YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3130 E. 2024/5821 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hatanın düzeltilmesi↗ maddi hata↗ denetime elverişlilik↗ iptal davası↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/231 E., 2021/444 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait tanınmış “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile çok benzer, iltibas oluşturan 2014/85480 sayılı “Tac Art Stone” ibareli markanın 19. sınıfta tescili talebiyle yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının davalı TÜRKPATENT’in YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin markasında yer alan sanat, sanatsal anlamındaki “Art” ve taş, taştan anlamındaki “Stone” ibarelerinin cins, vasıf, çeşit, nitelik, fonksiyon bildirdiğini, her ne kadar müvekkilinin 19. sınıfta tescili yoksa da ilişkili sınıflarda bulunduğunu, öte yandan başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar vereceğini, onların ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, haksız bir yarar sağlanabileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2016-M-579 sayılı kararının iptalini, tescili halinde davalı şirketin 2014/85480 sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu markadaki şekil unsurunun işareti davacının seri markalarından farklılaştırdığını, markaların farklı mal ve hizmet sınıflarını kapsadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının 19. sınıfı kapsamadığını, başvurudaki şekil unsurunun markayı farklılaştırdığını, müvekkilinin mermer, taş, beton, granit sektöründe faaliyet gösterdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar tüm unsurlarıyla bir bütün olarak ele alındığında, görsel bakımdan sergiledikleri bazı farklılıklara rağmen, taraf markalarının esaslı unsurların kimi zaman aynı (TAC/TAC) kimi zaman ayırt edilemeyecek kadar benzer (TAÇ/TAC) olmasından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerin, farklılıklara nazaran ön plana çıktığı, davacıya ait ... marka ibaresi olan TAÇ (veya TAC) ibaresini, davalı başvurusunun aynen veya ayırt edilemeyecek kadar benzer biçimde ihtiva ettiği, dava konusu markada güçlü ayırt edici niteliği bulunan özgün nitelikte bir şekil unsuruna yer verilmediği, davacı markalarındaki tamamlayıcı unsurların iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, çekişmeli malların ortalama tüketicilerinin bu markaları benzer mal ve hizmetlerde gördüklerinde aynı işletmeye ait seri markalar olarak algılaması ve markaları karıştırması ihtimalini ortadan kaldırmayacağının görüldüğü, taraf markalarının esaslı unsurlardaki benzerliklerinin yanı sıra marka oluşturma tekniği bakımından da benzerlik sergiledikleri, davacının tüm markalarının TAÇ veya TAC okunabilir unsuruyla başladığı, buna ayırt edici niteliği bulunmayan bir marka ibaresi ve/veya şekil unsuru eklendiği, dava konusu markanı da benzer şekilde TAC ibaresi ile başladığı, ayırt ediciliği bulunmayan art ve stone yardımcı marka ibarelerinin buna eklendiği, markalar arasında oldukça yüksek seviyede benzerliğin bulunduğu, davacı markasının ayırt edici gücü ve markaların yüksek seviyede benzerliği gözetildiğinde, çekişmeli hizmetlerden benzerliği tespit edilen “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları” yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının emtia listesinden farklı olduğu veya 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas tehlikesi bulunmayanların “İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, alçı gibi malzemeler. İnşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, metalden olmayan binalar/yapılar, taşınabilir bu malzemelerden yapılar, direkler, bariyerler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Isı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları” olduğu, bunlarla davacı markasının tanınmışlık sağladığı ev tekstili ürünlerinin tamamen farklı sektörlerde yer aldığı, hitap ettiği tüketici profilinin benzemediği, marka işaretleri arasında oldukça yüksek düzeyde benzerlik bulunmasına rağmen, ayniyet veya ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar yüksek düzeyde benzerliğin de bulunmadığı, farklı olduğu tespit edilen hizmetler yönünden tanınmış markanın imajının davalı markasına transferinden söz edilemeyeceği, davalı markasının tescili/ kullanılması halinde haksız yarar sağlanması ya da TAÇ markasının itibarının yahut ayırt ediciliğinin zarar görmesi ihtimallerinin söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’in 2016-M-579 sayılı kararının “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller” yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2014/85480 sayılı “TAÇ ART STONE +ŞEKİL” ibareli markanın tescilli olduğu 19. sınıfta yer alan “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine” hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ayrıntılı belirttikleri gibi dava konusu emtia listesinde yer alan malların müvekkilinin markalarındaki bir kısım emtia ile benzerlik taşıdığını, işaretler arasında çağrışımdan öte ayniyete yakın bir benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı açık olduğuna göre 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şartlar oluştuğundan benzer bulunmayan mallar yönünden tescil kararının marka hukukunun genel ilkelerine aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda “tacartstone” ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim açısından benzer olmadığı, ortalama tüketicilerce bağlantı kurulmayacağı sonucuna varıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu başvurudan önce 19. sınıfta bir başvurusunun bulunmadığını, davacı markasının ev tekstili yönünden tanındığı, müvekkilinin ise inşaat işi dış ve iç cephe imalatı ile uğraştığını, büst ve biblo emtiası ile müvekkilinin emtialarının benzeşmediğini, “Taç” ibaresinin müvekkilinin markasında geçmediğini, “Tac” ibaresinin ise iş yaptığı bölgelerde “Tak” olarak okunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin marka tescil başvurusunda yer alan “Tac", "Art” ve “Stone” söcüklerinin birbirleri ile farklı renk tonlarında yazıldığı, her birinin ilk harfi büyük yazıldığından, her bir sözcüğün tüketici tarafından ayrı ayrı algılanacağı, başvuru markasında ayırt edici esaslı unsurun, markanın başlangıcında yer alan “TAC” ibaresi olduğu, bu ibarenin davacının kimi markalarında aynen “TAC”, kimi markalarında ise “TAÇ” yazım şekli ile yer aldığı, bu durumun tarafların markalarında kullanılan asıl unsurlar arasında iltibas tehlikesine neden olduğu, tarafların markalarının kapsamlarında yer alan emtialar yönünden ise bilirkişi heyet raporunda, başvuru kapsamındaki 19. sınıf mallardan hangilerinin davacının itiraz aşamasında, hangilerinin hükümsüzlük davası aşamasında dayandığı markalarının kapsamındaki mallarla aynı veya benzer olduğunun, gerekçeleri de açıklanmak suretiyle belirtildiği, her ne kadar mahkemece 26.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporuna, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden, “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” malları konusunda, 21.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna da YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları konusunda itibar edilmemiş ve anılan mallar yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporlarında bu malların, davacı markaları ile benzer bulunmasına neden olan davacının 2005/32261 numaralı markasına itiraz aşamasında da dayanıldığı, dolayısıyla mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan bu maddi hatanın düzeltilerek, YİDK kararının iptali davasının hem “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” hem de “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının itirazına neden itibar edilmediğinin, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle açıklandığı, buna göre davacının itirazında bildirdiği malların inşaat ve yapı malzemelerine veya doğrudan yapıların kendisine ilişkin olduğunun, davalının başvurusundaki malların ise farklı satış kanalları ile tüketiciye ulaştığının, karşıladıkları ihtiyaçların, birbirlerini tamamlama özelliklerinin, son kullanıcı ve tüketici profillerinin farklı olduğunun, malların benzer sektörde kullanılmalarının tek başına benzerlik için yeterli gelmediğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda belirtilen tüm bu gerekçelere aynen iştirak edildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın emtia listesinde yer alan; “İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçları ie kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, kum, çimento, alçı gibi malzemeler, Beton, alçı, toprak, kil, doğal ve yapay taş, ahşap plastik veya sentetik malzemeden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler…” emtiası ile müvekkilinin 2006/23061 numaralı markasının emtia listesinde yer alan; “Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar,” ile benzerlik taşıdığını, davalı şirketin markasını farklı sektöründe kullanıldığını gören tüketicinin müvekkilinin de bu sektörde faaliyete başladığını düşünebileceğini, zira taraf markaları arasında çağrışımdan öte ayniyete yakın bir benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun davacıya ait tanınmış markaların itibarına zarar vereceği, ayırt edici karakterini zedeleyici veya markalardan haksız bir yarar sağlayabileceği ihtimalleri karşısında benzer bulunmayan diğer emtialar bakımından da tesciline karar verilmesinin marka hukukunun genel ilkelerine aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru ile davacının mesnet markaları arasında müvekkilince yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde ortaya çıkan izlenim itibariyle benzer olmadıkları, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiğini, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişir.
3.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, değerlendirme ve tespit hataları içerdiğini, davacının, dava konusu başvurudan önce 19. sınıfta bir başvurusunun bulunmadığını, davacı markasının ev tekstili yönünden tanındığı, müvekkilinin ise inşaat işi dış ve iç cephe imalatı ile uğraştığını, büst ve biblo emtiası ile müvekkilinin emtialarının benzeşmediğini, kararlarda belirtilenin aksine müvekkilinin markasının “Taçartstone” değil “Tacartstone” olduğunu, “Taç” ibaresinin müvekkilinin markasında geçmediğini, “Tac” ibaresinin ise iş yaptığı bölgelerde “Tak” olarak okunduğunu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6364 E. 2024/2685 K.
Ortak:denetime elverişlilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… tiva ettiği, dava konusu markada güçlü ayırt edici niteliği bulunan özgün nitelikte bir şekil unsuruna yer verilmediği, davacı markalarındaki tamamlayıcı unsurların «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmadığı, çekişmeli malların «ortalama tüketicilerinin» bu markaları benzer mal ve hizmetlerde gördüklerinde aynı işletmeye ait seri markalar olarak algılaması ve markaları karıştırması ihtimalini ortadan kaldırmayacağının görüldüğü, taraf markalarının esaslı unsurlardaki benzerliklerinin yanı sıra marka oluşturma tekniği bakımından da benzerlik sergiledikleri, davacının tüm markalarının TAÇ veya TAC okunabilir unsuruyla başladığı, buna ayırt edici niteliği bulunmayan bir marka ibaresi ve/veya şekil unsuru eklendiği, dava konusu markanı da benzer şekilde TAC ibaresi ile başladığı, «ayırt ediciliği» bulunmayan art ve stone yardımcı marka ibarelerinin buna eklendiği, markalar arasında oldukça yüksek seviyede benzerliğin bulunduğu, davacı markasının ayırt edici gücü ve markaların yüksek seviyede benzerliği gözetildiğinde, çekişmeli hizmetlerden benzerliği tespit edilen “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil») beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları” yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b …
… avacının kimi markalarında aynen “TAC”, kimi markalarında ise “TAÇ” yazım şekli ile yer aldığı, bu durumun tarafların markalarında kullanılan asıl unsurlar arasında «iltibas» tehlikesine neden olduğu, tarafların markalarının kapsamlarında yer alan emtialar yönünden ise bilirkişi heyet raporunda, başvuru kapsamındaki 19. sınıf mallardan hangilerinin davacının itiraz aşamasında, hangilerinin hükümsüzlük davası aşamasında dayandığı markalarının kapsamındaki mallarla aynı veya benzer olduğunun, gerekçeleri de açıklanmak suretiyle belirtildiği, her ne kadar mahkemece 26.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporuna, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden, “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil»)” malları konusunda, 21.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna da YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları konusunda itibar edilmemiş ve anılan mallar yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporlarında bu malların, davacı markaları ile benzer bulunmasına neden olan davacının 2005/32261 numaralı markasına itiraz aşamasında da dayanıldığı, dolayısıyla mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan bu «maddi hatanın düzeltilerek», YİDK kararının iptali davasının hem “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” hem de “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının itirazına neden itibar edilmediğinin, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle açıklandığı, buna göre davacının itirazında bildirdiği malların inşaat ve yapı malzemelerine veya doğrudan yapıların kendisine ilişkin olduğunun, davalının başvurusundaki malların ise farklı satış kanalları ile tüketiciye ulaştığının, karşıladıkları ihtiyaçların, birbirlerini tamamlama özelliklerinin, «son» kullanıcı ve tüketici profillerinin farklı olduğunun, malların benzer sektörde kullanılmalarının tek başına benzerlik için yeterli gelmediğinin bildirildiği, bilir …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait tanınmış “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile çok benzer, «iltibas» oluşturan 2014/85480 sayılı “Tac Art Stone” ibareli markanın 19. sınıfta tescili talebiyle yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının davalı TÜRKPATENT’in YİDK’n …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının açmış olduğu huzurdaki davasının haksız olduğunu, davacının tanınmış marka ve «ticaret unvanı» korumasından yararlanamayacağını, davacının gerçek hak sahibi olmadığını, mahkemenin de davacının gerçek hak sahibi olmadığını kabul ettiğini ve gerçek hak sahibi olmayan davacının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve Paris Sözleşmesi 8 inci maddesindeki korumadan faydalanamayacağını, davacının ünvanı ile müvekkil markası arasında «iltibas» söz konusu olmadığını, müvekkilin kendi tescilli markasını kullanımının «haksız rekabet» sonucunu doğurmayacağını, ilk derece mahkemesi kararı, esas yönünden hukuka aykırı olup usul yönünden ise davadaki taleplerin tamamı kabul edilmediği halde davanın …
… erlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, «denetime elverişli», hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği, bu durumun, aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümsüzlük nedeni olduğu, davacının "Creaton" ticaret ünvanını 06.04.1992 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile kullanmaya başladığı, ... ünvanında ayrtı edici unsurun Creaton ibaresi olduğu, ... ibaresinin zaten AŞ anlamına geldiği, davalıya ait "..." ibaresi ile …
Beton, alçı, toprak, kil, doğal ve yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları, taşınabilir bu malzemelerden yapılar, direkler, bariyerler (Ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil».) Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · ortaklar kurulu kararı · sicilden terkin · ticaret unvanı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · terkin · eksik inceleme
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına 6 ve 19 sınıflardaki ürünler yönünden tescil ettirilen 2010/05792 kod no.lu markanın benzerlik, tanınmışlık, «ticaret unvanının» ihlali, gerçek hak sahipliği, «haksız rekabet» ve «kötü niyet» nedenlerine dayalı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükümündeki Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının tanınmış bir marka olarak değerlendirilemeyeceği ancak davalının tescilli markasının davacının «ticaret unvanı» ile benzer olduğu ve davacının fiilen iştigal ettiği faaliyet kapsamı bakımından benzer olduğu, bu nedenle davacının Paris Sözleşmesi 8. maddesi gereğince öncelik hakkına sahip bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince gerçek hak sahibi yönünde yapılan incelemede, davacının bu yönden aranan şartları taşımadığını, davalının tescilli markasını kullanmasının «haksız rekabet» oluşturmadığı, ancak davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalı adına 2007/05792 numarası ile tescilli "..." markasının …
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6364 E. 2024/2685 K.
Ortak:denetime elverişlilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… tiva ettiği, dava konusu markada güçlü ayırt edici niteliği bulunan özgün nitelikte bir şekil unsuruna yer verilmediği, davacı markalarındaki tamamlayıcı unsurların «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmadığı, çekişmeli malların «ortalama tüketicilerinin» bu markaları benzer mal ve hizmetlerde gördüklerinde aynı işletmeye ait seri markalar olarak algılaması ve markaları karıştırması ihtimalini ortadan kaldırmayacağının görüldüğü, taraf markalarının esaslı unsurlardaki benzerliklerinin yanı sıra marka oluşturma tekniği bakımından da benzerlik sergiledikleri, davacının tüm markalarının TAÇ veya TAC okunabilir unsuruyla başladığı, buna ayırt edici niteliği bulunmayan bir marka ibaresi ve/veya şekil unsuru eklendiği, dava konusu markanı da benzer şekilde TAC ibaresi ile başladığı, «ayırt ediciliği» bulunmayan art ve stone yardımcı marka ibarelerinin buna eklendiği, markalar arasında oldukça yüksek seviyede benzerliğin bulunduğu, davacı markasının ayırt edici gücü ve markaların yüksek seviyede benzerliği gözetildiğinde, çekişmeli hizmetlerden benzerliği tespit edilen “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil») beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları” yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b …
… avacının kimi markalarında aynen “TAC”, kimi markalarında ise “TAÇ” yazım şekli ile yer aldığı, bu durumun tarafların markalarında kullanılan asıl unsurlar arasında «iltibas» tehlikesine neden olduğu, tarafların markalarının kapsamlarında yer alan emtialar yönünden ise bilirkişi heyet raporunda, başvuru kapsamındaki 19. sınıf mallardan hangilerinin davacının itiraz aşamasında, hangilerinin hükümsüzlük davası aşamasında dayandığı markalarının kapsamındaki mallarla aynı veya benzer olduğunun, gerekçeleri de açıklanmak suretiyle belirtildiği, her ne kadar mahkemece 26.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporuna, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden, “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil»)” malları konusunda, 21.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna da YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları konusunda itibar edilmemiş ve anılan mallar yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporlarında bu malların, davacı markaları ile benzer bulunmasına neden olan davacının 2005/32261 numaralı markasına itiraz aşamasında da dayanıldığı, dolayısıyla mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan bu «maddi hatanın düzeltilerek», YİDK kararının iptali davasının hem “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” hem de “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının itirazına neden itibar edilmediğinin, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle açıklandığı, buna göre davacının itirazında bildirdiği malların inşaat ve yapı malzemelerine veya doğrudan yapıların kendisine ilişkin olduğunun, davalının başvurusundaki malların ise farklı satış kanalları ile tüketiciye ulaştığının, karşıladıkları ihtiyaçların, birbirlerini tamamlama özelliklerinin, «son» kullanıcı ve tüketici profillerinin farklı olduğunun, malların benzer sektörde kullanılmalarının tek başına benzerlik için yeterli gelmediğinin bildirildiği, bilir …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait tanınmış “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile çok benzer, «iltibas» oluşturan 2014/85480 sayılı “Tac Art Stone” ibareli markanın 19. sınıfta tescili talebiyle yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının davalı TÜRKPATENT’in YİDK’n …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının açmış olduğu huzurdaki davasının haksız olduğunu, davacının tanınmış marka ve «ticaret unvanı» korumasından yararlanamayacağını, davacının gerçek hak sahibi olmadığını, mahkemenin de davacının gerçek hak sahibi olmadığını kabul ettiğini ve gerçek hak sahibi olmayan davacının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve Paris Sözleşmesi 8 inci maddesindeki korumadan faydalanamayacağını, davacının ünvanı ile müvekkil markası arasında «iltibas» söz konusu olmadığını, müvekkilin kendi tescilli markasını kullanımının «haksız rekabet» sonucunu doğurmayacağını, ilk derece mahkemesi kararı, esas yönünden hukuka aykırı olup usul yönünden ise davadaki taleplerin tamamı kabul edilmediği halde davanın …
… erlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, «denetime elverişli», hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği, bu durumun, aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümsüzlük nedeni olduğu, davacının "..." ticaret ünvanını 06.04.1992 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile kullanmaya başladığı, ... ünvanında ayrtı edici unsurun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin zaten AŞ anlamına geldiği, davalıya ait "..." ibaresi ile dav …
Beton, alçı, toprak, kil, doğal ve yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları, taşınabilir bu malzemelerden yapılar, direkler, bariyerler (Ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler «dahil».) Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · ortaklar kurulu kararı · sicilden terkin · ticaret unvanı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · terkin · eksik inceleme
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına 6 ve 19 sınıflardaki ürünler yönünden tescil ettirilen 2010/05792 kod no.lu markanın benzerlik, tanınmışlık, «ticaret unvanının» ihlali, gerçek hak sahipliği, «haksız rekabet» ve «kötü niyet» nedenlerine dayalı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükümündeki Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının tanınmış bir marka olarak değerlendirilemeyeceği ancak davalının tescilli markasının davacının «ticaret unvanı» ile benzer olduğu ve davacının fiilen iştigal ettiği faaliyet kapsamı bakımından benzer olduğu, bu nedenle davacının Paris Sözleşmesi 8. maddesi gereğince öncelik hakkına sahip bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince gerçek hak sahibi yönünde yapılan incelemede, davacının bu yönden aranan şartları taşımadığını, davalının tescilli markasını kullanmasının «haksız rekabet» oluşturmadığı, ancak davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalı adına 2007/05792 numarası ile tescilli "..." markasının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3130 E. , 2024/5821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/237 Esas, 2023/298 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/231 E., 2021/444 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait tanınmış “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile çok benzer, iltibas oluşturan 2014/85480 sayılı “Tac Art Stone” ibareli markanın 19. sınıfta tescili talebiyle yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının davalı TÜRKPATENT’in YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin markasında yer alan sanat, sanatsal anlamındaki “Art” ve taş, taştan anlamındaki “Stone” ibarelerinin cins, vasıf, çeşit, nitelik, fonksiyon bildirdiğini, her ne kadar müvekkilinin 19. sınıfta tescili yoksa da ilişkili sınıflarda bulunduğunu, öte yandan başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar vereceğini, onların ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, haksız bir yarar sağlanabileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2016-M-579 sayılı kararının iptalini, tescili halinde davalı şirketin 2014/85480 sayılı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu markadaki şekil unsurunun işareti davacının seri markalarından farklılaştırdığını, markaların farklı mal ve hizmet sınıflarını kapsadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının 19. sınıfı kapsamadığını, başvurudaki şekil unsurunun markayı farklılaştırdığını, müvekkilinin mermer, taş, beton, granit sektöründe faaliyet gösterdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar tüm unsurlarıyla bir bütün olarak ele alındığında, görsel bakımdan sergiledikleri bazı farklılıklara rağmen, taraf markalarının esaslı unsurların kimi zaman aynı (TAC/TAC) kimi zaman ayırt edilemeyecek kadar benzer (TAÇ/TAC) olmasından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerin, farklılıklara nazaran ön plana çıktığı, davacıya ait ... marka ibaresi olan TAÇ (veya TAC) ibaresini, davalı başvurusunun aynen veya ayırt edilemeyecek kadar benzer biçimde ihtiva ettiği, dava konusu markada güçlü ayırt edici niteliği bulunan özgün nitelikte bir şekil unsuruna yer verilmediği, davacı markalarındaki tamamlayıcı unsurların iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, çekişmeli malların ortalama tüketicilerinin bu markaları benzer mal ve hizmetlerde gördüklerinde aynı işletmeye ait seri markalar olarak algılaması ve markaları karıştırması ihtimalini ortadan kaldırmayacağının görüldüğü, taraf markalarının esaslı unsurlardaki benzerliklerinin yanı sıra marka oluşturma tekniği bakımından da benzerlik sergiledikleri, davacının tüm markalarının TAÇ veya TAC okunabilir unsuruyla başladığı, buna ayırt edici niteliği bulunmayan bir marka ibaresi ve/veya şekil unsuru eklendiği, dava konusu markanı da benzer şekilde TAC ibaresi ile başladığı, ayırt ediciliği bulunmayan art ve stone yardımcı marka ibarelerinin buna eklendiği, markalar arasında oldukça yüksek seviyede benzerliğin bulunduğu, davacı markasının ayırt edici gücü ve markaların yüksek seviyede benzerliği gözetildiğinde, çekişmeli hizmetlerden benzerliği tespit edilen “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları” yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının emtia listesinden farklı olduğu veya 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas tehlikesi bulunmayanların “İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, alçı gibi malzemeler.
İnşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, metalden olmayan binalar/yapılar, taşınabilir bu malzemelerden yapılar, direkler, bariyerler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Isı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları” olduğu, bunlarla davacı markasının tanınmışlık sağladığı ev tekstili ürünlerinin tamamen farklı sektörlerde yer aldığı, hitap ettiği tüketici profilinin benzemediği, marka işaretleri arasında oldukça yüksek düzeyde benzerlik bulunmasına rağmen, ayniyet veya ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar yüksek düzeyde benzerliğin de bulunmadığı, farklı olduğu tespit edilen hizmetler yönünden tanınmış markanın imajının davalı markasına transferinden söz edilemeyeceği, davalı markasının tescili/ kullanılması halinde haksız yarar sağlanması ya da TAÇ markasının itibarının yahut ayırt ediciliğinin zarar görmesi ihtimallerinin söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’in 2016-M-579 sayılı kararının “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller” yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2014/85480 sayılı “TAÇ ART STONE +ŞEKİL” ibareli markanın tescilli olduğu 19.
sınıfta yer alan “beton alçı toprak kil doğal ve yapay taş ahşap plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı, malzemeler tabaka veya şerit halinde tabi veya sentetik yüzey kaplamaları inşaatlar için cam ürünleri yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil) beton taş veya mermerden yapılmış anıtlar heykeller akvaryum kumları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine” hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ayrıntılı belirttikleri gibi dava konusu emtia listesinde yer alan malların müvekkilinin markalarındaki bir kısım emtia ile benzerlik taşıdığını, işaretler arasında çağrışımdan öte ayniyete yakın bir benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı açık olduğuna göre 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şartlar oluştuğundan benzer bulunmayan mallar yönünden tescil kararının marka hukukunun genel ilkelerine aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda “tacartstone” ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim açısından benzer olmadığı, ortalama tüketicilerce bağlantı kurulmayacağı sonucuna varıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu başvurudan önce 19. sınıfta bir başvurusunun bulunmadığını, davacı markasının ev tekstili yönünden tanındığı, müvekkilinin ise inşaat işi dış ve iç cephe imalatı ile uğraştığını, büst ve biblo emtiası ile müvekkilinin emtialarının benzeşmediğini, “Taç” ibaresinin müvekkilinin markasında geçmediğini, “Tac” ibaresinin ise iş yaptığı bölgelerde “Tak” olarak okunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin marka tescil başvurusunda yer alan “Tac", "Art” ve “Stone” söcüklerinin birbirleri ile farklı renk tonlarında yazıldığı, her birinin ilk harfi büyük yazıldığından, her bir sözcüğün tüketici tarafından ayrı ayrı algılanacağı, başvuru markasında ayırt edici esaslı unsurun, markanın başlangıcında yer alan “TAC” ibaresi olduğu, bu ibarenin davacının kimi markalarında aynen “TAC”, kimi markalarında ise “TAÇ” yazım şekli ile yer aldığı, bu durumun tarafların markalarında kullanılan asıl unsurlar arasında iltibas tehlikesine neden olduğu, tarafların markalarının kapsamlarında yer alan emtialar yönünden ise bilirkişi heyet raporunda, başvuru kapsamındaki 19.
sınıf mallardan hangilerinin davacının itiraz aşamasında, hangilerinin hükümsüzlük davası aşamasında dayandığı markalarının kapsamındaki mallarla aynı veya benzer olduğunun, gerekçeleri de açıklanmak suretiyle belirtildiği, her ne kadar mahkemece 26.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporuna, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden, “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” malları konusunda, 21.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna da YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gereken emtialar yönünden “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları konusunda itibar edilmemiş ve anılan mallar yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporlarında bu malların, davacı markaları ile benzer bulunmasına neden olan davacının 2005/32261 numaralı markasına itiraz aşamasında da dayanıldığı, dolayısıyla mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan bu maddi hatanın düzeltilerek, YİDK kararının iptali davasının hem “yapı elemanları (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil)” hem de “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” malları yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının itirazına neden itibar edilmediğinin, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle açıklandığı, buna göre davacının itirazında bildirdiği malların inşaat ve yapı malzemelerine veya doğrudan yapıların kendisine ilişkin olduğunun, davalının başvurusundaki malların ise farklı satış kanalları ile tüketiciye ulaştığının, karşıladıkları ihtiyaçların, birbirlerini tamamlama özelliklerinin, son kullanıcı ve tüketici profillerinin farklı olduğunun, malların benzer sektörde kullanılmalarının tek başına benzerlik için yeterli gelmediğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda belirtilen tüm bu gerekçelere aynen iştirak edildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın emtia listesinde yer alan; “İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçları ie kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, kum, çimento, alçı gibi malzemeler, Beton, alçı, toprak, kil, doğal ve yapay taş, ahşap plastik veya sentetik malzemeden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler…” emtiası ile müvekkilinin 2006/23061 numaralı markasının emtia listesinde yer alan; “Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar,” ile benzerlik taşıdığını, davalı şirketin markasını farklı sektöründe kullanıldığını gören tüketicinin müvekkilinin de bu sektörde faaliyete başladığını düşünebileceğini, zira taraf markaları arasında çağrışımdan öte ayniyete yakın bir benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun davacıya ait tanınmış markaların itibarına zarar vereceği, ayırt edici karakterini zedeleyici veya markalardan haksız bir yarar sağlayabileceği ihtimalleri karşısında benzer bulunmayan diğer emtialar bakımından da tesciline karar verilmesinin marka hukukunun genel ilkelerine aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru ile davacının mesnet markaları arasında müvekkilince yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde ortaya çıkan izlenim itibariyle benzer olmadıkları, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiğini, çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişir.
3.Davalı Uzun Maden Mermer Granit İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, değerlendirme ve tespit hataları içerdiğini, davacının, dava konusu başvurudan önce 19. sınıfta bir başvurusunun bulunmadığını, davacı markasının ev tekstili yönünden tanındığı, müvekkilinin ise inşaat işi dış ve iç cephe imalatı ile uğraştığını, büst ve biblo emtiası ile müvekkilinin emtialarının benzeşmediğini, kararlarda belirtilenin aksine müvekkilinin markasının “Taçartstone” değil “Tacartstone” olduğunu, “Taç” ibaresinin müvekkilinin markasında geçmediğini, “Tac” ibaresinin ise iş yaptığı bölgelerde “Tak” olarak okunduğunu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064918500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz