete gönderilen 908 adet ürün bedeli olan 422.741,80 TL ile 21.05.2013 tarihli 46.672,74 TL tutarlı, 30.07.2013 t …
… ı olduğu teknik servis hizmeti sunan firmalara yedek parça ürünlerin temini hizmetlerini sunduğunu, yetkili servislerin yaptıkları hizmetler karşılığında alacakları «hizmet bedellerini» P&G ile olan anlaşması çerçevesinde müvekkiline «fatura» ettiğini, müvekkilinin P&G tarafından verilen onay akabinde hizmet bedelini P&G'den alarak teknik servislere ödediğini, davacının ise P&G firması ile teknik servis hizmetlerinin sunumu konusunda anlaşma yaparak Türkiye’de Braun ürünlerinin tüketici «şikayetleri» ile ilgili teknik, bakım, onarım, destek hizmetlerini «ifa» eden teknik servis firması olduğunu, davacının verdiğini iddia ettiği hizmetlere karşılık gerekli bilgi ve belgeleri Ares bilgi sistemine gereği gibi girmediğini, dolayısıyla davacının servis hizmeti verdiğini ispat edemediğini, bu nedenle P&G firmasının ödeme yapmayacağını müvekkiline bildirdiğini, ayrıca davacının teknik servis hizmeti veren, müvekkilinin ise ürünlerin «dağıtımını» yapan firmalar olması karşısında müvekkilinin davacıdan ürün temin etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının asıl muhatabının P&G firması olduğunu bu nedenle müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava konusu 2 adet faturaya davalı tarafça hiçbir itiraz ileri sürülmediğini, gönderilen maillerde «fatura alacağının» kabul edildiğini ve fatura bedellerinin ödendiği iddiasının olmadığını, her iki bilirkişi raporunda faturadan kaynaklı alacaklarının varlığı tespit edilmesine rağmen, mahkemece resen müvekkilinin kestiği faturaların kapalı olduğundan bahisle «karine» olarak ödendiği kanaatine ulaşılıp aksinin ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğununu ileri sürerek davan …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10837 E. , 2012/17837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2011 tarih ve 2009/245-2011/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TPE'ye karşı açtığı asıl davada müvekkilinin 15.10.2004 tarihinde devraldığı "WASH" markası ile temizlik ürünleri üretip sattığını, davalı şirketin müvekkilinin markası ile aynı sınıf emtiaları içeren "SWASH" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında bağlantı kurulması ve benzer markaların karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini talep etmiş, davalı şirkete karşı açtığı birleşen davanın "SWASH" markasının tescil işleminin iptali istemiyle açıldığını belirtmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların benzemediğini, karıştırılmaları ihtimali bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, "WASH" ibaresinin 3. sınıftaki emtia ile ilgili olarak cins ve vasıf bildirdiğini, ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, anlamsal ve görsel farklılıkları nedeniyle markaların karıştırılmalarına yol açacak derecede benzer olmadıklarını, birleşen davanın netice-i talep kısmında markalarının hükümsüzlüğünün talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların görsel olarak yeterince farklı olmadıkları, orta düzey tüketicilerin markaları karıştırabilecekleri, taraf markaları kapsamında yer alan 3. sınıf emtialar nedeniyle markalar arasında ekonomik bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğu, markaların Türkçe olmaması nedeniyle anlamsal farklılık kriterinin öneminin azaldığı gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı TPE vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/55 esas sayılı dava dosyasında davalı ... & Gamble Company aleyhine açılan davada TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesinin istendiği, işbu dava dosyasındaki dava dilekçesinde açıkça uyuşmazlık konusu başvurunun davalı adına tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin talep ve bu yolda açılmış terditli bir dava bulunmadığı halde, mahkemece davalı adına tescilli “SWASH” markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... & Gamble Company lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dava TPE vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065257800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz