6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımı def'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10631 E. 2012/17940 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Zamanaşımı
2 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı def'i def'i ıslah maddi tazminat zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1268

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bilirkişi raporu ve davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda, davacının ödemeler düşüldükten sonra 18.033,18 TL daha alacaklı olduğu, manevi tazminat talebinin ise yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir

2- Ancak, TTK'nun 1268. maddesi gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün alacaklar 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacı, 14.09.2010 tarihinde davasını ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 07.12.2010 tarihli celsede elden tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından aynı tarihli celsede, ıslahın süresi içerisinde yapılmadığı ileri sürülerek, zamanaşımı def'inde bulunulmuştur.

Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmeden, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10631 E.  ,  2012/17940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. (Sarıyer 2.) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2011 tarih ve 2008/347-2011/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ikamet ettiği gayrimenkulün davalı şirkete Yuvam Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu gayrimenkulde Mart 2008 ayında dahili su baskını meydana geldiğini, evdeki eşyanın ve parkelerin hasarlandığını, müvekkilinin talebi üzerine davalı şirketin eksperini gönderdiğini, ... isimli sigorta eksperinin, kendi tanıdığı olan bir firmaya parkelerin tadilat işinin verilmesi halinde parkelerin değişiminin gerektiği yolunda rapor düzenleyeceğini belirttiğini, eksperin önerdiği firmanın müvekkilinde güven telkin etmediğinden işin bu firmaya verilmesinin müvekkili tarafından reddedildiğini, bunun üzerine eksperin düzenlediği raporda parkelerdeki hasarın sistre ve cila ile giderilebileceği yönünde rapor verdiğini, diğer hasarların görmezden gelindiğini, bunun üzerine müvekkilinin raporu düzenleyen eksperi hazineye şikayet ettiğini, yapılan 12.020 TL'lik ödemenin hasar miktarının çok altında olduğunu, Sarıyer l Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/51 D.İş.

Sayılı dosyası ile hasar tespiti yaptırdığını, toplam 33.349 TL hasar belirlendiğini, ödemeler düşüldükten sonra 21.329 TL alacağının kaldığını, ayrıca bu dönemde görüntüsü ve işlevselliği bozulmuş eşyalar ile birlikte yaşamak zorunda bırakılması sebebiyle kendisinin ve ailesinin üzüldüğünü ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 15.000 TL hasar bedelinin ve 5.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini ileri sürerek işbölümü itirazında bulunmuş, esasa ilişkin ise, müvekkili şirket tarafından sigortalanan konutta meydana gelen hasarın nedeni ve miktarının tespiti amacıyla bağımsız ve uzman marifetiyle yapılan tespit neticesinde belirlenen hasar miktarının, davacıya ödendiğini, Sarıyer l Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/51 D.İş. sayılı dosyası üzerinden yapılan tespite ise müvekkili tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin gerçek zarar miktarını karşılayarak sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu ve davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda, davacının ödemeler düşüldükten sonra 18.033,18 TL daha alacaklı olduğu, manevi tazminat talebinin ise yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir

2- Ancak, TTK'nun 1268. maddesi gereğince, sigorta mukavelesinden doğan bütün alacaklar 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacı, 14.09.2010 tarihinde davasını ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 07.12.2010 tarihli celsede elden tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından aynı tarihli celsede, ıslahın süresi içerisinde yapılmadığı ileri sürülerek, zamanaşımı def'inde bulunulmuştur.

Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmeden, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065244800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.