Genel kurulun devredilemez yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2994 E. 2024/5755 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurulun devredilemez yetkisi↗ yönetim kurulu kararının butlanı↗ devredilemez yetkiler↗ çağrı usulü↗ oydan yoksunluk↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ genel kurula çağrı↗ bilgi alma ve inceleme hakkı↗ faaliyet raporu↗ mutlak butlan↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ yönetim kurulu üyeliği↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ bekletici mesele↗ butlan↗ sözleşmenin iptali↗ esas sözleşme↗ yokluk↗ sahtecilik↗ olağanüstü genel kurul↗ kısıtlılık↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ oy yasağı↗ dolandırıcılık↗ tebligat↗ esastan ret↗ yetki↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/675 E., 2019/976 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, yokluğu, butlanı ile yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı şirketin 2013-2014-2015 yılları olağan genel kurul toplantısının 20.05.2016 tarihinde yapıldığını, toplantıya ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığını, müvekkillerinin toplantıya katılmadıklarını, toplantıya şirket ortağı olmayan ... Enerji A.Ş.'nin davet edildiği gibi anılan bu şirketin toplantıya katılarak oy kullandığını, müvekkillerinin hisselerinin bir bölümünü ... Enerji A.Ş.'ne 24.02.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiklerini, ancak hisse devrinin hükümsüz olduğunu, genel kurulda şirket hissedarı olmayan ... ...'un yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca şirket ortağı olmayanların şirket yönetimine getirilemeyeceğini, davaya konu genel kurulda alınan ibra kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılma yasağına aykırı hakeret edildiğini, daha önce hiçbir yöneticiye ücret ödenmediği halde davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık net 5.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kısıtlandığını ileri sürerek 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ve 447 nci maddeleri gereğince iptaline, yokluk ve mutlak butlan nedenleri ile hükümsüzlüğünün tespitine, 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında alınan 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul öncesi süreçte şirket kayıtlarının davacıların incelemesine hazır tutulduğunu, genel kurula çağrının usule uygun yapıldığını, davacılar dışında tüm ortakların katılımıyla genel kurulun tamamlandığını, genel kurula davet edilen gerçek yada tüzel kişilerin müvekkili şirketin ortaklık pay defterinde kayıtlı ortakları olduğunu, davacıların vekilleri vasıtasıyla 125 pay karşılığı 125.000,00 TL değerindeki hissesini ... Enerji A.Ş.’ye sattığını, dava dilekçesinde, genel kurulda yönetim kurulunun ibrasının usule uygun yapılmadığının iddia edildiğini, ibra kararında yönetim kurulunun kendi ibrasına katılmadığının açıkça yazılı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmak için ortak olma şartı aranmadığını, ana sözleşmede aksi yönde hüküm bulunmadığını, yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretin fahiş olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 20.05.2016 tarihli genel kuruluna ilişkin yapılan çağrıda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ... Enerji A.Ş.'nin ortaklığına dair itirazları bulunduğu, şirketin toplantıya katılarak oy kullandığını, ancak genel kurula katılma hakkı bulunmadığının kabulü halinde dahi toplantı ve karar nisaplarının bu durumdan etkilenmediği, iptal talebi bakımından usulüne uygun çağrı ve tebligata rağmen toplantıya katılmayan davacıların dava hakkının da bulunmadığı, yönetim kurulu faaliyet raporlarının onaylanması ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik iddia ve talepler de aynı çerçevede değerlendirilmiş olup davacı vekilinin iptal ve butlan taleplerinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, genel kurul kararına yönelik taleplerin reddi gerektiği, yönetim kurulunun 25.05.2016 tarih ve 2 numaralı kararındaki iptale yönelik talebin incelenmesinde, adı geçen genel kurulda gayrimenkul alımı veya satışı konusunda bir karar alınmadığı, bu suretle genel kurulca karar verilmeyen gayrimenkul alım satımı hususunda yönetim kurulunun kendi kendine yetkili kılmasının geçersiz olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların batıl olduğunun tespiti ve iptali talebinin reddine, 20.05.2016 tarih ve 2 numaralı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talebinin kısmen kabulü ile söz konusu karardaki "şirket adına gayrimenkul almaya satmaya" şeklinde alınan kararın butlanına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı olmayan ... Enerji A.Ş.'nin genel kurula katılıp oy kullandığını ve toplantı ve karar nisaplarını etkilediğini, hisse devir sözleşmesinin iptali ve hisse devrini onaylayan yönetim kurulu kararı aleyhine dava açtıklarını ve dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik nedeniyle soruşturmanın devam ettiğini, dosya içindeki mevcut bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişileri red taleplerinin mahkemece reddedilmesinin de haksız olduğunu, ... ...'un yönetim kurulu üyeliğine atanmasına ilişkin iptal talepleri hakkında bir karar vermediğini, şirket esas sözleşmesinde, yönetim kurulu üyeliğine seçilebilmek için hissedar olma zorunluluğunun bulunduğunu, şirket yönetim kurulunun ibrasında kullanılan oyların da oydan yoksunluk sebebiyle geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesinin iki ayrı ara kararı ile aldığı "Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1671 E. sayılı dosyası üzerinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesine" şeklindeki ara kararını hiç bir gerekçe göstermeksizin kaldırdığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/18191 sayılı dosyası ile yürütülmekte olan ilgili soruşturma dosyasını celbedip incelemediğini, hatta soruşturmanın sonucunu beklemediğini, ... Enerji A.Ş.ye yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin hükümsüz olduğu bu nedenle işleme konulmadığı şeklindeki itirazları hakkında da bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kuruluna genel kurulun devredilmez yetkilerinin verilmesinin söz konusu olmadığını, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı konusunda bir yetki verilmediğini, rutin olarak yönetim kurulu başkanına gayrimenkul alma ve satma konusunda yetki verildiğini ileri sürerek kararın yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin kısmı hukuka aykırı olduğundan kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrıda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak davacıların toplantıya katılmadıkları, toplantı karar nisaplarının yasaya uygun olduğunu, ... Enerji A.Ş.'nin 600.000 adet hissesi çıkarıldığında dahi geriye 1.200.000 hisse kaldığı, bu şekilde de toplantı nisabı olan 1/4 pay şartının gerçekleştiği, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1671 E. sayılı dosyasının bekletici mesele sayılmasının da sonuca etkisi bulunmadığı, genel kurul tarihinde davalı ... şirketin tek üyeden oluşan yönetim kurulu üyesi ... ...'un ibrada oylamaya katılmadığı toplantı tutanağında belirtilmiş ise de, onun oylamaya katıldığının kabulü halinde dahi sahibi olduğu 240.000 adet hissesinin mahsubu halinde dahi toplantı ve karar nisabına uygun olarak davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin ibra edilmiş olduğu, bu durumda şirketin yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmış olsa dahi sonuca etkili olmadığı, genel kurulda alınan 2.,3.,4., 5 ve 6 numaralı kararlarda ise yasaya, anasözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına herhangi bir aykırılık görülmediği, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine atanan ve şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili kılınan temsilcilerine yetki veren dava konusu 25.05.2016 tarihli ve 2 numaralı yönetim kurulu kararında yer alan "şirket adına gayri menkul almaya ve satmaya" yönünde alınan kararın butlanına karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ve davacılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... şirketin 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptal, yokluk ve mutlak butlan nedenleri ile hükümsüzlüğünün tespitine, 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında ... ...'un şirket yönetim kurulu başkanlığına seçilmesine ve şirketi
münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına dair 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'nun 359, 391, 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 414, 418, 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 445, 446 ve 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2079 E. 2011/5634 K.
Ortak:mutlak butlan · butlan
İncelediğiniz karardaEnerji A.Ş.'ne 24.02.2011 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiklerini, ancak «hisse devrinin» hükümsüz olduğunu, genel kurulda şirket hissedarı olmayan ... ...'un «yönetim kurulu üyeliğine» getirildiğini, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca şirket ortağı olmayanların şirket yönetimine getirilemeyeceğini, davaya konu genel kurulda alınan «ibra» kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılma «yasağına» aykırı hakeret edildiğini, daha önce hiçbir yöneticiye ücret ödenmediği halde davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık net 5.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının «kısıtlandığını» ileri sürerek 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ve 447 nci maddeleri gereğince iptaline, «yokluk» ve «mutlak butlan» nedenleri ile «hükümsüzlüğünün tespitine», 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında alınan 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... şirketin 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptal, «yokluk» ve «mutlak butlan» nedenleri ile «hükümsüzlüğünün tespitine», 25.05.2016 tarihli şirket «yönetim kurul» toplantısında ... ...'un şirket yönetim kurulu başkanlığına seçilmesine ve şirketi münferiden «temsil» ve ilzama yetkili kılınmasına dair 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali», yokluğu, «butlanı» ile «yönetim kurulu» kararının «hükümsüzlüğünün tespiti» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ar lehine karar alınarak belirli haklar kazanılmış - verilmiş ise sonradan bu hakların bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağı, bu «son» genel kurul kararı oy çokluğu ile alınmış olsa bile alınan son genel kurul kararı «mutlak butlanla» batıl olduğu, davalı kooperatifin 29.01.2006 tarihli genel kurul kararının 6/2. maddesinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına ilişkin karar alındığı, b …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ar lehine karar alınarak belirli haklar kazanılmış - verilmiş ise sonradan bu hakların bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağı, bu «son» genel kurul kararı oy çokluğu ile alınmış olsa bile alınan son genel kurul kararı «mutlak butlanla» batıl olduğu, davalı kooperatifin 29.01.2006 tarihli genel kurul kararının 6/2. maddesinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına ilişkin karar alındığı, b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2633 E. 2023/6489 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · yönetim kurulu üyeliği · karar nisabı · bekletici mesele · butlan · esas sözleşme · yokluk
İncelediğiniz karardaEnerji A.Ş.'ne 24.02.2011 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiklerini, ancak «hisse devrinin» hükümsüz olduğunu, genel kurulda şirket hissedarı olmayan ... ...'un «yönetim kurulu üyeliğine» getirildiğini, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca şirket ortağı olmayanların şirket yönetimine getirilemeyeceğini, davaya konu genel kurulda alınan «ibra» kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılma «yasağına» aykırı hakeret edildiğini, daha önce hiçbir yöneticiye ücret ödenmediği halde davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık net 5.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının «kısıtlandığını» ileri sürerek 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ve 447 nci maddeleri gereğince iptaline, «yokluk» ve «mutlak butlan» nedenleri ile «hükümsüzlüğünün tespitine», 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında alınan 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine talep etmiştir.
Enerji A.Ş.'nin genel kurula katılıp oy kullandığını ve toplantı ve karar «nisaplarını» etkilediğini, «hisse devir sözleşmesinin iptali» ve «hisse devrini» onaylayan «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açtıklarını ve «dolandırıcılık» ve evrakta «sahtecilik» nedeniyle soruşturmanın devam ettiğini, dosya içindeki mevcut «bilirkişi raporları arasında çelişkiler» bulunduğunu, bilirkişileri red taleplerinin mahkemece reddedilmesinin de haksız olduğunu, ... ...'un «yönetim kurulu üyeliğine» atanmasına ilişkin iptal talepleri hakkında bir karar vermediğini, şirket «esas sözleşmesinde», yönetim kurulu üyeliğine seçilebilmek için hissedar olma zorunluluğunun bulunduğunu, şirket yönetim kurulunun ibrasında kullanılan oyların da «oydan yoksunluk» sebebiyle «geçersiz» olduğunu, ilk derece mahkemesinin iki ayrı «ara» kararı ile aldığı "Ankara 13.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1671 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» sayılmasının da sonuca etkisi bulunmadığı, genel kurul tarihinde davalı ... şirketin tek üyeden oluşan «yönetim kurulu» üyesi ... ...'un «ibrada» oylamaya katılmadığı «toplantı tutanağında» belirtilmiş ise de, onun oylamaya katıldığının kabulü halinde dahi sahibi olduğu 240.000 adet hissesinin mahsubu halinde dahi toplantı ve karar «nisabına» uygun olarak davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin ibra edilmiş olduğu, bu durumda şirketin yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmış olsa dahi sonuca etkili olmadığı, genel kurulda alınan 2.,3.,4., 5 ve 6 numaralı kararlarda ise yasaya, anasözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına herhangi bir aykırılık görülmediği, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine atanan ve şirketi münferiden «temsile» ve ilzama yetkili kılınan temsilcilerine «yetki» veren dava konusu 25.05.2016 tarihli ve 2 numaralı yönetim kurulu kararında yer alan "şirket adına gayri menkul almaya ve satmaya" yönünde alınan kararın «butlanına» karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ve davacılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ticaret Sicil Gazetesinin 02.07.2013 gün ve 8354 sayısında yayınlanan ve genel kurulda görüşüldüğü belirtilen «yönetim kurulu» üyesi sayısının değiştirilmesine dair «ana sözleşme değişikliği» için yeterli «nisabın» oluşmadığından kararın «geçersiz» olduğunu, 27.09.2013 tarihli genel kurul toplantısına ...'in 05.08.2013 tarihinde pay edinimiyle ilgili toplantıya katılmış ise de; bu şahsın dava dışı ... tarafından «muvazalı» bir şekilde ...'e devredilen payları devralmak suretiyle şirket ortağı olduğunu, 20.08.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 inci maddesine dayalı bilgi istendiğini, cevabi «ihtarname» ile bazı sorulara cevap verildiğini, 27.09.2013 tarihli genel kurul toplantısında hangi konuların cevapsız kaldığı dilekçe ve ayrıca yazılarak tutanağa geçirildiğini, şirket yönetiminin yetersiz de olsa cevap verildiği savunmasına itibar edilmeyerek cevapsız konularla ilgili raporların ve ibraların oylanmaması gerekirken oylandığını, açıklığa kavuşturulmayan hususlar için 6102 sayılı Kanun'un 438 inci maddesine dayalı özel denetim yapılması talebinin reddedilmesinin yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu, ...'nin üyeliğinin geçerli bir yönetim kurulu tarafından kabul edilmediğinden yönetim kurulunda «nisaplar» sağlanmadığını ve davacının istifasına dair sahte işlemlere dayalı bu şahsın yöneticilik görevinin «tasdik» kararının yerinde olmadığını, şirketin Haziran ve Ağustos aylarında yapılan genel kurullarda alınan kararların iptali ve «butlanı» istemi ile davacının istifasının ve bir başkasının yönetime ve üyeliğe kabulüne dair yönetim kurulu kararlarının batıl olduğuna dair açılan davalarda ve davacının «güveni kötüye kullanma» suçuyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan müracaatla ileri sürülen ve şirketin ortaklığının ve yönetiminin oluşumuna ilişkin hususlarda dayanılan delillere bu davada da dayanıldığını ileri sürerek davalı şirketin 27.09.2013 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun, geçersizliğinin tespitine, yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılığın tespiti ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin ortağı olup iş bu davayı açabileceği, davacı yanca, 02.07.2013 günlü Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «yönetim kurulu» üyelerinin sayısının değiştirilmesine dair sözleşme değişikliğinin batıl olduğu iddia edilmiş ise de «genel kurul kararının yokluğuna» veya «butlanına» karar verilinceye kadar uygulama kabiliyeti bulunan karar niteliği taşıdığı, davetin, kanun ve ana sözleşmeye göre «görevli» ve yetkili organlar ve kişiler tarafından yapıldığı, her ne kadar «bekletici mesele» yapılan Ankara 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · objektif iyi niyet kuralı · ana sözleşme değişikliği · özel denetçi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · güveni kötüye kullanma · yoklukla malul karar
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ticaret Sicil Gazetesinin 02.07.2013 gün ve 8354 sayısında yayınlanan ve genel kurulda görüşüldüğü belirtilen «yönetim kurulu» üyesi sayısının değiştirilmesine dair «ana sözleşme değişikliği» için yeterli «nisabın» oluşmadığından kararın «geçersiz» olduğunu, 27.09.2013 tarihli genel kurul toplantısına ...'in 05.08.2013 tarihinde pay edinimiyle ilgili toplantıya katılmış ise de; bu şahsın dava dışı ... tarafından «muvazalı» bir şekilde ...'e devredilen payları devralmak suretiyle şirket ortağı olduğunu, 20.08.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 inci maddesine dayalı bilgi istendiğini, cevabi «ihtarname» ile bazı sorulara cevap verildiğini, 27.09.2013 tarihli genel kurul toplantısında hangi konuların cevapsız kaldığı dilekçe ve ayrıca yazılarak tutanağa geçirildiğini, şirket yönetiminin yetersiz de olsa cevap verildiği savunmasına itibar edilmeyerek cevapsız konularla ilgili raporların ve ibraların oylanmaması gerekirken oylandığını, açıklığa kavuşturulmayan hususlar için 6102 sayılı Kanun'un 438 inci maddesine dayalı özel denetim yapılması talebinin reddedilmesinin yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu, ...'nin üyeliğinin geçerli bir yönetim kurulu tarafından kabul edilmediğinden yönetim kurulunda «nisaplar» sağlanmadığını ve davacının istifasına dair sahte işlemlere dayalı bu şahsın yöneticilik görevinin «tasdik» kararının yerinde olmadığını, şirketin Haziran ve Ağustos aylarında yapılan genel kurullarda alınan kararların iptali ve «butlanı» istemi ile davacının istifasının ve bir başkasının yönetime ve üyeliğe kabulüne dair yönetim kurulu kararlarının batıl olduğuna dair açılan davalarda ve davacının «güveni kötüye kullanma» suçuyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan müracaatla ileri sürülen ve şirketin ortaklığının ve yönetiminin oluşumuna ilişkin hususlarda dayanılan delillere bu davada da dayanıldığını ileri sürerek davalı şirketin 27.09.2013 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun, geçersizliğinin tespitine, yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılığın tespiti ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ntıya katılan ... davacıya ait hisselerle ilgili de toplantıda görüşlerini dile getirdiği, 4.000 hisseye karşılık davacı genel kurula katılsa dahi toplantının karar «nisabına» herhangi bir etkisi olmayacağından bu hususa yönelik olarak genel kurulda alınan kararların «butlan» nedeniyle «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, toplantı ile ilgili yapılan «ilanlarının» usulüne uygun olduğu, davacının «özel denetçi» seçimi talebinin 6102 sayılı Kanun'un 437 inci ve devamı maddelerindeki yazılı şartlara uygun olmadığından yerinde olmadığı, davacı yanca, her ne kadar istifasının geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de yapılan «şikayet» sonucunda bu iddiaları ile ilgili «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğinden ve geriye kalan «yönetim kurulu» üyeleri de eksik yönetim kurulu üyesini seçip yeni genel kurula kadar seçilen yönetim kurulu görev yapacağından davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde olmadı …
… ar nisabıyla alındığını, davacının sorulan sorulara cevap verilmediği yönündeki iddialarının yerinde olmadığını, alınan kararların hissedarların hiçbirinin durumunu «kötüleştirmediği» gibi iyi niyet kurallarına aykırı bir karar da alınmadığını, davacının dava açılması mümkün olmayan ertelenen genel kurullar aleyhine dahi dava açıp sahibi olduğunu iddia ettiği ve üzerinde mülkiyet iddiasıyla üç ayrı tedbir kararı bulunan tartışmalı on pay ile «kötüniyetle» şirketi işlemez hale getirme çabası içinde olduğunu, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiğini daha sonra ise istifa dilekçesinin sahte olduğu iddiasıyla yönetim kurulu başkanı ... ile üyeler ... ve ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunun «kovuşturmaya yer olmadığı» ile sonuçlandığını, şirket hissedarları arasında bir çok dava olduğunu, Ankara 2.
… ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin ortağı olup iş bu davayı açabileceği, davacı yanca, 02.07.2013 günlü Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «yönetim kurulu» üyelerinin sayısının değiştirilmesine dair sözleşme değişikliğinin batıl olduğu iddia edilmiş ise de «genel kurul kararının yokluğuna» veya «butlanına» karar verilinceye kadar uygulama kabiliyeti bulunan karar niteliği taşıdığı, davetin, kanun ve ana sözleşmeye göre «görevli» ve yetkili organlar ve kişiler tarafından yapıldığı, her ne kadar «bekletici mesele» yapılan Ankara 2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2994 E. , 2024/5755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1003 Esas, 2023/358 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/675 E., 2019/976 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, yokluğu, butlanı ile yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı şirketin 2013-2014-2015 yılları olağan genel kurul toplantısının 20.05.2016 tarihinde yapıldığını, toplantıya ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığını, müvekkillerinin toplantıya katılmadıklarını, toplantıya şirket ortağı olmayan ... Enerji A.Ş.'nin davet edildiği gibi anılan bu şirketin toplantıya katılarak oy kullandığını, müvekkillerinin hisselerinin bir bölümünü ... Enerji A.Ş.'ne 24.02.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiklerini, ancak hisse devrinin hükümsüz olduğunu, genel kurulda şirket hissedarı olmayan ... ...'un yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, şirket ana sözleşmesinin 8.
maddesi uyarınca şirket ortağı olmayanların şirket yönetimine getirilemeyeceğini, davaya konu genel kurulda alınan ibra kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılma yasağına aykırı hakeret edildiğini, daha önce hiçbir yöneticiye ücret ödenmediği halde davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık net 5.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kısıtlandığını ileri sürerek 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ve 447 nci maddeleri gereğince iptaline, yokluk ve mutlak butlan nedenleri ile hükümsüzlüğünün tespitine, 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında alınan 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul öncesi süreçte şirket kayıtlarının davacıların incelemesine hazır tutulduğunu, genel kurula çağrının usule uygun yapıldığını, davacılar dışında tüm ortakların katılımıyla genel kurulun tamamlandığını, genel kurula davet edilen gerçek yada tüzel kişilerin müvekkili şirketin ortaklık pay defterinde kayıtlı ortakları olduğunu, davacıların vekilleri vasıtasıyla 125 pay karşılığı 125.000,00 TL değerindeki hissesini ... Enerji A.Ş.’ye sattığını, dava dilekçesinde, genel kurulda yönetim kurulunun ibrasının usule uygun yapılmadığının iddia edildiğini, ibra kararında yönetim kurulunun kendi ibrasına katılmadığının açıkça yazılı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmak için ortak olma şartı aranmadığını, ana sözleşmede aksi yönde hüküm bulunmadığını, yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretin fahiş olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 20.05.2016 tarihli genel kuruluna ilişkin yapılan çağrıda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ... Enerji A.Ş.'nin ortaklığına dair itirazları bulunduğu, şirketin toplantıya katılarak oy kullandığını, ancak genel kurula katılma hakkı bulunmadığının kabulü halinde dahi toplantı ve karar nisaplarının bu durumdan etkilenmediği, iptal talebi bakımından usulüne uygun çağrı ve tebligata rağmen toplantıya katılmayan davacıların dava hakkının da bulunmadığı, yönetim kurulu faaliyet raporlarının onaylanması ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik iddia ve talepler de aynı çerçevede değerlendirilmiş olup davacı vekilinin iptal ve butlan taleplerinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, genel kurul kararına yönelik taleplerin reddi gerektiği, yönetim kurulunun 25.05.2016 tarih ve 2 numaralı kararındaki iptale yönelik talebin incelenmesinde, adı geçen genel kurulda gayrimenkul alımı veya satışı konusunda bir karar alınmadığı, bu suretle genel kurulca karar verilmeyen gayrimenkul alım satımı hususunda yönetim kurulunun kendi kendine yetkili kılmasının geçersiz olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların batıl olduğunun tespiti ve iptali talebinin reddine, 20.05.2016 tarih ve 2 numaralı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talebinin kısmen kabulü ile söz konusu karardaki "şirket adına gayrimenkul almaya satmaya" şeklinde alınan kararın butlanına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı olmayan ... Enerji A.Ş.'nin genel kurula katılıp oy kullandığını ve toplantı ve karar nisaplarını etkilediğini, hisse devir sözleşmesinin iptali ve hisse devrini onaylayan yönetim kurulu kararı aleyhine dava açtıklarını ve dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik nedeniyle soruşturmanın devam ettiğini, dosya içindeki mevcut bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, bilirkişileri red taleplerinin mahkemece reddedilmesinin de haksız olduğunu, ... ...'un yönetim kurulu üyeliğine atanmasına ilişkin iptal talepleri hakkında bir karar vermediğini, şirket esas sözleşmesinde, yönetim kurulu üyeliğine seçilebilmek için hissedar olma zorunluluğunun bulunduğunu, şirket yönetim kurulunun ibrasında kullanılan oyların da oydan yoksunluk sebebiyle geçersiz olduğunu, ilk derece mahkemesinin iki ayrı ara kararı ile aldığı "Ankara 13.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1671 E. sayılı dosyası üzerinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesine" şeklindeki ara kararını hiç bir gerekçe göstermeksizin kaldırdığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/18191 sayılı dosyası ile yürütülmekte olan ilgili soruşturma dosyasını celbedip incelemediğini, hatta soruşturmanın sonucunu beklemediğini, ... Enerji A.Ş.ye yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin hükümsüz olduğu bu nedenle işleme konulmadığı şeklindeki itirazları hakkında da bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kuruluna genel kurulun devredilmez yetkilerinin verilmesinin söz konusu olmadığını, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı konusunda bir yetki verilmediğini, rutin olarak yönetim kurulu başkanına gayrimenkul alma ve satma konusunda yetki verildiğini ileri sürerek kararın yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin kısmı hukuka aykırı olduğundan kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrıda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak davacıların toplantıya katılmadıkları, toplantı karar nisaplarının yasaya uygun olduğunu, ... Enerji A.Ş.'nin 600.000 adet hissesi çıkarıldığında dahi geriye 1.200.000 hisse kaldığı, bu şekilde de toplantı nisabı olan 1/4 pay şartının gerçekleştiği, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1671 E. sayılı dosyasının bekletici mesele sayılmasının da sonuca etkisi bulunmadığı, genel kurul tarihinde davalı ... şirketin tek üyeden oluşan yönetim kurulu üyesi ... ...'un ibrada oylamaya katılmadığı toplantı tutanağında belirtilmiş ise de, onun oylamaya katıldığının kabulü halinde dahi sahibi olduğu 240.000 adet hissesinin mahsubu halinde dahi toplantı ve karar nisabına uygun olarak davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin ibra edilmiş olduğu, bu durumda şirketin yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmış olsa dahi sonuca etkili olmadığı, genel kurulda alınan 2.,3.,4., 5 ve 6 numaralı kararlarda ise yasaya, anasözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına herhangi bir aykırılık görülmediği, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine atanan ve şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili kılınan temsilcilerine yetki veren dava konusu 25.05.2016 tarihli ve 2 numaralı yönetim kurulu kararında yer alan "şirket adına gayri menkul almaya ve satmaya" yönünde alınan kararın butlanına karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ve davacılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... şirketin 20.05.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptal, yokluk ve mutlak butlan nedenleri ile hükümsüzlüğünün tespitine, 25.05.2016 tarihli şirket yönetim kurul toplantısında ... ...'un şirket yönetim kurulu başkanlığına seçilmesine ve şirketi
münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına dair 2 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'nun 359, 391, 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 414, 418, 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 445, 446 ve 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064998200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz