İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11256 E. 2012/17103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11256 E. , 2012/17103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(BEYOĞLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2010 gün ve 2007/224-2010/267 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/04/2012 gün ve 2010/12290-2012/6671 Sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı Warranty unvanlı şirketin, ikinci el araçlara ilişkin uzatılmış satıcı garantisi verilmesi riskinin sigorta ettirilmesi hususunda anlaştıklarını, bu uygulamanın ikinci el Renault otomobiller ile başlatıldığını, uygulamanın tutulması üzerine davalının, müvekkilinin bayiliğini yaptığı Nissan Otomotiv A.Ş.'ne de dava dışı Warranty firmasını tavsiye ederek Nissan marka ikinci el araçlara ilişkin uzatılmış garanti sigortası yapılması yönünde Nissan bayileri ile de çalışma niyetini ortaya koyduğunu, bu doğrultuda ikinci el Nissan marka otomobiller için müvekkili ile Warranty firması arasında işbirliği ve yetkili bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca Warranty firmasının üstlenmiş olduğu garanti riskini davalı şirkete sigorta ettirdiğini, sigorta poliçesi kapsamında kalan hasarların müvekkili tarafından giderildiğini, ancak davalının sigorta kapsamında olan bu hasarları müvekkiline ödemediğini, bu amaçla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta ettiren konumunda olan Warranty şirketinin TTK'nun 1295. maddesi uyarınca sigorta primlerini ödemediğinden müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun başlamadığını, bir an için müvekkilinin sorumluluğunun başladığı kabul edilse bile 17.09.2004 tarihli ihtarname ile poliçelerin iptal edildiğini, bu tarihten sonra meydana gelen hasarların teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065034100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz